Ana Sayfa Haberler Ekonomi Dış Haberler Politika Kadın-Aile Kültür-Sanat Televizyon Spor Yazarlar Yorumlar Çizgi-Yorum
   Akademi Bilişim Çocuk Eğitim Otomobil Röportaj Strateji Tüketici Masası Okur Hattı


 Bölge Haberleri


 Reklam
 Künye/İletişim
 English
 Basın Özetleri
 Abonelik
 

Site editörüne her türlü eleştiri ve önerinizi iletebilirsiniz; m.sakin@zaman.com.tr

 
Arama

 Arşiv

 

 

Köprüsü 12 yıldır yapılmayan Selinli köyü üçüncü kez sandığa gitmeyecek

Siyasetçilerden 12 yıldır köprü isteyen; ancak bir türlü alamayan, Erzurum’un Karayazı ilçesine bağlı Selinli köyü, 1995 ve 1999 seçimlerinde olduğu gibi 3 Kasım’da da sandığı Ankara’ya boş gönderecek.

İlçe merkezine 40 kilometre uzaklıkta bulunan Selinli köyünün, Fırat’a dökülen Elmalı Çayı’nın kış ve bahar aylarında coşması sebebiyle 4 ay boyunca dış dünya ile bağlantısı kesiliyor. Selinli sakinleri, ‘Ölüm Deresi’ adını verdikleri Elmalı Çayı üzerine ilçe ile ulaşımı sağlamak için 1990’dan bu yana köprü yapılmasını istiyor. Ancak aradan geçen 12 yıl içerisinde çağrılarına cevap alamayan köy sakinleri, bugüne kadar 15 kişinin ölümüne yol açan dere üzerine kendi emekleriye köprü yapmaya başladı. Karayazı Kaymakamlığı’ndan malzeme alan köy ahalisi, işçiliğini kendileri üstlendi. Köprünün bekçisi ile usta ücretini de köy halkı ceplerinden karşılıyor.

Selinli köyünün en son kurbanı köprü olmadığı için hastaneye yetiştirilemeyerek ‘Ölüm Deresi’nin başında hayatını kaybeden 21 yaşındaki Memduh Bel. 15 gün önce elinde silah patlayan Memduh Bel, Karayazı Devlet Hastanesi’nde tedavi altına alınmak üzere yola çıkarıldı. Ancak, karların erimesiyle coşan ‘Ölüm Deresi’ni geçmek için 5 saat mücadele eden Bel, azgın suların başında yaşama veda etti. Köylü, bu olay sonrası köprüyü yaptırma kararı aldı. Aradan geçen 15 günlük zaman zarfında acılı anne Hasret Bel’in de gözyaşı dinmedi. Şimdi oğlunun fotoğrafları ile teselli bulan yaşlı anne, “Yavrum 5 saat ‘Ölüm Deresi’ni geçmek için suyun başında bekleyerek kan kaybından öldü. Şimdi köprü yapılsa ne fayda.” diye duygularını dile getirdi.

Son olarak 1991 seçimlerinde 200 seçmeniyle sandık başına giden Selinli köyü sakinleri, 1995 ve 1999’da oy kullanmadı. 2 dönem oy kullanmayan ve bu nedenle adı ‘boykotçu köy’e çıkan Selinli köyü 3 Kasım seçimlerinde de oy kullanmama kararı aldı. 1999’da 5 oyla muhtar seçilen Alican Biliz (54), 45 haneli köyden parti ayrımı gözetmeden bir tek oy çıkmayacağını söyledi. 3 Kasım’da köylerine gelen sandıkları boş göndereceklerini belirten Muhtar Alican Biliz, “12 yıldır açık cezaevi gibi olan köyümüze köprü yapılmasını istiyoruz; ancak bir tek siyasi bu feryadımıza kulak vermedi. Bizi unutanları biz de geçen 2 dönemde olduğu gibi 3 Kasım’da da unutacağız. Köy ahalisinin aldığı karar gereği 200 seçmenimizle siyasilere tepkimizi göstermek amacıyla 3 Kasım’da oy kullanmayacağız.” dedi.

Köylülerden hane başına 300 milyon lira toplayarak yaptırılan köprüyü 1 ay sonra hizmete açacak olan Muhtar Biliz, 3 Kasım öncesi oy istemek için köylerine gelmek isteyen siyasileri köprüden geçirmeyeceklerini söyledi.

Recai Morkoç / Erzurum

09.08.2002


 

Devlet Parasız Yatılılık Sınavı’nda Bingöl birinci oldu

Devlet Parasız Yatılılık ve Bursluluk Sınavı’nda (DPY) en başarılı il Bingöl olurken, Tunceli beşinci sırada yer aldı. Bingöl, Liselere Giriş Sınavı’nda 61., 2002–ÖSS’de ise 62. olmuştu. Tunceli Liselere Giriş Sınavı’nda 64., 2002–ÖSS’de 61. sırada yer almıştı.

Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Necdet Tekin, gazetecilerin sorusu üzerine Bingöl’ün başarısını ‘öğretmen ve okul ihtiyaçlarının’ giderilmesine bağladı. Tekin, Şanlıurfa’nın sonuncu olmasına ise açıklık getirmedi. Bakanlık yetkilileri, sınavda bu sene ilk defa bakanlık müfettişlerinin bütün illere gönderilerek denetim yaptığını ve kopya olayına rastlamadıklarını kaydetti.

