Hadisin ifadesiyle tekarüb–ü zaman ve tekarüb–ü mekânı bütün hızıyla yaşayan ve böylece gün geçtikçe daha da küçülen dünyamızda, askerî, siyasî, kültürel, ekonomik birliklerin önemi bir kat daha fazla artmıştır.
Zannediyorum çok yakın bir gelecekte, Gümrük Birliği, Avrupa Topluluğu.. gibi isimler altında daha nice beraberlikler oluşacak.. ve bugün karşılaştığımız şeylerden daha farklı nice şeylerle karşı karşıya geleceğiz. Hatta cebrî entegrasyonlara itileceğiz. Onun için şimdilerde Gümrük Birliği’ne, Avrupa Topluluğu’na girelim mi, girmeyelim mi kısır tartışmalarını yapacağımıza devlet adamlarımız, entelektüel kadrolarımız, aydın insanlarımız hiç vakit kaybetmeden bir araya gelmeli ve gelecekte bizi bekleyen muhtemel tehlikeler adına alternatif düşünceler üretmeli, plan ve projeler ortaya koymalıdırlar. Aksi halde, başkalarının belirlediği gündeme tâbi kalırsak, yarın önümüze hiç istemediğimiz çok farklı durumlar da çıkabilir. Sonra da tıpkı önceki asırda olduğu gibi “acaba bu bâdireden nasıl kurtuluruz” düşünceleri içinde çırpınmaya başlarız. Evet, yakın bir gelecekte, küreselleşme sözüyle bile ifade edilemeyecek derecede hızlıca daralan dünyamızda, ekonomik, askerî, idarî gücü ellerinde bulunduran devletler tarafından önümüze çıkartılacak çeşitli gailelerle baş başa kalacağımız kaçınılmazdır. O günler şimdiden görülerek, ülkesini seven herkes, alternatif proje ikâmesi için seferber olmalıdır.
(Bu bölüm, Türkiye, Gümrük Birliği’ne girmeden önce yazılmıştır.)
|