Bölge Haberleri |
|
|
|
| |
“Motorin yasaklanırsa Doğu ve Güneydoğu için felaket olur” |
Devlet Bakanı Tunca Toskay’ın sınır ticareti yoluyla Irak’tan getirilen motorin ticaretinin 1 Eylül’den itibaren yasaklanacağını açıklaması, bölgede büyük tepkilere sebep oldu. Bölgenin ticaret ve sanayi odaları, buna herhangi bir alternatif bulunmaması halinde bölgenin yeni bir yıkıma ugrayacağını söylediler.
Devlet Bakanı Tunca Toskay’ın “Bakanlar Kurulu kararının çıkması durumunda 1 Eylül’den itibaren motorin ticareti her ne ad altında olursa olsun yasaklanacaktır.” açıklaması Güneydoğulu işadamlarını kızdırdı. Bölge nüfusunun yüzde 60’ının sınır ticareti sayesinde geçindiğini belirten işadamları, “Habur ve sınır ticareti Güneydoğu’nun ekmek kapısıdır. Devlet bir geçim kapısını kapatırken buna alternatif üretmelidir. Aksi takdirde vatandaşını mağdur etmiş olur.” şeklinde tepki gösterdi.
Güneydoğu Sanayici ve İş Adamları Derneği (GÜNSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Bedrettin Karaboğa, sınır ticaretine büyük önem verdiklerini belirterek, “Sayın Toskay’ın açıklamaları son derece olumsuz bir açıklamadır. 52 bin kamyon ve TIR’ın çalıştığı bir sektörü bir anda yok ederseniz insanları işsizliğe ve bunun sonucunda karamsarlığa sürüklersiniz.” tepkisini gösterdi. Kararın arkasında devletlerarası ilişkilerin de olabileceğine dikkat çeken Karaboğa, “Eğer bu kararın arka planında uluslararası bir ilişki varsa biz buna da saygı duyuyoruz. Ancak 52 bin şoförün durumunun açıklığa kavuşturulması gerekir. Devlet bir geçim kaynağını kapatırken insanları mağdur etmemek için alternatif çözümler üretmek zorundadır. Aksi durumda görevini yapmamış olur. 52 bin kişinin işsizlik sigortası ödenmeli ve vergi borçları ya ertelenmeli ya da silinmelidir. 11 Eylül 2001 tarihinde ABD’ye yapılan saldırıdan sonra sınır ticareti durma noktasına geldi. Böyle bir kararın alınması bölge için ciddi sıkıntılar yaratacaktır. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin nüfusunun yüzde 60’ını ciddi şekilde etkileyecektir ve insanları mağdur edecektir.” şeklinde konuştu.
Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Kutbettin Arzu da Habur Gümrük Kapısı’nın bölge insanının tek geçim kaynağı olduğunu ve buradaki motorin ticaretinin tamamen devlet denetiminde olduğunu hatırlatarak “Kaçakçılığın olması söz konusu olamaz. Buradaki mazot ticareti zaten devletin denetimi altında yürütülüyor. Özellikle sınırdan getirtilen mazot devletin bir birimi sayılan TPİC’e ardından da dağıtım şirketlerine verilerek mazot ticareti sağlanıyor. 52 bin kamyon bu ticaretten geçimini sağlıyor.” diyerek durum tespiti yaptı.
“Tamamen devletin denetiminde olan motorin ticaretinde vergi kaçakçılığı oluyorsa bunun faturasını bölge insanından çıkarmamak gerekir.” diyen Arzu, şunları söyledi: “Şu olabilir, sınırdaki mazot ticaretinde birkaç kişi kaçakçılık yapıyor olabilir. Birkaç kişi yüzünden bunun hepsini bölgeye mal edemeyiz.”
Diyarbakır Genç İş Adamları Derneği (DİGİAD) Genel Başkanı Behçet Balık ise, bölge ekonomisinin bugünkü durumuna vurgu yaparak, bölgenin zaten çok zor şartlar altında ekonomik hayatını sürdürmeye çalıştığını söyledi. Motorin ticaretinin yasaklanması durumunda hayatın bölge insanı için çekilmez hale geleceğini vurgulayan Balık, “İnsanlara sınır ticareti ve motorin ticaretinden elde edilen gelir bir nebze katkı sağlıyordu. Bölge ekonomisi nispeten nefes almaktaydı. Alınacak olan kararla bölge ekonomisi daha da zor durumda kalacaktır. Yetkililerden, girişimcilerin kendi çabalarıyla meydana getirdikleri kaynakları kurutma yerine bölgeyi destekleyici projelerin üretilmesini beklerdik. Vatandaş kendine kaynak buluyor, devlet hemen bu kaynağı kapatıyor. Bunu engellemenin mantığını anlayamadık. Eğer bu engelleniyorsa ekonomiyi kalkındıracak başka programlar üretilmelidir. Motorin ticaretinin tamamen yasaklanmasının bölgeye çok büyük zarar vereceğini düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.