22 Haziran 2002’de yapılan DPY sınavı sonuçları Bakan Necdet Tekin tarafından açıklandı. İlköğretim 4., 5., 6., 7. ve 8. sınıf öğrencileri ile liselerin 9., 10. ve 11. sınıf öğrencilerinin girdiği sınava 658 bin 833 öğrenci başvurdu. Başvurmasına rağmen 80 bin 425 öğrenci sınava girmezken, giren 578 bin 408 öğrenciden 31 bin 948’i asil olarak yerleştirildi. Sınava 323 bin 993 (yüzde 56) erkek, 254 bin 331 (yüzde 43,9) kız öğrenci girdi. Erkeklerin 23 bin 117’si (yüzde 72,35), kızların 8 bin 828’i (yüzde 27,6) sınavı kazandı.

Sınavda en başarılı iller birinci olan Bingöl’ün ardından Yalova, Bursa, Eskişehir ve Tunceli olarak sıralandı. Ankara, Kırıkkale’den sonra 7. olurken, İstanbul 10., İzmir 12. sırada yer aldı. Sınavda en başarısız il Şanlıurfa oldu. Bu ili Şırnak, Kars, Siirt, Ardahan, Kilis ve Yozgat izledi.

Sınav sonuçları “http://www.meb.gov.tr” internet adresinden, 0 312 296 94 73–74–75–76 numaralı telefonlardan ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü Halkla İlişkiler Bürosu Teknikokullar / Ankara adresinden öğrenilebilecek. Sınav sonuçları 12 Ağustos 2002 tarihinden itibaren adayların adreslerine postalanmaya başlanacak.

Bakan Tekin basın toplantısında ayrıca, yatılı ilköğretim bölge okulları (YİBO) ile pansiyonlu ilköğretim okullarından (PİO) mezun olanların liselerde yatılı okuyabileceklerini, bunun için 30 bin kontenjan ayırdıklarını açıkladı. Türkiye genelinde 283 YİBO, 242 PİO bulunduğunu, bu okullarda yaklaşık 340 bin öğrencinin öğrenim gördüğünü belirten Tekin, öğrenci ve okul sayısını artırmayı hedeflediklerini söyledi. Tekin, liseye gidecek yatılı öğrencilere, mesleki ve teknik liseleri tercih etmelerini tavsiye etti.

İbrahim Asalıoğlu / Ankara

09.08.2002


 

Zorunlu yetiştirme kursları birinciliği getirdi

Bingöl Milli Eğitim Müdürü Cennet Korkmaz, Bingöl’ün birinci olmasını, ildeki eğitimin başarısına bağladı. Bingöl’de geçen sene bütün ilköğretim okullarında yetiştirme kursu açılmasını zorunlu kıldıklarını belirten Korkmaz, geçen yıl kurs açmayan 39 ilköğretim müdürüne soruşturma açtıklarını, sonrasında da kurs açmayan okul kalmadığını söyledi.

Yetiştirme kurslarına özellikle derslerinde başarısız olan öğrencilerin alındığını ve cumartesi–pazar düzenlenen kurslarda öğrencilere yardımcı olunduğunu ifade eden Korkmaz, “Bu başarıyı, Bingöl’de açtığımız yetiştirme kursları, dersaneye giden öğrenciler ve yatılı ve pansiyonlu ilköğretim okullarının çok olmasına bağlıyorum.” dedi.

Bingöl’de 17 yatılı ilköğretim okulu bulunduğunu belirten Korkmaz, bu okullardaki etütlerde öğretmenlerin öğrencilerle birebir ilgilendiklerini vurguladı.

Bingöl Valisi Tamer Ersoy da, Bingöl’ün Türkiye birincisi olmasının tesadüf olmadığını söyledi. Ersoy, “Bütün okullarda yetiştirme kursları açıldı. Yatılı İlköğretim Bölge Okulu (YİBO) ve Pansiyonlu İlköğretim Okullarında (PİO) öğretmenler nezaretinde düzenli etütler yapılıyor. Ben başarıyı buna bağlıyorum.” dedi.

09.08.2002


 

Org. Özgen: Eşref Bitlis’le K. Irak'a giderken ABD uçakları, helikopterimizi taciz etti

Emekli Orgeneral Necati Özgen, hayatını kaybeden eski Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Eşref Bitlis Paşa ile 1992’de Barzani’nin Kuzey Irak’taki karargahına giderken ABD uçakları tarafından tacize uğradıklarını ve içinde bulundukları Skorsky helikopterin düşme tehlikesi atlattığını açıkladı.

Ulusal Strateji dergisinin son sayısına “Kuzey Irak’a Dikkat” başlıklı bir makale kaleme alan emekli Org. Özgen, Irak’ın Türkiye için çok önemli olduğuna dikkat çekti. Kuzey Irak’a giderken yerden bin 500 metre yüksekte tehlikeli bir olay yaşadıklarını hatırlatan Özgen, şunları anlattı: “İki adet ABD F–15 jet uçağının helikopterimizi yalayarak geçtiklerini gördük. Oysa uçuşumuzu Hava Kontrol Merkezi’ne bildirmiştik. Jetlerin ekzoz gazının Skorsky helikopterinin motorlarına dolduğu ve motorların durma noktasına geldiği kaptan pilot Jandarma Yüzbaşı Öner Yaktuğ tarafından bildirildi. Bunun üzerine Amerikan AWACS uçağına durum bildirildi. Biz helikopterin motorunun durmasını önlemek maksadıyla Büyük Zap Çayı Vadisi’ne alçalıp yalama uçuşu ile 25 dakika uçtuk. Selahattin kentine yaklaştığımızda iki F–15’in tekrar çok alçaktan altımızdan ve üstümüzden geçtiğini gördük. Barzani’nin karargahına inilince ilgili birlikler sert bir şekilde uyarıldı. "Barzani’nin karargahında iki gün çalıştıklarını, sonuçta Kuzey Irak’ta 67 karakol kurulmasına karar verdiklerini, karakol personelinin onlardan, tüm ihtiyaçlarının da Türkiye tarafından karşılanmasına mutabık kalındığını belirten Özgen, sözlerine şöyle devam etti: “Bugün Kuzey Irak’taki timlerimiz, ünitelerimiz bazı değişikliklerle halen görevlerini sürdürmektedirler.”

