Lige 48 saat kala
Futbolda dünya 3.sü olmuş Türkiye’de iki gün sonra ligler başlıyor. Yenilenme ülkemizin her köşesinden fışkırırken, futbolda da Dünya Kupası’nın getirdiği bir show yeniliği ve dostluk göze çarpıyor. Stadlar yepyeni ve dopdolu.
Çok iyi transferler yapan Fenerbahçe.
Eksiklerini teker teker görerek kapatan Galatasaray.
Transfer politikasını, neredeyse 365 güne taşıyan Beşiktaş. En büyük transferi Samet Aybaba olan Trabzonspor, her ne kadar Türkiye liginin favorilerinden görünüyorlarsa da, bana göre Galatasaray ve Fenerbahçe lig ipini göğüslemeye daha yakın iki namzet. Hedefler büyüdü. Şampiyonlar Ligi’ni artık esas ligimizin üstüne çıkarmalıyız. Ancak oraya giden yol, Türkiye liglerinden geçiyor.
Daha maçlar başlamadan yazılı ve görsel basında kavgalar, yangına körükle gidercesine başladı bile. Basın ve Tv programları adeta seviyelerini düşürmek için birbirleriyle yarışıyorlar. Oysa küfürsüz ve kavgasız bir lige nasıl hasretiz.
Bu yıl hakemlere verilen yetki sonsuz. Küfürler yüzünden ikinci anons yapılırsa, küfür eden taraftarın sahası kapatılacak. Şayet üçüncü kez anons yapılırsa, takım bir sonraki maçını seyircisiz oynayacak. Yöneticiler, televizyoncular ve amigo yazarlar; göreviniz çok büyük. Çirkin reyting kavganız yüzünden sporu, spordan uzaklaştırarak ülkeyi çok kötü yerlere sürüklüyorsunuz. Medya sorumluluğu çok mühimdir. Sorumsuz ve ne dediğini bilmeyen, tahrik tohumları ile kitleleri birbirine sokan Tv programlarındaki katılımcılar, çok dikkatli olmalıdırlar. Konuşulan her sözün beyin süzgecinden geçmesi lazımdır. Tahrik tohumlarından uzak ve kaliteli konuşan Ali Dürüst, Atilla Kıyat ve Mete Düren gibi yöneticilere, Türk sporunun çok ihtiyacı var. Bu seviyede konuşabilen, kalitesi tartışılamayacak diğer yönetici kardeşlerimin isimleri, şu anda aklıma gelmemişse, kendilerinden özür dilerim.
Ortega’lı ve Revivo’lu Fenerbahçe, Felipe’li ve Mondragon’lu Galatasaray, Nouma’lı ve Cordoba’lı Beşiktaş, dünya 3.sü ülkemiz liginin yabancı yıldızları. Doğru orantıda düşünürsek, bu yıldızların takviyesi ile takımlarımız, Şampiyonlar Ligi ve UEFA’da 3.lükten daha iyi bir derece elde etmelidirler.
En büyük görev hakemlerimize düşmektedir. Dünyanın hiçbir yerinde olmayan hakem tenkitleri programlarından etkilenmemelerini tavsiye ederken, takımlarına gönül veren taraftarlara, küfürsüz, hoşgörülü bir sezon temenni ederim.
07.08.2002
Yazarımızın E-Postası:
o.goksel@zaman.com.tr
|