Bölge Haberleri |
|
|
|
| |
Avrupa Birliği ihtiyatlı: Uygulamaya bakarız |
Brüksel, TBMM’nin reform paketini kabul etmesini “memnunlukla” karşıladı; ancak uygulamayı görmek istediğini belirten ihtiyatlı bir açıklama yaptı. Gelişmeyi “cesur kararlar” olarak niteleyen Günter Verheugen, üyelik perspektifi ile ilgili bir yorum yapmaktan kaçındı.
Avrupa Birliği (AB), TBMM’nin AB reform paketini firesiz kabul etmesini 'olumlu' buldu; ancak uygulamayı görmek istediğini belirten ihtiyatlı bir açıklama yaptı. Brüksel, önümüzdeki aylarda Türkiye ile ilgili alınacak kararların büyük oranda reform paketinin uygulanmasına bağlı olarak şekilleneceğini vurguladı. Paketin kabul edilmesini ‘cesur kararlar’ diye nitelendiren AB Komisyonu’nun genişlemeden sorumlu üyesi Günter Verheugen, üyelik perspektifi ile ilgili yorum yapmadı.
Komisyondan dün yapılan açıklamada, TBMM’nin 3. AB reform paketini kabul etmesinden “memnunluk” duyulduğu belirtilerek söz konusu reformlarla Türkiye’nin ‘siyasi liderlerinin önemli bir kısmının ülkelerini AB standartları ve değerleri ile bütünleştirme konusunda ne kadar azimli olduklarının’ işaretini verdikleri vurgulandı. Meclis’in söz konusu kararları “rekor” denebilecek kadar kısa bir sürede ve ezici bir çoğunlukla aldığına dikkat çekilen açıklamada, idam cezasının kaldırılması ve farklı dil ve diyalektlerde yayın ve azınlık dillerinde eğitim imkanlarının verilmesinin özellikle memnuniyet verici olduğunun altı çizildi. Brüksel, bu adımların insan ve azınlık haklarının daha iyi korunmasını sağlayacağına işaret etti.
Reformların uygulanması konusunda ihtiyatlı bir tavır sergileyen komisyon, paketin etkisinin dikkatlice inceleneceğini ve sonbaharda açıklanacak İlerleme Raporu’nda değerlendirileceğini belirtti. Ayrıca AB’nin Türkiye ile ilgili alacağı kararların “çok yakından takip edilecek uygulamalara” bağlı olacağı kaydedildi.
‘Paket Avrupa Birliği’nin ürünü’
Dün bir açıklama yapan AB Komisyonu’nun genişlemeden sorumlu üyesi Verheugen, reform paketinin kabul edilmesini “cesur kararlar” olarak nitelendirdi; ancak Türkiye’nin üyelik perspektifi ile ilgili bir yorum yapmaktan kaçındı. Verheugen idam cezasının kaldırılmasını vurgulayarak, “İdam cezası konusunda Türkiye artık şüphesiz bizim tarafımızdadır.” yorumunu yaptı.
Verheugen, TBMM kararının AB’nin yönlendirmesi ile gerçekleştiğini savunarak, “Avrupa Konseyi’nin 1999’daki Helsinki Kararları ile ortaya çıkan Türkiye perspektifi olmasaydı bu kararlar alınamazdı.” dedi. TBMM’nin aldığı kararın AB’nin insan hakları ve azınlıkların korunması ile ilgili siyasetinin ne kadar doğru olduğunu gösterdiğini savunan Verheugen, “Kararlı tavrımız sonuçlarını gösterdi.” yorumunu yaptı. İnsan ve azınlık hakları gibi konularda AB’nin taviz vermez tutumunun söz konusu değerlerin Avrupa için ne kadar önemli olduğunu ortaklarına gösterdiğine dikkat çeken Verheugen, Ankara’nın üyelik perspektifi ile ilgili hiçbir yorumda bulunmadı.
TBMM’nin kararları ile ilgili en olumlu açıklama Avrupa Konseyi Genel Sekreteri ve AB Yüksek Temsilcisi Javier Solana’dan geldi. Solana’nın sözcüsü Cristina Gallach, TBMM kararlarının “çok olumlu” olduğunu açıkladı ve reformları “selamladıklarını” vurguladı. Gallach, Türkiye’nin reform yolunda devam etmesi için “cesaretlendirilmesi” gerektiğini vurguladı.
