Ana Sayfa Haberler Ekonomi Dış Haberler Politika Kadın-Aile Kültür-Sanat Televizyon Spor Yazarlar Yorumlar Çizgi-Yorum
   Akademi Bilişim Çocuk Eğitim Otomobil Röportaj Strateji Tüketici Masası Okur Hattı


 Bölge Haberleri


 Reklam
 Künye/İletişim
 English
 Basın Özetleri
 Abonelik
 

Site editörüne her türlü eleştiri ve önerinizi iletebilirsiniz; m.sakin@zaman.com.tr

 
Arama

 Arşiv

 

 

Fay hattındaki LPG kürelerinin sayısı artırılıyor

Kocaeli’nin Körfez ilçesinde bulunan Akçagaz Dolum Tesisleri’nde geçtiğimiz günlerde meydana gelen patlamanın ardından gözlerin çevrildiği İstanbul Ambarlı’daki yanıcı madde tesislerinde deprem riskine rağmen kapasite artırımına gidildiği bildirildi.

Aygaz firmasının, talebi karşılamak için Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporu tamamlanmadan dört adet 5’er bin metreküplük küre tank daha eklemek istemesine sivil toplum kuruluşları tepki gösterdi. Aygaz Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hız, gerekli zemin etüdü araştırmalarının yapıldığını açıklarken, Çevre Bakanı Fevzi Aytekin, “Kapasiteyi artırırken, risk faktörünü de artırırlarsa onlara müsaade etmemiz mümkün değil.” dedi.

17 Ağustos 1999’da meydana gelen Marmara Depremi’nde yaklaşık bin kişinin hayatını kaybettiği Avcılar ilçesine bağlı Ambarlı’da yer alan LPG dolum tesisleri, ‘Batı Marmara Fayı’ olarak adlandırılan 130 kilometre uzunluğundaki Büyükçekmece–Tekirdağ arasındaki hattın yanı başında bulunuyor. Yakuplu Belde Belediyesi’nden alınan izinlerle kürelerden ikisinin yapımı tamamlanırken, diğer ikisi de inşaat halinde bulunuyor.

Dolum tesislerde kapasite artırımına gidildiği için mevzuat gereği Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) uygulaması yapılıyor. İstanbul İl Çevre Müdürlüğü, ‘ön ÇED’ olarak isimlendirilen; ilgili kuruluşların katıldığı komisyon ve halk toplantılarından sonra rapor hazırlayacak. Müdürlük, Akçagaz faciasından sonra sağlıklı bir karar verebilmek için ön ÇED aşamasında görüş alınacak kurum ve kuruluşları 12’den 20’ye çıkardı. Görüş veren kurumlar arasına daha önce savcılığa suç duyurusunda bulunan İstanbul İl Jandarma da konulunca Çevre Bakanlığı durumdan rahatsız oldu.

ÇED toplantısından sızan bilgilere göre, jandarma temsilcisi tesise yapılan eklemenin yeniden inşa faaliyeti olduğunu dile getirdi. ÇED’in, Çevre Bakanlığı nezdinde yapılmasını istedi. Aygaz tesislerinin, BOTAŞ’ın Ambarlı’dan Marmara Denizi’ne girerek Tuzla’dan çıkan boru hattı için risk oluşturması da jandarma’nın üzerinde durduğu diğer bir konu. BOTAŞ’ın boru hattına yaklaşık 500 metre mesafedeki tesislerde muhtemel bir sabotaj veya patlama halinde boru hattının havaya uçabileceğinden endişe ediliyor. Dört yıl önce 86 çevreci örgütün bir araya gelerek kurduğu İstanbul Çevre Konseyi’nin genel sekreteri Avukat Tunay Gürsel, Ambarlı’daki kapasite artırımına karşı çıkıyor. Gürsel, ÇED toplantısında, 1/25 binlik planların böyle bir tür yapılanmaya izin vermeceğini; kürelerin konulacağı yerin birinci derecede deprem bölgesi olduğunu ve bölgenin heyelan sahası olduğunu dile getirdiklerini söyledi.

Daha önce aynı bölgede HABAŞ’ın dolum tesisini önlediklerini hatırlatan Av. Gürsel; “HABAŞ’ı örnek göstererek, ‘değişen ne’ dedik. Yakuplu Belediyesi’ne ait 1/5 bin, 1/25 binlik planlar yeni tesislere onay veriyor. Ancak biz de Çevre Düzeni Nazım İmar Planlarının bu tesise izin veremeyeceğini savunuyoruz.” dedi. İstanbul Makine Mühendisleri Odası Başkanı Üzeyin Uludağ. Uludağ, birinci derecede deprem bölgesi ve fay hattı üzerinde bulunan Ambarlı bölgesindeki dolum tesislerini ‘her an patlamaya hazır bomba’ diye nitelendiriyor. ÇED yönetmeliğinde yapılan değişikliğe göre il çevre müdürlüklerinin hazırladığı ‘ön ÇED’ raporlarına Çevre Bakanlığı’nın onay vermesi gerekiyor. Çevre Bakanı Fevzi Aytekin, Zaman’a yaptığı açıklamada bu tür kapasite artırımında risk faktörüne göre karar verdiklere işaret etti. Aytekin şöyle devam etti: “Yatırımcılar, ‘yüksek teknolojiyi kullanarak riski ortadan kaldıracağız’ diyebilirler. Bu yönde raporlar da gelebilir. İki üniversitenin raporları da farklı olabilir. Bizi risk faktörü ilgilendirir. Yerleşim alanlarından uzak bölgeler tespit edilmelidir. İsterse denizden 50 km uzak olsun. Yeraltında borularla taşınır ve risksiz hizmete sunulabilir. Eğer kapasiteyi artırırken, risk faktörünü de artırırlarsa onlara müsaade etmemiz mümkün değil.”