Motorin ticaretinin yasaklanmasının genelde ülkeye, özelde ise bölgeye büyük zararlar vereceğinin altını çizen Diyarbakır Sanayici İş Adamları Derneği (DİSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Şeyhmus Akbaş da “Yeni alınacak kararla bölgede var olan binlerce işsizler ordusuna yenileri eklenecektir. Yaklaşan seçim öncesinde böyle bir kararın ne amaçla alındığına anlam veremiyoruz. Sınır ticareti kapsamında akaryakıt ticareti yapan 52 bin şoförün ailelerini katarsak yüzbinlerce kişi bu kapıdan geçinmektedir. Sınır ticareti kapsamında Irak’tan yapılacak akaryakıt ticaretine izin verilmesini beklerken, bunun yasaklanmasını endişeyle karşılıyoruz.” şeklinde konuştu. Habur Sınır Kapısı’nın 11 Eylül’den sonra bir ay kapalı kalmasının bölgeye yaklaşık 19 trilyon liralık zarar verdiğini de belirten Akbaş, “Söylentiler bile bölgenin ekonomisini olumsuz etkilemektedir. Belirsiz senaryoların üretilmesi iş dinamiklerimizi endişelendirmektedir. Bir an önce belirsiz duruma son verilmeli ve ülke yararına kararlar alınmalı.” dedi.
Cizre Sanayi Odası ve Nakliyatçılar Derneği Başkanı Adnan Elçi de motorin ticaretinin zaten 18 Eylül tarihinden itibaren kesildiğini kaydederek, bölgeye getirisi olmayan motorin ticaretinin kesilmesinin bölgeye tamamen zarar getireceğini belirtti. Elçi şunları söyledi: “Kim petrol kaçakçılığı yapıp da vergi kaçırıyorsa gidip onu yakalayın, bir ikişi bunu yapıyorsa bunu herkese mal etmemek gerekiyor. Buradaki insanlar bunun faturasını geçmişte çok ödedi ve halen ödüyor. İnsanlar Körfez krizinden bu yana belini bir türlü doğrultamadı. Devlet denetimi altında yapılan motorin ticaretinde vergi kaçakçılığı yapıp da terör örgütü PKK’ya kimsenin kaynak sağladığına inanmıyoruz. Varsa bile bunu devlet araştırsın, yakalasın ve bunun hesabını sorsun.”
|
|
Mehmet Gökçe
/ Diyarbakır
20.08.2002
|
|
| |
200 milyon lira fark bekleyen emekliler, 3 milyonu fark etmediler |
200 milyon lira emekli aylığı farkı bekleyen 3,5 milyon işçi emeklisi 3 milyon ile 9 milyon lira arasında paranın yattığını görünce hayal kırıklığı yaşadı. Emeklilerin ilk tepkisi “Aldatıldık. kandırıldık.” oldu.
Birçok emekli ise farkların yattığını bile fark edemedi. SSK ve Çalışma Bakanlığı’nı telefon yağmuruna tutan işçi emeklileri tepkilerini dile getirdiler.
Bilindiği gibi 8 Eylül 1999 tarihli sosyal güvenlik reformu düzenlemesiyle işçi emeklilerinin aylık artışları 2000 Ocak ayından itibaren TÜFE sistemine bağlandı. Ancak 2000 Ocak ayında işçi emeklilerine ödenmesi gereken 19 günlük aylık farkı ödenmedi. Buna karşılık Bağ-Kur emeklilerine ödendi. Bunun üzerine işçi emeklileri SSK aleyhine dava açtılar. Mahkeme, işçi emeklilerinin bu talebini haklı buldu. Bunun üzerine bazı işçi emeklileri dernekleri, emeklilerin SSK’dan yaklaşık 200 milyon lira fark alacağı olduğunu duyurdular. İşçi emeklileri derneklerinin yoğun baskısı üzerine dönemin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan, emekli aylığı farklarının ağustos aylıklarıyla birlikte bankaya yatırılacağını, Hazine ile görüşmelerinin sürdüğünü söyledi.
Bu gelişmeler üzerine ağustos ayı maaşlarına ilave 200 milyon lira para bekleyen emekliler hesaplarına en düşük 3 milyon lira en yüksek 9 milyon lira para yatırıldığını görünce şaşkına döndüler. Emekliler, hayal kırıklığına uğradıklarını, bakanlığın kendilerini aldattığını öne sürdüler. Bankaya yatırılan paranın düşük olması nedeniyle birçok emekli, farkın ödenmediğini düşünerek, gazete, işçi emeklileri derneği ve bakanlığı telefon ve faks yağmuruna tuttu.
Tüm İşçi Emeklileri Derneği Genel Başkanı İsmail Arslan, Zaman’a yaptığı açıklamada, “3,5 milyon işçi emeklisi hayal kırıklığı yaşıyor. Hepimiz şoktayız. Telefonlara cevap yetiştiremiyoruz.” şeklinde konuştu. Arslan, SSK ve bakanlık nezdinde girişimlerini sürdüreceklerini sözlerine ekledi.