Erkan Acar / İstanbul

09.08.2002


 

‘Tantan aleyhine ölüm tehdidi ile konuştum’

Sadettin Tantan’ın İçişleri Bakanlığı yaptığı dönemde verdiği ifadelerle, Örümcek Ağı operasyonunun başlamasına sebep olan Abdurrahman Yakupreisoğlu, İstanbul 5 No’lu DGM’de hakim karşısına çıktı.

Çıkar amaçlı suç örgütü kurmak, evrakta sahtecilik yapmak suçlarından 12 sanıkla birlikte yargılanan Yakupreisoğlu, televizyon kanallarında yayınlanan Tantan aleyhine verdiği ifadelerin, İstanbul Emniyeti Organize Suçlar Şube Müdürlüğü’nde ölüm tehdidi ile söylettirildiğini iddia etti. Müdür Adil Serdar Saçan ile Sedat Peker’i eleştiren Yakupreisoğlu, “Benim Balina operasyonu kapsamında İstanbul DGM Savcısı Cevdet Ulu’ya verdiğim ifadeler doğrultusunda Balina operasyonunun devamı olan Türkiye’nin en büyük hayali ihracat operasyonu başlamıştır.” diye konuştu. Yakupreisoğlu, suçlamaları reddederek sahte fatura hazırlatmadığını ve salonda bulunan hiçbir sanığı tanımadığını ileri sürdü. Diğer sanıklar da suçlamaları reddetti. Mahkeme heyeti, tüm sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi.

Bülent Ceyhan / İstanbul

09.08.2002


 

Yazdıkları programla internetten banka soyanlar yakalandı

Manisa Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlar Şube Müdürlüğü ekipleri, bankaların internet şubelerini tehdit eden bir suç şebekesini ortaya çıkardı.

Yakalanan zanlılar Musa Hayta ve Mehmet Birgül, çıkarıldıkları adli mercilerce tutuklanarak cezaevine gönderildi. Ahmet Sancak ve Bahadır Sancak ise serbest bırakıldı. Diğer zanlı Ahmet Görgün hakkında gıyabi tutuklama kararı verildi. Operasyon sonucu 8 bilgisayar ve 2 cep telefonu ele geçirildi. Tespit edilen para transferinin 100 milyar lira civarında olduğu belirtildi. Elde edilen bilgilere göre zanlılar, geliştirdikleri bir bilgisayar programını İzmir’in Karşıya ilçesinde bir internet kafedeki bilgisayarlara yükledi. Bu program sayesinde internet kafeden internet bankacılığı işlemlerini yapan kişilerin gizli bilgileri aynı bilgisayarlar içindeki özel dosyalara kopyalandı. Kopyalanan bu bilgiler, sanıklar tarafından uzaktan erişim sayesinde başka bir bilgisayar aracılığıyla veya doğrudan bilgilerin depolandığı bilgisayarlardan disketlere aktarıldı. Böylece internet bankacılığını kullanan şahısların bilgilerini ele geçiren sanıklar, farklı bankalarda sahte kimliklerle açtıkları hesaplara şahısların paralarını transfer etti.

Muharrem Gökçen / Manisa

09.08.2002


 

Fırtınada batan tankerdeki 120 ton sintine denize sızıyor

İstanbul’da önceki gece şiddetli fırtına yüzünden Kartal Kumcular Yunuslar sahilinde demirli bulunan Doğan T.’ye ait içinde 120 ton sintine (yakıt atığı) bulunan Çevik 2 adlı tanker sulara gömüldü.

Batan tankerden denize sintine ve yakıt sızıntısı olması üzerine Kıyı Emniyeti Gemi Kurtarma Müdürlüğü’ne bağlı bir gemi, bölgeyi bariyerlerle koruma altına aldı. Yetkililer, bundan sonraki aşamada tankerden sızan sintine ve yakıtın vakum yöntemiyle temizleneceğini bildirdi.

İstanbul’da şiddetli rüzgarın ardından saat 02.00 sıralarında başlayan yağış, kent genelinde yaklaşık 1,5 saat boyunca etkili oldu. Çok sayıda maddi hasarlı trafik kazasına da sebep olan su baskınlarında can kaybı olmadığı bildirildi. Kartal Kumcular mevkiinde kıyıya bağlı olan 62 grostonluk “Çevik 2” adlı tanker, fırtınanın etkisiyle battı. Olay anında tankerde kimsenin bulunmaması can kaybını önledi. İskeleye bağlı haldeki, gemilere yakıt taşımak ve sintinelerini almak için kullanılan 38 metre boyundaki “Çevik 2” adlı, “Bunker” olarak adlandırılan küçük tankerden sızıntı meydana geldi. Bunun üzerine Kıyı Emniyeti ve Gemi Kurtarma’ya ait bir gemi, atıkların çevreye yayılmaması için denizin üzerine bariyerler çekti. Geminin ait olduğu Başak Denizcilik adlı şirkete, Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü’nce 35 milyar lira para cezası kesildi.

Kartal İlçe Çevre Koruma Müdürü Cem Murat Yıldırım, bu tür tankerlerin, açıktaki gemilerin atıklarını para karşılığı alıp arıtma tesislerine götürdüğünü ifade etti. “Çevik 2” gemisinin Yunus Çimento Fabrikası’na ait özel iskeleyi izinli kullanıp kullanmadığının araştırıldığını anlatan Yıldırım, geminin atık taşıma izni bulunup bulunmadığının da incelendiğini dile getirdi. Halen geminin içinde bulunan atıkların alınmasının önemine değinen Yıldırım, önlemler sayesinde, kirliliğin bütün Kartal sahilini etkilemesinin önüne geçildiğini ifade etti. İstanbul İl Çevre Müdür Yardımcısı Nail Çalışkan, geminin taşıma lisansı olmadığını öğrendiklerini vurguladı. Aynı şirkete ait başka bir sintine gemisinin de yaklaşık 1 yıl önce aynı bölgede battığı kaydedildi.

