Bölge Haberleri |
|
|
|
| |
‘Bazı kalburüstü çevreler Derviş’i baştan çıkardı’ |
DSP'nin Kemal Derviş’e yönelik eleştirilerini dün Başbakan Ecevit sahiplendi. Derviş'in önüne ‘ya Hükümet, ya siyaset’ tercihi koyan Ecevit, ‘kalburüstü’ diye tarif ettiği bazı çevrelere de tepki gösterdi: “Derviş'in kafasına siyaseti yönlendirebileceği kanısını yerleştirdiler. Oysa tek kişi ülkenin yaşamına yön veremez”
Başbakan Bülent Ecevit, bazı kalburüstü çevrelerin, ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı Kemal Derviş’i siyasi anlamda baştan çıkardığını söyledi. ‘Türk siyasetine yön verebileceği düşüncesi’nin Derviş’in kafasına yerleştirildiğini belirten Ecevit, “Fakat siyaset o kadar kolay değil. Yani, bir kişi çıkacak, birçok partiyi bir araya getirecek, kendi başına ülkenin yaşamına yön verecek, böyle bir şey mümkün değildir.” dedi.
Derviş’in üzerinde çalıştığı ittifak projesini, “Her renkten insanlar bir araya gelince çok partili siyasetin anlamı kalmaz.” sözleriyle eleştiren Ecevit, DSP’den ayrılanların kurduğu Yeni Türkiye Partisi’ne de sert eleştiriler yöneltti. Ecevit, “soyut anlamda siyaset yapmak isteyen bir avuç insanın” kurduğu YTP’nin hiçbir tabanı bulunmadığını savundu. Ecevit, dün CNN Türk’te soruları cevapladı. Kemal Derviş’in başka partilerle diyalog kurmasının DSP örgütünü rahatsız ettiğini anlatan Ecevit, DSP Grup Başkan Vekili Emrehan Halıcı’nın önceki gün yaptığı istifa çağrısının örgütten gelen tepkiler üzerine gerçekleştiğini anlattı. Ecevit, Hazine’den sorumlu bakanın seçim kampanyası sırasında ‘kapı kapı dolaşarak siyasete yön vermeye kalkışmasının kabul edilebilir bir şey olmadığını’ vurguladı.
Programda Ecevit’e yöneltilen sorular ve cevapları şöyle:
– Halıcı’nın demecinin arkasında ne vardı? Ecevit: Sayın Derviş’in öncelikli görevi ekonomiye katkıda bulunmaktı. Fakat, son zamanlarda biraz siyasetle fazla ilgilenmeye başladı. Kendisi hükümetimizin bir üyesi. Ona rağmen başka partilerle çok yoğun şekilde diyalog kurdu. Bu, örgütümüzü rahatsız etti.
– Sizi de rahatsız ediyor muydu?
Ecevit: Tabii, rahatsız ediyordu. Fakat, özellikle partililerimizden, örgütümüzden gelen tepkiler artık dayanılmaz hale geldi. Umarım ki, buna göre tavrını bir an önce iş işten geçmeden değiştirir. Hazine’den sorumlu Devlet Bakanı’nın seçim kampanyası sırasında, kapı kapı dolaşıp politika yapması, siyasete yön vermeye kalkışması, kabul edilebilir bir şey değil.
Ya hükümet ya YTP
– Siz Derviş’e (Ya YTP’ye git, ya da hükümette kal mı?) diyorsunuz?
Ecevit: Evet. Karar vermesini istiyoruz.
– Kısa süre öncesine kadar DSP’ye davet ettiniz. İpler niye koptu?
Ecevit: Belki, Türkiye’de bazı çevreler, kalburüstü bazı çevreler Derviş’i baştan çıkardılar siyasî anlamda. Çok şey yapabileceği, Türk siyasetine yön, ayrı bir şekil verebileceği düşüncesini, kanısını yerleştirdiler. Fakat siyaset o kadar kolay değil. Yani, bir kişi çıkacak, birçok partiyi bir araya getirecek, kendi başına ülkenin yaşamına yön verecek, böyle şey mümkün değildir siyasi yaşamda.