Türkiye İşçi Emeklileri Derneği Genel Başkanı Kazım Ergün ise, “Dağ fare doğurdu.” dedi. Emeklilerin hayal kırıklığı yaşamasında hükümet kadar, bazı emekli derneklerinin de payı olduğunu öne süren Ergün, “Bazı emekli dernekleri hesapsız kitapsız işçi emeklisinin 200 ila 300 milyon lira SSK’dan alacağı olduğunu açıkladılar. Dolayısıyla emeklilerin banka hesaplarına 3 milyon lira ile 9 milyon lira arasında para yatınca insanlar şok geçirdi.” şeklinde konuştu. Yatan paranın vergi iadesi ve TÜFE farkları arasında kaybolduğunu öne süren Ergün, “Emekliler yatan farkları bile fark edemediler.” dedi. Paranın eksik yatırıldığını da ileri süren Ergün, olayı mahkemeye götüreceklerini söyledi. Tüm İşçi Emeklileri Derneği ve Türkiye İşçi Emeklileri Derneği, yetkilileri 19 günlük alacağın birikmiş faizlerinin yatırılmadığını da iddia ettiler.
|
|
Şahin Ali Şen
/ Ankara
20.08.2002
|
|
| |
Metro AG, Türkiye’de büyüyor |
Dünyanın en büyük perakende devlerinden Metro AG, Türkiye’deki mağaza sayısını artırıyor. Büyükçekmece Metro Cash & Carry mağazası 27 Ağustos’ta, Konya Praktiker mağazası ise 28 Ağustos’ta açılacak.
Metro Cash & Carry’nin İstanbul’da üçüncü, Türkiye genelindeki sekizinci mağazası olacak Büyükçekmece Metro Cash & Carry, 6.850 metrekare satış alanında toplam 200 kişi ile hizmet verecek. Grup bünyesinde faaliyet gösteren, ev, ofis, bahçe işleri için her türlü ihtiyacı aynı çatı altında tüketicilerle buluşturan Praktiker Yapı Marketleri ise Türkiye’deki yedinci mağazasını Konya’da hizmete açacak. 7.500 metrekarelik satış alanına sahip olan Konya Praktiker’de, yaklaşık 100 kişi istihdam edilecek. Ekonomi Servisi
|
|
20.08.2002
|
|
| |
Borsa dışı alım-satım sistemi oturmadığı için işlem olmadı |
İşlem sıraları kapatılan hisse senetleri üzerinde dün başlatılan Borsa dışında alım-satım işlemlerinin ilk gününde gerçekleşen bir işlem olmadı. Çoğu aracı kurum, Borsa yönetimi tarafından yeterince bilgilendirilmedikleri gerekçesiyle alım-satım emirlerini kabul etmeyerek yatırımcıları geri çevirdi.
Borsa’da işlem sıraları kapatılan hisse senetleri üzerinde Borsa dışında alım-satım işlemleri dün başlatıldı. Ancak aracı kurumların belirsizlikler sebebiyle müşteri emirlerini kabul etmediği ilk günde, Aracı Kuruluşlar Birliği tarafından oluşturulmaya çalışılan sistemin tam oturmaması sebebiyle işlem olmadı.
İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) Yönetim Kurulu’nun geçtiğimiz cuma günü açıkladığı karar doğrultusunda, 5 şirketin hisse senetleri borsa kaydından çıkarılırken, 3 şirketin hisse senetleri 23 Ağustos’tan itibaren Gözaltı Pazarı’nda serbest marjla işlem görmeye başlayacak. Hisse senetleri Borsa kotundan çıkarılarak Kot Dışı Pazar kaydına alınan ve geçici olarak işlem görmekten men edilen Medya Holding, Sabah Yayıncılık, Sabah Pazarlama, EGS Holding, EGS Egeser Giy., EGS Finansal Kiralama, Nergis Holding, Sifaş, Polylen, Facto Finans, İktisat Finansal Kiralama, Tümteks Tekstil ile Boyasan Tekstil hisseleri ise dünden itibaren aracı kurumlar vasıtasıyla Borsa dışında alım satım işlemlerine tabi olmaya başladı.
İMKB’nin dünkü duyurusunda, gerçekleştirilecek olan işlemlerin asgari işlem miktarına yer verilerek, tescil bildiriminin en az bu miktarlar üzerinden yapılacağı açıklandı. Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) düzenlemesine uygun olarak Borsa dışında gerçekleştirilecek alış/satış işlemlerinin tescil ve ilan edilmek üzere aracı kurumlar tarafından Borsa’ya bildirilmesi gerektiği vurgulanan duyuruda, üyeler tarafından bildirilen işlemlere ilişkin özet bilgileri içeren konsolide tablonun aynı gün Borsa Günlük Bülteni’nde yayımlanacağı belirtildi.
Yeni sistem kuruluyor
Türkiye Sermaye Piyasası Aracı Kuruluşlar Birliği Başkanı Başkanı Yusuf Ziya Toprak, Zaman’a yaptığı açıklamada, SPK ve İMKB’nin kararlarını takdirle karşıladıklarını belirterek, “Mutlu olduk, sevindik. Yatırımcılar mağdur durumdaydı, mağduriyetin giderilmesini sağlayacak söz konusu kararı destekliyoruz.” dedi. Aynı zamanda İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı olan Toprak, dün İş Yatırım’a iletilen emirlerin olduğunu söyledi, ancak gerçekleşen işlem olup olmadığına dair bilgi vermedi.