Aygaz: Zemin etüdü eksiksiz yapıldı

Aygaz Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hız, tesisin 230 bin ton kapasiteyle bölgeye hizmet verdiğini ve Aygaz’ın satışlarının yüzde 25’ini karşıladığını ifade etti.

Yeni küre tanklar yapılmasını pazarın beklentisine göre ticari propan, otogaz ve LPG olarak üç ayrı ürünün ayrı tanklarda stoklanması gerekliliğinden kaynaklandığı ifade eden Hız, bundan dolayı dört adet 5’er bin metreküplük küre tank ve buna yönelik güvenlik yatırımlarının yapılması ihtiyacı doğduğunu ifade etti. 17 Ağustos depreminde otuz yıllık İzmit tesislerinde hasar olmadığını dile getiren Hız, buna rağmen Aygaz’a ait on üç tesisin mevcut yasalara göre uygunluğunu sağlamak için 2,3 trilyon lira harcama yapıldığını belirtti. Hız şunları kaydetti:

“Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Deprem Araştırma Merkezi danışmanlığında STFA Proje Grubu’yla mevcut durumun tespiti çalışması yapıldı. Depremsellik, zemin koşulları, temel sistemleri, malzeme kalitesi incelendi. Ambarlı dolum tesisleri, binaları, depolar ve iki bin metreküplük tank güçlenmesi tamamlandı. Şu anda beş bin metreküplük tank güçlendirme çalışmaları devam ediyor. Zemin etüdünde ise zeminde sıvılaşma potansiyeli olmadığı, deprem etkilerini büyütmeyeceği ve heyelan bölgesi olmadığı tespit edildi.”

Gürhan Savgı / İstanbul

10.08.2002


 

Körfez’deki tüp bayileri şehir dışına çıkarılacak

Kocaeli’nin Körfez ilçesindeki Akçagaz Dolum Tesisleri’nde 28 Temmuz tarihinde çıkan yangın sonrası, ilçede bulunan LPG istasyonlarına yönelik alınan tedbirlere, tüp bayilerinin şehir dışına çıkarılması da eklendi.

Körfez Belediyesi yangından sonra, dolum tesisleriyle önceden beri yürütmüş olduğu çalışmalarını hızlandırdı. Belediye Başkanı Erhan Yenilmez, Körfez’deki LPG tüpü satışı yapan işyerlerinin şehir dışına çıkarılması için girişimlerde bulundu. Başkan Yardımcısı Kenan Perik ile Çevre Sağlığı Başkanı Yaşar Ocaklı, ilçede bulunan yaklaşık 50 tüp bayisi ile bir araya gelerek durum değerlendirmesi yaptı. Tüp satışı yapan bayiler ise kararların çok ağır olduğunu belirterek, “32 tane binlerce ton ağırlığında gaz depolayan sanayi kuruluşlarına karşı bir önlem alınmıyor, bizim gibi garibanlar mağdur ediliyor. Böyle ağır kararların zorla yaptırılması, çağdışı bir uygulamadır. Bize gelinceye kadar engellenmesi gerekenler engellensin, bizler zaten razı oluruz.” dedi.

Mustafa Eranıl / Körfez

10.08.2002


 

SSK’lıların MR sorunu devam ediyor

İstanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Osman Öztürk, Sosyal Sigortalar Kurumu’na (SSK) üye hastaların, sevk edildikleri görüntüleme merkezleri ve hastanelerde aylar sonrasına randevu verilerek ikinci sınıf insan muamelesi gördüğünü söyledi.

SSK’nın, manyetik rezonans görüntüleme (MR) çekimi için hastalarının tamamını dışarıya sevk etmesinin yanlış bir politika olduğunu kaydeden Öztürk, “MR merkezleri varlıklarını SSK’ya, sevkli hastalara borçlu. Herhangi bir kişinin işlettiği görüntüleme işi hiçbir SSK hastanesinde yapılmıyor. Merkezî SSK hastaneleri kendi bünyesinde MR merkezi kurmalı.” dedi.

SSK İstanbul Okmeydanı Hastanesi’nde başhekim yardımcılığı görevinde de bulunan Öztürk’e göre SSK bütçesinin üçte biri dışarıdan satın aldığı görüntüleme ve kalp damar ameliyatına gidiyor. Üçte biri ise ilaç firmalarına ödeniyor. Öztürk, “MR çekmek SSK’nın beceremeyeceği iş değil. Bilinçli olarak bu merkez kurulmuyor. SSK ve diğer kamu kurumlarından sevkli hasta gelmese o anlı şanlı hastaneler dahi ayakta kalamaz.” diye konuştu. Diğer yandan SSK’nın anlaşmalı merkezlerinden Radyomar Yönetim Kurulu Başkanı Alpaslan Mertan, kurumun anestezi için ödeme yapmaması ve hastadan ücret alınmasını uygun görmemesi yüzünden, SSK sevkli çocuk hastalara, anlaşma kapsamında olmasına rağmen randevu vermediklerini belirtti.

İbrahim Balta / İstanbul

10.08.2002


 

Gürbulak’ta 5 km kamyon kuyruğu oluştu

Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde bulunan Gürbulak Sınır Kapısı’nda, inşaat çalışmalarının sürmesi nedeniyle, geçiş için bekleyen TIR ve kamyonlar 5 kilometre uzunluğunda kuyruk oluşturdu.

Türkiye’nin İran sınırında bulunan Gürbulak Sınır Kapısı’nda nakliye geçişi için bekleyen TIR ve kamyonların oluşturduğu araç kuyruğu 5 kilometre uzunluğa ulaştı. Sınır kapısında günlerdir bekleyen TIR ve kamyon şoförleri, kapıdaki çalışma düzensizliği nedeniyle bu sorunu yaşadıklarını öne sürerek, bekledikleri süre içinde de bütün imkanlardan yoksun olduklarını söyledi. Geceleri araçlarında geçirdiklerini anlatan şoförler, “Burada kalabileceğimiz bir yer yok. Bunun yanında tuvalet ve banyo gibi imkanlardan da yoksunuz. Gece boyunca araçlarımızın yanından ayrılamıyoruz, çünkü depolarımızdan mazotlarımız çalınıyor. Yetkililerin bu durumdan haberleri var; ama gerekli duyarlılığı göstermiyorlar.” şeklinde konuştu. Ağrı Valiliği yetkilileri ise sınır kapısında inşaat çalışmaları nedeniyle araçların girişlerinde gecikme yaşandığını bildirdi.

