Hazar’da yeni dönem
Kıyıdar 5 ülkenin yaklaşık 10 yıldır hukuken bölüşemediği Hazar Denizi bugünlerde Rusya’nın yapacağı dev askeri tatbikatla yeni bir dönemin eşiğine gelmiş bulunuyor.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in geçen nisan ayında yapılan Aşgabad Zirvesi’nin sonuçsuz dağılmasından hemen sonra yapılacağını ilan ettiği askeri tatbikat esasen önceki gün(1 Ağustos Perşembe günü) başladı da; ama başlayan, tatbikatın teorik olan birinci safhası. Bu safhada bölgedeki Rus kuvvetleri muhtemel tehditler karşısında birtakım taktik senaryolar geliştirerek bunlara teorik anlamda cevap verecekler ve bu safha da 8 Ağustos’a kadar devam edecek.
Sovyetler Birliği’nin yıkılmasından bu yana Hazar’da yapılacak olan en büyük askeri tatbikatın ikinci safhası ise 7 Ağustos’ta başlayacak. İkinci safhaya 60 kadar savaş gemisi, devriye botu ve başka tip su üstü gemileri ile 4000’i Hazar filosundan denizciler olmak üzere toplam10 bin civarında asker katılacak.
Rusya’nın yaklaşık bir yıldır hazırlanmakta olduğu bu tatbikatta 4. Hava Ordusu, Federal Sınır Muhafızları Karargahı’ndan deniz ve hava ve 77. Deniz Piyade Tugayı’ndan önemli unsurlar da yer alacak. Saatte 70 knot hız yapabilen ve 70 ton kargo ve asker taşıyabilen çok hızlı hoovercraftların, Beriyev denen hızlı devriye botlarının ve Rusya’nın Hazar’ın en büyük gemisi diye övündüğü, denize yeni indirilen Tataristan adı verilen geminin de gövde gösterisi yapacağı tatbikat Bars (kar leoparı) denen acil müdahale savaş yönetim sisteminden yönetilecek, yönlendirilecek...
Rusya’nın Baltık ve Karadeniz filolarından getirdiği hızlı saldırı botları ve Baltık bölgesinden taşıdığı füze bataryaları ile de takviye edilen Hazar filosu ayrıca Bereg (kıyı) denen hareketli kıyı topçu sistemi ile donatılmış bulunuyor. Hem denizde ve hem de karada (Astrahan ve Dağıstan) yapılacak tatbikatta ara–bul–kurtar, terörle, uyuşturucu kaçakçılığı ile mücadele operasyonları gerçek cephaneler kullanılarak icra edilecek ve tatbikatın en dramatik bölümü Hazar’da birtakım küçük adaların teröristlerin elinden kurtarılması operasyonu olacak.
Rusya’nın Hazar’a askeri damgasını kesin bir tarzda vurmasını amaçlayan bu tatbikata Rusya diğer kıyıdar ülkelerinin bazılarını davet etti. Bunlardan Azerbaycan tatbikata birisi mayın arama gemisi olmak üzere 2 gemiyle katılırken Kazakistan ise 4 SU–27 savaş uçağı ile katılıyor. Diğer davetli kıyıdar ülke Türkmenistan’dan herhangi bir katılım yok; İran ise davet edilmediği halde tatbikata katılmak istemiş; ama Rusya, Sovyetler Birliği ile İran arasında 1924 yılında imzalanan ve Hazar’da Sovyetler Birliği’nden başkasının savaş gemisi bulundurmasını yasaklayan anlaşmayı öne sürerek İran’ın talebini reddetmiş. Rus RIA Novosti haber ajansı böyle diyor.
Bu konuda ve Rusya’nın başlayan Hazar tatbikatı konusunda İran’dan herhangi bir tepki de gelmedi. Hatta İran söz konusu tatbikatı kendi Mangistav bölgesinde devam ettireceğini açıklayan Kazakistan’a da bir şey demedi; hem bu hem de öteki konularda sessiz kalmayı tercih etti. Esasen İran geçen hafta Tahran’da Rus Hazar Temsicisi Viktor Kaljunin ile yapılan, yine sonuçsuz kalan Hazar’ın statüsü toplantısında da geçmişteki sert ve inatçı tavrından vazgeçmekte olduğu intibaını verdi. Geçmişte Rusya ile İran arasında 1924 ve 1940 tarihli anlaşmalardan başka herhangi bir anlaşmayı Hazar’da çözüm için asla kabul etmeyeceğini defalarca açıklayan İranlı yetkililer, bu defa bu anlaşmalara yine atıfta bulunmakla beraber, bunları çözüm için temel almadıkları yolunda mesajlar vermeyi de ihmal etmediler. Kısacası İran, Hazar ile ilgili tavrını yumuşatmaya karar vermiş ve kendi dışında gelişen olayları artık etkileyemeyeceğini kerhen de olsa kabul etmiş bulunuyor. Bu yeni tavrı ister istemez benimsemesinde ise Türkmenistan hariç diğer kıyıdar ülkelerin İran’ın zamanın gerisinde kalan tavrından bıkıp kendi yollarında yürümeyi tercih etmeleri belirleyici oldu tabii. Sonuçta, İran ‘İnadım inat’ dedi; ama bundan hiçbir şey de kazanamadı. Üstelik Rusya’yı bugün anlattığım dev gövde gösterisine de bir tür zorlamış oldu. Bütün bunlar bize Hazar’da yeni bir dönemin başlamakta olduğunu işaret ediyor. Bu yeni dönem bizi de ilgilendiriyor şüphesiz.
03.08.2002
Yazarımızın E-Postası:
f.ertan@zaman.com.tr
|