– IMF’nin yarın toplantısı var. Sizin beklentiniz Derviş’in yarından sonra, hiç değilse bu hafta sonuna kadar kararını vermesi daha mı gerçekçi olur?
Ecevit: Öyle düşündüğümü söyledim. Partililerimizin sabrı tükendi. Bir uyarı, hatırlatma yapma zamanı gelmişti. IMF toplantısıyla ilgisi yok.
– Derviş'in projesi gerçekçi değil mi?
Ecevit: O projenin ne olduğunu ben anlayabilmiş değilim. Her renkten, kesimden, çevreden insanlar bir araya gelsinler. O zaman çok partili siyasetin anlamı kalmaz. YTP’nin genel sekreteri, (Biz solcu değiliz.) dedi. O partinin içinde yakın zamana kadar demokratik solcu olmakla övünen arkadaşlarından hiçbiri çıkıp da (doğru söylemiyor) demedi. Yani, soyut anlamda siyaset yapmak isteyen bir avuç insan, hiçbir tabanları yok. O bakımdan Sayın Derviş’in böyle bir partiyle –ki kendisine parti tabirini bile zoraki kondurdu bu parti– bir yere varabileceğini sanmıyorum.
– Bu ayrılışın sebebi neydi?
Ecevit: ‘Artık Ecevit yok onun için kendimize başka bir yol bulalım’ havasına girdiler. Benden umudu kesince partiden de umudu kesmiş saydılar kendilerini. DSP büyük engellerle uğraşarak, askeri yönetim döneminde cesur atılımlar yapılarak kurulan bir parti. Bu kadar ucuza harcanamaz bu parti.
İttifak DSP’ye oy kaybettirir
– AK Parti karşısında bütün partileri ittifak ederek seçime götürmeye çalışan yeni bir görüş var. Siz bunu çözüm olarak görüyor musunuz?
Ecevit: DSP ideolojisine çok bağlı olan ve bu bağlılığı dolayısıyla geniş kitleleri saflarına çekebilen bir parti. İttifak anlamına gelebilecek davranışlara hiçbir zaman yaklaşmadık. Eğer bu yola girecek olursak biz seçmenimizin çok büyük bir kısmını kaybederiz.
– Meydanlarda MHP size AB yasaları yüzünden (vatan haini) diyecek. Bunu kullanacak...
Ecevit: Hayır, bana karşı kullanamazlar. Apo’yu Türkiye’ye getirdik ve adalete teslim ettik. Önemli olan bu kültür alanında, dil alanında basın yayın alanında vs. aldığımız önlemlerin, ulusal birliğe zarar vermemesi için gerekli bütün dikkati göstermemiz gerekiyor. Bu konularda ödün verilmesini istememek için ille MHP yanlısı olmak gerekmez.
|
|
Ankara, aa
07.08.2002
|
|
| |
Derviş: Gittiği yere kadar görevimin başındayım |
Ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı Kemal Derviş, Başbakan Bülent Ecevit’in ‘İl il, kapı kapı dolaşarak siyasete yön vermeye kalkışıyor.’ eleştirilerine dün Eskişehir’de üstü kapalı cevap verdi.
Bakanlık görevini ‘gittiği yere kadar’ sürdürmek istediğini belirten Derviş, siyasete girmek için Eskişehir’e gelmediğini, amacının Ankara ve İstanbul dışında ekonomik ve sosyal sorunları tartışmak olduğunu söyledi.
İşadamlarının davetlisi olarak geldiği Eskişehir Ticaret Odası’nda konuşan Derviş, siyasi kimliğini ‘sosyal demokrat’ olarak tarif etti. Konuşmasının büyük bölümünü ekonomiye ayıran Derviş, satır aralarında siyasi mesajlar verdi. Eskişehir Sanayi Odası Başkanı Savaş Özaydemir’in, “Osmanlı’nın ilk hutbe okuduğu yer Eskişehir’dir. Sayın bakanımızdan da siyasete gireceği müjdesini ilk buradan duymak istiyoruz.” şeklindeki sözlerine atıf yapan Derviş, “Ben Eskişehir’e siyasete gireceğimi söylemek için gelmedim.” dedi.
