Bölge Haberleri |
|
|
|
| |
Irak: Denetçiler ambargo kaldırıldıktan sonra gelsin |
Irak Dışişleri Bakanı Naci Sabri, 1998’de ülkeyi terk eden silah denetçilerinin dönüşü için Birleşmiş Milletler ambargosunun kaldırılmasını şart koştu. BBC’ye konuşan Sabri, Irak’ın kitle imha silahları ürettiği yolundaki iddiaları yalanladı.
Irak ile Birleşmiş Milletler (BM) arasında silah denetçileri konusundaki mesaj değişiminde yeni bir adım atan Bağdat, BM silah denetçilerinin dönüşüne izin vermelerini, ambargonun kaldırılması şartına bağladı. Konuya ilişkin BBC’ye demeç veren Irak Dışişleri Bakanı Naci Sabri, BM silah denetçilerinin dönüşünü ancak, uygulanan ambargonun kaldırılması ve Irak’ın ulusal güvenliğine saygı gösterilmesi şartıyla kabul edebileceklerini belirtti.
“Denetçilerin dönüşü için ABD ve İngiltere’nin yapacakları baskıları anlayışla karşılamayacaklarını” kaydeden Iraklı Bakan, “Irak, bu ülkelerin ileri sürdüğü gibi dikta rejimi değildir. Bir saldırı anında kendimizi savunacağız.” dedi. Sabri, Irak’ta daha önce bulunan denetçilerin ABD ile İngiltere’ye istihbarat sağladıklarını, Irak’ın kitle imha silahları ürettiği iddialarının “yalan” olduğunu savundu.
BM Genel Sekreteri Kofi Annan, Bağdat’a önceki gün gönderdiği mesajda, BM Güvenlik Konseyi’nin denetçilerin dönüşü için belirlediği şartları hatırlatmış, Irak Dışişleri Bakanı Sabri’yi de, BM Silah Denetçileri Komisyonu’nu (UNMOVIC) resmen Irak’a davet etmeye çağırmıştı. Sabri, geçtiğimiz hafta UNMOVIC Başkanı Hans Blix’i, silah denetimlerinin yeniden başlatılmasını görüşmek üzere Irak’a davet etmişti.
BM silah denetçileri, Irak’tan, ABD ve İngiltere’nin silah denetleme uzmanlarıyla işbirliği yapmadığı gerekçesiyle Irak’a yönelik hava harekatına başlamadan 1 gün önce Aralık 1998’de ayrılmışlardı.
Bu arada, Kanada Dışişleri Bakanı Bill Graham, ABD’nin Irak konusunda BM sistemini çalıştırmasını istedi. Graham, Irak’ın BM silah denetçilerinin başkanı Hans Blix’i görüşmeye davet etmesini “olumlu” bulduğunu, ama “buna safça yaklaşmadığını” belirtti. Öte yandan, Irak Devlet Başkanı Saddam’ın, “muhtemel Amerikan müdahalesinde çöl savaşından kaçınmak için güçlerini büyük kentlere yığdığı” öne sürüldü. Los Angeles Times gazetesinin haberine göre, Saddam’ın stratejisi, Amerikan güçlerini, asker ve teçhizatının sivillerle çevrili olduğu Bağdat ve diğer kentlere çekmeyi amaçlıyor. Haber, Iraklı muhaliflerden alınan bilgilere dayandırıldı.
|
|
Dış Haberler Servisi
09.08.2002
|
|
| |
Saddam yine meydan okudu |
Irak Devlet Başkanı Saddam Hüseyin, BM Güvenlik Konseyi’ne, yakın dönemde sundukları bir dizi soruya cevap vermesi çağrısında bulundu. BM’yi de Güvenlik Konseyi kararlarında öngörülen Irak’a karşı yükümlülüklerine uymaya çağırdı.