Ağrı, aa

10.08.2002


 

Güneydoğu’da artık kadın oda başkanı da var

Güneydoğu’nun ilk kadın oda başkanı Tuhafiyeciler ve Parfümericiler Odası Başkanlığı’na seçilen Semra Ayata oldu.

Uzun yıllar tuhafiye dükkanı işleten Ayata, zorlu bir mücadele sonucunda Diyarbakır Tuhafiyeciler ve Parfümericiler Odası Başkanlığı’na seçildi. Tuhafiyeciler ve Parfümericiler Odası’nı kurmak için 4 yıldır mücadele verdiğini anlatan Oda Başkanı Ayata, “Önceleri kapalı toplumsal yapı, daha sonra da yaşadığımız şiddet ortamı bize sosyal hayatta şans tanımadı. Ancak bölgede hayatın normalleşmesiyle şimdi hem sosyal hem de iş hayatında erkekler kadar aktif rol almak istiyoruz. Çünkü kadınların da en az erkekler kadar bu iş hayatında başarılı olacağına inanıyorum.” dedi. Tuhafiye ve parfümeri esnafına faydalı olmak için böyle bir oda kurduklarını hatırlatan Ayata, başkanlığa seçildiğinde olumsuz bir tepki almadığını ifade ederek, “Önceleri önümüze bir sürü engel konuldu. Ama sonuçta amacımıza ulaştık. Şimdi ilk hedefimiz, Diyarbakırlı tuhafiye ve parfümeri esnafını imalata yöneltmek. Biz Güneydoğu’da artık üretici olmak ve istihdam alanı açmak istiyoruz.” diye konuştu. Yeni kurulan Tuhafiyeciler ve Parfümericiler Odası’nın şimdilik 204 üyesi var.

Mehmet Gökçe / Diyarbakır

10.08.2002


 

Kızılay, Afganistan için yardım kampanyası başlattı

Kızılay, savaş ve depremler nedeniyle zor günler yaşayan Afgan çocukları yararına “Savaşın Çocukları Karanlıkta Kalmasın” kampanyası başlatıyor.

Kızılay Genel Başkanı Ertan Gönen, Afganistan Kızılayı Başkanı Alhaj Qrabig Izıdyar ve beraberindeki heyetin katılımıyla makamında basın toplantısı düzenledi. Konuşmasına “Dost ve kardeş ülkenin güzel temsilcileri hoş geldiniz.” diyerek başlayan Gönen, tarih boyunca Afganistan ile Türkiye’nin hep sıcak ilişkiler içinde olduğunu ifade etti. Afganistan’daki çocukların özellikle beslenme ve eğitim sorunu yaşadıklarına dikkati çeken Gönen, kampanya çerçevesinde önce bebek ve çocuklar için mama, daha sonra da önlük, elbise ve kırtasiye gibi okul ihtiyaçlarını tedarik edeceklerini anlattı.

Gönen, kampanyanın yaklaşık 1 ay süreceğini ve malzemenin Türkiye Komutası’ndaki ISAF gözetiminde Afganistan Kızılayı’na teslim edileceğini bildirdi.

Afganistan Kızılayı Başkanı Alhaj Qrabig Izıdyar da, Afgan halkının “bir iğneye bile muhtaç olduğunu” söyledi. Izıdyar, “İnsanlar öyle aç ki kuru ekmeği suya batırarak yaşamlarını sürdürüyorlar.” açıklamasında bulundu.

Ankara, aa

10.08.2002


 

Açık lise öğrencisine ek sınav hakkı

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) lise son sınıfta başarısız olan Açıköğretim Lisesi öğrencilerine verdiği sınırlı ‘ek sınav hakkı’nı genişletti.

Yeni duruma göre, ‘mezun olabilmesi için bir dönemde alabileceği kredi kadar eksiği olanlar’, yani alan kredisi sınırı olmaksızın liseyi yaklaşık bir yıl içinde bitirebilecek durumda olanlar ek sınava girebilecek. Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Necdet Tekin, 2 Ağustos 2002’de verilen ek sınav hakkında, ‘Açıköğretim Lisesi’nden mezun olabilmesi için gerekli alan kredisinden en fazla 20 kredi eksiği olma’ şartını kaldırdı. Böylece öğrenciler, 40 krediye kadar eksiklikleri olsa bile ek sınava girip mezun olabilecek. Ek sınav, 2001–2002 öğretim yılına mahsus olmak üzere uygulanacak.

İbrahim Asalıoğlu / Ankara

10.08.2002


 

Öğretmen alımları haftaya netleşecek

Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Necdet Tekin, 30 bin öğretmen alımıyla ilgili olarak, önümüzdeki hafta resmi açıklamanın yapılacağını söyledi. Bakan Tekin, İstanbul Valisi Erol Çakır’ı makamında ziyaretinde, basın mensuplarının gündemle ilgili sorularını cevapladı.

Tekin, devletin 10 bin 700 fen–edebiyat fakültesi mezununa söz verdiğini hatırlatarak bu sözü yerde bırakmayacağını belirtti. Fen–edebiyat fakültesi mezunlarının tezsiz yüksek lisans almadan öğretmen olamayacaklarını kaydeden Tekin, bu konudaki çözümü şöyle izah etti: “Diyelim ki Türk dili ve edebiyatı öğretmeni olarak bin ihtiyacım var. Döneceğim eğitim fakültelerine 700 mezun var, geri kalan 300’ü fen edebiyat fakültesi mezunlarından alınacak.” Tekin, bir bölümden mezun olan öğretmenlerin ihtiyaçtan fazla ise alınamayacağını ifade etti.

