|
NURİYE AKMAN |
 |
Süreyya Ayhan: Kırgın değilim; ama özür dileseler iyi olur
Nuriye Akman’a konuşan Avrupa şampiyonu atletimiz Süreyya Ayhan, kendisini eleştirenlere kırgın olmadığını, ancak özür beklediğini söyledi. “Beni tanımayan basın, beni iki yıldan beri görmeyen insanların söylediklerini yazdı ama önemli değil, herkes hata yapabilir” diyen Süreyya Ayhan, “Benden özür dileseler kötü olmaz. Çünkü o özrü çoktan hak ettiğime inanıyorum.” şeklinde konuştu. Çok büyük hedefleri olduğunu belirten Ayhan, 2004 ve 2008 olimpiyatlarında başarılı olmak istediğini, hedeflerine ulaşmadan da evlenmeyeceğini söyledi. Süreyya Ayhan, sporla ilgili bir reklam filminde oynamak istediğini de kaydetti.
Televizyon ekranlarından izleyebildiğim kadarıyla başarıya müthiş bir açlık duygun var. Bu hırsın, içinde bulunduğun güç hayat koşullarıyla bir bağlantısı var mı?
Söylediklerinize canı yürekten katılıyorum, o da olabilir. Bir de ülkemizin bu tür başarılara, özellikle atletizmde hiç ulaşamaması ve ilkleri yapabilme isteğimden dolayı kaynaklanan bir içgüdü olabilir. Çok fakir bir aileden gelmiyorum. Ama çok hareketliydim, koşmayı severdim. Okula bile, sürekli koşarak gidip gelirdim.
Bir atla, köpekle yarıştığın oldu mu?
Hayır olmadı, ama ailem “sen atı geçersin, bir yarış yapalım” diye takılırdı. İlkokuldayken 23 Nisan’da 19 Mayıs’ta yarışlar düzenlenirdi, erkeklerle birlikte koşardım, hep birinci gelirdim.
Koşarak hayat kurtardın mı?
Koşarak değil ama, üniversitede iki arkadaşımın hayatını yüzerek kurtardım. Yüzerken de hızlıyımdır.
Seni koşucu yapan şeyler neler?
Diğer branşlar beni açmaz. Tutup bir voleybol oynasam, kısıtlı olurdu hareketlilik; ama içindeki her şeyi çıkarabilmek için bütün gücünüzle koşuyorsunuz, yani o an ne var ne yok, her şeyi koşuyla katabiliyorsunuz ama, bir basketbol, bir voleybol oynarken herhalde ben bunları yaşayamazdım.
Sadece kazanmak için değil, rahatlamak için koştuğun, üzüntüden kendini yollara vurup deli gibi koştuğun olur mu?
Evet, zaman zaman oldu. Çok böyle sıkıntılı anlarımda, çıkıp antrenman yaptığım, koştuğum anlarda kendimi çok daha rahat hissettiğim oldu.
Hakikaten çok güç günlerin oldu, seni haksız yere yerden yere vurdular. Şimdi herkes utanıyor ama, o günlerde seni ağlaya ağlaya koşarken hayal ettim, öyle bir şey var mı?
Yok. Bir gün arkadaşların yaptıklarına pişman olacağından emin olduğum için, o kadar ağlayarak koşmadım ama çok üzüldüm. Belki hak etmediğim bazı davranışlar gördüm. Ama emin olduğum bir şey vardı ki, mutlaka hatalarını anlayacaklardı. Bu beni rahatlatıyordu. Özellikle son beş yıldır öyle çok sık ağlayan bir kız değilim.
Bir yıl kadar sakatlığınla uğraştığın, birçok yazarın seni eleştirdiği dönemde neden acılarını, sıkıntılarını paylaşmadın?
Ben hep mutluluklarımı etrafımdakilerle paylaşmak istedim. Bütün gazetecileri arayıp, bu şekilde oldu deyip sıkıntılarımla onları üzmek istemedim. O yüzden çok güvenilir, benimle ilgilenen insanlar biliyordu bu durumu. Beni tanımayan basın, beni iki yıldan beri görmeyen insanların söylediklerini yazdı ama, hiç önemli değil, herkes hata yapabilir. Bu yüzden ben sevinçli anlarımı paylaşmayı tercih ediyorum. 11 yıldır spor yapıyorum ve bir kez sakatlandım. Bu sakatlık iki yıl, üç yıl sürdü ama tedavi olmadığım için. Yoksa halledilebilirdi.
