Madalyayı çoktan hak etti...
Eski Başkan Bill Clinton’ın İsrail’i, Yahudileri çok sevdiğini, onlara yaranmak için başkanlık döneminde neler yaptığını bilirdik; ama onun İsrail için ölmeye bile hazır olduğunu doğrusu bilmezdik. Şimdi öğreniyoruz ki Başkan Clinton, başkanlığı sırasında eline tüfeğini alıp İsrail’in saflarında savaşmaya hazırmış.
Bizim gazetelerin bazılarında yer alan habere göre Clinton ‘Irak’ın saldırması halinde İsrail için silahlanıp savaşacağını ve gerekirse ölebileceğini, Irak, Ürdün Nehri’ni geçip İsrail’e girerse, hemen elime tüfeğimi alıp cepheye koşarım, savaşıp, ölürüm.’ demiş geçen gün. Bu haber biraz eksik bir haber. Clinton, gerçekte şöyle demiş: ‘Irak ya da İran orduları Ürdün Nehri’ni geçtikleri takdirde İsrailliler benim şahsen elime bir tüfek alıp mevzileneceğimi ve savaşacağımı ve öleceğimi bilirler.’
Clinton, apaçık bir yaranma arzusunu belirten bu sözlerini geçen hafta pazartesi günü Kanada’nın Toronto şehrinde adam başı 1000’er dolar ödeyip kendisini dinlemeye gelen 350 kadar Yahudi karşısında sarf etmiş ve bu sözlerinin hemen ardından ayakta alkışlanmış. Toronto Hadaşah–WIZO adlı bir Yahudi hayır kuruluşunun şahsa ait bir özel evde organize ettiği bu toplantıda Clinton ayrıca isteyenlere imza vermiş ve konuşmasını yapmadan önce saksofon da çalmış. Haberi veren Toronto Star adlı gazete, Clinton’ın konuşma ücretinin, adını saklayan birisi tarafından ödendiğini ve Clinton’ın konuşma ücretlerinin 125.000 dolar civarında olduğunu da yazıyor.
İsrail için ‘savaşır, ölürüm’ diyen Başkan Clinton’ın, kendi ülkesi Vietnam’da savaşırken askerden kaçtığını herkes biliyor; ama fazla bilinmeyen bir konu onun askere gitmemek için yalan söylediği ve torpil yaptırdığı... Hatırladığıma göre, 1992 yılında askerden kaçtığı Amerikan medyasında konu edildiğinde Clinton’ın okuduğu Arkansas Üniversitesi’ndeki askere alma ve eğitim dairesi (ROTC Birimi) Başkanı Albay Eugene Holmes, Clinton’ın 1969 yılında kendilerine yalan söylediğini ve Vietnam’a gitmemek için kendileri üzerinde siyasi baskı yaptırdığını açıklamıştı.
Başkan Clinton işte o dönemden bu yana işine geldiğinde yalan söyleyen birisi. O kadar ki meşhur Monica Lewinsky skandalı sırasında ve sonrasında başkan iken televizyonlardan halkına yalan söylemiş, sonra işler değişince yalanını itiraf etmiş, Amerikan halkından hiçbir şey ifade etmeyen bir de özür dilemiş, Kongre tarafından görevinden azledilmekten zor kurtulmuştu.
Aynı Clinton, 8 yıllık başkanlık döneminde İsrail’e görülmedik destek vermiş, birçok yakın yönetici ve danışmanlarını Yahudilerden seçmişti; hatta görevinin son günü çıkardığı özel af ile Marc Rich gibi bir kanun kaçağını ve dolandırıcılıktan suçlu 4 Hasidik Yahudi’yi affetmişti. Bu özel af ile aklanan Rich konusunda 2001 yılının Şubat ayında bir televizyonda ‘Şimdi size Marc Rich’in affında neyin beni etkilediğini söyleyeyim isterseniz... İsrail beni bu konuda derinden etkiledi.’ demişti. Sonradan ortaya çıkan gerçeklerden de İsrail Başbakanı Ehud Barak’ın Clinton ile yaptığı özel telefon konuşmalarında Rich’in affı için Clinton’dan ricacı olduğu ve ona Rich’in İsrail’in milli güvenliğine yaptığı muazzam katkılardan övgüyle söz ettiği; İsrail Dışişleri Bakanı Şimon Peres’in, eski maliye bakanlarından Yakov Neeman’ın, Kudüs Belediye Başkanı Ehud Olmert’in, MOSSAD eski başkanlarından Sabatay Şavit’in ve birçok başka İsrailli ünlü ve nüfuzlu şahsiyetin Rich’in affı için Clinton’a özel muktupla başvurdukları anlaşılmıştı. İsrail ile Filistin heyetleri arasında yapılan ünlü Camp David Zirvesi sırasında Clinton’ın taraflar arasında anlaşma sağlanması halinde İsrail ile Amerika arasında yeni bir güvenlik anlaşması yapılması için elinden geleni yapacağına söz verdiği de bir ay kadar önce ortaya çıkmış ve bu da Clinton’ın İsrail’i ne kadar sevdiğini açıkça ve bir kere daha ortaya koymuştu.
Bütün bunlardan sonra ne diyelim? İsrail kendisini ölmeye hazır olacak kadar seven, kendisine sayısız hizmetlerde bulunan Bill Clinton’a bir madalya vermeli. O yaptıklarıyla büyük bir madalyayı çoktan hak etti bile...
07.08.2002
Yazarımızın E-Postası:
f.ertan@zaman.com.tr
|