Toprak’ın verdiği bilgiye göre, Aracı Kuruluşlar Birliği, finansal piyasalar ile ilgili veri, haber vb. bilgileri birey ve kurumlara çeşitli ürünler ile tek yönlü iletişimini sağlayan Foreks Bilgi İletişim Hizmetleri AŞ ile bir sözleşme imzaladı. Sözleşme gereğince; aracı kuruluşlar alacakları emirleri kendi bünyelerinde alım-satım emirlerini eşleştirdikten sonra gerçekleşmeyenleri Foreks şirketinin hazırladığı ekranlar vasıtasıyla kamuoyuna duyuracaklar. Kamuoyu, bu hisselerle ilgili arz ve talep miktarlarını, fiyat seviyesini ve gerçekleşen işlemleri öğrenebilecek. Yeni oluşturulan sistemin birkaç gün içinde işlerlik kazanabileceğini dile getiren Toprak, “Teknik bazı işlemlerin tamamlanması gerekiyor, bunun için gereken faaliyetler sürdürülüyor.” dedi.
Aracı Kurum Yöneticileri Derneği Başkanı Bedii Ensari ise, aracı kurumlar arası işlemlerin oturmadığını ifade ederek, “Aracı kurumlardan sistemin işleyişine ilişkin yakınmalar var. Borsa’nın imkanlarından yararlanılabilirdi. Uygulamanın, zaman içinde hareket kazanacağına inanıyorum.” diye konuştu.
‘Gözaltı Pazarı’nda işlem görsün’
Borsa Yatırımcıları Derneği (BORYAD) Başkanı Ali Bahçuvan da, üyelerinden dün sabah aracı kurumlara işlem yapmaya gidenlerin emirlerinin kabul edilmediğini söyledi. Bahçuvan, “Aracı kurumlar emirleri kabul etmemişler. Nedeni de; İMKB tarafından takas nasıl olacak? Nasıl depo edilecek? Bunların bildirilmemesi.” şeklinde konuştu. Dün başlatılan uygulamanın yanlış olduğunu vurgulayan Bahçuvan, şöyle devam etti:
“Takasbank’ta bloke edildiğine dair makbuzu alıp aracı kuruma başvurmanız gerekiyor. Takas aynı gün içinde gerçekleşmek zorunda. Alış-satışları ilk günlerde kimse net göremeyecek. Asgari işlem miktarları konmuş; 25 bin, 50 bin lot gibi yüksek rakamlar. Bunların altında işlem gerçekleşmeyecekse nasıl olacak? Bu emirler bir yerde toplanacak mı? Hiçbir şey belli değil. Söz konusu 13 hisse, Gözaltı Pazarı’nda işlem görmeye devam edebilirdi. Bunun için bir çalışma başlatacağız.”
Borsa’nın önde gelen aracı kurumlarından Ata Yatırım’ın yetkilisi Evren Uçar da, kendi kurumlarında dün işlem olmadığını belirterek, “Mantıksız, anlamsız, spekülatörlerin işine yarayacak bir uygulama. Alıcı ya şirket patronu ya da spekülatör olacaktır, vatandaş niye gelip alsın ki? Başarılı olacağına inanmıyorum.” dedi.
|
|
Harun Çümen
/ İstanbul
20.08.2002
|
|
| |
Dolar cinsli tahvilden 300 milyon dolarlık satıldı |
Hazine Müsteşarlığı’nın, ABD Doları cinsinden, “halka arz yolu” ile bir yıl vadeli (364 gün), iskontolu devlet tahvili satışında bugün nominal 301 milyon dolar tutarında satış gerçekleşti.
Yarın da satışta kalacak olan tahvillerin net satış tutarı ise 276,2 milyon dolar oldu. Bu arada, halka arz devlet tahvillerinden yarın almak isteyen yatırımcıların senet bedelleri için yapacakları ödemelerde uygulanacak kur 1 milyon 643 bin 882 lira olarak belirlendi.
Halka arza aracılık yapan kurumlar şöyle: “TC Merkez Bankası, Akbank, Alternatifbank, Anadolubank, Citibank, Denizbank, Finansbank, HSBC Bank, Koçbank, MNG Bank, Nurol Yatırım Bankası, Oyakbank, Şekerbank, Ziraat Bankası, Dış Ticaret Bankası, Ekonomi Bankası, Garanti Bankası, Halkbank, İş Bankası, T. Sınai Kalkınma Bankası, Vakıflar Bankası, Tekfenbank, Tekstilbank, Turkısh Bank, Yapı Kredi Bankası, Ak Yatırım Menkul Değerler, Alfa Menkul Değerler, Ata Yatırım Menkul Kıymetler, Eczacıbaşı Menkul Değerler, Finans Yatırım Menkul Değerler, Halk Yatırım Menkul Değerler, Yapı Kredi Yatırım Menkul Değerler, Yatırım Finansman Menkul Değerler.”
|
|
20.08.2002
|
|
| |
para günlüğü - Dövizle tahvil satışı, fiyatları dondurdu |
Hazine’nin döviz (dolar) cinsinden bir yıl vadeli iskontolu tahvil halka arzı, döviz fiyatlarının gün boyu yatay seyrinde etkili oldu. Tahvil satışında dolar fiyatının 1 milyon 639 bin lira olarak belirlenmesi, fiyat yükselişini de önledi.
