Kireçlenme, ülser, kan pıhtılaşması gibi hastalıklara iyi gelen alabalık, içerdiği düşük yağ oranı, zengin proteinle de sağlıklı bir besin kaynağıdır. Alabalık temiz su ortamlarında yaşadığı için zararlı toksinleri de barındırmaz.
Sağlıklı yaşamak için içerdiği vitamin ve yüzde 2’lik yağ oranıyla her derde deva olan alabalığı sofranızdan eksik etmeyin. Ette aranan protein, mineral ve vitamini bünyesinde bolca bulunduran alabalık, yüzde 2’lik yağ oranıyla da kolesterolü en aşağı seviyeye düşürüyor.
Çeşitli hastalıklara da iyi geldiği bilinen alabalığın kireçlenme, ülser, kan pıhtılaşmasına iyi geldiğini belirten Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Su Ürünleri Bölümü Başkanı Prof. Dr. M. Sıtkı Aras, kilo problemi olanlara da alabalık yemelerini tavsiye ediyor. Aras, özellikle kilo almaktan korkan bayanlar ile kilo vermek isteyenlerin alabalığa yönelmelerini istiyor.
Prof. Dr. Aras, “En iyi balık, tatlı sularda yaşayan ve doğal maddelerle beslenen alabalıktır. Japonya’da kişi başına düşen yıllık 100 kilo balık tüketimi, ülkemizde 6,5 kilodur. Yani bir Japon günde 300 gram balık tüketirken, 1 Türk günde sadece 15 gram balık tüketiyor. Bu oran oldukça düşüktür. Sağlıklı yaşam için her insanın günde 100 gram alabalık tüketmesi şarttır.” diye konuştu.
Prof. Dr. Sıtkı Aras, alabalığın yaşadığı suyun da tereddüt edilmeden içilebileceğini vurguluyor. Suni olarak kirletilmemiş ise alabalığın yaşadığı dere veya gölün memba suyu gibi temiz ve sağlıklı olduğuna değinen Aras şöyle dedi: “Alabalık çok temiz bir balık olduğundan suyun memba kısmında yaşar. Kirli ortamlarda bulunmaz. Eğer bulunduğu ortam kirletilmişse zaten orada beslenemez, dolayısıyla yaşayamaz.”
Alabalık sazandan daha sazan
Atatürk Üniversitesi Su Ürünleri Bölümü’ne kurulan Alabalık Üretim ve Araştırma Merkezi’nin öncüsü olan Prof. Dr. Aras, alabalık ile sazan arasında bilinmeyen ilginç tespitlerde de bulundu. Prof. Aras, oltaya çabuk takılan balık olarak bilinen ve her atılan yeme gelmesiyle halkın günlük deyimlerinde yerini bulan sazanın, alabalıktan çok daha zeki olduğunu söyledi. Yaygın kanaatlerin aksine sazanın aslında zeki bir balık olduğunu kaydeden Sıtkı Aras, “Sazanın öyle her oltaya atlaması söz konusu değil. Sazan aslında çok zeki bir balık. Pek nadir oltaya takılır. Sazan ve alabalığın yaşadığı derelerde atılan her 10 oltaya 9 alabalık, 1 sazan ancak takılır. Bu da alabalığın sazandan daha sazan olduğunu gösterir.” şeklinde konuştu. Alabalık, üniversitenin üretme çiftliğinde kilosu 4 milyon liraya satılıyor.
Alabalık, oksijeni
bol suda yaşar
Tam bir dere balığıdır, hayatının çoğunu derelerde geçirir. Akıntısı dereden gelen göllerde de bulunur. Az yumurta verir ve çok yavaş büyür, bu nedenle tabii ortam dışında üretmek çok zordur. Bu nedenle balıkçı tezgahlarında zor bulunur. Solungaçlardan kuyruğa kadar gövdede kırmızı benekleri vardır. Çok güçlü balıktır, akıntıya ters ve 1-2 metrelik sıçramalarla daha yüksek şelalelere bile çıkar. Alabalık, oksijeni bol soğuk sularda yaşar. Temiz olmayan, su sıcaklığı 15 derece üzerinde olan sularda zor bulunur.
Balık avlarken
bunlara dikkat edin
Gölgenizi suya düşürmeyin, avlanırken mümkün olduğunca güneşi önünüze almaya çalışın, Bölgedeki doğaya uygun giyinin, Çok sessiz olun,
Yağmurdan sonraki bulanık suda avlanmayın, balık saklandığı kayanın altından kolay kolay çıkmaz,
Yine yağmurdan sonra dereye fazla yaklaşmayın. Sizin bulunduğunuz bölge az yağmur yağmış bile olsa daha yükseklere yağan yağmurlar sizin bulunduğunuz bölgeyi etkileyebilir ve bir selle karşılaşabilirsiniz.
|