İran–Irak savaşının sona ermesinin 14. yıldönümünde konuşan Saddam, ABD’nin tehditlerinden korkmadığını ve ülkesinin her saldırıyı püskürtmeye hazır olduğunu söyledi. Saddam, Irak’a yönelik tehdit ve saldırganlığın bir yararı olmadığını kaydetti. “Arap ulusu ya da Müslümanlara karşı gelen tüm imparatorlukların toprağa gömüldüğünü” söyleyen Irak lideri, saldırganlara karşı yalnızca silahla ve güçle karşı koymayacaklarını belirterek, “İmanımızla ve Allah’ın gücüyle saldırganlara karşı koymayı sürdüreceğiz.” dedi.
Körfez Savaşı’nda da halkının ve ordusunun ABD’nin “böbürlenmesini parçaladığını” söyleyen Saddam, “Bu savaş devam ediyor ve biz meydan okuyoruz.” dedi. Saddam, eski düşmanı İran’a da ikili ilişkileri geliştirmeleri çağrısında bulundu.
ABD yönetimi, Saddam Hüseyin’in konuşmasının içeriğini “önemsiz” buldu. Amerikalı bir yetkili, Saddam'ın öncelikle dünyaya verdiği vaatleri yerine getirmesi gerektiğini söyledi.
|
|
Bağdat, Crawford, aa
09.08.2002
|
|
| |
Rumsfeld tekrar başa döndü: Irak’ta El Kaide var |
Irak’a operasyon düzenlemek için uzun zamandan beri gerekçe oluşturma çabasına giren Washington, 11 Eylül saldırısı sonrası ortaya attığı ‘El Kaide’ tezine geri dönme sinyali verdi.
ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld, Irak’ta El Kaide üyeleri bulunduğunu iddia etti. Rumsfeld, Pentagon’da yaptığı açıklamada, “Eğer Irak’ta El Kaide militanları bulunup bulunmadığını soracak olursanız, cevabım evet olacaktır.” dedi.
Rumsfeld, Irak’ın El Kaide’nin operasyonlarına desteğini veya bu örgütün, Bağdat’ın desteğiyle bu ülkede bulunduğunu doğrulayacak delil bulunup bulunmadığı konusunda ise açıklama yapmayı reddetti. FBI ve CIA, Bağdat–El Kaide bağlantısı konusunda hiçbir delil bulunmadığını daha önce açıklamıştı.
Irak’a olası bir operasyon konusunda Batı’nın ve uluslararası kamuoyunun desteğini isteyen Washington, Bağdat yönetiminin, 11 Eylül terör eylemleriyle bağlantısı olup olmadığını tekrar tekrar gündemine almıştı. Los Angeles Times gazetesinin, adı açıklanmayan üst düzey Washington yönetimi yetkilisinin açıklamalarına dayanarak geçtiğimiz cuma verdiği haberde, 11 Eylül saldırılarının faillerinden Muhammed Atta’nın, Iraklı ajan ile Prag’da bir araya geldiğine işaret eden bilgiler üzerinde durulduğunu yazmıştı. Bağdat yönetimi, 11 Eylül saldırılarında pay sahibi olduklarına dair iddiaları reddediyor.
Savunma Bakanı, ABD’nin Afganistan’daki El Kaide merkezlerine yaptığı saldırının ardından, bu örgütün üyelerini tüm bölgeye dağıttığını belirterek, “Bu militanlar Yemen’de, Suudi Arabistan’da, ABD’de, Irak’ta, İran’da, Afganistan’da, Pakistan’da, güneydoğu Asya’dadır, bu militanlar her yerde bulunmaktadır.” dedi.