Baykal-Derviş görüşmesinin günün ikinci yarısında yapılması ve bu görüşme sonrası yapılacak açıklamanın beklentisi de döviz fiyatlarındaki yatay seyirde diğer bir faktörü oluşturdu. Serbest piyasada gün içinde dolar 1 milyon 641 bin lirayı test ettiyse de, kalıcı olmadı. Günün ikinci yarısında 1 milyon 637-639 bin aralığına yerleşti. Dolar gün kapanışında 1 milyon 639 bin liradan işlem gördü.
Hazine’nin döviz cinsinden tahvil halka arzında ilk gün 276,2 milyon dolarlık satış yapıldığı bildirildi. Bugün de satışın devam edeceğini ve dolar fiyatının 1 milyon 643 bin lira olarak belirlendiği açıklandı. Siyaset eksenli piyasaların bugün de bu konumunu koruyacağını, döviz fiyatlarının partilerin ittifak arayışları ve Hazine’nin dövizle tahvil satışının etkisindeki hareketini sürdüreceği düşüncesindeyim.
Borsa haftaya 92 puanlık düşüşle başladı. Başbakan Ecevit’in ‘seçimler ertelenebilir’ şeklindeki açıklamalarının etkisiyle güne satış eğilimi ile başlayan endeks 9.687 puana kadar geriledi. Enerji hisselerindeki yükselişlerin etkisiyle bir miktar toparlayan endeks günü 92 puanlık düşüşle 9.829 puandan kapattı.
Teknik olarak kısa vadeli düşüş kanalındaki dalgalanmasını sürdüren endeksin 10.000 puana yaklaştıkça satış baskısının artması ve hareketli ortalamaların altında hareket etmesi düşüş trendinin devam edeceğine işaret; Derviş siyasete karar vermesi durumunda ise sınırlı bir yükselişle endeksin 10.000 puandaki direnci zorlamasını bekliyoruz.
|
|
Selim Işıklar, M. Ali Yıldırım
20.08.2002
|
|
| |
37 bin bankacı işsiz kaldı |
1999 yılında 81 olan banka sayısı yaşanan ekonomik kriz ve bankacılık operasyonları sonrasında 57’ye inerken, sektördeki çalışan sayısı da 174 binden 137 bine indi. 1966 yılından bu yana ise 53 banka tasfiye edildi.
Bankacılık sektörü son 40 yılda diğer sektörlerin aksine oldukça inişli çıkışlı bir seyir izledi. 1962 yılında 51 olan banka sayısı 1999 yılına gelindiğinde 81’e kadar çıkarken, bu yılın haziran ayı sonu itibarıyla 57’ye düştü.
1962 yılında 51 adet olan banka sayısı 1975 yılına gelene değin 42’ye kadar indi. 1981 yılında tekrar artmaya başlayan banka sayısı 1985’te 50’yi, 1986’da 55’i, 1988 yılında da 60 adedi buldu. 1990 yılında 66 olan banka sayısı 1993 yılında 70’e, 1997 yılında da 72’ye çıktı.
81 adet ile en fazla banka sayısına 1999 yılında ulaşıldı. 2000 yılında banka sayısı 79’a, 2001 yılında da 61’e kadar gerilerken, bu yılın haziran ayı sonu itibarıyla 57 adede düştü. Böylece banka sayısı 1987 yılındaki seviyesine yaklaşmış oldu.
Özel sermayeli bankalar açısından bakıldığında ise haziran sonu itibarıyla 20’ye düşen banka sayısı 1960 yılı ile aynı seviyede bulunuyor.
Kamunun 3 bankası var
1998 yılında 38 adede kadar çıkan özel sermayeli bankaların sayısı 1999 yılında 31’e, 2000 yılında da 28’e indi. 2001 yılında ise 22 olan özel banka sayısı bu yılın haziran ayı sonu itibarıyla 20’ye indi. 1962 yılında 14 adedi bulan kamusal sermayeli bankaların sayısı da 2001 yılı itibarıyla 3 adede düştü.
1962 yılında 5 adet olan ve 1990 yılına gelindiğinde 23 adedi bulan yabancı sermayeli banka sayısı da haziran ayı sonu itibariyle 15 adet olarak belirlendi.
Sistemdeki banka sayılarının artıp azalması şube sayılarına da etki etti. Nitekim 1962 yılında toplam bin 716 şubesi olan bankalar, 2000 yılına gelindiğinde toplam 7 bin 837 adet şube ile hizmet vermeye başladı.
Geçen yıl bu sayı 6 bin 912 adede gerilerken, bu yılın ilk yarısında ise 6 bin 331’e kadar indi. Bu rakamla şube sayısı açısından 1995 yılına denk bir seviyeye gelindi.
1962 yılında 32 bin 913 kişiye istihdam sağlayan sektör 1999 yılında bu rakamı 173 bin 988 kişiye kadar çıkardı.
