Vasat futbol
Ligimiz de futbol anlayışımız da taraftarlık tarzımız da bıraktığımız yerde duruyormuş. İbretlik sahnelerin yaşandığı fair play adına birbirinden güzel enstantaneleri izleme fırsatı bulduğumuz Dünya Kupası’ndan hiçbir ders almamışız. Yine hakemin düdüğüyle maç başladı, 5 saniye bile oynanmadan sahaya konfetiler atıldı, maç 2.5 dakika durdu. Stada sokulması yasak olan bilmem hangi yöneticinin ithalatını yaptığı maytaplar yakıldı ve oyun alanına boca edildi. Ümitler maçında kızan beleş bilet verilmediği için iki amigonun gazına gelen 3–5 kendini bilmez yönetimi istifaya davet etti, daha sezonun açılış maçında.
Evet bunlar alışık olduğumuz sahneler. Dün yaşadık, sezon boyunca da yaşayacağız. Dünkü 90 dakikada başka bir hadise daha yaşadık. Kendi ligimizi, kısacası futbolu özlemişiz. Oynanan maçta kalite vasatın üzerine çıkmasa da pozisyon zenginliği olmasa da, heyecanı, kartları, faulleri bol bir maç izledik. Avni Aker doldu taştı, tribünleri dolduran binlere inat bir o kadarına yakını da dışarıda kaldı. Izdırabınızı anlıyorum, hadi maça gel artık dediğinizi duyar gibi oluyorum. Ama inanın maçta anlatacak hiçbir şey yok desem yeridir. Yıldızları bol, birbirine çalım atan top cambazları ordusunu andıran F.Bahçe, hazırlık maçlarında bol gollü kazandığı müsabakalara inat dün pozisyon bile bulamadı desek yeridir. 90 dakika boyunca kaleye attığı şut 7, kaleyi bulan şut ise 4. Gerisini varın siz anlayın. İki takım da birbirine karşı çok acımasız oynadı. Bana göre kusursuz bir maç yöneten Kuddusi Müftüoğlu, faul çalmaktan yoruldu, ama hem Trabzonlular, hem Fenerliler faul yapmaktan bıkmadılar.
Pozisyonu yok dedik ya. İlk yarıda bir Washington’un, bir Mehmet Yılmaz’ın karşılıklı iki pozisyonu, bir de Revivo’nun usta frikiği vardı. İkinci yarıda ise Trabzon’un tek pozisyonu. F.Bahçe karşılaşmanın 3’te 1’ini on kişi oynayan Trabzon karşısında pozisyon üretemezken bedenen Avni Aker’de olsa da, zihnen salıda Feyenoord karşısında Rotterdam’daydı adeta.
İkişer cümleyle takımları özetleyecek olursak, Samet Aybaba kişilikli bir ekip oluşturmuşa benziyor. Koşan, mücadele eden, yılmayan bir Trabzon var. Beşiktaş’ta kendini gösteremeyen Erman, Samsun’dan tanıdığımız Mehmet Yılmaz ve yalnız kalan Brezilyalı Aurelio ile Karadeniz ekibinin kaptanı Gökdeniz sahanın en iyileriydi. F.Bahçe için söyleyecek fazla bir şey bulamıyorum. Washington ikinci Jardel, Ortega toplu oyunu seviyor, Revivo isteksiz, Serhat harcanacak bir yerde oynadı, Ogün’ün umursamaz tavırları, kurtarıcı olarak sahaya sürülen Rapaiç’in vurdumduymazlığı, F.Bahçe’yi tarife yeterdi sanırım.
Sezonun ilk maçı, maçın hakemi Kuddusi Müftüoğlu, yerinde ve doğru kararlar verdi. Hem gösterdiği kırmızı kartta, hem de Fatih’e göstermediği kırmızı kartta isabetliydi.
10.08.2002
Yazarımızın E-Postası:
i.ekiz@zaman.com.tr
|