11 Eylül sonrası ABD’de patlak veren şarbon saldırılarının arkasında da Irak’ın bulunduğu iddia edilmiş; ancak saldırının kaynağı Amerika’dan çıkmıştı. Washington, uzun zamandan beri Irak’ın kitle imha silahları geliştirdiği üzerinde duruyordu. Bağdat’ın geçtiğimiz hafta BM Silah Denetçileri Komisyonu’nun başkanı Hans Blix’i Irak’a davet etmesinin ABD’nin bu konuda elini zayıflattığı kaydediliyor.
|
|
Dış Haberler Servisi
09.08.2002
|
|
| |
Genelkurmay, Ecevit’e Irak dosyası sundu |
Genelkurmay Başkanlığı, ABD’nin muhtemel bir Irak operasyonu sırasında Türkiye’nin alabileceği tedbirler ve taktikleri içeren çok seçenekli bir dosyayı Başbakan Bülent Ecevit’e sundu. Genelkurmay’ın planı ‘Kürt devleti’ oluşumunu engellemek için bölgeye kaç kişilik bir asker gücünün sevk edilmesi gerektiği bilgisini de kapsıyor.
Türk ordusunun, muhtemel bir operasyon karşısında mültecilerin güvenliği ve bölgedeki dengelerin bozulmaması amacıyla bölgeye giriş yapabileceği iddiaları bir süreden beri gündemdeydi. Bölgeye yakın kaynaklar, Irak Kürdistan Demokratik Partisi (IKDP) lideri Mesut Barzani ile Irak Kürdistan Yurtseverler Birliği (IKYB) lideri Celal Talabani bölgeleri arasında oluşturulan tampon bölgede Türk askerinin halihazırda görev yaptığını belirtiyor.
Türkiye’nin, Kuzey Irak’a girmesi halinde kullanabileceği 3’ü Barzani’nin, 1’i Talabani’nin bölgesinde olmak üzere 4 askeri havaalanı bulunuyor. Barzani bölgesinde, helikopter inişlerine müsait Erbil Havaalanı, Duhok’a 15 kilometre mesafede Bamerna Havaalanı ve Erbil’in kuzeyindeki Harir Havaalanı bulunuyor. Talabani bölgesinde ise İran sınırı yakınlarında Süleymaniye Havaalanı mevcut. Talabani önceki gün, Bamerna Havaalanı’nın Türk askerinin kontrolünde olduğunu açıklamıştı. Tek bir pistten ibaret olan söz konusu havaalanı, 1991’de Irak muhalifi Irak Ulusal Kongresi (INC) militanlarının bölgeden kaçırılması için kullanılmıştı.
|
|
Salih Boztaş
/ Ankara
09.08.2002
|
|
| |
Rusya, Hazar Denizi’nde komşularına pazu gösteriyor |
Hazar, son yılların en büyük tatbikatına sahne oluyor. Tatbikatla Rusya'nın, Hazar Denizi'nin statüsünü bir an önce halletmek için Türkmenistan ve İran'a gözdağı vermeyi amaçladığı iddia edili-yor. Savunma Bakanı İvanov, tatbikatın Rusya'nın çıkarlarını korumayı amaçladığını söyledi.
Rusya, Hazar Denizi’nde son yılların en büyük askeri tatbikatını başlattı. Tatbikata Rusya’nın Hazar Filosu’na bağlı 10 bin asker, 60 savaş gemisi ve 30 savaş uçağı ile helikopter katılıyor. Rusya Savunma Bakanı Sergey İvanov, tatbikatın amacının Rusya’nın çıkarlarının korunması olduğunu söyledi.
14 Ağustos’a kadar devam edecek tatbikata, Azerbaycan ve Kazakistan da birkaç gemi gönderecek. Türkmenistan’ın dahil olmayacağı tatbikatta İran gözlemci olarak yer alacak. Rusya tarafından yapılan resmi açıklamada tatbikatın amacı, ‘terörizm tehdidinin küresel düzeyde yükseldiği şartlarda ülkenin silahlı güçlerinin ulusal çıkarları korumaya yönelik hazırlığının kontrol edilmesi’ olarak açıklandı.
