Devlet Bakanı Tunca Toskay’ın sınır ticareti yoluyla Irak’tan getirilen motorin ticaretinin 1 Eylül’den itibaren yasaklanacağını açıklaması, bölgede büyük tepkilere sebep oldu. Bölgenin ticaret ve sanayi odaları, buna herhangi bir alternatif bulunmaması halinde bölgenin yeni bir yıkıma ugrayacağını söylediler.
Devlet Bakanı Tunca Toskay’ın “Bakanlar Kurulu kararının çıkması durumunda 1 Eylül’den itibaren motorin ticareti her ne ad altında olursa olsun yasaklanacaktır.” açıklaması Güneydoğulu işadamlarını kızdırdı. Bölge nüfusunun yüzde 60’ının sınır ticareti sayesinde geçindiğini belirten işadamları, “Habur ve sınır ticareti Güneydoğu’nun ekmek kapısıdır. Devlet bir geçim kapısını kapatırken buna alternatif üretmelidir. Aksi takdirde vatandaşını mağdur etmiş olur.” şeklinde tepki gösterdi.
Güneydoğu Sanayici ve İş Adamları Derneği (GÜNSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Bedrettin Karaboğa, sınır ticaretine büyük önem verdiklerini belirterek, “Sayın Toskay’ın açıklamaları son derece olumsuz bir açıklamadır. 52 bin kamyon ve TIR’ın çalıştığı bir sektörü bir anda yok ederseniz insanları işsizliğe ve bunun sonucunda karamsarlığa sürüklersiniz.” tepkisini gösterdi. Kararın arkasında devletlerarası ilişkilerin de olabileceğine dikkat çeken Karaboğa, “Eğer bu kararın arka planında uluslararası bir ilişki varsa biz buna da saygı duyuyoruz. Ancak 52 bin şoförün durumunun açıklığa kavuşturulması gerekir. Devlet bir geçim kaynağını kapatırken insanları mağdur etmemek için alternatif çözümler üretmek zorundadır. Aksi durumda görevini yapmamış olur. 52 bin kişinin işsizlik sigortası ödenmeli ve vergi borçları ya ertelenmeli ya da silinmelidir. 11 Eylül 2001 tarihinde ABD’ye yapılan saldırıdan sonra sınır ticareti durma noktasına geldi. Böyle bir kararın alınması bölge için ciddi sıkıntılar yaratacaktır. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin nüfusunun yüzde 60’ını ciddi şekilde etkileyecektir ve insanları mağdur edecektir.” şeklinde konuştu.
Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Kutbettin Arzu da Habur Gümrük Kapısı’nın bölge insanının tek geçim kaynağı olduğunu ve buradaki motorin ticaretinin tamamen devlet denetiminde olduğunu hatırlatarak “Kaçakçılığın olması söz konusu olamaz. Buradaki mazot ticareti zaten devletin denetimi altında yürütülüyor. Özellikle sınırdan getirtilen mazot devletin bir birimi sayılan TPİC’e ardından da dağıtım şirketlerine verilerek mazot ticareti sağlanıyor. 52 bin kamyon bu ticaretten geçimini sağlıyor.” diyerek durum tespiti yaptı.
“Tamamen devletin denetiminde olan motorin ticaretinde vergi kaçakçılığı oluyorsa bunun faturasını bölge insanından çıkarmamak gerekir.” diyen Arzu, şunları söyledi: “Şu olabilir, sınırdaki mazot ticaretinde birkaç kişi kaçakçılık yapıyor olabilir. Birkaç kişi yüzünden bunun hepsini bölgeye mal edemeyiz.”
Diyarbakır Genç İş Adamları Derneği (DİGİAD) Genel Başkanı Behçet Balık ise, bölge ekonomisinin bugünkü durumuna vurgu yaparak, bölgenin zaten çok zor şartlar altında ekonomik hayatını sürdürmeye çalıştığını söyledi. Motorin ticaretinin yasaklanması durumunda hayatın bölge insanı için çekilmez hale geleceğini vurgulayan Balık, “İnsanlara sınır ticareti ve motorin ticaretinden elde edilen gelir bir nebze katkı sağlıyordu. Bölge ekonomisi nispeten nefes almaktaydı. Alınacak olan kararla bölge ekonomisi daha da zor durumda kalacaktır. Yetkililerden, girişimcilerin kendi çabalarıyla meydana getirdikleri kaynakları kurutma yerine bölgeyi destekleyici projelerin üretilmesini beklerdik. Vatandaş kendine kaynak buluyor, devlet hemen bu kaynağı kapatıyor. Bunu engellemenin mantığını anlayamadık. Eğer bu engelleniyorsa ekonomiyi kalkındıracak başka programlar üretilmelidir. Motorin ticaretinin tamamen yasaklanmasının bölgeye çok büyük zarar vereceğini düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.
Motorin ticaretinin yasaklanmasının genelde ülkeye, özelde ise bölgeye büyük zararlar vereceğinin altını çizen Diyarbakır Sanayici İş Adamları Derneği (DİSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Şeyhmus Akbaş da “Yeni alınacak kararla bölgede var olan binlerce işsizler ordusuna yenileri eklenecektir. Yaklaşan seçim öncesinde böyle bir kararın ne amaçla alındığına anlam veremiyoruz. Sınır ticareti kapsamında akaryakıt ticareti yapan 52 bin şoförün ailelerini katarsak yüzbinlerce kişi bu kapıdan geçinmektedir. Sınır ticareti kapsamında Irak’tan yapılacak akaryakıt ticaretine izin verilmesini beklerken, bunun yasaklanmasını endişeyle karşılıyoruz.” şeklinde konuştu. Habur Sınır Kapısı’nın 11 Eylül’den sonra bir ay kapalı kalmasının bölgeye yaklaşık 19 trilyon liralık zarar verdiğini de belirten Akbaş, “Söylentiler bile bölgenin ekonomisini olumsuz etkilemektedir. Belirsiz senaryoların üretilmesi iş dinamiklerimizi endişelendirmektedir. Bir an önce belirsiz duruma son verilmeli ve ülke yararına kararlar alınmalı.” dedi.
Cizre Sanayi Odası ve Nakliyatçılar Derneği Başkanı Adnan Elçi de motorin ticaretinin zaten 18 Eylül tarihinden itibaren kesildiğini kaydederek, bölgeye getirisi olmayan motorin ticaretinin kesilmesinin bölgeye tamamen zarar getireceğini belirtti. Elçi şunları söyledi: “Kim petrol kaçakçılığı yapıp da vergi kaçırıyorsa gidip onu yakalayın, bir ikişi bunu yapıyorsa bunu herkese mal etmemek gerekiyor. Buradaki insanlar bunun faturasını geçmişte çok ödedi ve halen ödüyor. İnsanlar Körfez krizinden bu yana belini bir türlü doğrultamadı. Devlet denetimi altında yapılan motorin ticaretinde vergi kaçakçılığı yapıp da terör örgütü PKK’ya kimsenin kaynak sağladığına inanmıyoruz. Varsa bile bunu devlet araştırsın, yakalasın ve bunun hesabını sorsun.”
|