Tarım Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Ahmet Yavuz Civelek, Türkiye’nin son 25 yılda dünyadaki yenilik ve gelişmelere ayak uyduramadığını belirterek, “Tarımda çok geriledik. Adeta üretmemek, üretmekten daha cazip hale geldi.” dedi.
Tarım Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Ahmet Yavuz Civelek, Türkiye’nin, son 25 yılda dünyadaki yenilik ve gelişmelere ayak uyduramadığını ifade ederek, “Tarımda çok geriledik. Adeta üretmemek üretmekten daha cazip hale geldi. Bu da daha önceki yöneticilerin yetersizliğinden kaynaklandı.” dedi.
Yeni tarım politikalarını tanıtmak amacıyla üreticilerle bir araya gelmek için Anamur’a gelen Civelek ve Bütçe Daire Başkanı Fevzi Topal, Kaymakam M.Hulusi Kaya’yı makamında ziyaret etti. Kaymakamlık toplantı salonunda bir açıklama yapan Civelek,Tarım Bakanı Hüsnü Yusuf Gökalp’in tarımda reform başlattığını belirterek, Türkiye’nin tarımda ve diğer doğal kaynaklarda oldukça zengin bir ülke olmasına rağmen, sadece yüzde 4’lük bir büyüme ile dünya sıralamasında gerilerde kaldığını anlattı. Türkiye’nin bu durumunun dışardan çok komik karşılandığını vurgulayan Civelek, “Daha önce Güneydoğu Anadolu Projesi’nde de buna benzer yenilikler yapıldı, ancak turizm ve sanayi de olduğu gibi tarımda da yeterli destek sağlanamadı. Tarım yüzde 12.7’lik bir destek oranında kaldı. Hayvancılık 12 ay geçim kaynağı olmasına rağmen çok büyük düşüşler yaşandı. Bu düşüşler yemcilik sektöründe de devam etti. Tarım Bakanlığı’na bağlı Et Balık, Süt Endüstrisi ve Yem Sanayii vardı. Bunlar ortadan kalktıktan sonra hayvansal ürünlerin pazar ve fiyat garantisi de ortadan kalkmış oldu.” dedi. Yasadışı bölücü örgütün hayvan kaçakçılığından 7 milyar dolar pay kaptığını ifade eden Civelek, bir yılda ülkeye giren 600 bin büyükbaş ve 5,5 milyon da küçükbaş hayvan görüldüğünü dile getirerek, ayrıca Türkiye’ye 833 bin besi hayvanı ve 296 bin de damızlık hayvanın getirildiğini açıkladı. Kendilerinin yapmış olduğu envanter sonuçlarına göre özellikle besi ve damızlık hayvana rastlamadıklarını bildiren Civelek, ancak Hollanda’nın 25 bin damızlık hayvanda bütün projesini gerçekleştirebildiğini belirtti.
Civelek, “Bu tartışma sonucunda imzalanan mutabakatta Türkiye’nin 2004 yılında Avrupa’ya 1 milyon ton buğday satamayacağı imza altına alınmıştır. Şu anda ise 6 milyon ton buğday stoğumuz bulunmaktadır. Avrupa, çiftçisine 105.5 milyar dolar, ABD, 95 milyar dolar, Japonya ise, 60 milyar dolar destek aktarırken, bu rakam Türkiye’de bütün destek birimleri dahil olmak üzere 1.9 katrilyonda kalmıştır.” şeklinde konuştu. Bakan Gökalp’ın sadece gübrecilikte yapılan yolsuzluklarla ilgili olmak üzere Cumhuriyet Savcılığına 256 dosya verdiğini bildiren Civelek, bunların mahkemesinin devam ettiğini yineledi. Türkiye’nin üretimde başarılı, fakat pazarlamada başarısız kaldığını savunan Civelek, “Yunanistan çiftçisi 500 bin liraya akaryakıt kullanırken Türkiye’de bu rakam üzerine binen vergilerle birlikte 1 milyon 150 bini bulmaktadır. Bugün Avrupa Birliği, Türkiye’yi almak için birilerini öldürmemek uğruna idam yasağı, anadil şartı ve Kıbrıs meselesini öne sürerken, acaba Yunanistan için de 17 Kasım Örgütü ve Kıbrıs şartını öne sürüyor mu çok merak ediyorum.” dedi.
Bütçe Daire Başkanı Fevzi Topal ise, 2001 yılında çiftçilere 1.2 katrilyon doğrudan gelir desteğinin yapıldığını, tüm desteğin ise 1.9 katrilyon olduğunu belirterek, bundan sonra doğrudan desteği vermek için çitfçi kayıt sisteminin doğru tutulması amacıyla daha detaylı bilgi isteyeceklerini kaydetti. Topal, gelecek yıl bu desteği verebilmek için ürün sınıflandırmasına gidileceğini, çiftçi kartı sisteminin getirileceğini, böylelikle üreticinin tarlasına ne kadar ekim yaptığını, ne ektiğini, ne zaman ilaçlama ve sulama yaptığını, kullandığı ilacın türünü ve dozajını yazarak bağlı bulunduğu il ve ilçe tarım müdürlüklerine verebiliceklerini sözlerine ekledi.
|