10. yılında Abhaz- Gürcü ihtilafı
Çeşitli milletlerarası ihtilaflar ve konular 10. yıllarını doldurduklarında bunlardan mutlaka bu köşede söz ederim. Benim böyle bir âdetim var. Bu yüzden bugünlerde aklımı birkaç gün önce 10. yılına giren Abhaz–Gürcü ihtilafı meşgul ediyor. Üstelik bu ihtilaf, bugünlerde iki ülkenin ortak bölgesi olan Kodori Vadisi’ndeki çatışmalar sebebiyle gündemde de...
Abhaz–Gürcü ihtilafı 14 Ağustos 1992 günü Gürcü Milli Muhafız Birlikleri Komutanı Tengiz Kitovani’nin Sohumi (Sohum)’yi işgal etmesi ve buna Abhaz kuvvetlerin cevap vermesiyle patlak vermiş, ihtilaf bu arada topyekûn savaşa dönüşmüş ve bu savaş da bir yıldan fazla sürerek 1993 Eylül’ünde hem Gürcü kuvvetlerin hem de esasen Gürcistan’ın bir parçası olan Abhazya’daki Gürcü nüfusun Abhazya’yı terk etmesiyle sonuçlanmıştı. Bu savaşta iki taraftan yaklaşık sekiz bin kişi ölmüş, iki yüz bin kadar da Abhazyalı Gürcü mülteci haline gelmişti.
1993 Eylül ayından bu yana iki taraf bir ateşkes hali yaşıyor. Ateşkes de tarafların arasına mevzilenen 1500 kadar Rus barış gücü askeriyle kontrol edilmeye çalışılıyor. Ayrıca, bölgede ateşkesi kontrol eden bir de Birleşmiş Milletler Gözlem Gücü bulunuyor.
Taraflar böylece Rus ve Birleşmiş Milletler Gücü sayesinde bir tür ne savaş ne de barış şeklinde nitelenilecek bir haldeler yaklaşık 10 yıldır. Bu 10 yıl içinde Abhazya bağımsızlığını da ilan etmiş ama bu bugüne kadar hiçbir ülke tarafından da tanınmamış bulunuyor. Gürcistan ise askeri bakımdan hâlâ zayıf olduğu ve Abhazya’nın arkasında Rusya olduğu için bu ülkenin bağımsızlığına son veremiyor, Abhazya’yı yeniden ülkesiyle bütünleştiremiyor.
Üstelik taraflar arasında bugüne kadar yapılan çeşitli müzakerelerden de bir türlü sonuç alınamıyor. Bu müzakereler esasta üç konu üzerinde yapılıyor: Abhazya’dan kaçmak zorunda kalan iki yüz bin kadar Gürcü mültecinin yeniden Abhazya’ya dönmeleri, Abhazya’nın nihai siyasi statüsü ve Abhazya’nın ekonomik geleceği. Gürcistan’a göre bu üç konunun en önemlisi Gürcü mülteciler olurken Abhazlara göre ise birinci konu ülkelerinin nihai siyasi statüsü. Bugün Gürcistan’ın ekonomik ablukası altında yaşayan Abhazya’nın ekonomik geleceği sadece iki tarafı değil tarafların komşularını ve bölgeyi de yakından ilgilendiren çok hayati bir konu. Gürcistan komşuları ve bölgeyle demiryolu bağlantısını kestiği Abhazya’nın demiryolu ağına bağlanabilmesi için öncelikle Gürcü mülteciler probleminin mutlaka çözülmesini şart koşuyor. Gürcistan, Abhazya’nın ekonomik geleceğinin ve ambargonun Bağımsız Devletler Topluluğu’nun 1996 Ocak ayında aldığı karar çerçevesinde ele alınmasını istiyor. Bu karara göre, diğer Bağımsız Devletler Topluluğu üyeleri Abhazya ile ilgili bir ekonomik ya da siyasi karar aldıklarında bunun mutlaka Gürcistan tarafından onaylanması gerekiyor. Karar böyle diyor ama bu arada Rusya’nın çeşitli bölgeleri bu kararı göz ardı ederek Abhazya ile ekonomik, kültürel anlaşmalar da yapıyorlar. Bunun da ötesinde, Rusya, Abhazları kitleler halinde Rus vatandaşı da yapıyor. Birkaç gün önce bu sayfalarda çıkan Moskova kaynaklı bir haberde bu konu ayrıntılı olarak verilmişti. Buna göre, Vremya Novosti adlı Rus gazetesi 13 Ağustos tarihli ve manşetten verdiği haberinde Rusya’nın son aylarda 220 bine yakın Abhaz’ı Rus vatandaşlığına geçirdiği kaydedilmişti. Ayrıca, Abhazya’ya karşı bir askeri müdahalede bulunursa Tiflis’in bu yeni durumu artık hesaba katmak zorunda kalacağına ve Tiflis’te artık yetkililerin Rusya’nın Abhazya’yı ‘ilhakını’ konuşmaya başladığına’ da işaret edilmişti.
Esasen Rusya’nın Abhazya’yı ilhakı ya da Abhazya’nın Rusya Federasyonu’na dahil edilmesi çoktandır konuşulan bir konu da. Üstelik bunu konuşan ve buna olumlu da bakan Rus parlamentosu. Şimdilik olumlu bakmayan ise Putin; o bu konunun ihtilafı daha da büyüteceğinden ve bölgede başka gelişmelere yol açabileceğinden endişeli. Ama tabii bilinmez belki bir gün o da fikrini değiştirebilir.
10. yılında Abhaz–Gürcü ihtilafının çözümünde hemen hemen hiçbir ilerleme kaydedilmemiş bulunuyor. Kaydedilen ilerleme sadece Abhazya’nın her gün biraz daha Rus etkisine girmesi. Doğu Karadeniz bölgemizin hemen üstündeki ve çeşitli bağlarla bağlı olduğumuz Abhazya’daki durum bizim de ilgi alanımızda olmalı şüphesiz.
17.08.2002
Yazarımızın E-Postası:
f.ertan@zaman.com.tr
|