Bu sakatlık neden oldu, üzüntü veya senin bir hatandan mı?
Hayır. Şu anki sakatlığım doğuştan geliyor. Hemsilikten yani bacağın arka kısmında problemim var, fakat belden geldiği söylendi. İki yıla yayılacak bu olay. Tedavi ile antrenmanlar birlikte yürümek zorunda iki yıl boyunca.
Karakter olarak içe dönük müsün, dışa dönük mü?
Görünüm olarak biraz sert, suratı asık görüyorlar beni. Ama tam tersi. Hep öyle olur ya insan neşeli görünür ama çok karamsardır. Bazıları çok suratı asık görünür ama, çok daha neşelidir. Ben de oyum.
Kendini sıkça yalnız hisseder misin?
Çok değil, zaman zaman. O kadar da olması gerekiyor. Çünkü, insanın zaman zaman yalnız kalıp bir şeyleri düşünmesi lazım.
Romantizmini nasıl dışa vurursun?
Bazen yemeklerde hafif müzik çalındığı zaman biraz değişirim. Işıkların az olduğu bir zaman, biraz uzaklaşırım yemekten. Çok sessiz, sakinsem bir dağın başında yeşillik bir alanda, çiçeklerin içinde tek başıma, bütün istediklerim o dağın eteklerinde gibi düşünürüm.
Seni insanların önce çarmıha gerip sonra göklere çıkarmaları karşısında ne hissettin? En çok kime kırıldın?
Şu anda hiç kimseye karşı bir kırgınlığım yok, insanlar hata yapabilir, önemli olan hatayı tekrarlamamak.
Özür dilemelerini bekliyor musun?
(Suskunluk) Olsa kötü olmaz. Çünkü o özrü çoktan hak ettiğime inanıyorum.
Kaç yaşına kadar koşacaksın?
2004, 2008 olimpiyatlarını yaşamak istiyorum. Ondan sonra da yapabildiğim yere kadar yapmak istiyorum.
Atletizmde kadın olmanın zorlukları neler?
Türkiye’de kadın olmak çok zor. Kadın olup da atletizm yapmak daha da zor; ama bütün bu zorlukları aşmak önemlidir. Atletizm tabii ki diğer branşlara göre daha zor. Çıkıp da bir bayanın sürekli koşması bazı bölgelerde yanlış algılansa da, insanlar artık buna alışıyor. Bazı mutaasıp illerde koştuğum zaman, “Ya bu deli mi? Niye koşuyor” veya “Şuna bak, nasıl koşuyor” diyen insanları gördüm. Ama hiç birine en ufak bir alınganlık göstermedim.
Sporun kadın vücudunu erkekleştirdiği aşikar. Sende de güzelliğine rağmen, erkeksi bir yapı var.
Hayır ben ona katılmıyorum. Spor tam tersi, bayanlara güzellik katıyor. Benim erkeksi görünümüm yok, omuzlarım doğuştan geniş. Yüzücü omzu var sende diyor antrenörler. Vücudumun sürekli böyle kalmasına razıyım ben. Bence kaslı vücut, yağlı vücuttan çok daha güzel ve sağlıklı görünüyor.
Aynaya baktığın zaman, kendini güzel buluyor musun?
Evet, evet çok güzel buluyorum.
“Gençliğin idolü” olmak istiyorum dedin bir programda. Bu büyük bir iddia. Böyle bir yükün altına kendini sokuyor musun?
Ben spor açısından onu söyledim. Altından kalkacağıma da inanıyorum.
Yaşamının her anı kurcalanacak. Kendini ateşe atmıyor musun?
Bilmem zoru severim. Belki babamdan geliyor bu. Ben bir şey yapınca sonuna kadar yaparım. Yarım bıraksam, kendime olan saygımı yitireceğime inanıyorum. Her alanda böyle.
Başarının seni şımartması ihtimali var mı?
Hiç yok. Belki ben şu anda Avrupa şampiyonu oldum ama, ileride büyük hedeflerimin olduğunu söyledim ve iki yıldan beri sürekli yükseliş gösteriyorum, hayatımda hiçbir şekilde değişiklik olmadı ve olmayacak da.
Ama bundan sonra belki bir sürü programlara çıkacaksın, belki reklam yıldızlığı teklif edilecek sana vs. Hayır. Şu an neysem, birkaç yıl sonra aynı Süreyya Ayhan olarak görebilirsiniz beni.