Selçuk Gültaşlı, Brüksel
|
|
04.08.2002
|
|
| |
‘İlerleme Raporu’nu etkiler’ |
AB Dönem Başkanı Danimarka’nın Dışişleri Bakanı Per Stig Möller AB reform paketinin TBMM’den firesiz geçmesini heyecan verici bir gelişme olarak değerlendirdi.
Per Stig Möller, yaptığı açıklamada, reform paketinin geçmesinin çok açık bir ilerleme olduğunu belirterek, reform paketiyle ilgili AB ülkelerinin detaylı açıklama ve görüşlerinin yarın açıklanacağını söyledi. TBMM’de kabul edilen reform paketinin, AB Komisyonu’nun ekim ayında açıklayacağı İlerleme Raporu’na önemli bir etki yapacağını belirten Per Stig Möller, “Reform paketi raporun hazırlanmasında dikkate alınacaktır.” dedi.
Danimarka Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ulrik Knudsen de ZAMAN’a yaptığı açıklamada gelişmelerin “çok olumlu” olduğunu vurguladı; ancak Meclis’ten geçen AB reform paketinin Kopenhag’da Türkiye’ye üyelik müzakerelerine başlama tarihi verilmesi için yeterli olup olmayacağı konusunda yorum yapmadı. Hasan Cücük, Kopenhag
|
|
04.08.2002
|
|
| |
Dünya basını ‘idam ile anadilde yayın ve eğitime’ odaklandı |
Amerikan, Alman, İngiliz ve Danimarka basını Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin Avrupa Birliği reform paketini kabul etmesine geniş yer ayırırken, paketin idam cezasını kaldırdığını ve anadilde eğitim ve yayın unsurlarını içerdiğine dikkat çekildi.
Amerikan medyası TBMM’nin uzun ve hareketli bir gecenin ardından uyum paketini kabul ederek geleceğe yönelik önemli bir adım attığını bildirdi. İdam cezasının kaldırılmasıyla ilgili kararın haberini başlığına çıkaran New York Times gazetesi, reform paketinin Kürtçe eğitim ve yayın unsurlarını da içerdiğine dikkat çekti. Gazete, bu gelişmeyle birlikte Türkiye’de Kopenhag Zirvesi’ne, zorunlu yasal değişimleri başarmış bir ülke olarak katılma beklentilerinin arttığını yazdı. CNN de, Türkiye’nin, yapılan reformlarla AB’ye daha büyük hızla kabul edilmeyi umduğunu bildirdi.
İdam cezasının kaldırılmasına geniş yer veren Alman basınındaki temkinli yaklaşım dikkat çekti. Frankfurter Rundschau gazetesinde “Avrupa’ya bir adım” başlığıyla yayınlanan yorumda, “Ancak AB kağıt üzerindeki kararlara ilgi duymuyor. Alınan kararların inandırıcı şekilde uygulanmasını da istiyor” görüşüne yer verildi. AB’nin buna rağmen Türkiye’de alınan kararı, bu ülke ile daha da yakınlaşarak “ödüllendirmesi” gerektiği kaydedildi.
İngiliz Financial Times gazetesi, bu gelişmeyle birlikte Türkiye’de Kopenhag zirvesine zorunlu yasal değişimleri başarmış bir ülke olarak katılma beklentilerinin arttığını ifade etti. The Independent gazetesi de Ankara’nın yıl sonunda yapılacak AB zirvesinde bir üyelik takvimi almak istediğini hatırlattı. AB dönem başkanlığını yürüten Danimarka’nın basını da reform paketine geniş yer ayırarak, “Türkiye üzerine düşeni yaptı, artık sıra AB’de” yorumunu yaptı. Dış Haberler Servisi
|
|
04.08.2002
|
|
| |
{ HABER ANALİZ } Top artık Brüksel’in sahasında |
Türkiye’nin bütün beklentilerin tersine AB reform paketini rekor hızda kabul etmesi başta Avrupa olmak üzere bütün Batı dünyasını şaşırttı. Batı Avrupa’nın hemen hemen bütün haber kanalları TBMM reformlarına yayınlarında sürekli yer verirken, AB de arka arkaya 4 açıklama yaptı.