Tatbikat için Rusya’nın Hazar Filosu’nun ana üssünün bulunduğu Astrahan kentine giden Savunma Bakanı Sergey İvanov da, burada yaptığı açıklamada tatbikatın, ‘tehditlere karşı Rusya’nın çıkarlarının korunması’ amacını taşıdığını söyledi. İvanov, tatbikatların, Rus silahlı kuvvetler yapısının bütününü’ kapsadığını da belirtti. Tatbikatla özellikle Hazar’ın paylaşımı sorununun çözümünün hızlandırılmasının ve bölge ülkelerine yönelik bir güç gösterisinin amaçlandığı öne sürülüyor. Geçtiğimiz nisan ayında yapılan Hazar Zirvesi’nde, kıyıdaş ülkelerin Hazar’ın paylaşılması konusunda anlaşamamaları üzerine Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, tatbikatın başlatılması emrini vermişti.
Rus resmi haber ajansı RIA–Novosti ise geçtiğimiz pazartesi günü yayınladığı haberinde tatbikatın Çar Deli Petro’nun İran’a karşı başlattığı deniz seferlerinin 280. yıldönümüne denk getirildiğini iddia etti.
Çek Cumhuriyeti’nin başkenti Prag’da yayın yapan Amerikan Özgürlük Radyosu’na (Radio Liberty) göre de İran’da endişelere sebep olan tatbikatın hazırlık safhasında Deli Petro’nun bölgeyi işgal ettiği Ağustos 1722’nin yıldönümüne denk getirilmeye çalışıldığına dair hiçbir bilgi verilmediğini duyurdu.
Tatbikatla Deli Petro da anılıyor
İran’daki Safevi hanedanının yavaş yavaş tarih sahnesinden çekilmeye başlaması üzerine Çar Deli Petro, İran’ın Türklerin kontrolüne geçmemesi için bölgeye yığınak yapmış, Hazar’ın batı ve güney sahillerini ele geçirmişti.
Özellikle İran, Rusya’nın Hazar’daki askeri varlığından büyük bir endişe duyuyor. Rusya’nın tatbikata Kazakistan ve Azerbaycan’ı davet etmesine rağmen, İran’a tatbikatta yer vermemesi de Tahran’ın endişelerini artırıyor.
RIA–Novosti, 1 Ağustos’ta yayınladığı bir haberde, İran’ın 4 gemiyle tatbikatta yer alma isteğinin Rusya tarafından kabul edilmediğini duyurmuştu. RIA–Novosti’nin haberine göre İran’ın kabul edilmemesinin gerekçesinin de 1924 yılında SSCB ve İran arasında yapılan anlaşma olduğu ifade edildi.
İran’dan ise Rusya ile ilişkileri gerginleştirmemek için tatbikata yönelik sert eleştiriler gelmedi. Sadece İran eski Dışişleri bakanlarından Ali Ekber Velayeti, Tahran Times’a verdiği demeçte, Rusya’nın Hazar’da gövde gösterisi yaptığını öne sürdü. Fakat Velayeti, Rusya’nın mesajının İran’a değil, NATO’ya olduğunu, Moskova’nın bu şekilde Hazar’ın kendi güvenlik bölgesi olduğu mesajını verdiğini söyledi.
Hazar’ın kıyıdaş ülkeler arasında eşit şekilde paylaşılmasını isteyen İran, Rusya ile nükleer santraller kurma konusunda geçtiğimiz günlerde anlaşma yapmış, iki ülke arasındaki anlaşma ABD’nin sert tepkisini çekmişti. İran’ın, ABD baskılarından Rusya’nın geri adım atarak nükleer işbirliği anlaşmasını iptal etmesinden çekindiği için özellikle Hazar’daki tatbikata sert bir tepki göstermediği ifade ediliyor.
