Ana Sayfa Haberler Ekonomi Dış Haberler Politika Kadın-Aile Kültür-Sanat Televizyon Spor Yazarlar Yorumlar Çizgi-Yorum
   Akademi Bilişim Çocuk Eğitim Otomobil Röportaj Strateji Tüketici Masası Okur Hattı

 Bölge Haberleri


 Reklam
 Künye/İletişim
 English
 Basın Özetleri
 Abonelik
 

Site editörüne her türlü eleştiri ve önerinizi iletebilirsiniz; m.sakin@zaman.com.tr

 
Arama

 Arşiv

 

AHMED ŞAHİN



Müslüman’da komşu hakkı sigortası

Kafa ve gönüllere İslâm’ın ışık tuttuğu devirlerde insanlar daha mutlu ve umutluydular. Geleceğe hep umutla bakıyor, istikballerinden hiç endişe etmiyorlardı. Çünkü hayatta başlarına gelebilecek herhangi bir sıkıntı ve zorluğu karşılamada yalnız değillerdi. Birlikte yaşadıkları komşuları vardı. Şayet bir yokluk ve zorlukla karşılaşacak olurlarsa komşuları hep birlik olur, olayı beraber göğüsleyerek çare bulur, kolayca çözerlerdi.

Hatta böylesine bir komşuluk anlayışı bir bakıma komşuluk sigortasıydı. Her komşu ötekinin derdiyle yakından ilgilenir, geriden incelemeye aldığı komşusunun maruz kaldığı zorluğu, sıkıntıyı birlikte kolayca çözerlerdi.

Bundan dolayıdır ki komşu hakkı konusunda şu tarif oldukça dikkat çekmiş, ibretle söylenegelmiştir. Deniyor ki:

– Komşunun kusurunu arayıp açıklamak görev değildir. Ama ihtiyacını araştırıp çare bulmak bir görevdir.

Müslüman’ın komşusuna karşı böylesine bir görev hissi duyması, ilk Müslümanlarda gördükleri yardım ve dayanışmadan kaynaklanmıştır.

Bu hususta Rasûlullah’ı bir gölge gibi takip eden Hazreti Ali Efendimiz’den gelen bir örnek vardır ki, dünya durdukça duracak, insanlar da bu örneği okudukça okuyacak, hep ibret alıp hayret duyacaktır.

İsterseniz olayı özetleyerek sunayım sizlere.

Öyle ümit ediyorum ki, okuyunca, siz de benim gibi hayretle düşünecek, takdirle tefekküre dalacaksınız.

Son devrin İslâm hukukçusu Ömer Nasuhi Bilmen’in Osmanlıca eseri (Amelî ve Nazarî İslâm Ahlakı) kitabından özetliyorum tarihî olayı. Şöyle cereyan eder:

Komşu hakkı konusunda Rasûlullah’tan çok tenbih almış olan Hazreti Ali Efendimiz’in kapısını bir gün biri çalar. Hemen koşup kapıyı açınca komşusunu karsısında görüp buyur eder. Ne var ki komşunun içeriye girmeye niyeti yoktur. Çünkü titrek sesle derdini anlatmaya çalışmaktadır. Der ki:

– Birine borcum vardı, gününde ödeyemedim, şimdi de sert sözlerle istiyor alacağını. Lütfetseniz de bir miktar yardımda bulunsanız, borcumu ödesem.

Hemen elini cebine atan Rasûlullah’ın damadı, komşusuna istediği parayı hiç tereddüt etmeden verir. Komşu da hayır dua ederek alıp uzaklaşır. Ancak bundan memnun olması gereken Hazreti Ali’de beklenen görülmez de başlar gözyaşı döküp ağlamaya.

Bu defa merak eden hanımı sormaktan kendini alamaz da der ki:

– Sevineceğin yerde üzülüyorsun. Halbuki komşunun ihtiyacını karşıladın, görevini yerine getirmiş oldun.

– Hayır, görevimi tam yerine getirmedim, diyen Hazreti Ali Efendimiz, tarihe geçecek şu yorumu yapar:

– Şayet ben komşuma karşı görevimi tam yapacak olsaydım o bana gelmeden önce ben ona gidecektim. İhtiyacını o istemeden ben verecektim. Demek ki ilgilenmemişim, günlerce ihtiyaç içinde kıvranmış, nihayet kendi ayağıyla gelip istemek zorunda kalmış. Bu, ağlanacak bir ihmaldir.

Ne dersiniz böyle komşuluk anlayışına? İslâm, komşuları biribirine böyle mi sigortalamış? Hayatın zorluklarına böyle mi karşı koyuyorlarmış? Zaman olur ki hayali cihan mı değer?

Ne muhteşem sosyal dayanışma anlayışı bu.

17.08.2002

Yazarımızın E-Postası: a.sahin@zaman.com.tr


Yazıcıya uyarla      Arkadaşıma gönder


Önceki Yazıları

> (14.08.2002) - Kolay sevap kazanma yolları

> (13.08.2002) - Hangi meslek iyidir?

> (09.08.2002) - Bugünün Müslümanlığı

> (07.08.2002) - Güzellikte de imtihan var, çirkinlikte de...

> (06.08.2002) - Giyim kuşam görüntüsü üzerine

> (03.08.2002) - Günah işlemenin şartları

> (31.07.2002) - Enflasyon nispetinde faiz alınabilir mi?

> (30.07.2002) - İslam günah sahibini dışlamaz

> (26.07.2002) - Önce imanı anlatmalıyız, sonra İslâm’ı

> (24.07.2002) - İşte Müslüman ahlâkı!





Zaman'da Bugün
17 Ağustos 2002


Zaman Spor

Yazarlar

Anadolu Finans Kurumu

Bütün yazılar



YAZARLAR

A. TURAN ALKAN

ABDULLAH AYMAZ

AHMED ŞAHİN

AHMET SELİM

ALİ BULAÇ

ALİ ÇOLAK

ALİ H. ASLAN

ALİ ÜNAL

CEM BEHAR

EKREM DUMANLI

ETYEN MAHÇUPYAN

FİKRET ERTAN

FİKRİ TÜRKEL

GÜNTAY ŞİMŞEK

HASAN ÜNAL

HEKİMOĞLU İSMAİL

HİLMİ YAVUZ

HÜSEYİN GÜLERCE

İBRAHİM KARAYEĞEN

İBRAHİM KIBRIZLI

İSKENDER PALA

KADİR DİKBAŞ

KERİM BALCI

M. ALİ YILDIRIMTÜRK

M. NEDİM HAZAR

MEHMED NİYAZİ

MELİH ARAT

MİRZA ÇETİNKAYA

MUSTAFA ARMAĞAN

MUSTAFA ÜNAL

NUH GÖNÜLTAŞ

NURİYE AKMAN

ORHAN OKAY

REHBER ABİ

SELÇUK GÜLTAŞLI

SELİM IŞIKLAR

TAMER KORKMAZ

ZİYA PERVER



Ana Sayfa| Zaman'da Bugün| Haberler| Ekonomi| Dış Haberler| Politika| Kültür-Sanat| Kadın-Aile| Spor| Yazarlar| Yorumlar

» Sık Kullanılanlara Ekle  «               » Giriş Sayfası Yap «

Copyright© 1995-2002 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Bilgi İşlem ve Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.