Yapılan yorumlarda Türkiye’nin “mümkün değil” denileni başardığını ve uygulamada da aynı kararlılığı göstermesi halinde topun tamamen AB sahasına düşeceğine vurgu yapılıyor. Ancak bütün değerlendirmelerde, Türkiye’nin teorik çerçevede büyük bir atılım gerçekleştirdiği ve İlerleme Raporu’nun açıklanacağı 16 Ekim öncesinde Kürtçe yayın ve öğrenim, azınlık vakıflarının mal edinmesi, Uluslararası Af Örgütü gibi uluslararası derneklerin Türkiye’de şube açmasına izin vermeleri durumunda AB’nin Kopenhag’da Türkiye’ye üyelik müzakerelerine başlama tarihi vermesi gerektiğine dikkat çekiyor.
Avrupa Birliği şaşırdı
AB dün yaptığı açıklamalarda şaşkın olduğu izlenimi verdi. Komisyondan yapılan açıklamada TBMM’nin adımı memnunlukla karşılanmakla birlikte, kararların büyük oranda uygulamaya göre alınacağı belirtildi. Komisyonun genişlemeden sorumlu üyesi Günter Verheugen açıklamasında ise bütün reformların AB’nin yol göstericiliğinde gerçekleştiğini sık sık vurgulaması, AB’nin Ankara’nın bu kadar hızlı bir şekilde reformları gerçekleştiremeyeceği konusunda emin olduğu ve reform paketinin geçmesinin ardından ciddi bir şaşkınlık geçirdiği yönünde yorumlara yol açıyor.
Verheugen, Yüksek Temsilci Javier Solana ve dönem başkanı Danimarka tarafından yapılan açıklamaların net bir mesaj içermemesi üye ülkelerle istişare edilememesine de bağlanıyor. Özellikle Almanya’da 22 Eylül’de yapılacak genel seçimlere dikkat çeken diplomatik kaynaklar, sağcı aday Edmund Stoiber’in Türkiye’nin muhtemel bir AB üyeliğine net bir şekilde hayır dediğine dikkat çekerek, Ankara ile ilgili önemli açıklamaların Almanya seçimlerinin sonrasına kalabileceğini ima ediyor.
Brüksel’i test etme zamanı
Türkiye’nin ağustos ve eylül aylarında reformları uygulamaya sokması durumunda AB’nin Kopenhag’da Türkiye’ye müzakerelere başlama tarihi vermek zorunda kalacağı belirtiliyor. Söz konusu reformlarla birlikte ekim ayında yayınlanacak İlerleme Raporu’nun büyük ihtimalle olumlu olacağı ve topun AB sahasına düşeceği kaydediliyor. Ankara’nın uygulamaları hayata geçirdikten sonra artık AB’nin samimiyetinin test edileceği vurgulanıyor. Uygulamaları gerçekleştiren Türkiye’ ye Kopenhag’da tarih verilmeyip “Kıbrıs’ı da çöz gel” denmesi durumunda AB’nin çok zor duruma düşeceğine işaret ediliyor.
Türkiye’nin beklenmedik şekilde AB reformlarını Meclis’ten geçirmesi üzerine AB’nin Kopenhag’da Ankara’ya müzakere tarihi vermesi konusunda Brüksel’e baskılar artacak. Türkiye’nin 1999’daki adaylığı için Avrupa nezdinde lobicilik yapan ABD şimdi de Ankara’ya müzakere tarihi verilmesi için girişimlerini sürdürüyor. Geçtiğimiz ay sonunda Brüksel’de Verheugen ile görüşen ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Mark Grossman, Türkiye’nin muhtemel üyeliği konusunda Washington’ın desteğini Avrupalı muhataplarına iletmişti. ABD’nin AB desteğinin bugünlerde sıkça konuşulan Irak harekatı yaklaştıkça artacağı kaydediliyor. AB’nin Ankara’nın reformları uygulamaya sokmasının ardından Kopenhag’dan “hayır” cevabı alması durumunda Brüksel’in Washignton karşısında da zor duruma düşeceği belirtiliyor.
Suçluların iadesi gündemde
Avrupa basını, idam cezasının kaldırılması ile terör örgütü PKK’nın lideri Abdullah Öcalan’ın kurtulduğu yorumlarına geniş yer veriyor. Abdullah Öcalan hakkında onaylanmış idam cezası olduğu hatırlatılan haberlerde idam cezasının ilgası ile PKK liderinin kurtulduğu ve cezasının müebbet hapse çevrildiği kaydediliyor.