Diğer yandan sokak ve caddelerde biriken sular ile bazı derelerin taşması sonucu Kadıköy, Üsküdar, Ümraniye, Bağcılar ve Beşiktaş yoğun olmak üzere Maltepe, Beykoz, Kartal, Gaziosmanpaşa, Avcılar, Bayrampaşa ve Şişli’deki çok sayıdaki ev ve işyeri sular altında kaldı. Kadıköy Yenisahra’daki Kurbağalıdere’nin taşması sonucu Yıldırım Beyazıt ve İstanbul caddeleri sular altında kaldı. Derenin üzerindeki köprü kısmen çökerken, bir araç da köprü kenarına devrildi. Dereden taşan sular, ev ve işyerlerini su basmasına sebep olurken, bazı otomobiller de sel suyuyla sürüklendi.

Bodrum ve giriş katlarını su basan binalardaki vatandaşlar, üst katlarda mahsur kaldı. Bu kişileri bot ve merdivenli araçlar yardımıyla kurtaran itfaiye ekipleri, suları da motopomplarla tahliye etmeye çalıştı. Yıldırım Beyazıt Caddesi Kirazlı Sokak’taki bir ahırda bulunan ve yağmur suları dolayısıyla mahsur kalan 10 at da itfaiye ekiplerince kurtarıldı. Kadıköy Belediye Başkanı Selami Öztürk, dere kenarındaki yaklaşık 20 ev ve işyerinde maddi hasar meydana geldiğini aktardı. İSKİ Genel Müdürü Veysel Eroğlu, İstanbul’un şiddetli sel riskini atlattığını belirterek, “Kaza, bela olmadan tehlikenin geçmesi bizi sevindirdi.” dedi.

Düzce’de ağaçlar devrildi

Öte yandan aşırı fırtına ve yağışlı hava Batı Karadeniz’de yaşamı olumsuz etkiliyor. Düzce’nin Akçakoca ilçesi Melenağzı köyünde fırtına sebebiyle devrilen ağaçlar yüzünden yol bir süre trafiğe kapandı. Bolu’da, önceki gece başlayan ve fırtınayla devam eden yağmur sebebiyle Karaçayır, Sağlık, Tabaklar ve Karamanlı mahallelerinde birçok ev ve işyerini su bastı.

İstanbul

09.08.2002


 

Su ödüllü turnuvanın sonucu belli oldu

Mardin’in Mazıdağı ilçesinde 12 köy arasında düzenlenen su ödüllü futbol turnuvasının final maçını Öğretmenler Gücü takımı penaltı atışlarıyla kazandı. Öğretmenler Gücü, kazandığı su hediyesini Bahçecik köyüne verdi.

Mardin’in Mazıdağı ilçesinde kaymakamlık tarafından düzenlenen ve birinci olan takımın köyüne su götürülmesini öngören futbol turnuvasında bugüne kadar 68 karşılaşma yapıldı. Öğretmenler Gücü ile Bilge köyü arasında yapılan final maçı 4–4 berabere bitince maç uzatmalara gitti. Uzatmada gol olmayınca maç penaltı atışlarına kaldı. Penaltı atışları sonrasında maçı Öğretmenler Gücü 8–7 aldı.

Kaymakam Mehmet Özmen’den kupayı alan takım kaptanı Sezai Doğan, ödüllerini kendisinin de öğretmenlik yaptığı ve susuz olan Bahçecik köyüne hediye ettiklerini söyledi. Kaymakam Mehmet Özmen, “Kaymakamlık görevime son olarak Mazıdağı’nda kupayla veda ediyorum. Bundan sonra Ankara’da görev yapacağım; ama Mazıdağı’nı hiçbir zaman unutmayacağım.” dedi. Özmen, turnuvaya seyirci olarak katılan 500 taraftara da anahtarlık hediye etti.

Turnuvada ikinci olan Bilge köyü ve üçüncü olan Ömürlü köyü takımlarının oyuncularına çeşitli hediyeler verildi. Final maçında yerel sanatçılar konser verirken, futbolcu ve taraftarlar müzik eşliğinde halay çekti.

Murat Gezer / Diyarbakır

09.08.2002


 

Bakan Aytekin riskli tesisleri araştıracak

Bakanlar Kurulu, şehir içinde kalan akaryakıt ve gaz dolum tesislerinin yarattığı tehlikenin önlenmesi amacıyla Çevre Bakanı Fevzi Aytekin’in başkanlığında bir komisyon oluşturulmasına karar verdi.

Çevre Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, son Bakanlar Kurulu’nda alınan karar gereği Aytekin’in başkanlığında oluşturulacak komisyon, şehir içinde kalan tehlikeli madde dolum tesislerine yönelik “riskli bölgeleri” tespit edecek. Komisyon, riskli bölgelerde kalan konutların taşınması ya da bu bölgelerin güvenlik duvarlarıyla çevrilmesi konusunda araştırma ve çalışmalar yürütecek.

Ankara, aa

09.08.2002


 

Avrupa saati protesto edildi

Ankara’da Avrupa Birliği’ne kalan zamanı gösteren saatin üzerine ‘Arkadaş yurdunu alçaklara çiğnetme!’ yazılı bir afiş asıldı.