Nasıl bir reklam filminde oynamak isterdin?
Her türlü reklam filmi olabilir. Spor alanında olsa daha hoşuma gider. Çok isterim. Her türlü teklife açığım.
Yarışlarda atak yapma kabiliyetinin olmadığı, yarışları tempolu koşarak ve dayanıklılığına güvenerek kazandığın yazıldı. Doğru mu bu?
Hayır, atak yapma özelliğim yok diye bir şey yok. Sayın Cüneyt Koryürek ve arkadaşları yazıp çiziyorlar ama, iki yıldan bu yana görüşmediği insanla ilgili nasıl bunları yazıyor anlamıyorum. Benim sprint yapma özelliğim çok fazla. Kondisyonum ve süratli devamlılığım çok fazla olmasaydı yarışı çok fazla götüremezdim. Bu son yarışta da atak yaptım son metrelerde belki yarışın hızından dolayı benim süratimi artırdığımı fark etmemiş olabilirsiniz. 4 yüz metreden sonra son tura girdiğimden itibaren her yüz metrede artırdım atağımı. Artırmamış olsaydım arkadan gelen beni çoktan geçip arayı açmış olurdu.
Son metrelerde yüzünde müthiş bir acı oluyor. Mutluluğun acı paketine sarılı olarak gelmesi sana neler düşündürüyor?
Ben o acıyı finişe kadar hissediyorsam, bilin ki vücutta ne var, ne yok kullanmışım. O finişi birincilikle geçtikten sonra, zaten acıları unutuyorsunuz.
Babanın senin kişiliğinde nasıl bir etkisi oldu?
Babamın yeri çok farklıdır bende. Her zaman onun gibi davranmaya çalışıyorum, onun düşündüğü gibi düşünmeye çalışıyorum. Fizik olarak biraz benziyoruz, herhalde biraz acılara, sıkıntılara katlanabilme özelliğimiz ikimizin de çok fazla.
Ailen seninle ilgili yazılan olumsuz şeylerden nasıl etkilendi? Senin ailenle ilişkin bundan nasıl etkilendi?
Tabii sadece benim değil, kimin başına bu tür olaylar gelse, bu şekilde olaylar olsa, mutlaka çok kötü etkilenirler. Nitekim de etkilendiler. Atlattık sonuç olarak. Kolay bir şey değildi, onlar için de benim için de.
Yakın zaman planların arasında evlilik var mı?
Hayır. Şu anda yapmak istediklerim var. O hedeflere ulaşmadan asla olmaz. Erken olduğunu düşünüyorum.
Rakibin Romen atlet Szabo ile senin özel yaşantının benzerliğine dikkat çekti gazeteler. O da hocasına aşık oldu evlendi vs.. Neler düşündün bu kıyaslamaya?
Bu tarz değerlendirmeleri ben dikkate almıyorum. Eleştiri yapabilirler, kıyaslama yapabilirler. Ben herhangi bir sıkıntı yaşamam.
Aşkının bu başarıya katkısı ne oldu?
Buna cevap vermek istemem.
Tekrar yaralanmaktan mı korkuyorsun?
Sadece şu anda sporcu kimliğimle buradayım.
Manevi dünyası nasıldır Süreyya Ayhan’ın?
Manevi dünyam çok zengin. Bütün başarıların kaynağı maneviyat. Dualarımı ederim. Allahıma da inanıyorum tabii ki. Onun dışında da çok dürüst, çok iyi dostlarımın olmasını, çok büyük zenginlik görüyorum.
Kitap okuyor musun?
Günde altı saat çalışıyorum, diğer altı saat uyku ve yemekle geçiyor. O yüzden kitap fazla okuyamıyorum. Sabah 6,5–7,5 arası, 11–13.00 arası, bir de akşam 8’de antremanım var. 6 aydır sinemaya bile gitmedim ki programda sinema vardı. Mangal yakarız pikniğe gideriz arada bir.
Başarıya bu kadar tutkuyla bağlanmanı nasıl açıklıyorsun?
Kararlılığım çok önemli. Ben karar almıştım kendi kendime kesinlikle Türkiye’de atletizmde bir şeylerin değişmesi gerekiyordu. Futbola, basketbola inanılmaz ilgi var. O vatandaşın atletizm için de ayaklanmasını istiyordum. Kesinlikle bunu benim yapmam gerektiğini düşünüyordum. İnsanların bana ve atletizme şu andan sonra çok farklı bakacaklarına inanıyorum.
|