Abdulhamit Yıldız / İstanbul

10.08.2002


 

Trafikte bayan astsubaylar görev yapacak

Jandarma Genel Komutanlığı, turizm, cezaevi ve trafik gibi hizmet birimlerinde bayan astsubaylara görev verecek. Bu kapsamda 2002 yılında 25 bayan astsubay temin edilerek eğitime tabi tutulacak. Turistlerin konakladığı bölgelerin yüzde 75’i jandarma sorumluluk bölgesinde bulunuyor.

Jandarma Genel Komutanlığı, turizm jandarması olarak görev icra edilecek bölgeleri daha önceden belirlemiş ve buralarda istihdam edilecek olan personeline turizm konusunda eğitim vermişti. Jandarma Genel Komutanlığı halen 29 bin 949 kilometrelik il yolunun 21 bin 522 kilometresinde ve 282 bin 393 kilometrelik köy yollarının da tamamında trafik hizmetleri yürütüyor.

Erkan Acar / İstanbul

10.08.2002


 

Mesaisi bittiği halde göreve koşan polis memuru ağır yaralandı

İstanbul Zeytinburnu’nda sevgisine karşılık vermeyen genç kızı öldüren saldırgan, kendisini yakalamaya çalışan bir polisi de vurduktan sonra intihar etti. Olayda başından ağır yaralanan polis memuru Tuncay Tarım’ın (29), gece mesaisini bitirip eve gitmek için hazırlandığı; ancak ihbar üzerine harekete geçen arkadaşlarını yalnız bırakmadığı için ekibe dahil olduğu öğrenildi.

Kaldırıldığı İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde tedavi altına alınan Tarım’ın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu bildirildi. İki yıl önce mesleğe adım atan Tuncay Tarım’ın yeni evli ve eşinin hamile olduğu belirtildi.

Polis yetkililerinden alınan bilgiye göre, sabah saat 08.00 sularında ‘155 Polis İmdat’a yapılan ihbarda Zeytinburnu Seyit Nizam Mahallesi’nde bir gencin, elindeki silahı tartıştığı bayanın başına dayadığı bildirildi. Bunun üzerine Zeytinburnu Şehit Bülent Üstün Karakolu’nda görevli polis ekibi olaya müdahale etmek için harekete geçti. O sırada gece mesaisini bitiren ve evine gitmek için hazırlık yapan polis memuru Tuncay Tarım, göreve yeni gelen iki arkadaşını yalnız bırakmak istemeyince ekip arabasını kullanmak üzere direksiyona geçti. Cevizlibağ Atatürk Öğrenci Yurdu yakınlarındaki olay mahalline gelen Tarım ve arkadaşları, Muhsin Bolat (26) isimli kişinin elindeki silahı Tülay Baltık (21) adlı genç kızın alnına dayadığını gördü. Polis memurlarının ‘teslim ol’ uyarılarına rağmen genç kızı başından ağır yaralayan Bolat, çevredeki polis memurlarına da ateş ederek olay yerinden kaçmaya başladı. Bu sırada polisle Bolat arasında kovalamaca başladı. İki polis arkadaşının saldırganı kovaladığını gören ve o sırada ekip arabasında direksiyon başında bulunan Tarım, önünü kestiği Bolat’ın tabancasından çıkan kurşunlarla başından ağır yaralandı. Muhsin Bolat daha sonra olay yerinde intihar etti. Ağır yaralanan polis memuru, Çapa Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırıldı. Başından vurulan Tülay Baltık hastaneye kaldırılırken hayatını kaybetti.

Said Edige, Erkan Acar / Özcan Keser

10.08.2002


 

64 yıldır, ölmüş öğretmenlere hizmet veriyorlar

Balıkesir’de 1938 yılında, Türkiye’de benzeri olmayan Balıkesir Öğretmenler Son Yardım Derneği kuruldu. Derneğin özelliği, üstlendiği işlevden kaynaklanıyor.

Dernek, üyelerine öldükleri zaman hizmet veriyor. Kızılay Caddesi Doğan İşhanı’ndaki bürosunda çalışmalarını yürüten dernek, vefat eden öğretmenlerin cenaze işlemlerine ve ailelerine yardımcı olma amacını taşıyor. Balıkesir Öğretmenler Son Yardım Derneği Başkanı Ata Ayyıldız, cenazeler sırasında sosyal dayanışmaya ihtiyaç olduğuna dikkat çekerek, “Hiç olmazsa bu sayede öğretmenlerimizin cenazesi kalabalık oluyor. Bir öğretmen üyemiz öldüğünde, telefon zinciri oluşturarak herkese haber veriyoruz. Ayrıca 100 milyon lira kadar maddi yardım yapıyoruz.” diye konuştu. Ayyıldız, derneklerine Millî Eğitim bünyesinde çalışan öğretmenler dışındaki görevlilerin de üye olabildiğine, asil üyeler yanında üyelerin birinci dereceden yakınlarının da hizmetten yararlanabildiğine dikkat çekti. Ayyıldız, aylık 500 bin lira aidatla ayakta durduklarını ifade etti.

Davut Çakır / Balıkesir

10.08.2002


 

Iğdır’a AB destekli Kadın Toplum Merkezi açıldı

Hollanda’da bulunan ve 3. dünya ülkelerindeki sosyal amaçlı projelere destek yapması için Avrupa Birliği tarafından finanse edilen Cordaid isimli kuruluş Iğdır’da Kadın Toplum Merkezi açtı.

