Harbiye Açıkhava Konser Salonu, önceki akşam Balkan müziğinin dünyaca ünlü besteci ve yorumcusu Goran Bregoviç’in konserinde, eşine az rastlanır bir geceye ev sahipliği yaptı. Konserle birlikte çiselemeye başlayan ve daha sonra sağanak halinde yağan yağmur, müzikseverlere yağmurun altında müzik dinlemenin keyfini yaşattı.
Bu yıl 13’üncüsü düzenlenen “Harbiye Açıkhava Konserleri” kapsamında önceki akşam sahne alan Goran Bregoviç ile Düğün ve Cenaze Orkestrası’nın verdiği konser, tıpkı icra edilen müzik gibi şenlikli bir ortamda geçti. Seyircinin, sanatçıların sahnede görünmesini ve konserin başlamasını beklediği dakikalarda, orkestra üyelerinin seyirci koltukları arasından bir bir çıkıp belli bir düzen içinde saksafon, trombon ve trompetlerini çalarak sahneye doğru ağır ağır ilerlemesiyle başladı konser. Orkestranın bu sürprizli girişi, gökyüzünün yaptığı sürprizle devam etti. İlk şarkıda çiselemeye başlayan yağmur, müziğin temposu ile birlikte hızlandı ve sağanak halinde yağmaya başladı.
Bugüne kadar daha çok, alışılmışın dışında film müzikleri ile bütün dünyada ünlenen Bregoviç ve birlikte çalıştığı Düğün ve Cenaze Orkestrası, önceki akşam, bugüne kadar müziklerini yaptıkları “Çingeneler Zamanı”, “Arizona Rüyası” ve “Yeraltı” gibi filmlerin müziklerinin yanı sıra yeni albümlerinden de parçalar seslendirdi. Bulgaristanlı üç kadın ses sanatçısının yorumu da en az Bregoviç’in besteleri ve orkestranın icrası kadar başarılı ve güzeldi.
Goran Bregoviç’in daha önce Harbiye Açıkhava’da ve caz festivali kapsamında verdiği konserler gibi bu konserde de Türkiyeli müzikseverlerin salonu doldurup sanatçıyı beğeniyle dinlemesinin ardında, derin tarihsel akrabalık var aslında. Bregoviç müziğine gösterilen ilgi, Balkan müziğinin; Ortadoğu, Anadolu, Balkan ve Akdeniz coğrafyası müziklerinin asırlar süren etkileşimiyle ortaya çıkan Türk müziğinin içinde yer almasından kaynaklanıyor. Bregoviç de konserden bir gün önce yaptığı basın toplantısında, bu ilginin hangi sebeplere dayandığı yönündeki sorumuza verdiği cevapta bu tarihsel bağa dikkat çekmişti: “Geleneksel Türk müziğini yapıyorum zaten. Balkanlarda çalınan müzik, Osmanlı İmparatorluğu’nun mirasından dolayı Türk müziğinden etkilenmiştir. Siz burada nasıl Balkan müziği dinliyorsanız biz de orada Türkiye’de yapılan müziği dinliyoruz. Yani hepimiz Türk müziği dinliyoruz.”
Kiliseden sokağa, futbol stadından küçük barlara kadar değişik mekânlarda çalışan Bregoviç, “Benim dinleyicilerim melankolik insanlardır.” diyordu. Bregoviç’in, dinleyicileri için yaptığı bu tanımlama doğru olmalı ki, önceki akşam sağanak halinde yağan yağmur dinleyicilerin coşkusundan bir şey eksiltmedi. Konsere gelenler, –organizasyon şirketinin dağıttığı yağmurlukların da yardımıyla– salonu terk etmeyi hiç düşünmeden yağmur altında müzik dinlemeyi tercih etti.
|