Ancak 2001 yılında yaşanan krizin faturası çalışanlar açısından acı oldu ve sektörde çalışanlar 2001 yılı sonu itibarıyla 137 bin 342’ye kadar indi. İstihdam açısından sektör 1994 yılındaki seviyesinin altına düştü.
Bankaların adı kaldı
1966 yılından bu yana 7 kamu, 28 özel, 4 mahalli, 6 yabancı sermayeli 8 de kalkınma ve yatırım bankası olmak üzere toplam 53 banka tasfiye edildi. Tasfiye edilen ve başka bankalar ile birleştirilen kamu bankaları arasında Ankara Halk Sandığı, Anadolu Bankası, İstanbul Emniyet Sandığı, İstanbul Halk Sandığı, İzmir Halk Sandığı, Emlak Bankası ve Türkiye Öğretmenler Bankası bulunuyor.
Özel sermayeli bankalardan, Efesbank, Egebank, Hisarbank, İnterbank, Raybank, Tutum Bankası, Türkiye Bağcılar Bankası bunlardan sadece birkaçı. Mahalli bankalardan, Adapazarı Emniyet, Akşehir, Lüleburgaz Birlik Ticaret ile Sağlık bankaları da tarihteki yerini almış durumda. Ankara, aa
|
|
20.08.2002
|
|
| |
Devlet, akıllı kartla sağlıkta 100 milyon dolar tasarruf edecek |
Emekli Sandığı, sağlık harcamalarında tasarruf ve etkinliği sağlamak için akıllı kart uygulamasına geçmeyi hazırlanıyor. 33 milyon dolara mal olacak sistem ile tüm emeklilere birer akıllı kart dağıtılacak ve sağlık harcamaları merkezi sistem ile takip edilecek.
Maliye Bakanı Sümer Oral, akıllı kart uygulamasıyla hastane işlemlerinden kaynaklanan kayıpların ve suiistimallerin önüne geçilmesinin hedeflendiğini belirterek, “Bu bölüme ilişkin kayıpların yüzde 30 düzeyinde olduğu tahmin edilmektedir, projenin hayata geçirilmesiyle hastane harcamalarında da yıllık 100 milyon dolarlık tasarrufun sağlanacağı hesaplanmaktadır.” dedi.
Sümer Oral, Türkiye’nin uyguladığı programı 1 dakika dahi erteleyemeyeceğini belirterek, “Onun gereklerini yerine getirmek de kesinlikle gecikme yapamaz, aksi takdirde faturası büyük olur.” dedi. Bakan Oral, “sağlık ve akıllı kart projesi ile emekli maaş ödemeleri” konusunda bir basın toplantısı düzenledi. Sağlık Projesi çerçevesinde, Sandık’tan sağlık yardımı almaya hak kazanan 2 milyonu aşkın hak sahibine ait şahıs ve sağlık bilgilerinin aktarıldığı geniş bir “sağlık kütüğü” oluşturulduğunu, yurt çapındaki eczanelerin hemen hemen tamamının sandık ile on-line bağlantısının kurulduğunu anlatan Oral, tıbbî malzeme ve ilaç fiyatlarının, farklı tarihlerdeki fiyatlarıyla birlikte, sisteme aktarılarak güncelleştirildiğini söyledi.
Oral, fiyat, hak sahipliği ve diğer unsurlar açısından denetim yanında, faturalama işleminin de bilgisayar ortamında yapıldığı bir sisteme geçildiğini, sistemin etkin ve hızlı bir şekilde çalışmasıyla birlikte, harcama artış oranının önemli ölçüde düşmeye başladığını kaydetti. Uygulamanın başlamasından önceki dönemde, ilaç harcamalarındaki ortalama artış oranının ABD Doları cinsinden yüzde 26 iken, projenin ülke çapında yürütülmesi sonucunda bu oranın, ortalama yüzde 15’e gerilediğini bildirdi. Oral, projenin son halkası olan “Akıllı Kart” bölümü için de yaklaşık 25,2 milyon dolar tutarında bir harcama yapılacağını ve tüm proje maliyetinin 33 milyon dolar olduğunu bildirdi. Projenin başlangıcından bugüne kadar geçen süre içinde, toplam 174,4 milyon dolar tutarında bir tasarrufun oluşmasının, proje sayesinde mümkün olabildiğini söyledi ve “Proje kendisini yaklaşık 20 kat fazlasıyla geri ödemiştir.” dedi.
Ankara, Zaman
|
|
20.08.2002
|
|
| |
‘Derviş’le aynı safta olmamız eşyanın tabiatına aykırı’ |
Bir süredir yazılı ve görsel basında, Kemal Derviş’in Cumhuriyet Halk Partisi’ne (CHP) önereceği isimler arasında yer alan Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Genel Başkanı Sami Evren, iddiaları yalandı.
Derviş’le hiçbir görüşmesinin olmadığını kaydeden Evren, “İsmimin yer alması tamamen bilgim dışında gerçekleşmiştir. Ne Sayın Derviş’le ne bir başkasıyla bu konu üzerinde görüşmediğimi belirtmek istiyorum. Haberler asılsızdır, dayanaksızdır; doğru değildir.” dedi. Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel Başkanı Süleyman Çelebi de, adaylık konusunda muhatabının Derviş değil, CHP olduğunu söyledi.