Avrupa–Avrasya Türk Kadınlar Birliği’nin (Cordaid) yönetim kurulu başkanlığını, aynı zamanda Hollanda Hıristiyan Demokrat Partisi (CDA) kadın kolları komisyon üyesi de olan Iğdırlı Fatma Aktaş yapıyor. Konu ile ilgili olarak Iğdır’da belediye düğün salonunda kalabalık bir topluluğa bilgi veren Fatma Aktaş, 4 yıllık bir çalışma sonunda Iğdır ve Nahçıvan’ı kapsayan rapor hazırladıklarını, Cordaid’in vasıtası ile Iğdır’da böyle bir merkez açmayı uygun gördüklerini belirterek şunları söyledi: “4 kişilik Hollandalı ekiple bir haftadır Iğdır’dayız. Şimdilik sadece bir bina kiralayarak merkezimizi oluşturduk. Bu proje Iğdırlı kadınların desteği ile faaliyet gösterecek. Bu projede çalışmak isteyen sivil inisiyatifli insanları eğitim amaçlı olarak 3–6 aylık zaman dilimlerinde Hollanda’ya götüreceğiz. Kuruluşumuz kadınlarımızın bilinçlendirilmesi konusunda yoğun çalışma içerisinde olacak. Bütçe olarak ilk yıl için 55 bin Euro ödenek ayrıldı. Projelerin işlemesine göre destek artacak.”

Iğdır, Zaman

10.08.2002


 

Liseli gençler YÖK’ü protesto etti

Eskişehir’de liseli gençler YÖK’ü protesto etti. Vardar İş Merkezi önünde toplanan liseliler adına yapılan açıklamada, Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı Puanı sisteminin gençliğin geleceğe yönelik düşlerini yok ettiği vurgulandı.

Açıklamada, şu görüşlere yer verildi: “ÖSS 2002’de 8 bin kişi sıfır almıştır. Yaklaşık 1,5 milyon kişinin girdiği sınavda başarılı sayılan öğrenci sayısı yaklaşık 200 bindir. Bunların yalnızca 177 bini 120 puanı geçebilmiştir. Türkiye genelindeki ortalamalara baktığımızda en başarılı il olan Antalya’nın bile ortalaması 120’yi geçmemiştir. Kazanan 200 bin kişinin bile geleceği garanti değildir. Üniversiteye girememenin, diplomalı işsiz olmanın, yani geleceğimizin olmamasının sorumlusu biz değiliz. Bunların sorumlusu YÖK ve uyguladığı politikalardır. Biz Eskişehir liselileri olarak YÖK’ün kaldırılmasını ve fırsat eşitliğine dayalı, herkese üniversite hakkı istiyoruz.” Liseli öğrenciler daha sonra YÖK’e, faks gönderdiler.

Eskişehir, aa

10.08.2002


 

SSK hastanesinden ilaç çalanlar yakalandı

Sosyal Sigortalar Kurumu Adıyaman Hastanesi’nden çalınan 25 milyar 182 milyon liralık ilaç, bir otomobilde ele geçirildi.

Olayla ilgili olarak yakalanan 2 kişinin, daha önce SSK Şanlıurfa Hastanesi’nden 3 milyar liralık ilaç çaldıkları ortaya çıktı. Emniyet Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, Devlet Hastanesi eczanesinden hırsızlık girişiminde bulunulması ve SSK Hastanesi’nden ilaç ve tıbbi malzeme çalınmasına ilişkin yürütülen çalışma sonucu, Bekir Çelik (34) ve Serkan Kolaylık’ın (24) yakalandığı bildirildi. Açıklamada, SSK Hastanesi’nden çalınan 25 milyarlık ilaç ve tıbbi malzemenin, Serkan Kolaylık’ın, SSK Hastanesi bahçesinde park halinde olan 34 VD 0832 plakalı otomobilinde bulunduğu belirtildi. Parmak izlerinden, Devlet Hastanesi’ndeki hırsızlık girişimi ile SSK Şanlıurfa Hastanesi’nden 6 Ağustos’ta 3 milyar liralık ilaç hırsızlığının da Serkan Kolaylık tarafından yapıldığının ortaya çıktığı kaydedildi.

Adıyaman, aa

10.08.2002


 

Hindistan’da aynı anda 6 bin tren hareket halinde bulunuyor

Hindistan’da bir yerden bir yere gitmek için kesinlikle trenleri tercih etmek gerekiyor. Çünkü karayolunda otobüs ya da minibüsle seyahat hem çok zahmetli hem de uzun sürüyor. Ulaşımın büyük ölçüde raylı sistemle yapıldığı ülkede aynı anda 6 bin tren hareket halinde bulunuyor.

Belucistan eyaletinin başkenti Quetta’ya ulaşır ulaşmaz yapmanız gereken ilk iş Lahor için tren bileti almak olmalı. Bu güzergahta iki tren seferi yapılıyor ve yılın her mevsiminde yer bulma problemi yaşanıyor. 390 rupi vererek ekonomik sınıftan yer alınabilir. Üstünüze başınıza sakın pek özen göstermeye çalışmayın. 30 saat süren yolculukta bindiğiniz tren kocaman bir çölden kum toplayarak yoluna devam ediyor. Quetta’da 2 dolar masrafla bir gece kalmak mümkün. Herhangi bir yer bulup bu zorlu yolculuğa hazırlanın.

Hindistan yolculuğunun zor kısmını Quetta’dan Lahor’a yapılan bu tren yolculuğu oluşturuyor. Ancak başka şansınız da yok gibi. Çünkü, Hindistan, dünyanın en büyük demiryolu ağlarından birine sahip ve aynı anda 6 bin tren hareket halinde bulunuyor. Hiçbir yere tren dışında bir araç ile gitmeye çalışmayın. En büyük pişmanlığı yaşayacağınızı garanti edebilirim. Lahor’un karmaşık görüntüsü sizi korkutabilir. Trafikte kuralın olmadığı bu şehirde vakit bulup dünyanın en büyük camilerinden biri olan Badişah Camii’ni ziyaret edebilirsiniz. Yok illa da Hindistan’a gitmek istiyorum diyorsanız Hindistan sadece 26 km ötede. Sınıra tren istasyonunun önünden kalkan otobüsle sadece 10 rupiye gitmek mümkün. Sınırı sabah erkenden geçerseniz Hindistan ve Pakistan askerlerinin birbirlerine nazireli bir şekilde yaptıkları ilginç bayrak törenini izleyebilirsiniz.

