Devlet Bakanı Kemal Derviş’in ‘2 Mart 2001’ tarihinde ekonomiden sorumlu devlet bakanı olarak kabineye girmesinin üzerinden tam 18 ay geçti.
Tamamı 14 Nisan’da açıklanan Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı’nın ilk ayağı olan Acil Önlemlen Paketi 14 Mart’ta açıklandı. Buna göre; krize sebep olan bankacılık sistemine el atıldı ve ardından birçok banka Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na (TMSF) alındı. Son olarak Derviş ve ekibinin bastırması ile bankalara kamu desteğini öngören yasa kabul edildi.
Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı ve 2002- 2004 programı ile birlikte Türkiye’ye IMF ve Dünya Bankası tarafından verilen kredi tutarı toplamı 33,4 milyar dolara ulaştı. IMF tarihinde ilk kez bir ülkeye açılan kredi tutarı, toplam kredilerin 3’te 1’ine ulaştı.
Ekonomik krizden çıkış için ‘yapısal reformlar’ın üzerinde duran Derviş, ‘Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı’ ile kapsamlı yasal çalışmalara başladı. İlk ayağı bankacılık reformu olan programın ikinci aşamasında özellikle faiz ve döviz kurunun belirli bir istikrar kazanması sağlanacak, böylece ekonomik birimlere orta vadeli bir perspektif kazandırılacaktı. Üçüncü aşamada da, makroekonomik dengeler tesis edilerek ekonomide yılın ikinci yarısından itibaren istikrarlı bir büyüme ortamı oluşturulacaktı.
Bunun için kendisine bağlı bürokratları tümüyle değiştiren Derviş, ekonomide kendi ekibini kurdu.
18 aylık görev süresinde Güçlendirilmiş Ekonomi Bakanı olarak, ‘Başbakan yardımcısı statüsündeki’ Kemal Derviş ile çok sayıda bakan arkadaşı arasında medyatik tartışmalar çıktı. Aynı dönemde Bakan Derviş ile çeşitli sebeplerle tartışan bazı bakanlar ise görevlerinden ayrılmak zorunda kaldı. Türk Telekom konusundaki tartışmaların ardından Ulaştırma Bakanı Enis Öksüz, Tütün Yasası’na ilişkin sözleri nedeniyle de Devlet Bakanı Yüksel Yalova bakanlık görevlerinden istifa etti.
Derviş, IMF’in kredi vermek için şart koştuğu, aralarında Telekom’un özelleştirilmesi, tütün, şeker, elektrik ve doğalgaz piyasalarının liberalleştirilmesinin de bulunduğu 15 yasayı zor da olsa Meclis’ten geçirdi.
Bu dönemlerde yaşanan krizler ve sonrasında 11 Eylül’de Amerika’da meydana gelen olaylar sebebiyle döviz ve enflasyonun ateşi dönem dönem çok yükseldi. İç borç dinamiğinin sürdürülebilirliği tartışma konusu oldu, faizler arttı. Dolayasıyla yıl sonu gelmeden hedefler yeniden revize edilmek zorunda kaldı. Ve Türkiye IMF ve Dünya Bankası ile 2002-2004 arasını kapsayan ve yaklaşık 16 milyar dolarlık ek kredi imkanı tanıyan yeni bir anlaşma yaptı.
Derviş’in kabineye girdiği 2 Mart 2001’de dolar 930 bin lira seviyesindeydi. Bugün ise dolar 1 milyon 630 bin lirada bulunuyor. Enflasyondaki artışı frenleyemeyen Derviş, 5 Kasım 2001 tarihinde ise 20 milyon liralık banknotlara onay verdi.
|