Hazar’ın paylaşımı konusunda Rusya, Kazakistan ve Azerbaycan, kaynakların kıyı uzunluğuna göre paylaşılmasını isterken, İran ve Türkmenistan Hazar’ın beş eşit payla paylaşılması tezini destekliyor. 13 Mayıs’ta Rusya ve Kazakistan, Hazar’ın kendi paylarında kalan kısmı konusunda bir anlaşmaya imza atmış, bazı petrol sahalarının ortak işletilmesini kararlaştırmışlardı. Rusya ve Azerbaycan’ın da bu yönde bir anlaşmaya varmak üzere oldukları belirtiliyor.
Uzmanlar 11 Eylül'den sonra Rusya’nın ABD’nin izlediği bir politikanın benzerini Kafkaslar ve Hazar’da yürürlüğe koyduğunu, özellikle petrol havzalarının ve rotalarının kontrolünü ele geçirmeye çalıştığını vurguluyor.
Rusya donanmasını güçlendiriyor
Son beş yılda Rusya’nın Hazar Denizi’ndeki varlığını iyice arttırdığı belirtiliyor. Filosunu sürekli yenileyen Rusya, Kaspiisk limanında büyük bir askeri üs inşa etti. Rusya’nın donanmaya önümüzdeki yıllarda yeni savaş gemileri katacağı belirtiliyor.
İran da Hazar’daki askeri varlığını hızla güçlendiriyor. İran’ın Hazar’da hızlı intikal gücü oluşturduğu ileri sürülüyor. İran’ın burada yaklaşık 60 savaş gemisi bulunuyor. Kazakistan’ın Hazar’daki askeri gücü 3 bin kişi ve 10 devriye botu ile 3 helikopterden oluşurken, Türkmenistan da geçtiğimiz aylarda Ukrayna’dan 20 hızlı bot satın aldı.
|
|
Dış Haberler Servisi
09.08.2002
|
|
| |
Türkmenistan’da Ulular Meclisi, SSCB’den kalma ay ve gün isimlerini değiştirdi |
Türkmenistan’da, 12. Ulular Meclisi dün başladı. Ülkenin dört bir yanından gelen güngörmüş, bilge ve yaşlı kişilerin katılımı ile oluşan meclis, her yıl düzenli olarak toplanarak Türkmenistan’ın bir yıllık birikmiş sorunlarını çözmeyi ve gelecekteki hedeflerini belirlemeye çalışıyor.
Devlet Başkanı Saparmurat Türkmenbaşı’nın büyük önem verdiği meclisin bu yıl aldığı ilk karar, eski Sovyetler Birliği döneminden kalma ay ve gün isimlerinin değiştirilmesine karar vermesi oldu.
Alınan karara göre aylara, Türkmenbaşı (Ocak), Bayrak (Şubat), Nevruz (Mart), Ene (Anne) (Nisan), Mahdumkulu (Mayıs), Oğuz (Haziran), Korkutata (Temmuz), Alparslan (Ağustos), Ruhname (Eylül), Garaşsızlık (Ekim), Sultansancer (Kasım) ve Bitaraflık (Aralık) isimleri verildi. Gün isimleri de, Başgün (Pazartesi), Yaşgün (Salı), Boşgün (Çarşamba), Soğapgün (Perşembe), Anna (Cuma), Ruhgün (Cumartesi) ve Dinçgün (Pazar) olarak değiştirildi.
|
|
İsmail Kılınç
/ Aşgabat
09.08.2002
|
|
| |
Tayvan: Çin zorlamadıkça referandum yok |
Tayvan, Çin mecbur bırakmadıkça bağımsızlık konusunda referandum yapmayacağını bildirdi.