Pakistan’dan Hindistan’a 200 m geniş bir asfalt yoldan yürüyerek geçeceksiniz. Pakistan tarafında biraz sorgu suale tabi tutulup neden Hindistan’a gittiğiniz, Pakistan’ı beğenip beğenmediğiniz sorulabilir. Sorulara görevlilerin hoşuna gidecek şekilde cevap vermek size bir şey kaybettirmez. Artık Hindistan’dasınız. Gideceğiniz ilk şehir Amritsar. Sih dinine mensup insanların muhteşem tapınağı [Golden Temple] Altın Tapınak’ın olduğu şehir. Hindistan’da 1 dolar 48 Hindistan Rupisi. Sınırdan Altın Tapınak’a 250 rupiye taksi ile gidebilmek mümkün. Kalmak için yer aramaya gerek yok. Sihler, tapınağa gelen ve kalmak isteyen herkesi misafir edip öğle ve akşam yemeklerini karşılıyorlar. Fakat tapınakta üç günden fazla kalmak mümkün değil. Bu üç gün tapınağı keşfetmek için yeterli. Sihler genel Hindu halkından farklılar. Sih dinine mensup birini tanımak ise çok kolay. Doğduktan sonra vücudundaki hiçbir kılı kesmez. Kemikten bir tarak, gümüş bir bilezik takar ve iç çamaşırı olarak giydikleri kısa pantolonlardan Sihleri tanımak mümkün. Hindistan içinde 20 milyon Sih olmasına rağmen her yerde onlar varmış gibi gelebilir. Bunun sebebi taktıkları renkli sarıklarla dikkat çekmeleridir. Sihlerin genel Hindu halkından her yönüyle farklı olduğunu Hindistan’ın diğer şehirlerini gezdikçe anlayacaksınız. Hindistan’ın başkenti Yeni Delhi’ye ulaşmak için önünüzde sadece 460 km bir yol var. Bu yolu almak öyle zor değil. Amritsar’dan Delhi’ye giden birkaç tren var, hız ve kalitelerine göre de ücretler değişiyor. Şöyle rahat bir yolculuk yapmak için 10 doları gözden çıkarın. 460 km mesafenin 5 saat gibi kısa bir zamanda alındığı yolculuk boyunca sürekli yiyecek ve içecek servisi yaparak sürekli sizi meşgul eden Hindistan Demiryolları’na bol bol teşekkür edin.

Delhi’de sizi yoğun bir kalabalık karşılayacak, taksiciler ve Türkiye’de triportör olarak bilinen üç tekerli motorlu ya da motorsuz araçlar... Hiçbirine aldırmadan istasyonun karşısındaki caddeye doğru yürüyün. Burası Delhi’ye gelen her turistin uğradığı Paharganj Sokağı’dır. Pazarlık yapmadan hiçbir yere yerleşmeyin. Bu uyarı ‘kazıklanacağınızdan’ değil, mutlaka daha ucuzunu ve güzelini bulacak olmanızdan kaynaklanıyor. Odanıza yerleşince cüzdanınızdan paranızı çıkarın ve nasıl bu kadar ucuza geldiğinizi hesaplamaya çalışın.

Mehmet Demirci

10.08.2002


 

Kuzey Denizi’nde 2500 fok vebadan öldü

Danimarka sahillerinde bir süre önce başlayan ve süratle tüm Kuzey Denizi’ne yayılan fok vebası salgını, birkaç haftada 2500 fok balığının ölümüne sebep oldu.

Belçikalı yetkililer, son olarak 1988 yılında Kuzey Denizi’nde görülen ve o dönemde 18 bin fok balığının ölümüne sebep olan virüsün gerçekte hiçbir zaman ortadan kaldırılamadığını belirterek, Danimarka, Almanya, İsveç, Norveç, Hollanda ve Belçika sahillerinde, önümüzdeki günlerde de binlerce fok leşi bulunabileceğini ifade ettiler.

Salgının kaynağında bulunan virüsün hayvanları doğrudan öldürmediği, ancak tüm mikroplara karşı dirençsiz hale getirdiği, özellikle akciğerleri zayıflattığı belirtiliyor.

Belçika sularında ele geçirilen tüm fok balıkları aşılanıyor, ancak bu önlemin soruna çözüm getiremeyeceği ifade ediliyor. Fok leşlerine yapılan otopsiler, salgının yayıldığını gösteriyor. Uzmanlar, insanlar için tehlike oluşturmayan virüsün köpeklere bulaştığını bildirerek, bölgede yaşayanları uyararak fok leşleriyle karşılaşanların temkinli olmalarını, köpeklerini leşlerden uzak tutmalarını ve acilen polis ile itfaiye ekiplerini haberdar etmelerini istiyor.

Brüksel, aa

10.08.2002


 

Kabinedeki 36 koltuğa 59 bakan oturdu

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan’ın istifasının ardından 57. hükümette bakanlık yapanların sayısı 59’a ulaştı.

36 üyeli kabinede, ekonomiden sorumlu Devlet Bakanlığı, Ulaştırma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı koltuklarına 3 yıl içinde 3 ayrı bakan oturdu. En çok bakan değişikliği koalisyon hükümetinin DSP kanadında yaşandı.