Siyasi tercihi konusunda henüz bir karar vermediğini kaydeden Derviş, "Konumuz ekonomi ve sanayidir. Hükümetin bir bakanıyım. Doğal olarak bakanlığımı, başarılı bir biçimde gittiği yere kadar sürdürmek isteğindeyim.” diye konuştu. Daha sonra hükümetin ve TBMM’nin çalışmalarını öven Derviş, toplumun tepkisine rağmen Meclis’in onayladığı reformların ileride ders kitaplarında yer alacağını söyledi. “Bir haftamızı Meclis’ten geçen AB yasalarını kutlamakla geçirsek fazla büyütmüş olmayız.” görüşünü dile getiren Derviş, daha önce söz konusu düzenlemelerin çıkacağına inanmadığını itiraf etti. Derviş şöyle konuştu: “Ortadoğu ile hissi bağlarım var, Arapça öğrendim. Ortadoğu ve Asya içinde ne kadar güçlü olunursa, AB’deki değerlendirme de öyle olacak. Türkiye’nin yeri AB’dir. Çağdaş Avrupa’ya biz yardımcı olabiliriz. Çağdaş olmak; bağnazlığı, ırkçılığı aşan bir toplum olmak demektir. AB’nin bize Ortadoğu ve Akdeniz’de ihtiyacı var.”
Çok partili koalisyonlara karşı olmadığını; ancak koalisyona iktidar için değil, ortak vizyonların yapılması için girilmesi gerektiğini ifade eden Derviş, kabinedeki bakan sayısının da 36’dan 20’ye düşürülmesini önerdi.
Öte yandan Derviş’e, Eskişehirspor Taraftarlar Derneği Basın Sözcüsü Cihan Koca tarafından kırmızı siyahlı forma hediye edildi. Derviş, 26 sırt numaralı Kemal Derviş yazan formayla tenis oynayacağının altını çizdi.
|
|
Ahmet Halat
/ Osman Arslan
07.08.2002
|
|
| |
Partilerde liste heyecanı başladı |
Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) seçim takvimini açıklamasıyla birlikte milletvekili adaylığıyla ilgili süreç de başlamış oldu. Siyasi partilerin genel merkezleri, aday listelerini, en geç 11 Eylül Çarşamba günü YSK’ya verecek.
Aday olacak bürokratların ise 8 Ağustos günü saat 17.00’ye kadar çalıştıkları kurumlardan istifa etmeleri gerekiyor. Aday olmak için görevinden ayrılan ilk bürokrat, Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Sefer Aycan oldu.
Aday listelerinde yer almaya çalışan bürokratların zemin yokladığı partilerde büyük bir hareketlilik gözleniyor. Partilerden “garanti” alamayan bürokratlar istifa etmekte mütereddit davranıyor.
Bürokratların gözdesi olan MHP’nin önceki gün yapılan Başkanlık Divanı toplantısında, milletvekili adayı olmak isteyen belediye başkanları ve bürokratlara sınırlama getirildi. Bahçeli’nin bu konuda, kurmaylarına “1999 seçimlerinde adaylarımızı ön seçimle belirledik. Öylesine çok bürokrat başvurdu ki önünü alamadık. Bu sefer adaylarımızı merkez yoklamasıyla belirleyeceğiz. Herkese yeşil ışık yakmayalım.” uyarısında bulunduğu öğrenildi.