Bu arada idam cezasının kaldırılması ile Türkiye, suçluların iadesi konusunda Avrupa’nın elindeki önemli kozlardan birini de yok etmiş oldu. Öcalan’ın İtalya’da yakanlanmasından Belçika’da Fehriye Erdal’ın tutuklanmasına kadar birçok adli olayda Avrupa, söz konusu sanıkları idam cezasını bahane ederek Türkiye’ye iade etmemişti. Türkiye, idam cezasını kaldırarak, iade işlemlerini büyük oranda kolaylaştırmış oldu. AB üyeliği konusunda olduğu gibi suçluların iadesinde de artık AB’nin samimiyeti test edilecek.
|
|
Selçuk Gültaşlı
04.08.2002
|
|
| |
Arafat, Nablus saldırısını kınadı |
Filistin lideri Yaser Arafat, İsrail’in Batı Şeria’daki Nablus kentinde yürüttüğü operasyonu kınadı.
Arafat “Nablus’ta olup bitenler, karşısında sessiz kalınamayacak bir suç. BM ve Güvenlik Konseyi, durum daha da berbat olmadan müdahale etmeli.” dedi. Bu arada, Arafat’ın Ramallah’taki karargahı etrafındaki güvenlik sıkılaştırıldı. Ramallah
|
|
04.08.2002
|
|
| |
Türkiye, Irak için Ürdün’le ortak hareket peşinde |
ABD’nin Irak’a yönelik bir operasyon hazırlığı içine girmesi üzerine, Türkiye bölge ülkeleriyle diplomasi trafiği başlattı.
Bu amaçla Dışişleri Bakanı Şükrü Sina Gürel, pek çok konuda Türkiye’nin görüşlerini paylaşan Ürdün’e resmi bir ziyaret gerçekleştirecek. Dışişleri Bakanı Marwan Mu’asher’in davetlisi olarak Ürdün’e gidecek olan Gürel’in meslektaşıyla muhtemel bir müdahale durumunda izlenecek politikayı görüşeceği belirtiliyor.
İki ülke de muhtemel bir Irak operasyonuna karşı çıkıyor ve üslerini ABD’ye açma konusunda çekinceli davranıyor. Türkiye, ABD yetkililerinin ziyaretlerinde Irak’a müdahele istemediğini açıkça vurgularken, Ürdün de, ABD’nin Irak operasyonu sırasında üs ülke olmayı reddediyor, operasyona açıkça karşı çıkıyor.
Dışişleri kaynakları Gürel’in Ürdün gezisinin iki ülke arasındaki ilişkileri ve bölgesel konuları ele almak amacıyla gerçekleştirildiğini kaydederken, ziyaretin Irak operasyonun gündemde olduğu günlere denk gelmesi dikkat çekiyor. Diplomatik kaynaklar, ABD’nin halen Türkiye ve Ürdün’ü Irak operasyonuna destek vermeleri, üslerini açmaları yönünde ikna etmeye çalıştığını belirtiyor.
Bu arada Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada, Irak’ın BM silah başdenetçisi Hans Blix’i ülkesine davet ettiğini, bunun olumlu sonuçlarının uluslararası camia tarafından alınmasının umulduğu belirtildi.
‘Hans Blix’in Irak’ta izleme ve denetleme faaliyetlerinin bundan sonraki evresini ele almak üzere Irak’a daveti doğru yönde atılmış bir adım teşkil edebilir.’ denilen açıklamada, ‘Esas beklenti, denetçilerin bir an önce Irak’a dönerek denetim görevlerini etkili olarak yapabilmeleri. Irak ile BM arasında sağlanacak işbirliği ilgili Güvenlik Konseyi kararlarının gereklerini yerine getirmesi ve bunun olumlu sonuçlarının başta Irak halkı olmak üzere bütün uluslararası camia tarafından alınmasıdır.’ görüşlerine yer verildi.
|
|
Gülten Sarı
/ Ankara
04.08.2002
|
|
|
|
|

|
Zaman'da Bugün
04 Ağustos 2002
|
|

Zaman Spor
Dış Haberler
|
|
|
|
|