Ana Sayfa Haberler Ekonomi Dış Haberler Politika Kadın-Aile Kültür-Sanat Televizyon Spor Yazarlar Yorumlar Çizgi-Yorum
   Akademi Bilişim Çocuk Eğitim Otomobil Röportaj Strateji Tüketici Masası Okur Hattı


 Bölge Haberleri


 Reklam
 Künye/İletişim
 English
 Basın Özetleri
 Abonelik
 

Site editörüne her türlü eleştiri ve önerinizi iletebilirsiniz; m.sakin@zaman.com.tr

 
Arama

 Arşiv

 

 

Doğum yakınsa bunları bilmelisiniz

Özellikle ilk anne olacak kadınları tatlı bir heyecan sarar. Bazen bu korkularla paniğe dönüşebilir. Doğumun yaklaştığı sıralarda neler olabileceğini, doğumun gerçekleşmesi sırasında sizi nelerin beklediğini bilmeniz korkularınızı giderecektir.

Gebelik döneminin sonlarına doğru anne adaylarını bir heyecan kaplar. Acaba doğum ne zaman, nerede, nasıl olacak? Gazete haberlerinde doğuma yetişemeyenlerin takside doğurması gibi çağrışımlar hele de ilk kez doğum yapacaklar için doğum heyecanını artırır. Oysa bilgi doğru zamanda, doğru şeyi yapma fırsatı verir. Endişelerinizi gidermek ve heyecanınızı yatıştırmak için bazı konuları bilmeniz gerekir.

Ne zaman doğuracağımı kesin olarak söyleyebilir misiniz?

En azından 40 hafta gebelik süresi üzerinden tahminî doğum tarihinizi belirleyebiliriz. Düzenli adet gören biri için son adet tarihini başlangıç günü kabul ederek hesaplıyoruz. Ya da gebeliğin ilk 3 ayında yapılmış ultrason bulgularına göre tahmini doğum tarihini hesaplıyoruz.

Neden tahminî diyorsunuz, kesin olarak hesaplamak mümkün değil mi?

Tam olarak doğum eyleminin ne zaman başlayacağını kestirmek mümkün değildir. Gün aşımları ya da erken doğumlar olabilir. Özellikle 37. haftadan sonra her an doğum olabilir ya da doğum beklenenden 10 gün kadar geç olabilir.

Yani doğum eyleminin başlama zamanı kişiden kişiye değişiyor mu?

Sadece kişiden kişiye değil, bir kişide gebelikten gebeliğe de değişebilir. Ayrıca gebeliğin seyrine göre de değişir. Eğer suları erken gelmişse erken doğabilir. Bebeğin plasentası (eşi) ile ilgili problemlerde de doğum eylemi erken başlayabilir. İri bebeklerde ve annenin pelvis yapısının dar olması durumunda doğum eylemi geç başlayabilir.

“Su gelmesi” ne demektir?

Doğum eylemi başlamadan bebeğin içinde yaşadığı rahimiçi sıvının azar azar ya da birden büyük miktarda boşalmasıdır. Bu durumda hemen doktorunuza başvurmanız gerekir. Bebeğinizin ve kendi sağlığınız riske girer.

“Doğum eylemi” diyorsunuz. “Doğum” ile “doğum eylemi” farklı şeyler mi?

Biz kadın doğumcular doğum eylemi deyince doğum sancılarının başlayıp rahim ağzında değişikliklerle devam eden, bebeğin ve diğer gebelik ürünlerinin (plasenta ve zarları) tam olarak anne vücudundan ayrılmasıyla sonuçlanan süreci kastediyoruz. “Doğum” deyince kastettiğimiz bebeğin tüm vücuduyla anne bedeninden ayrılmasıdır.

Yani doğum olunca doğum eylemi bitiyor. Sonra?..

Doğum tamamlanınca artık lohusalık ve emzirme dönemi başlar. Lohusalık 6 hafta kadar sürer. Emzirme ise isteğe ve ihtiyaca göre 1 yılı aşabilir.

Doğumhaneye sadece anne adayı ile birlikte girmiştiniz. Şimdi birbirinden ayrı ve bağımsız iki hastanız oldu...

Dünyanın en büyük mutluluğu, ağlayan sağlıklı bir bebeği annesinin kucağına vermek. Doğumhanede sadece anne ve kadın doğumcu olmuyor. Bunun yanında yardımcı bir ebe, bebek hemşiresi ve çocuk sağlığı uzmanımız hazır bulunuyor. Çünkü “hasta”mız birken iki oluyor.

Bebeğin ağlaması buraya geldiğinden memnun olmadığı anlamına mı geliyor?