MHP’de milletvekili adayı olmak için istifa edeceği ileri sürülen bürokratların isimleri şöyle: “Türk Telekom Genel Müdürü İ. Hakkı Alptürk, Kara Ulaştırma Genel Müdürü M. Ali Albayrak, Denizcilik Müsteşarı Mustafa Korçak, Müsteşar Yardımcısı Alparslan Kaya, Devlet Bakanı Ramazan Mirzaoğlu’nun özel kalemi Yusuf Okumuş, Bayındırlık Bakanlığı Müsteşarı Ali Helvacı, Sağlık Bakanlığı Personel Dairesi Başkanı Hacı Çelik.” Karadeniz Teknik Üniversitesi Rektör Yardımcısı Hasan Basri Şentürk ise, dün adaylık müracaatını yaptı.
DYP, milletvekili aday yöntemini GİK toplantısında tespit edecek. Bu sebeple adaylık için müracaat eden isimlere, “Kendinize güveniyorsanız aday olun. Adaylık garantisi veremeyiz.” deniliyor.
Aday bolluğu yaşayan AK Parti ise, kamuoyunun sempatisini kazanmış isimlere teklif götürecek. Vehbi Dinçerler, Oltan Sungurlu, Vahit Erdem ve Murat Başesgioğlu gibi ANAP’lılarla görüşmelerin sürdüğü, Cemil Çiçek, Azmi Ateş ve İsmail Kahraman’la temasa geçildiği kaydedildi. AK Parti’nin, Pamukkale Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Kazdağlı, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yaşar Uçar, Hak-İş Başkanı Salim Uslu, Ankara Sanayi Odası Başkanı Zafer Çağlayan'a da teklifte bulunacağı belirtildi.
|
|
Ahmet Bıyık
/ Emine Dolmacı
07.08.2002
|
|
| |
Cem, Demirel’in tecrübesine başvurdu |
Yeni Türkiye Partisi (YTP) Genel Başkanı İsmail Cem, dün 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’i Kuleli Sokak’taki çalışma ofisinde ziyaret etti. Yaklaşık 50 dakika süren görüşme sonrasında Demirel, Cem’i kapıya kadar uğurladı.
Cem, gazetecilerin görüşmeye ilişkin soruları üzerine Demirel’in bilgeliğinden, tecrübesinden iç ve dış konularda her zaman yararlandığını söyledi. Demirel’in Türkiye için “muhteşem bir bilgi ve birikim olduğunu” ifade eden Cem, “Bugün bizim açımızdan gayet faydalı, çok önemli görüşmeler oldu. Bana katkısı olan, benim daha fazla değerlendirmeme katkı getiren konuşmalar oldu. Bundan dolayı çok mutluyum.” dedi.
Demirel, ziyaret sırasında, Hulusi Turgut’un kaleme aldığı “Adriyatik’ten Çin Seddi’ne Avrasya ve Demirel” adlı kitabı Cem’e hediye etti. Görüşmede geçtiğimiz günlerde YTP’ye katılan Demirel’in özel doktoru Osman Müftüoğlu da bulundu.
Yeni amblem gül
Bu arada, YTP’nin alıntı olduğu iddia edilen amblemi değişiyor. Bir baba ve kızını temsil eden eski amblemin eleştirilmesi üzerine değişiklik kararı alan YTP, yeni amblemde gül kullanmayı düşünüyor. YTP lideri İsmail Cem, “Neden gül?” sorusu üzerine, gülün Türk geleneklerinde ve sanatında önemli bir yeri olduğunu, bu nedenle yeni amblemde gül kullanmayı düşündüklerini söyledi. Büyük Birlik Partisi’nin de gül amblemini kullanması sebebiyle YTP’nin gül ile insan temasını birleştireceği belirtiliyor.
|
|
Ankara, Zaman
07.08.2002
|
|
| |
Meclis kapandı, işler yarım kaldı |
TBMM Genel Kurulu’nun dünkü oturumunda toplantı yer sayısı bulunamadığı için, olağanüstü toplanma gündeminde yer alan diğer hususlar görüşülemeden Meclis tatile girdi.
Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkındaki Kanun’da değişiklik yapan teklif ile İş Güvencesi Yasa Tasarısı ele alınamadı. Meclis’in seçim ödeneği ya da başka konuları görüşebilmesi için, 110 imza ile yeniden olağanüstü toplantı çağrısı yapılması gerekiyor.
Meclis’in dünkü oturumunda, AK Parti, SP ve YTP’nin de ilçe seçim kurullarına üye verme ve sandık kurullarında üye bulundurma hakkını öngören teklifin reddine ilişkin Anayasa Komisyonu raporu ele alındı. Rapor hakkındaki konuşmalardan sonra oturumu yöneten Meclis Başkan Vekili Murat Sökmenoğlu, çalışmaların sürdürülüp sürdürülmemesi konusunda net bir karar alınması için oturuma ara verdi. Ancak bir araya gelen parti temsilcileri uzlaşma sağlayamadı.
Oturum yeniden açıldığında MHP, toplantı yeter sayısının bulunması için yoklama istedi. MHP ile DSP’li vekiller oylamaya katılmadı. Her iki parti de, hem yeni kurulan partilerin sandık kurullarında yer almaması hem de ANAP’ın gündeme getirdiği “partiler arasında seçim ittifakı”nı öngüren bir değişikliğin gündeme gelmemesi için böyle bir tavır ortaya koydu. Yapılan iki yoklamada da yeter sayıya ulaşılamadı. Bunun üzerine Murat Sökmenoğlu, 1 Ekim’de toplanmak üzere Meclis’i yeniden tatile soktu.
Seçimin kaderi Oral’ın elinde
Bu arada, seçim harcamalarını içeren 120 trilyon liralık ek bütçe kanun tasarısı da yarım kaldı. Meclis Kanunlar ve Kararlar Dairesi’nden, seçim harcamaları için kanun çıkarılmasının şart olmadığı yönünde görüş alındı. Ancak, Maliye Bakanı Sümer Oral’ın ısrar etmesi üzerine Plan– Bütçe Komisyonu, dün ek bütçe kanununu görüştü ve kabul etti.
Seçim için ödenek ayıran ek bütçenin görüşmelerinde tartışmalar yaşandı. Maliye Bakanı Sümer Oral, “‘Bu Tasarı Kanunlaşmazsa seçimler için ek ödenek ayrılmayacak mı?” sorusuna, “İhtimaller üzerine konuşmak istemiyorum” cevabını verdi. Oral, 'Ek bütçe tasarısı’nın görüşülmemesi halinde seçim ödenekleri konusunda Maliye Bakanlığı’nda hazırlık olup olmadığı yönündeki sorulara ise cevap vermekten kaçındı. Maliye Bakanı Oral’ın bu yöndeki soruya net cevap vermemesi, kafalarda soru işaretleri bıraktı. Kanunun çıkmaması durumunda seçimin kaderinin Maliye Bakanı’nın elinde olacağına işaret eden ANAP Grup Başkan Vekili Nihat Gökbulut, “Bu kanun çıkmadığı takdirde ek ödenek için yetki Maliye Bakanı'ndadır. Maliye Bakanı’nın ek ödeneğinin bulunmadığını söylemesi durumunda seçim için para bulunmayabilir.” dedi. Gökbulut'un bu görüşüne diğer üyeler de katıldı.
|
|
Ankara, Zaman
07.08.2002
|
|
| |
Erdoğan: Önümü kesmek yerine ipi göğüsleyin |
Partisine karşı ittifak arayışlarını eleştiren AK Parti Genel Başkanı R. Tayyip Erdoğan, siyasette çirkin yollarla ipin göğüslenemeyeceğini belirtti.
Siyasetteki ittifak arayışlarını eleştiren Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, siyasi parti liderlerine, “Ön kesmeyi bırakın, ipi göğüslemeye bakın.” çağrısında bulundu. Erdoğan, partisinin il başkanları toplantısı öncesinde yaptığı açıklamada, seçmenlere, “Bize tek başına iktidar yetmez. AK Parti yüzde 50’lerin üzerinde oy almalı ki millet iradesi açık bir şekilde yansısın.” diye seslendi.
