Milli Eğitim Bakanlığı merkez teşkilatında görev yapan yöneticilerin yüzde 36’sının 10 yıldan fazla, yüzde 28’inin de 5 ile 10 yıl arasında bir süreden beri aynı konumda görev yaptıkları ortaya çıktı.
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) merkez teşkilatında çalışan yöneticiler üzerinde yapılan bir araştırmada, bakanlıktaki yöneticilerin yüzde 36’sının 10 yıldan fazla, yüzde 28’sinin de 5 ile 10 yıl arasında bir süreden beri aynı konumda görev yaptıkları ortaya çıktı. İzzet Baysal Üniversitesi’nden Hatun Onural, MEB Eğitimi Araştırma ve Geliştirme Dairesi Başkanlığı’nın desteğiyle hazırladığı doktora tezinde ‘MEB merkez teşkilatı eğitim yöneticilerinin görevlerini yaparken karşılaştıkları sorunları’ inceledi.
23 uzman, 193 şube müdürü, 42 daire başkanı ve genel müdür yardımcısı, 5 genel müdür toplam 265 kişi üzerinde yapılan araştırmada, yöneticilerin en önemli sorunları içinde ‘üst yöneticilerin yıllarca aynı görevde kalması’ ön plana çıktı. Araştırmada, 19 yıllık yöneticilik deneyimine sahip olan bir şube müdürü, “Üst konumları dolduran kişiler, ölene kadar konumunu bırakmıyor. Kimse konumu terk etmiyor. Dolayısıyla ne mevzuat, ne de bilgi ve başarınız bir işe yarıyor. Bir üst konum boşalmadığı için sizin yükselme şansınız yok.” diyerek soruna açıklık getiriyor.
Araştırmaya göre, yöneticilerin yüzde 17,7’si 11 ile 15 yıldır mevcut görevlerini sürdürürken, yüzde 12,8’i 16–20 yıl arasında, yüzde 5,3’ü de 21 ve daha fazla yıldır aynı görevi yapıyor. Genel müdür, genel müdür yardımcısı, daire başkanı, şube müdürü ve eğitim uzmanı statüsündeki yöneticilerin yüzde 27,9’u 6–10 yıldan beri, yüzde 35,1’i ise 0–5 yıl arasında mevcut görevlerini devam ettiriyor. Araştırmaya uzman ve şube müdürü gibi alt düzey yöneticilerin ağırlıklı olarak katılması ve üst düzey yöneticilerin ankete cevap vermemesi bu sorunun yüzdesini artırıyor. Şube müdürü ve daire başkanı seviyesindeki yöneticiler görevlerinde daha uzun süre kalırken, genel müdürler daha fazla değişiyor.
Merkez teşkilatı yöneticilerinin büyük çoğunluğunun erkek ve orta yaşın üstünde olduğu belirlendi. Büyük bölümü lisans mezunu olan yöneticilerin önemli bir kısmının taşrada yöneticilik yapmadan merkez teşkilatı yöneticiliğine getirildiği saptandı. Yöneticilerin yarıya yakını eğitim yönetimi ile ilgili herhangi bir hizmet içi eğitim programına katılmamış. Araştırmaya göre eğitim yöneticileri, “merkez teşkilatının aşırı büyümüş olması, örgüt yapısının dağınık olması, örgütteki katı hiyerarşik yapı, genel idari yapı, örgütte çift başlılık, bireysel ve örgütsel beklentilerin uyuşmaması” sorunlarıyla karşılaşıyor.
Araştırma sonunda önerilerini dile getiren Hatun Onural, merkez teşkilatındaki yükselmede ‘mobilite’nin sağlanması gerektiğini kaydetti. Belli bir öğretmenlik hizmeti ve taşra yöneticiliği deneyiminden sonra merkez örgütü yöneticiliğine atama yapılmasını tavsiye eden Onural, “Yöneticiler, eğitim yönetimi alanında yeterli bir duruma getirilmeli. Görevlendirme ve yükselmede objektif ölçütler işe koşulmalı. Atamalarda siyasal müdahalenin önüne geçebilmek için gerekli yasal düzenlemelere gidilmeli. Genç, dinamik ve güncel alan bilgisi ile donanık kişilerin üst yönetim kademelerine gelmesi için gerekli özendirici koşullar ve olanaklar sağlanmalı.” dedi.
|