2002–2003 sezonunun açılış maçında Trabzonspor’la karşı karşıya gelecek olan Fenerbahçe, dört gün sonra ise hayati önem taşıyan Feyenoord maçı için Hollanda’ya gidecek. Bu iki karşılaşmadan alınacak sonuçlar, Sarı–Lacivertlilerin adeta geleceğini belirleyecek. Takım ise sezonun ilk maçı için bugün Trabzon’a giderek çalışmalarını burada sürdürecek.
Yeni sezonun açılış maçında zorlu Trabzonspor deplasmanına gidecek olan F.Bahçe, dört gün sonra ise büyük önem taşıyan Feyenoord karşılaşması için Hollanda’ya hareket edecek. Trabzonspor maçı ile lige iyi başlangıç yapmayı hedefleyen Sarı–Lacivertli takımın aklı ise Hollanda’da olacak. Şampiyonlar Ligi’ne ekmek–su kadar ihtiyaç duyan kulüp için, hiç kuşkusuz Feyenoord karşılaşması çok daha büyük önem taşıyor. Lig maçının telafisi olduğu düşünülürse, bedenler Trabzon’da, kafalar ise sakıncalı bir biçimde Feyenoord maçında olacak.
Futbolcular her ne kadar bu ruh halinin bilincinde olsa da, istem dışı bu yaklaşım lige kötü bir başlangıca yol açabilir. F.Bahçe’nin yol almak için, yelkenlerini motivasyon rüzgarı ile dolduran bir takım olduğunu düşünürsek, Trabzonspor maçına yeterince motive olmadıkları takdirde bunun acısını Feyenoord karşısında da çekeceklerdir.
Kadro olarak Trabzonspor’u yenecek kaliteye sahip F.Bahçe’nin güç paylaşımını iki maça da eşit oranda yayması gerek. Bütün gözlerin çevrildiği ligin açılış maçında alınacak olası bir yenilgi, peşi sıra sıkıntıları da çorap söküğü gibi beraberinde getirecektir. Feyenoord, Tottenham maçında her ne kadar lige hazır bir görüntü vermese de onlar için de bu maç büyük önem taşıyacaktır. Geçen yılın UEFA şampiyonu bir takımın daha ilk maçında Şampiyonlar Ligi’ne mendil sallaması onlar için de iç açıcı olmasa gerek. Her iki takım açısından bakıldığında turu geçmeye daha çok ihtiyacı olan takımın F.Bahçe olduğu çok açık.
Beklentiler büyük
Bir taraftan F.Bahçe’yi dünya kulübü yapmayı vaat eden bir başkan, diğer yandan ezeli rakibi G.Saray karşısında, Avrupa muhabbeti yapmaktan korkar hale gelmiş, geçen yılın ‘sıfırlı’ ayıbını kara leke gibi taşıyan bir taraftar kitlesi. Bir başka boyutta ise 20 milyon dolarlık Ortega’yı, Türkiye Ligi’ne mahkum etme endişesi.
Bunların üstüne Şampiyonlar Ligi macerası süresince elde edilecek, prestij, sponsorluk gelirleri, marka tanıtımı, İsviçre Frank’ları vs. Bunları düşündükçe yöneticilerin uykusunun kaçtığını tahmin etmek hiç de zor değil. Bu son 10 gün boyunca Başkan Aziz Yıldırım’ın da rahat olmayacağı bir gerçek. Bir başka gerçek ise Werner Lorant’ın yıl sonu sınavlarında sınıf geçmesi için Trabzon ve özellikle Feyenoord maçlarında alacağı notların büyük önem taşıyacak olması.
|