Emek örgütleri ve emekçilerin çıkarlarıyla Derviş’in temsil ettiği güçlerin çıkarlarının çatıştığını, ortak noktasının bulunmadığını kaydeden KESK Genel Başkanı Evren, “Bu nedenle basınımızda çıkan haberlerin doğru olması mümkün değildir. Çünkü Sayın Derviş IMF ve Dünya Bankası’nın Türkiye ayağını oluşturmak için ülkemize gelmiştir ve uluslararası sermayenin çıkarları doğrultusunda siyasi hayatı tanzim etmek için görevlendirilmiştir. Sayın Derviş liberalizmi, özelleştirmeleri savunmaktadır. Sayın Derviş’le aynı safta olduğumu ileri sürmek eşyanın tabiatına aykırıdır. O IMF’nin sözcüsüdür, ben kamu emekçilerinin sözcüsüyüm.” şeklinde konuştu.
IMF programına alternatif olarak emek örgütleri tarafından oluşturulan Emek Platformu Programı’nın altında imzası bulunduğunu da hatırlatan Evren, “Bugün bu imzamın arkasında olduğumu belirtiyor ve Emek Programı’nda imzası olanları imzalarına sahip çıkmaya çağırıyorum.” dedi. Emek Programı’nda Kemal Derviş’in CHP’ye önereceği isimler arasında adı geçen DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi ve Türk-İş Genel Başkanı Bayram Meral’in de imzası bulunuyor. Derviş’in CHP’ye önereceği iddia edilen isimlerin başında yer alan DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, Kemal Derviş’le adaylık konusunu hiç görüşmediklerini söyledi. Adaylık konusunu değerlendiren Çelebi, “Derviş’le adaylık konusunu hiç konuşmadık. Asla konuşmam da. Bizim muhatabımız CHP’dir.” dedi.
Öte yandan Türk-İş Genel Başkanı Bayram Meral’in Derviş’le birlikte hareket etmesine ve Türk-İş’in kapılarını Derviş’e açmasına, Sağlık-İş Sendikası Genel Başkanı Mustafa Başoğlu sert tepki gösterdi. Başoğlu, bakanken işçi haklarına karşı olan Derviş’in siyasi geleceğine işçiyi alet etmemesini istedi. Başoğlu, Türk-İş Başkanı Bayram Meral’in kapılarını Derviş’e açmasıyla hata yaptığını söyledi.
|
|
Şahin Ali Şen
/ Şahin Ali Şen
20.08.2002
|
|
| |
Türk ve Rus inşaat sektörü Moskova’da buluşacak |
Yaşanan ekonomik kriz nedeniyle Türkiye’de yeterli pazar bulamayan inşaat sektörüne, Rusya’dan davet var.
Rusya Federasyonu’nun devlet ve özel sektör yetkilileri, 15-16 Ekim 2002 tarihlerinde Türk inşaat sektörü yetkililerine, ülkelerindeki taahhüt işlerini, çalışma ve ortaklık koşullarını tanıtacaklar. Ülkemizde üretilen inşaat malzemelerinin tanıtım ve Rusya’ya ihracat imkanlarının geliştirilmesi de programda yer alıyor.
Türk ve Rus devlet yetkililerinin de katılımıyla 15-16 Ekim 2002 tarihlerinde Moskova’da geniş kapsamlı bir konferans düzenlenecek. Konferansta, Rusya’da devlet, özel sektör ve yabancı yatırımcılar tarafından yapılması planlanan taahhüt işlerinin tanıtımı ile, Rusya’daki çalışma yasaları ve Rus şirketlerle işbirliği olanakları gibi değişik alternatifler sunulacak. Üst düzey devlet yetkilileriyle özel sektörün bir araya geleceği konferansın, iki ülkeyi ticari olarak daha da yaklaştıracağını belirten İLOR AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Oktay Ülkügüner, “Bu konferans, iş talep edenle iş yapmak isteyeni bire bir karşı karşıya getiriyor.” dedi. Ekonomi Servisi
|
|
20.08.2002
|
|
| |
Vivendi, iflasın eşiğinden taze krediyle dönmüş |
Ağır borç yükü nedeniyle başta yayıncılık olmak üzere bazı faaliyetlerden çekilme ve küçülme kararı alan Fransız medya devi Vivendi Universal’in geçen ay iflas başvurusunda bulunmaktan son anda vazgeçtiği bildirildi.
Vivendi Başkanı Jean-Rene Fourtou, şirket çalışanlarına ve hisse senedi sahiplerine gönderdiği mektupta bu açıklamayı yaparken, Vivendi’nin kreditörleriyle yaptığı görüşmeler sonucunda 1,97 milyar dolarlık taze kredi sağladığı müjdesini de verdi.