Bakanlar kuruluna bağlı Anakara İşleri Konseyi’nin bildirisinde, hükümetin referandum için yasa tasarısı hazırlığı içinde olduğu; ancak Pekin yönetimi adayı Çin’le “tek ülke, iki sistem” formülü uyarınca birleşmeye zorlamadıkça, bu yasanın uygulanmayacağı belirtildi. Bildiride, “Komünist Çin ilerde Tayvan halkını statükoyu değiştirmeye zorlarsa, Tayvan halkının bir referandumla fikrini açıklama hakkı doğar” denildi.
|
|
Taipei, aa
09.08.2002
|
|
| |
Pekin, Bişkek’e çıkarma yapıyor |
Kırgızistan Dışişleri Bakanlığı’nın daveti üzerine Çin Komünist Partisi heyeti bugün Bişkek’e gelecek.
Çin Komünist Partisi Merkez Komitesi Diş İlişkiler Daire Başkanı Yardımcısı Tsay U başkanlığında Bişkek’e gelecek olan heyet Cumhurbaşkanı Askar Akayev, Başbakan Nikolay Tanayev ve diğer üst düzey yetkililer tarafından kabul edilecek.
Ziyaret sırasında iki ülke arasındaki siyasi ve ekonomik gelişmelerle iki ülkeyi yakından ilgilendiren bölgesel ve uluslararası konular değerlendirilecek. Bu arada Kırgızistan Başbakanı Nikoyla Tanayev’in girişimi üzerine Kırgızistan ile Çin arasında otobüs seferlerinin başlaması kararlaştırıldı.
|
|
Atıf Ala
/ Bişkek
09.08.2002
|
|
| |
İsrail–Filistin güvenlik görüşmeleri yine başarısız |
İsrail ile Filistinli yetkililer arasında önceki gece yapılan güvenlik görüşmeleri sonuçsuz kaldı. Filistin lideri Yaser Arafat’ın danışmanı Nebil Ebu Rudeyna, “toplantının, İsrail askerlerinin Gazze ve Beytüllahim’den çekilmesini içeren İsrail önerisinin değişmesiyle sonuca ulaşamadığını” açıkladı.
Arafat’ın özel güvenlik danışmanı Muhammed Dahlan da, İsrail tarafının görüşmelerde sözünden döndüğünü söyledi. İsrail güvenlik planına göre, İsrail askerleri Filistin’in denetim altına alacağı bölgelerden çekilecek, Filistin de bu bölgelerden İsrail'e saldırı düzenlenmesini önleyecekti.
İsrail dün 30 Filistinliyi daha tutuklarken, Nablus’ta 9 yabancı barış eylemcisini gözaltına aldı. İsrail askerleri, 2’si intihar komandosu 4 Filistinlinin ailelerine ait Beytüllahim ve Nablus’taki 4 evi de yerle bir etti.
Filistin heyetinin ABD temaslarında ise ABD Başkanı Bush'un Filistin yönetimindeki reformlar, ekonomik ve sosyal konular ile muhtemel yeni yönetim konularındaki bakış açısı iletildi.
|
|
Dış Haberler Servisi
09.08.2002
|
|
| |
Şaron: Filistin’i katiller ve teröristler yönetiyor |
Filistin’le son görüşmelerin sonuçsuz kalması üzerine yeniden ‘şahinleşen’ İsrail Başbakanı Ariel Şaron, Filistin’in ‘katiller ve teröristler’ce yönetildiğini iddia etti. Şaron, “Özerk Filistin yönetiminde kokuşmuş katiller ve teröristler var” dedi.
“Filistin yönetimindeki katiller ve teröristler, barış sürecinin önünde engel olarak dikiliyorlar” iddiasında da bulunan Şaron, “Yönetimde reform yapılmazsa, hepsi teröre bulaşmış Filistinli güvenlik servisleri yeniden düzenlenmezse, Filistinlilerle görüşmelerde hiç ilerleme sağlanamaz. Filistin halkının yaşamını kolaylaştırmak için her şeyin yapılmasını emrettim” şeklinde konuştu.
|
|
09.08.2002
|
|
|
|
|

|
Zaman'da Bugün
09 Ağustos 2002
|
|

Zaman Spor
Dış Haberler
|
|
|
|
|