Yeni doğmuş bebeğiniz şimdiden duyarlı ve çevresinin farkında olan küçük bir varlıktır. İlk üç ayda duyularının çok geliştiğini bilmek, onu uyarmak konusunda size büyük ölçüde yardımcı olacaktır.
Bebek ilk günlerden başlayarak çevresini kuşatan dünyadaki birbirinden farklı sesleri, kokuları, görüntüleri ve kumaşları algılar. Bebeğinizin başlangıçta pek bir şey görmediğini söyleyenlere sakın inanmayın. Doğumun hemen akabinde gözleri fal taşı gibi açık olan bebeklerin belli bir uzaklığa kadar görebildiği biliniyor artık.
Yeni doğmuş bebeklerin göremedikleri konusundaki yanlış olan inancın doğru yanı gözlerini odaklamakta, yani bakışlarını belli bir noktada toplamakta güçlük çektikleridir. Bebeklerin görmesi bakımından en iyi nokta yüzlerinden 20–30 cm arasındaki bir uzaklıktır. Bu da, bebeğinizi emzirdiğiniz sırada yüzünüz ile bebeğin yüzü arasındaki uzaklık kadardır; zaten bebeğinizin bazen emmeyi bırakarak büyük bir dikkatle size baktığını fark edebilirsiniz.
Bebeğiniz iki aylık oluncaya kadar süren bu sınırlı görme duyusu, aşama aşama gelişir ve üç–dört aylık olduğunda bebeğinizin gözleri 8 cm ile 50 cm arasındaki uzaklıklardan gösterilen nesnelere uyum sağlayabilir. Bebek, ikinci ayından başlayarak ellerinin yaptığı şey ile gözlerinin gördüğü şey arasında ilişki kurmaya başlar. İlk haftalarında, annesi ve babası bebeğin dünyasının merkezini oluşturur; sık sık göz göze bakışmak çok önemlidir. Bu durumlarda bebeğiniz, yüzünüzü dikkatle inceler. İlk ayda bebeğinizin pencereden gelen parlak ışığa, televizyona ya da ampul ışığına baktığını, mum ışığını takip edebildiğini fark edersiniz.
|