Fourtou, iflasın eşiğinden dönen şirketin sağlanan bu taze kaynakla içinde bulunduğu güçlükleri aşacağı vaadinde bulundu. Fourtou güven tazelemeye yönelik mektubunda “Bu güç dönemi aşacağız ama bunun bedeli var. Daha yüksek faizler ödeyeceğiz ve bazı varlıklarımızı elden çıkaracağız.” dedi. Paris, aa
|
|
20.08.2002
|
|
| |
Enron, Clinton döneminde Beyaz Saray’a sızmış |
Yarattığı ekonomik krizle ABD’de pek çok kişinin geleceğiyle oynayan Enron şirketinin, eski Başkan Bill Clinton döneminde Beyaz Saray’a sızmayı başardığı bildirildi. Enron’un Bush yönetimiyle arasının iyi olduğunu savunan kaynaklar, Bush’u bu açıdan suçlamışlardı.
TIME dergisinde yer alan habere göre, Clinton yönetimi, Enron’dan, enerji sektöründe faaliyet gösteren şirketlere yönelik nakit ve kredi olanaklarının artırılmasını öngören bir raporun hazırlanmasına katkıda bulunmasını istedi. Bu konudaki raporun, Enron’un tavsiyeleri doğrultusunda değiştirildiği belirtiliyor.
Clinton döneminin Enerji Bakan Yardımcısı Bill White’in, Enron’u, Meksika’da doğalgaz satmaya teşvik ettiği de dergi tarafından kaydedildi. Clinton’ın Enerji Bakanı Hazel O’Leary’nin ise Enron yetkililerini Hindistan, Çin, G. Afrika ve Pakistan’a yaptığı gezilere götürdüğü açıklandı.
TIME, “Buna karşılık Enron’un, O’Leary tarafından yönetilen ‘Bir Hayalim Var’ adlı hayır kurumuna cömert şekilde katkıda bulunduğunu” vurguladı. Enron’un Demokratik Parti’ye de 1996 yılında 100 bin dolar verdiği bildiriliyor. New York, aa
|
|
20.08.2002
|
|
| |
Iraklı bakan ihracatçılarla görüşecek |
Irak Ticaret Bakanı Mohammed Mehdi Saleh ve üst düzey kamu görevlilerinden oluşan bir heyet, Türkiye’ye geliyor.
İstanbul Maden ve Metaller İhracatçı Birlikleri Genel Sekreteri M. Mutlu Öktem’in yaptığı açıklamaya göre, konuk Bakan Saleh, Uluslararası İzmir Fuarı’nın açılışını yapmak ve bu kapsamda İstanbul, Ankara ve İzmir’de temaslarda bulunmak üzere Türkiye’yi ziyaret edecek. Irak heyetinin ziyaret programı kapsamında, Dış Ticaret Müsteşar Vekili Abdullah Köten, diğer üst düzey müsteşarlık yetkilileri, ihracatla ilgili çeşitli meslek örgütü temsilcileri ve ihracatçı firmalarının katılımıyla 24 Ağustos Cumartesi günü İstanbul’da “Irak’ta iş imkanları” konulu bir seminer düzenlenecek. Dış Ticaret Kompleksi’ndeki toplantıda, Irak Ticaret Bakanı Mohammed Mehdi Saleh ve Irak Ticaret Bakanlığı Dış Ekonomik İlişkiler Genel Müdürü Fakhreddin Rashan, ülkelerindeki iş imkanları hakkında bilgi verecek. İstanbul, aa
|
|
20.08.2002
|
|
| |
Vitrin |
Organik tarımla bebek maması, Nestle’nin yeni mis kreması piyasada, Barilla’nın iki yeni ürünü Türkiye’de, Interlight İstanbul ’02, ekimde açılıyor
Organik tarımla bebek maması
Milupa, organik tarımla yetiştirilmiş doğal sebze ve meyvelerden bebek maması üretiyor. Dört çeşitli Milupa Kavanoz Mamaları hazır püreleri, yapay koruyucu, tatlandırıcı gibi katkı maddeleri içermiyor. Tamamen hormonsuz-ilaçsız doğal ürünlerden yapılıyor.
Nestle’nin yeni mis kreması piyasada
Nestle “Krem Şanti” olan ürününün adını “Nestle Mis Krema” olarak değiştirdi. Kremanın birçok alanda kullanılabileceğine ambalaj değişikliğiyle vurgu yapan Nestle’nin yeni ürünü makarnadan çorbaya, et yemeklerinden pasta ve tavuğa kadar kullanılabiliyor.
Barilla’nın iki yeni ürünü Türkiye’de
Makarnada farklılık arayanlara çeşitli alternatifler sunan Barilla, Türk tüketicisinin beğenisine Spaghetti Alla Chitarra ve Farfalle Tonde’yi sundu. Spaghetti Alla Chitarra yumurtalı ve kare şeklinde, Farfalle Tonde de fiyonk şeklinde ve sos tutma özelliğine sahip.
Interlight İstanbul ’02, ekimde açılıyor
Aydınlatma Türk Milli Komitesi ve Aydınlatma Gereçleri İmalatçıları Derneği’nin 3-6 Ekim 2002’de İstanbul Hilton Kongre Merkezi’nde gerçekleştireceği Interlight İstanbul ’02, aydınlatmayı akılcı bir yatırıma dönüştürecek teknolojik çözümleri sunacak.
|
|
20.08.2002
|
|
|
|
|

|
Zaman'da Bugün
20 Ağustos 2002
|
|

Zaman Spor
Ekonomi
|
|
|
|
|