3 Kasım’dan sonra halkın ‘insan olma onuruna varacağını’ ifade eden Erdoğan, seçimin, uzun süredir ülkeyi yönetenler ve kendilerini ayrıcalıklı görenler ile Anadolu arasında geçeceğini kaydetti. Erdoğan, “Kendilerini ayrıcalıklı görenler için halk takımı her zaman mağlup olmaya mahkumdur. Halktan birisi gol atmaya kalkarsa hemen forma değiştirirler. Hakemi de yanlarına alırlar. Ama şimdi millet bir olmuş, golleri atarak bu maçtan galip çıkmak istiyor. Millet hem rakibi hem de hakemi yenecektir.” dedi.
‘AK Parti ve Tayyip Erdoğan’ın önünü nasıl keseriz?’ sorusunun sürekli gündemde olduğunu; ancak çirkin yollarla ve kulvar değiştirerek ipin göğüslenemeyeceğini belirten Erdoğan şunları söyledi: “Bütün siyasi parti liderlerine sesleniyorum. Demokrasi diyorsanız ön kesmeyi bırakın ipi göğüslemeye bakın. Demokrasi ön kesme sanatı değil, ipi göğüsleme sanatıdır. Bunu başarın, sizi alkışlayalım. AK Parti engellemelere rağmen ipi göğüsleyecektir. Bu kuraldışı yollarla millet iradesinin önünü kesmeye çalışanlar da 3 Kasım’da bunun karşılığını alacaklardır.”
Erdoğan, toplantıda il başkanlarına hitaben ‘liste’ uyarısında da bulundu. Listelerin belirlenmesinde adalet, emniyet ve liyakata azami özen göstereceklerinin altını çizen Erdoğan şöyle devam etti: “Listeler açıklandığında adaylar kendilerini bekledikleri yerlerde göremezlerse duygusal reaksiyonlar göstermekten kaçınmalıdır. Hiçbir karar, tabanımıza ve halka rağmen alınmayacaktır. Kimsenin duygusal ve bencilce davranışlar içine girerek partimize ve ülkemize zarar vermeyeceğine inanıyorum.”
|
|
Ankara, Zaman
07.08.2002
|
|
| |
‘Deprem Dede’ ANAP’ta sırada Sami Selçuk var |
Yıldız isimlerle seçime girme planları yapan ANAP lideri Mesut Yılmaz, ilk transfer bombasını patlattı.
Kamuoyunda “Deprem Dede” olarak bilinen Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara, ANAP’tan milletvekili adayı olacak. Işıkara ile Başbakanlık Merkez Binası’nda görüşen Yılmaz, “Kendisi milletvekili adayı olacak. ANAP’la birlikte hazırladığı Amerikan modelinden esinlenen bir âfet yönetim modeli çalışması var.” dedi. Bugün Merkez Karar Yönetim Kurulu toplantısında ANAP’a resmen katılacak olan Işıkara için, "ANAP, depreme hazırlanıyor esprisi" yapıldı.
Işıkara’dan sonra ANAP’a gelmesi kesinleşen ikinci isim Yargıtay eski Başkanı Doç. Dr. Sami Selçuk oldu. AB yasa paketi üzerinde Yılmaz’ın fikir alışverişinde bulunduğu Selçuk’un kısa bir süre sonra ANAP’a katılacağı öğrenildi. Ankara’dan aday gösterilecek olan Selçuk, muhtemel Meclis başkan adayı olarak lanse edilecek. ANAP lideri Yılmaz, FP’nin kapatılmasından sonra bağımsız kalan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ali Müfit Gürtuna ile Türkiye’nin AB üyeliği için mücadele eden İktisadi Kalkınma Vakfı Başkanı Meral Gezgin Eriş ve hukukçu Avukat Kezban Hatemi’ye de teklif götürecek. ANAP, Futbol Federasyonu Başkanı Haluk Ulusoy ile Milli Takımlar Teknik Direktörü Şenol Güneş ikilisinden birisini de Trabzon’dan aday göstermek istiyor. ANAP’ın ilgilendiği isimler arasında Yeşilçam’ın ünlü yıldızlarından Hülya Koçyiğit de bulunuyor.