Elbette ki hayır... Bizim için bebeğin ağlaması sağlıklı oluşunun ve yaşama arzusunun habercisidir. Biz bebeğin özellikle kuvvetle ağlamasını bekliyoruz. Çünkü ilk ağlayışla birlikte sıvı dolu akciğerler havayla tanışır, oksijenle dolar. Bir bakıma anne karnında sualtı canlısı olarak yaşarken artık bir kara canlısı olur ağlayarak.

Bu yüzden mi sualtı doğum yapılabiliyor?

Evet. Bebek doğrudan suyun içine doğduğunda yeni bir ortama geçmemiş oluyor. Yine sualtında kalıyor. Su havuzunda anne doğum kasılmalarını daha hafif hissediyor, hekimiyle daha rahat işbirliği yapıyor.

Bebek doğunca kendisine puan verdiğiniz doğru mu?

Evet. Apgar skorlaması adı verilen bir puanlama sistemi kullanıyoruz. Bu puan bebeğin birinci ve beşinci dakikadaki temel yaşam bulgularına göre veriliyor. Bebeğin sağlık durumu konusunda özet bir veri işlevi görüyor.

Doğum sancılarının başlamasını nasıl tanımlıyorsunuz?

Gerçek doğum sancıları, düzenli aralıklarla gelen en az bir dakika süren ve rahim ağzında açılmaya ve incelmeye sebep olan şiddetli sancılardır.

Anne adayı bu ağrıları her zaman kolayca tanıyabilir mi?

Doğum sancılarını tanımak kişinin ağrı eşiği ile yakından ilgilidir. Ağrı eşiği yüksek biri, yani ağrıyı olduğundan daha az hisseden biri bunları çok hafif kasılmalar olarak, hafif bel ağrısı ya da kasık ağrısı şeklinde de tarif edebilir. Ağrı eşiği düşük olan biri ise gerçekte doğum sancısı olmayan ağrıları doğum sancısı zannedip telaşlanabilir.

Gazetelerde okuduğumuz doğuma yetişememe olaylarının sebebi nedir?

Yetişememenin sebepleri daha çok sosyal ve psikolojik kaynaklı. Bazen anne adayı kendisine eşlik edecek birini beklediği için gecikiyor. Bazen “Hastanede çok beklemeyeyim, doğum sancılarını evimde çekeyim” dedikleri için gecikiyorlar. Doğum sancısını fark edememekten kaynaklanan gecikmeler çok daha seyrek. Nadiren de doğum eyleminin çok hızlı ilerlemesinden kaynaklanabilir.

Op. Dr. Şeyma Araz / Özel Üsküdar Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı

03.08.2002


 

Beyaz peynir alırken deliklerine bakın

Beyaz peynir alırken deliklerinin olmamasına dikkat edin. Çünkü beyaz peynirde deliklerin olması onun sağlıklı üretilmediğinin bir göstergesi.

Beyaz peynirde, karakteristik özellik olmayan deliklerin, peynirin hijyenik kalitede üretilmediğinin göstergesi olduğu belirtildi. Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nihat Akın, piyasada satılan beyaz peynirlerin çoğunun delikli olduğunu ve bunun da sağlıksız peynirin habercisi olduğunu söyledi. Mandıraların hijyene önem vermediği zaman, peynirin, E.Coli ve salmonella başta olmak üzere koliform grubu bakterilerin kaynağı haline geldiğini ifade eden Akın, bu mikroorganizmaların beyaz peynirde delik oluşumuna sebep olduğunu kaydetti.

Gıda Kanunu’na göre, bütün gıda firmalarının HACCEP sistemine uygun üretim yapması gerektiğini ancak denetleme yeterli olmadığı için çoğu firmanın buna uymadığını belirten Akın, şunları ifade etti:

“Birçok kişi delikli peynirlerin daha faydalı ve kaliteli olduğunu düşünerek alışverişlerde tercihini bu yönde yapıyor. Ancak, delikler mihaliç tipi gibi bazı peynirlerin karakteristik özelliğidir. Yani, bunlar delikli olursa daha kalitelidir. Ancak delikli olan beyaz peynir sağlıksız gıdanın habercisidir ve sağlıklı beyaz peynirde kesildiğinde gözenekler bulunmaz.” Konya, aa

03.08.2002

Yazıcıya uyarla      Arkadaşıma gönder


Zaman'da Bugün
03 Ağustos 2002


Zaman Spor

Kadın-Aile

Anadolu Finans Kurumu

Bütün haberler


Ana Sayfa| Zaman'da Bugün| Haberler| Ekonomi| Dış Haberler| Politika| Kültür-Sanat| Kadın-Aile| Spor| Yazarlar| Yorumlar

» Sık Kullanılanlara Ekle  «               » Giriş Sayfası Yap «

Copyright© 1995-2002 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Bilgi İşlem ve Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.