Unutmayın! Ne söylediğimiz değil; nasıl söylediğimiz daha önemlidir. Çocukları söylenen sözlerden ziyade davranış- larımız ve yaptıklarımız etkilemektedir. Bizim davranışlarımızla sözlerimiz çelişmezse, çocuklarımıza karşı sevgimizi, dürüstlüğümüzü ve onlardan beklediğimiz saygıyı davranışlarımıza yansıtırsak gerekli mesajı vermiş oluruz.
Davranışlarımızdaki hassasiyet ve titizlik, sözlerimizin etkisi ve istediklerimize ulaşma adına çok önemlidir. Günümüze ait problemlerden biri olan anne-baba, oğul-kız ya da diğer bir deyişle eski nesil ve yeni nesil arasındaki var olan kültürel farklılık ve bu farklılığın doğurabileceği olumsuz sonuçlar anne-baba ve çocuklar arasında kurulacak karşılıklı saygı ve terbiye anlayışı ile ilgilidir ve bunun vakti de çocukların ergenlik çağına gireceği döneme kadar olan çocukluk dönemidir.
Çocukluk döneminde yeterli düzeyde eğitim verilmemiş ve çocuğun terbiyesi tamamlanmamışsa ilerleyen dönemlerde kültür çatışmaları yaşanacak, anne babasından biraz daha fazla okumuş olan bir genç anne-babasını hiç dikkate almayacak, onları cahil olarak nitelendirip görüş ve düşüncelerine saygı duymayacaktır. Oysaki her anne-baba çocuklarının ilerleyen zamanlarda kendilerine bakmalarını ve onlara sevgi saygı göstermelerini ümit etmektedir. Burada dikkat etmemiz gereken nokta şudur: “Eğer anne-babalar, çocuklarının saygılarını hak etmede başarılıysalar, çocuklar da doğal olarak onları örnek alacak ve saygı göstereceklerdir.”
Sözlerinizi seçerek kullanın
Davranışlarımızın çocukların gözlerinde çok güçlü yerleri vardır. Eğer siz trafikte kötü sözler söylemeye eğilimliyseniz oyuncağı kırıldığında, sizden seçtiği bu sözleri çocuğunuzdan duyduğunuzda şaşırmayın. Ankara’da bir özel okulda İngilizce öğretmenliği yapan Hidayet Bey, başından geçen ibret verici hadiseyi şöyle anlatıyor:
“Özel okulda çalışıyorum. Dolayısıyla işlerimiz yoğun oluyor ve çok çalışmak zorunda kalıyorum. Biri diğerinden on dakika büyük olan iki kızım var (ikiz). Bir gün aileme fazla zaman ayıramadığım endişesi ile eve erken gittim ve çocuklarımla eşimi alıp Ankara trafiğinde araba sürmeye başladım. Amacım çocukları biraz gezdirmek ve onlarla beraber zaman geçirmekti. Ancak Ankara trafiğinde bu çok sağlıklı olmuyormuş, çabuk öğrendim. Trafikte normal seyirde giderken önüme hatalı bir şekilde bir araba geldi. Az kalsın kaza yapacaktım ve o heyecanla camdan dışarı sarkıp şoföre “aptal adam önüne baksana” diye bağırdım. Neyse kazasız belasız gezimizi bitirdik. Aradan birkaç gün geçmemişti ki evde çocuklar oyuncak arabalarla oynuyordu. Bir ara çocuklarımdan biri diğerinin arabasının önüne kendi oyuncak arabasını getirdi. O an olan oldu. Küçük kızım ablasına “aptal adam önüne baksana” diye bağırdı. Yaptığım hatayı anlamıştım; ama iş işten geçmişti.”
Her davranışınız gözlenir
Çocuklar anne-babalarının ve değer verdiği büyüklerinin her davranışını, hatta giyim kuşam ve konuşma tarzlarını dahi modellemektedir. Edebiyat öğretmeni Sungur Bey, ilk öğretmenliğe başladığı yıllarda öğrencilerinin ne kadar dikkatli olduğunu şöyle anlatıyor: “Öğretmenlikteki ilk maaşımla kendime bir takım elbise almıştım. Öğretmenlikte beşinci ayımı doldurmuştum. 7/A sınıfına (orta iki) dersim vardı. Bir ara dersin ortalarına doğru öğrencim Ahmet’in bana sürekli baktığını fark ettim ve yanına yaklaşıp eğilerek hafif bir sesle sordum. “Hayrola Ahmet bir şey mi var?” Ahmet biraz mahcup; ama yüksek sesle konuştu. “Hocam size hayranım, biliyor musunuz? Kravatınızın deseni ile gömleğinizin düğmesinin desenini bile aynı seçiyorsunuz.” Bu sözleri duyunca şok olmuştum. Çünkü ben bu gömlek ve kravatı alalı beş ay olmuştu. Ama Ahmet söyleyene kadar gömleğimin düğmesinin renkli ve desenli olduğunu fark etmemiştim. Öğrencime çaktırmadan düğmeye baktım ve beş aydır beyaz olduğunu sandığım düğmenin renginin kravatın desenine benzediğini görünce çok sevindim. Sınıfın huzurunda biraz da hava atarak Ahmet’e teşekkür ettim.”
Nasıl söylediğimiz önemlidir
Anne-babalar çocuklarına model olmak istediği şekilde davranarak, onların hayatında güçlü ve olumlu bir etki oluşturabilir. Temel inanç ve değerlerini, hayat felsefelerini, gaye ve inançlarını, günlük hareketleri ve davranışlarıyla çocuklarına çok kolayca iletebilirler. Unutmamalı ki ne söylediğimiz değil; nasıl söylediğimiz daha önemlidir. Çocukları söylenen sözlerden ziyade davranışlarımız ve yaptıklarımız etkilemektedir. Bizim davranışlarımızla sözlerimiz çelişmezse, çocuklarımıza karşı sevgimizi, dürüstlüğümüzü ve onlardan beklediğimiz saygıyı davranışlarımıza yansıtırsak gerekli mesajı vermiş oluruz ve çocuklarının saygılarını hak etmede başarılı olur, çocuklardan da doğal olarak bizi örnek alıp saygı göstermelerini bekleriz.
|