Oy potansiyeli yüksek isimlerle temasa geçen Mesut Yılmaz, Yeni Türkiye’ye katılması beklenen Devlet Bakanı Kemal Derviş’ten de umudunu kesmedi.
|
|
Ömer Şahin
/ Ankara
07.08.2002
|
|
| |
‘Derviş beni rahatsız etmiyor’ |
Dün ANAP’ın yeni transferi Işıkara ile basının karşısına geçen Yılmaz, Kemal Derviş’e de sahip çıktı:
"Derviş'in istifa etmesine gerek yok. Tıpkı bizim gibi o da hem görevini sürdürüp hem de siyasi istikrarın sağlanması için bazı çabalar içinde olabilir. Bu durum şahsen beni rahatsız etmiyor.”
|
|
07.08.2002
|
|
| |
MHP, muhabire yasak koydu |
MHP, partiyi izleyen Radikal Gazetesi muhabiri Ayfer Selamoğlu’na yasak koydu. Önceki gün toplanan MHP Başkanlık Divanı’nda alınan karar gereği, Selamoğlu “parti programları”na alınmayacak.
Edinilen bilgilere göre, bu yöndeki karar hafta sonunda yapılan Erciyes Kurultayı ile ilgili haber üzerine alındı. Başkanlık Divanı’nda konuyu gündeme getiren bir üye, haberde kurultaya katılanların sayısının jandarma verilerine dayandırılarak 50 bin olarak gösterildiğini, ancak sayının bunun çok üzerinde olduğunu savundu. Aynı üye, “MHP aleyhinde yayın yapıldığını” belirtti ve yaptırım uygulanmasını önerdi. Bunun üzerine, haberi yazan Ayfer Selamoğlu’nun MHP etkinliklerine alınmaması kararlaştırıldı.
|
|
Ankara, Zaman
07.08.2002
|
|
| |
Yılmaz, ittifak için Ecevit’i ikna edemedi |
ANAP lideri Mesut Yılmaz, dün seçim ittifakı teklifini ilettiği Başbakan Bülent Ecevit’i ikna edemedi. Yılmaz, Başbakanlık Merkez Binası’nda yaklaşık 25 dakika görüştüğü Ecevit’e partilerin ittifak yapmasına ilişkin önerisini sundu.
Yılmaz, hangi partilerin işbirliği yapabileceği konusundaki görüşlerini de Başbakan’a anlattı. İttifaklara baştan beri karşı olduğu bilinen Ecevit, konuyu parti organlarında görüşeceğini belirtti. Daha sonra, DSP’li bakanları toplayan Başbakan Bülent Ecevit, Mesut Yılmaz’ın teklifini değerlendirdi. Toplantıda, teklif reddedildi.
Ecevit’le görüşmesinin ardından Başbakanlık’ta gazetecilere açıklamalarda bulunan ANAP lideri Yılmaz ise, öneriyle ilgili olarak eski Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan ile görüştüğünü, bugün de Devlet Bakanı Kemal Derviş’le bir araya geleceğini kaydetti. Yılmaz, “Sayın Çiller’in, barajı aşamama korkusundan bu tür arayışlar içerisinde bulunduğu yönünde yorumları var. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?” sorusunu ise şöyle cevapladı: “Benim hiçbir korkum, endişem yoktur; ama Türkiye için endişem var. 3 Kasım seçimlerinin Türkiye’ye istikrar getirmesi gerekiyor. Bunu sadece tesadüflere bırakmak bence doğru bir tutum değil.”
|
|
Ankara, aa
07.08.2002
|
|
|
|
|

|
Zaman'da Bugün
07 Ağustos 2002
|
|

Zaman Spor
Politika
|
|
|
|
|