DSP, MHP ve ANAP’ın ortaklığıyla kurulan koalisyon hükümetinde ilk değişiklik DSP’li ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı Hikmet Uluğbay’ın intihar girişiminin ardından gerçekleşti. Uluğbay’ın istifa etmesi üzerine yerine Recep Önal atandı. Geçtiğimiz yılın şubat ayında ekonomik krizin derinleşmesi sebebiyle Dünya Bankası Başkan Yardımcısı Kemal Derviş, Türkiye’ye çağrılarak Recep Önal’ın yerine ekonomiden sorumlu Devlet Bakanlığı’na atandı.

Başbakan Bülent Ecevit’in 4 Mayıs’ta hastalanmasından sonra DSP’de yaşanan karışıklık Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan ve Dışişleri Bakanı İsmail Cem’in de aralarında bulunduğu 7 bakanın istifasıyla sonuçlandı. Ayrılan bakanların yerine Şükrü Sina Gürel, Necdet Tekin, Suat Çağlayan, Tayyibe Gülek, Melda Bayer, M. Zeki Sezer, Tayfun İçli ve Mehmet Kocabatmaz getirildi.

MHP’de ise ilk bakan değişikliği cumhurbaşkanlığına aday olan Devlet Bakanı Sadi Somuncuoğlu’nun azledilmesiyle yaşandı. Somuncuoğlu’nun yerine Faruk Bal getirildi. Türk Telekom’un özelleştirilmesi konusunda Kemal Derviş’le anlaşmazlığa düşen Ulaştırma Bakanı Enis Öksüz istifa edince yerine Oktay Vural atandı. Bayındırlık Bakanlığı’ndaki Vurgun Operasyonu sebebiyle istifa eden Koray Aydın’ın yerine ise Abdulkadir Akcan getirildi. MHP lideri Devlet Bahçeli ile ters düşen Devlet Bakanı Abdülhaluk Çay’ın yerine ise Reşat Doğru kabineye girdi.

Hükümetin küçük ortağı ANAP da çok sayıda bakanını değiştirdi. İlk değişiklik AB’den sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Ali İrtemçelik’in istifasıyla meydana geldi. Daha önce kabinede yer almayan ANAP lideri Mesut Yılmaz, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcılığı görevini üstlendi. Yılmaz’la ihtilafa düşen İçişleri Bakanı Sadettin Tantan hem bakanlıktan hem partisinden istifa etti. Tantan’dan boşalan koltuğa Devlet Bakanı Rüştü Kazım Yücelen getirildi. Yücelen’in yerine ise Nejat Arseven atandı.

Beyaz Enerji Operasyonu sebebiyle görevinden istifa eden Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Cumhur Ersümer’in yerine Zeki Çakan getirildi. Özelleştirmeden sorumlu Devlet Bakanı Yüksel Yalova’nın yerine ise Yılmaz Karakoyunlu atandı. Partide yaptığı çıkışlarla dikkatleri üzerine çeken Turizm Bakanı Erkan Mumcu’nun koltuğuna Mustafa Taşar oturdu.

3 Kasım’da erken seçim yapılması yönünde karar alınınca da Anayasa gereği Adalet, İçişleri ve Ulaştırma bakanlarının yerine bağımsız isimler atandı. Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk’ün yerine Prof. Dr. Aysel Çelikel, İçişleri Bakanı Rüştü Kazım Yücelen’in yerine Muzaffer Ecemiş ve Ulaştırma Bakanı Oktay Vural’ın yerine Prof. Dr. Naci Kınacıoğlu atandı.

Son olarak İş Güvencesi Yasa Tasarısı sebebiyle Çalışma Bakanı Yaşar Okuyan istifa etti. Okuyan’ın yerine Devlet Bakanı Nejat Arseven getirilirken Arseven’den boşalan Devlet Bakanlığı’na da ANAP Kahramanmaraş Milletvekili Ali Doğan atandı.

Murat Aydın / Ankara

10.08.2002


 

3 trilyon hayali, loto kuyrukları oluşturdu

Sayısal Loto 1,3 trilyon lira devredince ilgi odağı oldu. Sayısal Loto’nun 6 bilen talihlisi 3 trilyon liranın üzerinde para kazanacak. Dün Türkiye genelinde 29 milyon kolon loto oynandı, bu iş için vatandaşın cebinden 6 trilyona yakın para çıktı.

Çekilişin yapılacağı bugün akşama kadar yaklaşık 17 trilyonluk oyun oynanması bekleniyor.

Milli Piyango İdaresi Başkanı Ergin İnce, 1,3 trilyonun ikinci haftaya devretmesi nedeniyle herkesin sayısal lotoya yüklendiğini, cuma günü mesai saati bitimine kadar tüm Türkiye’de 29 milyon 750 kolon oyun oynandığını söyledi. Cumartesi akşamına kadar bu rakamın 100 milyon kolona ulaşmasını beklediklerini kaydeden İnce, oynanan oyunun bu rakama ulaşması halinde 17 trilyon liraya yakın bir hasılat oluşacağını ve sayısal talihlisine de 3 trilyonun üzerinde bir para verileceğini kaydetti. Bilimsel verilere göre 1’den 49’a kadar rakamlar arasından 6’sı seçilerek oynanan Sayısal Loto’da doğru tahmini yapma ihtimali 13 milyonda bir. Loto’da bugüne kadar ödenen en yüksek bedel ise 13 Kasım 1999’da 2 trilyon 863 milyar lira oldu.

Hayatında ilk kez şans oyunu oynayan Ahmet Çetinkaya isimli üniversite öğrencisi, sayısal lotoya yönelişi çaresizlik ve kolay para kazanma sevdasına bağladığını ve 2 milyon liralık oyun oynadığını söyledi. Eminönü’nün 25 yıllık tesisatçısı Şaban Evci, her hafta sayısal ve piyango bayileri önünde meydana gelen yığılmaların emeğe ve ekmeğe saygısızlık olduğunu ileri sürdü. Evci, “Herkes kolay paranın peşinde. Alın terimle kazandığım kuru ekmeğin bana daha fazla huzur getireceğine inandığım için böyle oyunlara bulaşmıyorum.” dedi.