AB üyeliği için Meclis’ten geçmesi gereken uyum yasalarına destek sebebiyle bir araya gelen Avrupa Hareketi 2002 üyeleri, geçtiğimiz günlerde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin Çankaya kapısına Avrupa saati yerleştirmişti. Meclis kapısındaki Avrupa saatini ihanet tablosu olarak değerlendiren bir grup, ‘Arkadaş yurdunu alçaklara çiğnetme!’ yazılı afiş ve Türk bayrağı asarak Avrupa Birliği yolunda atılan adımları protesto etti.

Ankara, Zaman

09.08.2002


 

Sahil Güvenlik 94 kaçağın hayatını kurtardı

Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanlığı’nca Kuşadası’nda düzenlenen operasyonda, yasadışı yollardan yurtdışına çıkmak isteyen yabancı uyruklu 94 kaçak yakalandı.

Sünger Burnu mevkiinde, düzenlenen operasyonda, 16 metrelik tekneye bindirilen 94 kaçak açlık ve susuzluktan fenalaşmış olarak bulundu. Bir ihbarı değerlendiren Sahil Güvenlik botu, içinde 8’i kadın, 13’ü çocuk olmak üzere toplam 94 kaçağın bulunduğu, Marmaris Limanı’na kayıtlı “Yüksel” isimli tekneyi durdurdu. Moldovalı Kaptan Denys Lanin yönetimindeki tekneye çıkan Sahil Güvenlik ekipleri, aşırı sıcak, açlık ve susuzluktan baygınlık geçiren 94 kaçak buldu. Kuşadası Marina’ya getirilen kaçaklardan 3’ü durumları ağır olduğu için Kuşadası Devlet Hastanesi’ne kaldırılırken, diğerlerinin tedavisi helikopter pistinde yapıldı. Kaçakların, 20 gün önce Irak’ın kuzeyinden yola çıktıkları ve Yunanistan’ın başkenti Atina’ya gitmek istedikleri tespit edildi.

Osman Akçay / Aydın

09.08.2002


 

İlaçlı bisküvi ile uyuttuğu yolcuyu soydu

Niğde’de, uyku ilacı kattığı bisküviyle otobüste uyuttuğu yolcunun parasını alan sabıkalı, polis tarafından yakalandı. Adana’dan Kayseri’ye gitmek için otobüse binen Ercan Orhan, yanına oturan ve kendisini doktor olarak tanıtan Ahmet Turul Öğüt’ün ikram ettiği bisküviden yedi.

Kısa süre sonra uykuya dalan Orhan, Niğde yakınlarında hostes tarafından uyandırıldığında, 700 Suudi Arabistan Riyali, 300 dolar ve 50 milyon lirasının çalındığını fark ederek durumu polise bildirdi. Verilen eşkal üzerine döviz bürolarının bulunduğu caddede araştırma yapan polis, Ahmet Turul Öğüt’ü bir döviz bürosunda yakaladı. Gözaltına alınan ve sorgulamasında suçunu itiraf eden sanığın üzerinden 3 bin 431 riyal, 300 dolar ve 50 milyon lira çıktı. Öğüt’ün, daha önce işlediği benzer bir suçtan dolayı 25 yıl hapis cezası aldığı, 5 yıl cezaevinde kaldıktan sonra şartla salıverildiği belirtildi.

Niğde, aa

09.08.2002


 

Çadıra yıldırım düştü, 1 işçi öldü

Sakarya’nın Ferizli ilçesinde, fındık işçilerinin barındığı çadıra yıldırım düşmesi sonucu bir kişi öldü, 2 kişi yaralandı.

Diyarbakır’ın Ergani ilçesinden Karadiken köyüne fındık toplamaya gelen mevsimlik işçilerin yağmur sırasında barındığı çadıra yıldırım düştü. Olaydan sonra işçilerden ağır yaralanan Mehmet Özdemir (52), Sakarya Devlet Hastanesi’nde yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

Sakarya, aa

09.08.2002


 

Yoksul bölgelerdeki öğrencilerin yüzde 73’ü sağlıksız çıktı

İstanbul’da, sosyo–ekonomik düzeyi düşük yaklaşık 30 bin öğrenci üzerinde yapılan sağlık taramasında, öğrencilerin yüzde 73’ünün çeşitli sağlık sorunları bulunduğu belirlendi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Sağlık Daire Başkanlığı’nın ‘İstanbullu Paylaşıyor’ kampanyası kapsamında İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün belirlediği, sosyo–ekonomik düzeyi düşük öğrencilerin yoğun olduğu 104 ilköğretim okulunda yaptığı sağlık taramasının sonuçlarını açıkladı. Kasım 2001–Mayıs 2002 tarihleri arasında gerçekleştirilen; Bağcılar, Pendik, Gaziosmanpaşa, Ümraniye, Kadıköy, Avcılar, Esenler ve Sultanbeyli ilçelerini kapsayan ve 16’sı doktor olmak üzere 60 kişinin görev aldığı taramalarda 29 bin 417 öğrenci muayene edildi. Öğrencilerin 21 bin 452’sinde (yüzde 73) çeşitli sağlık sorunları tespit edildi. Öğrencilerin yüzde 20’sinde görülen üst solunum yolu rahatsızlıkları ilk sırayı alırken, bunu yüzde 10 ile anemi (kansızlık), yüzde 7,5 ile görme bozukluğu, yüzde 7 ile bağırsak paraziti ve diğer hastalıklar izledi.

Rahatsızlığı tespit edilen 14 bin 929 çocuğun tedavisi yapılırken, reçeteleri Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Müdürlüğü tarafından karşılandı. Ayrıca, 4 bin 456 öğrenci uzman hekim, 859 öğrenci diş hekimi tarafından muayene edildi, 119 öğrenci de tahlil için ilgili yerlere sevk edildi. Muayeneler neticesinde, herhangi bir sosyal güvencesi olmayan, tıbbi ve sosyal yardıma ihtiyacı olan bin 89 çocuk Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Yardım Sandığı’na yönlendirildi. Muayenelerde işitme, görme, ortopedik engeli bulunduğu tespit edilen çocuklar ise İstanbul Özürlüler Merkezi’ne yönlendirilerek gerekli hizmetleri alması sağlandı.

