Türkiye’nin bütün beklentilerin tersine AB reform paketini rekor hızda kabul etmesi başta Avrupa olmak üzere bütün Batı dünyasını şaşırttı. Batı Avrupa’nın hemen hemen bütün haber kanalları TBMM reformlarına yayınlarında sürekli yer verirken, AB de arka arkaya 4 açıklama yaptı.
Yapılan yorumlarda Türkiye’nin “mümkün değil” denileni başardığını ve uygulamada da aynı kararlılığı göstermesi halinde topun tamamen AB sahasına düşeceğine vurgu yapılıyor. Ancak bütün değerlendirmelerde, Türkiye’nin teorik çerçevede büyük bir atılım gerçekleştirdiği ve İlerleme Raporu’nun açıklanacağı 16 Ekim öncesinde Kürtçe yayın ve öğrenim, azınlık vakıflarının mal edinmesi, Uluslararası Af Örgütü gibi uluslararası derneklerin Türkiye’de şube açmasına izin vermeleri durumunda AB’nin Kopenhag’da Türkiye’ye üyelik müzakerelerine başlama tarihi vermesi gerektiğine dikkat çekiyor.
Avrupa Birliği şaşırdı
AB dün yaptığı açıklamalarda şaşkın olduğu izlenimi verdi. Komisyondan yapılan açıklamada TBMM’nin adımı memnunlukla karşılanmakla birlikte, kararların büyük oranda uygulamaya göre alınacağı belirtildi. Komisyonun genişlemeden sorumlu üyesi Günter Verheugen açıklamasında ise bütün reformların AB’nin yol göstericiliğinde gerçekleştiğini sık sık vurgulaması, AB’nin Ankara’nın bu kadar hızlı bir şekilde reformları gerçekleştiremeyeceği konusunda emin olduğu ve reform paketinin geçmesinin ardından ciddi bir şaşkınlık geçirdiği yönünde yorumlara yol açıyor.
Verheugen, Yüksek Temsilci Javier Solana ve dönem başkanı Danimarka tarafından yapılan açıklamaların net bir mesaj içermemesi üye ülkelerle istişare edilememesine de bağlanıyor. Özellikle Almanya’da 22 Eylül’de yapılacak genel seçimlere dikkat çeken diplomatik kaynaklar, sağcı aday Edmund Stoiber’in Türkiye’nin muhtemel bir AB üyeliğine net bir şekilde hayır dediğine dikkat çekerek, Ankara ile ilgili önemli açıklamaların Almanya seçimlerinin sonrasına kalabileceğini ima ediyor.
Brüksel’i test etme zamanı
Türkiye’nin ağustos ve eylül aylarında reformları uygulamaya sokması durumunda AB’nin Kopenhag’da Türkiye’ye müzakerelere başlama tarihi vermek zorunda kalacağı belirtiliyor. Söz konusu reformlarla birlikte ekim ayında yayınlanacak İlerleme Raporu’nun büyük ihtimalle olumlu olacağı ve topun AB sahasına düşeceği kaydediliyor. Ankara’nın uygulamaları hayata geçirdikten sonra artık AB’nin samimiyetinin test edileceği vurgulanıyor. Uygulamaları gerçekleştiren Türkiye’ ye Kopenhag’da tarih verilmeyip “Kıbrıs’ı da çöz gel” denmesi durumunda AB’nin çok zor duruma düşeceğine işaret ediliyor.
Türkiye’nin beklenmedik şekilde AB reformlarını Meclis’ten geçirmesi üzerine AB’nin Kopenhag’da Ankara’ya müzakere tarihi vermesi konusunda Brüksel’e baskılar artacak. Türkiye’nin 1999’daki adaylığı için Avrupa nezdinde lobicilik yapan ABD şimdi de Ankara’ya müzakere tarihi verilmesi için girişimlerini sürdürüyor. Geçtiğimiz ay sonunda Brüksel’de Verheugen ile görüşen ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Mark Grossman, Türkiye’nin muhtemel üyeliği konusunda Washington’ın desteğini Avrupalı muhataplarına iletmişti. ABD’nin AB desteğinin bugünlerde sıkça konuşulan Irak harekatı yaklaştıkça artacağı kaydediliyor. AB’nin Ankara’nın reformları uygulamaya sokmasının ardından Kopenhag’dan “hayır” cevabı alması durumunda Brüksel’in Washignton karşısında da zor duruma düşeceği belirtiliyor.
Suçluların iadesi gündemde
Avrupa basını, idam cezasının kaldırılması ile terör örgütü PKK’nın lideri Abdullah Öcalan’ın kurtulduğu yorumlarına geniş yer veriyor. Abdullah Öcalan hakkında onaylanmış idam cezası olduğu hatırlatılan haberlerde idam cezasının ilgası ile PKK liderinin kurtulduğu ve cezasının müebbet hapse çevrildiği kaydediliyor.
Bu arada idam cezasının kaldırılması ile Türkiye, suçluların iadesi konusunda Avrupa’nın elindeki önemli kozlardan birini de yok etmiş oldu. Öcalan’ın İtalya’da yakanlanmasından Belçika’da Fehriye Erdal’ın tutuklanmasına kadar birçok adli olayda Avrupa, söz konusu sanıkları idam cezasını bahane ederek Türkiye’ye iade etmemişti. Türkiye, idam cezasını kaldırarak, iade işlemlerini büyük oranda kolaylaştırmış oldu. AB üyeliği konusunda olduğu gibi suçluların iadesinde de artık AB’nin samimiyeti test edilecek.
|