Soğuk Savaş’ın imtiyazlarına da paydos
Soğuk Savaş döneminden kalma sorun ve alışkanlıklar bir bir ortadan kalkarken buna uyum sağlayamayanlar ise paylarına düşen zararı ödemeye devam ediyor.
İki kutbun önderliğinde kendi ideoloji bayraklarını her tarafta dalgalandırmaya kalkanların ardından giden ülkelerden bazıları halen de reel şartların farkında olmadan eski alışkanlıklarını devam ettiriyor; ancak küreselleşme, karışık uluslararası ve şirketlerarası ilişkilerin cenderesine sıkışıveriyor.
Çoğu zaman da çevreye rahatsızlık vererek büyüklerin şefkatini istismar eden çocuklar gibi o dönemin kendilerine verdiği ayrıcalıkların arkasına sığınıp menfaat sağlamaya çalışıyor.
ABD’nin işgali ve ardından gelen SSCB yakınlığı sayesinde, Vietnam hep kendisini ayrıcalıklı bir ülke olarak hissetti.
Hollywood filmlerine rağmen özellikle de Sovyet Bloku topraklarında Vietnam’a kahramanlık sevgisi gelişti. Savaşın getirdiği yıkım sonucu SSCB’ye gelen Vietnamlı sayısında çoğalma oldu. Kremlin ile ideolojik yakınlaşma sağlandı.
Kapitalistlerin Moskova’ya doluşmaya başladığı dönemde ise çok sayıda Vietnam vatandaşı buraya gelerek eskilerle birleşti ve ticarete başladı.
Rusya’nın kendilerine sunduğu ayrıcalıklı ortamda başkentin birkaç yerinde, Türkiye’deki pazarlara benzeyen, Vietnamlılara ait büyük alışveriş merkezleri kuruldu.
Vietnamlılar, uzun süre, mütevazı oranda para kazandı, biriktirdiklerini ailelerine gönderdiler. Ancak kumarda olduğu gibi zengin olmaya kalkışınca günümüz gerçekleriyle karşı karşıya kaldılar. Moskova bir anda tekstilde adı sanı bilinmeyen Vietnam’ın ürettiği ‘marka’lı mallarla doldu.
İkliminden dolayı insanların giysi giymeye pek yanaşmadığı Vietnam’ın çocukları, kürk yapma uzmanı oldu. Çinli ve Vietnamlıların istatistiki bilgileri de zorlayan hızdaki fason üretimleri, Türkiye tekstilini de halen can evinden vuruyor. Özellikle de son iki yılda Rusya’yı saran bu ‘yecüc mecüc’ markalı tekstil sektörü; ancak Hugo Boss ve Adidas’a toslayınca hız kesti. Adidas’ın şikayeti, Dünya Ticaret Örgütü’ne (WTO) girmeye çok çok istekli olan Moskova üzerinde hemen etkisini gösterdi. Özel günlere saklanan polis birlikleri OMON’larla, Salyut–3 adlı Vietnam pazarı basıldı.
ABD’nin tarihte ilk kez yunus balıkları ile düşman hedeflerine zehirli gazlar ve patlayıcı madde gönderme denemeleri yaptırdığı sonra da uzun yıllar SSCB–Rusya’nın kullanımına verilen ve yakın aylarda boşaltılan Kamran askeri deniz üssünün hatırı da kalmamıştı.
Moskova Belediye Başkanı Yuri Lujkov’un emriyle söz konusu alışveriş merkezi kapatıldı. Aynı zaman diliminde polis de Moskova yakınlarında, illegal yollarla ülkeye giren 200 civarında Vietnam vatandaşının bulunduğunu fark etti.
İşin ilginç yanı başkasına ait markaları taklit edip piyasaya sürmelerine rağmen, kendi elçilik görevlilerinin yaptığı cesaretlendirici konuşmaların da etkisiyle Vietnamlılar direnç gösterdi. Polisler neler yaptı, göremedik; ama Vietnamlıların iki polisin kafasını kırdığı ve bazı araçlara da zarar verdiği yönündeki görüntüler kamuoyunun malı oldu.
Bunu gören Türkiye vatandaşları, herhalde biraz daha kahrolmuştur.
Soğuk Savaş döneminden kalma imtiyazların sonunun gerçekten de geldiği her alanda kendisini gösteriyor.
Devletlerde olduğu gibi kişi ve kuruluşlar da artık çöplüklerinde bile eskisi gibi ötemiyorlar: Çünkü uluslararası denetim kurumları ve uluslararası toplumun baskısı söz konusu.
18.08.2002
Yazarımızın E-Postası:
m.cetinkaya@zaman.com.tr
|