Beslenme yetersiz

Açıklamanın değerlendirme bölümünde, öğrencilerde saptanan anemi (kansızlık), vitamin eksikliği ve fiziksel gelişim geriliği oranının dikkat çekecek derecede yüksek olması çocuklardaki beslenme yetersizliğine bağlanıyor. Bağırsak parazitleri, bit, uyuz ve cilt enfeksiyonları gibi hastalıkların bazı okullarda salgın şeklini aldığı; bunun da çevre hijyen şartlarının bozukluğundan kaynaklandığı belirtiliyor.

Anemi, vitamin eksikliği ve fiziksel gelişim geriliği gibi rahatsızlıkların önüne geçilmesi için beslenme eğitimi verilmesi gerektiği ve ilköğretim programlarına devlet kaynaklı beslenme takviyesi ile konunun uzmanlarca takip edilmesi isteniyor. Bağırsak parazitleri, bit ve uyuz salgınlarının önlenmesi için de okullarda hijyen eğitimlerine ve hijyenin sağlanmasına ağırlık verilmesi gerektiği kaydediliyor.

Mehmet Özdemir / İstanbul

09.08.2002


 

Yabancı gençler Türkiye’de okul tamir ediyor

Dünyanın dört bir yanından gelen 10 üniversite öğrencisi genç, Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesi Evri beldesinde bir okulun bakım ve tamirini yapıyor.

Türkiye’den 3 üniversite öğrencisinin de katkı sağladığı Japonya, İtalya, Almanya, Belçika, Fransa, İspanya ve Amerika’dan gelen 10 eğitim gönüllüsü, beldedeki Pınarbaşı İlköğretim Okulu’na yerleşerek, bakım–tamirat işlerini yapıyor. Gençtur Turizm Acentesi’nin organizasyonuyla ‘Uluslararası Gönüllü Çalışma Kampı’ eğitim projesine katılan gençlerin çalışmalarına kaymakamlık ve yöre halkı yardımcı oluyor. Gençler beldede 14 gün kalarak okuldaki tadilatı tamamlayacak.

Gençler, daha önce belirlenen Pınarbaşı İlköğretim Okulu’nda kolları sıvayarak işe girişti. Bir taraftan okulun dökülen sıva ve boyalarını kazıyan gençler, diğer taraftan da eskiyen sıraları zımparaladı. Grup, kaymakamlığın sağladığı imkanlar ölçüsünde okulu boyayacak; okulun çatı, tavan, pencere ve kapılarını tamir edecek.

İşlerini neşeyle yapan gençler, yöre insanının ilgisinden oldukça memnun. Grup sorumlusu Ozan Yurtseven, gençlerin böyle bir proje için ilk defa bir araya geldiklerine dikkat çekiyor. Yurtseven, proje hakkında şu bilgileri veriyor: “Ülkemizde, Uluslararası Gönüllü Çalışma Kampı kapsamında yürütülen üç çeşit proje var. Bunlardan birisi bizim içinde bulunduğumuz çalışma. Diğerleri ise İstanbul’da özürlü insanlara yardım ve Kapadokya’da arkeoloji kampları. Bu arkadaşlar dünyanın çeşitli yerlerinden gelen üniversiteli eğitim gönüllüsü kimseler. Bu ekibin burada bulunma nedeni eğitime destek ve ülkemiz kültürünü yakından tanımak istemeleri.”

Japon Keisuke Okada, Dünya Kupası’nda Japonya–Türkiye maçından sonra Türkiye’yi merak etmiş ve Dünya Kupası sonrası Türkiye’yi kendisine yakın hissettiği için Türkiye’ye gelmiş. Okada, “Japonya’da iken ya Türkiye’ye ya da Polonya’ya gitmeyi düşünüyordum. İki ülke arasında bir tercih yapmam gerekecekti. Dünya Kupası sonrası Türkiye ile ilgili düşüncelerim netleşti ve buraya gelmeyi tercih ettim.” diyor.

ABD’den gelen Jennifer Linn, ülkesinde gönüllü olarak eğitim faaliyetlerine katıldığını vurguluyor. Eğitimin çok önemli olduğuna inanan Linn, “Halka bir şeyler vermek istiyorum. Ayrıca buraya gelmemin sebeplerinden biri ise Türk kültürünü yakından görmekti.” şeklinde konuşuyor.

Eğitim gönüllüleriyle yakından ilgilenen İlçe Milli Eğitim Müdürü Hacı Yusuf Koçar, gençlerin yaptıklarını takdirle karşılıyor. Koçar, “Biz elimizden geldiği kadarıyla arkadaşlarımıza her türlü desteği sağlamaya çalışıyoruz. Gençlerin yaptıkları bu çalışmalar gurur verici.” diyerek memnuniyetini dile getiriyor.

Gökhan Kulaş / Resul Tokluca

09.08.2002


 

İdamın kalkmasını onaylayan Sezer: AB de sorumlu olmalı

Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde geçen hafta kabul edilen idamın kaldırılması ve Kürtçe yayın ve eğitime imkan veren değişiklikleri de içeren Avrupa Birliği’ne uyum yasaları paketini onayladı.

Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezi’nden yapılan açıklamada şöyle denildi: “Sayın Cumhurbaşkanımız, TBMM tarafından gerçekleştirilen bu önemli düzenlemeler karşısında Avrupa Birliği’nin de sorumluluklarının bilinci, gerekli özen ve duyarlılık içinde hareket edeceğine ve Türkiye’nin üyeliğinin olabilecek en kısa sürede gerçekleşmesine yönelik düzenlemelerin aksamadan işletilmesini sağlayacak bir sürecin başlatılacağına inanmaktadır. Avrupa Birliği’nin bu yönde atacağı adımlar Türkiye’nin üyeliğine ilişkin içtenliğinin de ölçüsü olacaktır.”

Ankara, aa

09.08.2002


 

Kürtçe eğitim müfredatını 4 ayda hazırladı

Avrupa Birliği’ne Uyum Yasaları çerçevesinde ‘anadilde öğretim ve yayın’ın serbest bırakılmasının ardından English Fast kurslarının sahibi Nazif Ülgen’in İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü’ne verdiği Kürtçe eğitim müfredatını, öğretmen Remzi Çakın 4 ayda hazırlamış.

Çakın, İsveç’in Upsala Üniversitesi’nde Kürdoloji Enstitüsü’nde bir yıl eğitim gördükten sonra öğretmenlik sertifikasını aldı. Remzi Çakın, öğrencileri iki kısma ayırıyor. Birinci kısım, Kürtçe konuşmayı bilen; fakat okuma yazması olmayan kişiler. İkinci kısım ise, anne ve babası Kürt olup, Kürtçeyi hiç bilmeyenler. Çakın, ilk kısımdaki öğrencierin gramer yapılarını öğrenmeleri için 4 ayın yeterli olduğunu, hiç bilmeyenlerin öğrenebilmesi için 8 ay ders alması gerektiğini söylüyor. Kürtçede 32 harf bulunduğunu belirten Çakın, Latin alfabesini kullanacaklarını söyledi. Çakın, müfredatını hazırlarken, Türkiye’de yabancı dil kurslarında takip edilen müfredatı, Kürtçeye uyarlamış.

Abdulhamit Yıldız / İstanbul

09.08.2002


 

Amerikan mahkemesi Halil Bezmen için sınır dışı kararı verdi

ABD’de vize usulsüzlüğü dolayısıyla gözaltına alınarak mahkeme önüne çıkarılan işadamı Halil Bezmen hakkındaki davada Hartford Göçmen Mahkemesi, Bezmen’in sınır dışı edilmesine karar verdi.

Türkiye’nin, tarihi eser kaçakçılığı ve evrakta sahtecilik suçlarından aradığı Bezmen’in, ABD vizesinin süresinin dolduğu ve Amerikan makamları tarafından bu sürenin uzatılmadığı belirtiliyor. Gözaltına alınarak Connecticut eyaletindeki Hartford kentinde tutulan Bezmen’in, bu kararı temyiz etmek için bir ay içinde mahkemeye başvurması bekleniyor. Yargıç Straus, Bezmen’in, bu süre içinde gözaltında bulunmak yerine, 200 bin dolar kefalet ödeyerek serbest kalabileceğine de karar verdi. Sağlık sorunu olan Bezmen’in, sol gözünün yüzde 70 oranında görme yeteneğini kaybettiği belirtiliyor.

Washington, aa

09.08.2002


 

[Renkler Ülkesi Hindistan - 1] İstanbul’dan Hindistan’a 130 milyona gidebilirsiniz

İstanbul’dan Diyarbakır’a gidip gelmek yaklaşık 100 milyon lira tutuyor. Eğer hesabınızı biliyor, yol meşakkatini göze alıyor ve maceracı bir ruh taşıyorsanız binlerce kilometre uzaklıktaki Hindistan’ın başkenti Yeni Delhi’ye gitmek ise sadece 130 milyon liraya mümkün.

İstanbul’dan Diyarbakır’a gidip gelmek 100 milyon lira ya da yaklaşık 60 ABD Doları. Hindistan’ın başkenti Yeni Delhi’ye gitmek ise 130 milyon lira yani sadece 80 ABD Doları. Pazarlık yapmasını bilen ve grup halinde gidenler fiyatı Diyarbakır’a gidip gelmeye eşitleyebiliyor. Sabır ise, yolculuk için gereken para ile ters orantılı. Ne kadar ucuza gitmek istenirse o kadar sabırlı olmak gerekiyor. Türkiye’de çok bilinmese de 1960’lardan beri Avrupalı ‘hippi’ ve ‘çiçek çocuk’ gençliği Hindistan’a ve Nepal’e gidiyor. 4 arkadaş, bundan bir ay önce hayatımızı yeniden renklendirmek için İstanbul’dan Tahran’a giden otobüs için bilet aldık. 2000 ve 2001 yılında da Hindistan’a gittiğimiz için yolun incelikleri hakkında önemli bilgilere sahiptik. Yolun ve ülkelerin damakta kalan tadı insanları bir kez daha gizemli coğrafyaya gitmeye zorluyor.

Yola çıkmadan yapılması gereken işlerin başında Pakistan ve Hindistan konsolosluklarından vize almak var. Vize almak sadece 3 gün sürüyor. Pakistan için çift girişli vize almak gerekiyor; çünkü dönüşün tekrar karayolu ile yapılacağını akıldan çıkarmamak gerekiyor. İran ise Türk vatandaşlarından vize istemiyor. Pasaportu olan herkes istediği gibi İran’a girebiliyor.

