Kemal Derviş ‘CHP’ dedi
Kemal Derviş’in dünkü tarihi açıklaması Gordion düğümüne dönüşen ‘çok bilinmeyenli denklemi’ büyük oranda çözdü. Derviş, Yeni Türkiye Partisi ile yollarını kesin olarak ayırdı. Buna, İsmail Cem’in ittifak arayışlarına yönelik olumsuz tutumu neden oldu.
Derviş, siyasi rotasını CHP’ye doğru çevirdi. Çok açık konuşmasa da sözlerinin satır aralarında birleşmenin adresi olarak CHP’yi gösterdi. Nasıl mı, şöyle ki:
Derviş dün CHP lideri Deniz Baykal’ın ‘solda birlik’ çağrısını çok olumlu karşıladığını üstüne basa basa vurguladı.
Derviş kararsızlık içinde bulunmadığını belirtirken de ‘Birlik arayışlarına yönelik çabalarımı sürdürmekte sonuna kadar kararlıyım.’ dedi.
Bu sözlerden şöyle bir sonuç çıktı: Derviş’in bütünleşme arayışıyla Baykal’ın ‘solda birlik’ çabası aynı noktada kesişti. Bu kesişmenin siyasi karşılığı; CHP.
Büyük bir aksilik olmazsa eğer Kemal Derviş’in bundan sonra siyasi yeri; CHP. Seçimlere de bu partinin listesinden katılacak.
Çünkü Meclis’e girmenin öneminden, 4 Kasım sabahı çoğunluğu sağlamaktan söz etti. Bu, milletvekilliğine sıcak baktığını gösteriyor.
İttifak görüşmelerine Yeni Türkiye Partisi zemininde başlayan Derviş, CHP noktasına nasıl geldi? Başından beri kamuoyuna sunulan genel beklenti YTP yönündeydi; ancak bu gerçek değildi.
Derviş’in rotayı CHP’ye çevirmesinde Baykal’ın bir altın vuruş anlamı taşıyan ‘birleşelim’ çıkışı önemli rol oynadı. Bunu dün Derviş’in kendisi de açıkça söyledi.
Asıl karar sürecine götüren başka nedenler de söz konusu. Yakın arkadaşlarının değerlendirmeleri kadar, siyaseti biçimleyen çevrelerin de işaretleri Derviş’in kararının belirlenmesinde belirleyici etken oldu.
Bu çevrelerin işaretleriyle Baykal’ın açıklaması eşzamanlı gelince ortaya dünkü fotoğraf çıktı ve Derviş, yönünü CHP’ye doğru çevirdi.
Bu tercihinin oluşması sırasında Baykal’la telefonla dahi direkt görüşmedi. İki taraf ‘mesajlarla’ aynı noktada buluştu.
Bundan sonra izlenecek seyir az çok ortada. Sırada Derviş ve Baykal’ın birlik bütünlük projesinin buluştuğu o noktada bundan sonra artık direkt kendilerinin el sıkışması var.
Ve büyük olasılıkla aynı amacı hedefleyen iki proje tek projeye dönüşecek. Derviş CHP’ye tek başına gelmeyecektir. Projesi ve kadrosunu taşımak isteyecektir. İttifak arayışlarının genişleyip genişlemeyeceğini bundan sonraki çabalar gösterecek. Kurumsal birliktelik o kadar kolay değil.
Bunun yerine bütünleşme misyonuyla CHP’ye görkemli katılımlar söz konusu olabilir.
Derviş’in CHP’ye büyük ivme kazandıracağında şüphe yok. Derviş, CHP için katma değerdir. CHP, Derviş’le sol yelpazede başa güreşen tek parti konumuna yükselmiştir.
Varlığını daha çok medya ve büyük şehirlerde hissettiren YTP’nin CHP’ye rakip olabilmesi mümkün değildir.
YTP, Derviş’siz iktidar ortağı değil CHP iktidarını engelleyen fotoğrafın karesi olacaktır. İsmail Cem’in ittifak arayışlarına yönelik soğuk tutumu kamuoyu nezdinde bu düşünceyi beslemektedir.
YTP hem birleşmenin hem de sol iktidarın önündeki engel durumundadır. Sol kesimin bunu böyle algılayacağını düşünüyorum. Bu algılama YTP’yi önümüzdeki günlerde değişik kompozisyonlara sürükleyebilir.
Bütün anketlerde CHP solun birinci, Türkiye’nin ikinci partisi çıkıyordu. Derviş’le birlikte seçimden sonra ipi en önde göğüsleyemese bile birinci durumdaki AK Parti ile arayı büyük oranda kapatacaktır.
Bu açık arayı kapatma CHP’ye iktidar imkanı sunabilir. Bugünden bir şey söylemek doğru değil; ama 4 Kasım sabahı böyle bir sandık cilvesi pekala yaşanabilir.
Derviş, siyasetin çok bilinmeyenli denklemiydi. Dün denklem CHP şeklinde çözüldü. Fakat hâlâ bilinmeyenleri, belirsizlikleri de yok değil. Denklem 3 Kasım’a bakan yönleriyle çözüldü. Ancak 4 Kasım için karşımıza başka bilinmeyen çıkabilir.
16.08.2002
Yazarımızın E-Postası:
m.unal@zaman.com.tr
|