Fatih Uğur / İstanbul

10.08.2002


 

Pontus bölgesindekiler Yunanca bilmiyor

Trabzon’un Çaykara ve Tonya ilçelerine köylerde yapılan sosyolojik alan araştırmasına göre bölge halkının yüzde 100’ü Türkçe, yüzde 32’si Rumca, yüzde 3’ü Yunanca ve yüzde 5’i de İngilizce konuşuyor.

Yapılan araştırma, bölgede konuşulan yöresel ağız ile Yunanistan’da konuşulan dilin aynı olmadığını ortaya koydu. Yörede yaşayan vatandaşlarla yüz yüze görüşen Ethem Yıldız ve Muammer Ak isimli Karadenizli iki genç sosyolog, bölgede konuşulan yöresel ağız olan Rumcanın, Laleli’de ticari maksatla konuşulan Rusça gibi bir olgu olduğunu ve bölgede herhangi bir Pontus kültür unsuruna rastlamadıklarını ifade etti.

İstanbul Üniversitesi İktisat Sosyolojisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Erkal danışmanlığında yürütülen alan araştırması üç yıl sürdü. Karadeniz’de Pontus kültürüne dayanak olarak gösterilen 16 köyde yapılan araştırmada toplam 592 vatandaşa 110 soruluk anket uygulandı. Genç sosyologlar Yıldız ve Ak’ın bu araştırması “Doğu Karadeniz’de Kültürel Kimlik” adıyla da “Çatı Kitapları” arasında yayınlandı. Araştırmaya göre denekler, Türkiye için en büyük tehdit olarak Yunanistan’ı görüydr. 300 denek “Türkiye’nin komşularından en çok tehdit oluşturanlar” sorusuna ‘Yunanistan’ diye cevap verdi. 127 denek bu soruya ‘İran’ diye cevap verirken, 3’ü ‘Bulgaristan’, 19’u ‘Irak’, 71’i ‘Ermenistan’ ve 57’si de ‘Suriye’ şeklinde cevap verdi. Araştırmada ayrıca deneklerin büyük çoğunluğu kendilerini Müslüman–Türk olarak hissettiklerini belirtti.

Erkan Acar / İstanbul

10.08.2002


 

136 kişi yurtdışında idamdan aranıyor

Emniyet Genel Müdür Yardımcısı ve Sözcüsü Feyzullah Arslan, Türkiye’de idamdan yargılanan 136 kişinin iade amacıyla uluslararası düzeyde arandığını açıkladı.

Arslan, haftalık basın toplantısında, uluslararası düzeyde Türkiye’ye iade amacıyla aranan şahıslar hakkında bilgi verdi. Türkiye’ye iade amacıyla toplam 638 kişinin arandığını belirten Arslan, bunlardan 136’sının idamla yargılandığını bildirdi. Arslan, idamdan dolayı aranan şahıslardan 105’inin ise kırmızı bültenle takip edildiğini kaydetti. Polis meslek standardı oluşturma çalışmalarının sürdürüldüğünü bildiren Arslan, bu amaçla polislerin 12 ayrı kategoride sınıflandırıldığını ifade etti. TSE tarafından sınava tabi tutulan polislerin “Polis Meslek Standardı Uygunluk Belgesi” alacağını ifade eden Arslan, ilki ekim ayında düzenlenecek sınavlar neticesinde 260, yıl sonuna kadar ise yaklaşık bin polisin branşlandırılmasının amaçlandığını söyledi. ABD’de tutuklu bulunan Halil Bezmen’in iadesiyle ilgili soru üzerine de Arslan, “ABD, Türkiye’ye iadesinin değerlendirildiğini bildirdi.” dedi.

Sedat Güneç / Ankara

10.08.2002


 

Minibüs sulama kanalına uçtu: 5 ölü

Konya’da, bir minibüsün sulama kanalına uçması sonucu meydana gelen kazada 5 kişi hayatını kaybetti.

Ali Dik yönetimindeki 42 B 1671 plakalı minibüs Yalıhüyük ilçesi yakınlarında, yol onarımı için yol kenarına dökülen kumlara çarparak, kanala uçtu. Vinçle sulama kanalından çıkarılan minibüste, Ali, Mustafa ve Ersin Dik, İsmail Yörür (26) ve Halil Öz’ün (39) cesetleri bulundu. Minibüsün, Bozkır ilçesinde cuma günleri kurulan pazara sebze ve meyve satmaya giden pazarcıları taşıdığı öğrenildi.

Manisa’nın Alaşehir ilçesinde de, freni patlayan kamyondan atlayan işçilerden biri öldü, 35’i yaralandı. Karacalar köyü yakınlarında, bağlarda çalışmak için işçi taşıyan 35 NJ 250 plakalı kamyonun frenleri patladı. Şoförün frenlerin patladığını söylemesi üzerine, kasada bulunan 42 işçi, canlarını kurtarmak için kendilerini araçtan atmaya başladı. Kamyon, yaklaşık 1 kilometre ileride, yol kenarındaki tomruklara çarparak durabildi. Kamyondan atlayan işçilerden Emine Yıldırım (40), başını asfalta çarpınca olay yerinde öldü, 35 kişi ise yaralandı.

cha / aa

10.08.2002

Yazıcıya uyarla      Arkadaşıma gönder


Zaman'da Bugün
10 Ağustos 2002


Zaman Spor

Haberler

Anadolu Finans Kurumu

Bütün haberler


Ana Sayfa| Zaman'da Bugün| Haberler| Ekonomi| Dış Haberler| Politika| Kültür-Sanat| Kadın-Aile| Spor| Yazarlar| Yorumlar

» Sık Kullanılanlara Ekle  «               » Giriş Sayfası Yap «

Copyright© 1995-2002 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Bilgi İşlem ve Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.