Her gün 3 otobüs kalkıyor

İstanbul’dan İran’ın başkenti Tahran’a uzanan yolda 2 bin 300 km’lik bir mesafeyi kat etmek gerekiyor. Laleli’den her gün en az 3 otobüs Tahran’a doğru yola çıkıyor. Bilet ücreti 30 dolar olarak söylense bile her zaman pazarlık yapma şansınız var. 30 dolarlık otobüs biletini 22,5 dolara alabilirsiniz. İran yolculuğu uzun bir yolculuk olmasına rağmen zevkli. Yol boyunca otobüsteki herkes ile ahbaplık yapacaksınız –siz istemeseniz bile–! Sınıra geldiğinizde İranlı yol arkadaşlarınız sizden cep telefonu, müzik kasetleri ya da değişik ürünleri ülkelerine sokmanız konusunda ricada bulunabilirler. Olur ya da olmaz demek size kalmış. 45 saatin ardından yola devam etme gücünü kendinizde buluyorsanız, Pakistan sınırı bin 630 km. Eğer gidemem dediyseniz 1,5 dolara kalacak sıradan bir otel bulmanız zor değil. Pakistan sınırında gideceğiniz şehrin ismi Zahedan. İran genel dinî inanışında Şia mezhebi hakim olmasına rağmen Zahedan’da çoğunluğu Sünniler oluşturuyor. Zahedan’a ulaşmak için otobüs seçenekleri bir hayli geniş. 2 bin 500 İran Tümeni’nden 7 bin tümene kadar fiyat seçeneğiniz var. Bu şu anlama geliyor: 3 dolar ile 9 dolar arasındaki herhangi bir fiyata bu yolu geçebilirsiniz. İran eskiye oranla Türk vatandaşları için pahalı bir ülke durumunda. Türkiye’deki dolar artışı onlara yarıyor. İran’da yemek ya da otel için maksimum 10 dolar harcanıyor. Ana hedefiniz Hindistan olduğu için İran’ı transit geçmek en iyi tercih.

Yiyeceklere dikkat!

İran’dan Pakistan sınırına sadece 90 km kaldı. Adam başı bin 500 tümen verip taksi kiralayarak sınıra gidebilirsiniz. İran’dan Pakistan’a demir bir kapıdan geçerek gireceksiniz. Her sınırda olduğu gibi yanınıza para simsarları gelip illa para bozdurmanız konusunda kafanızı şişirecekler; ama acele etmeyin giriş işlemlerinin sonunda bu iş için bol vaktiniz olacak. Önünüzde geçmeniz gereken 600 km’lik bir yol daha var. Bu yolun sonunda ise Belucistan eyaletinin başkenti Quetta şehri bulunuyor. Bu mesafeyi kamyon benzeri otobüsler ile 16 saatte; kiralayacağınız 4x4 çekişli bir arazi aracıyla ise 10 saatte alabiliyorsunuz. Otobüsler bu yol için ortalama 5 dolar alıyor, jeepler ise 12 dolar. Jeeple seyahat etmeniz için 4 ya da 5 yolcuyu tamamlamanız gerekiyor. Pakistan’da 1 dolar bugünlerde 62 rupi civarında. Karnınızı doyurmak için 60 rupi yeterli bir miktar. Ortamın biraz fazlaca kirli olduğunu görüp iştahınız kesilmesin. Yoksa güzelim baharatlarla hazırlanmış hiçbir şeyi yiyemezsiniz. Dikkat etmeniz gereken en önemli şey suyu kapalı şişelerden içmek ve et yememek. Yanınıza almanız gereken en önemli şeyse ishal önleyici haplar.

Yarın: 30 saatlik yolculuk sizi bekliyor

Mehmet Demirci

09.08.2002


 

Rusya, Tv’lerdeki ‘25’inci kare’ye savaş açtı

Televizyon yayını kullanılarak insanın bilinçaltına belirli bir sloganı yerleştirmeyi amaçlayan “25’inci kare (25th shot)” tekniğinin Rus Tv’leri tarafından yaygın olarak kullanıldığı ve hükümetin buna karşı mücadele başlattığı bildirildi.

Rusya Basın Bakanı Yardımcısı Valeri Sirojenko’nun açıklamasına göre, “25’inci kare”yi tespit etmek üzere özel bir dedektör geliştirildi ve bu cihaz ile yıl sonuna kadar tüm Tv kanallarının sürekli kontrolü sağlanmış olacak. İtar–Tass’ın haberine göre, resmi olmayan bilgiler, Rusya Tv programlarının 5’te 1’inin, “25’inci kare”yi içerdiğini ortaya koyuyor.

İnsan gözünün, Tv izlerken saniyede 24 kareyi algılayabildiği, 25’inci karenin ise göz tarafından fark edilmese bile doğrudan beyne etki ettiği belirtiliyor. Uzmanlara göre bu etki, beyni “yüksek derecede ikna edici” olabileceği gibi, tahrip edici de olabiliyor. Rusya Basın Bakanlığı, bu etkiyi yayınlarında kullandığı tespit edilen Tv kanallarının lisanslarının iptaline dahi gidilebileceği uyarısı yaptı. Bakanlık kaynaklarına göre, Tv’lerde yayımlanan her üç filmden birinde, 25’inci kare şeklinde, promosyon amaçlı bir slogan veya reklam yer alabiliyor. Bu slogan veya reklamlar, “başka kanal izleme” şeklindeki anonslardan, siyasi amaçları hedefleyen sloganlara kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Rusya’nın geliştirdiği dedektörün, dünyadaki benzerlerinin dördüncüsü olduğu kaydedildi.

Moskova, aa

09.08.2002

Yazıcıya uyarla      Arkadaşıma gönder


Zaman'da Bugün
09 Ağustos 2002


Zaman Spor

Haberler

Anadolu Finans Kurumu

Bütün haberler


Ana Sayfa| Zaman'da Bugün| Haberler| Ekonomi| Dış Haberler| Politika| Kültür-Sanat| Kadın-Aile| Spor| Yazarlar| Yorumlar

» Sık Kullanılanlara Ekle  «               » Giriş Sayfası Yap «

Copyright© 1995-2002 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Bilgi İşlem ve Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.