Ana Sayfa Haberler Ekonomi Dış Haberler Politika Kadın-Aile Kültür-Sanat Televizyon Spor Yazarlar Yorumlar Çizgi-Yorum
   Akademi Bilişim Çocuk Eğitim Otomobil Röportaj Strateji Tüketici Masası Okur Hattı

 Bölge Haberleri


 Reklam
 Künye/İletişim
 English
 Basın Özetleri
 Abonelik
 

Site editörüne her türlü eleştiri ve önerinizi iletebilirsiniz; m.sakin@zaman.com.tr

 
Arama

 Arşiv

 

 

Gönül birliği sağlandı, nikâh daha sonra

Solda birlik çalışmalarını sürdüren Devlet eski Bakanı Kemal Derviş, dün CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’la 6 saat süren bir görüşme yaptı. Görüşme sonrasında her iki isim de ortak noktaların altını çizdi ve 3 Kasım seçimleri için iktidar hedefini ortaya koydu.

Kemal Derviş, her dakikası değerli çok uzun bir görüşme yaptıklarını kaydederek, “Gönül birliği içerisindeyiz. Çok şeyi paylaştık. Ortak amaç kesin. Çalışmalar yoğun ve hızla devam edecek ve bir sonuca varacağız diye düşünüyorum.” dedi. Derviş, CHP’ye katılıp katılmayacağına ilişkin sorulara ise net bir cevap vermedi.

Deniz Baykal da, çok yararlı bir görüşme yaptıklarını ve iyimser olduğunu ifade etti. Baykal, görüşmeden sonra kurmaylarına, “Çok iyi bir görüşme oldu. Her şeyi konuştuk. Her şey çok olumlu. Birbirimize doyamadık. Sabaha kadar çalışabilirdik, zamanın nasıl geçtiğini anlamadık.” değerlendirmesinde bulundu. Görüşmede, CHP’nin tarım, dış politika ve sosyal güvenlik konuları dahil hazırladığı tüm projelerin masaya yatırılması, CHP kanadında, “Bu iş bitti. Kemal Derviş artık CHP’de.” yorumlarına yol açtı. Baykal ve Derviş, görüşmelere yarın devam edecek.

Geçen hafta İsmail Cem’in başında bulunduğu Yeni Türkiye Partisi (YTP) ile yollarını ayıran Kemal Derviş, dün CHP Genel Merkezi’nde Deniz Baykal’la uzun bir görüşme yaptı. Baykal ve Derviş, 6 saat süren görüşme sonrasında gazetecilerin karşısına birlikte geçti. Çok yararlı bir çalışma yaptıklarını kaydeden Baykal, seçimlere doğru sorunları çözebilecek, Türkiye’yi dünya ile bütünleştirebilecek, güçlü, demokratik bir iktidar seçeneğini oluşturmayı hedeflediklerini dile getirdi. Çalışmalarının bir süre daha devam edeceğini ve yarın tekrar bir araya geleceklerini ifade eden Baykal, “pazarlık, çekişme ve tartışmanın kesinlikle söz konusu olmadığını” vurguladı.

Türkiye’nin bekleyişine en iyi şekilde cevap vermeye hazırlandıklarına işaret eden Baykal, şöyle konuştu: “Bu doğrultuda bir süredir çalışma içindeyiz, gayret içindeyiz. Bugün de bu buluşmamızda, bu doğrultuda çok yararlı değerlendirmeler yaptık. Türkiye’nin geleceğiyle ilgili anlayışlarımızı geniş ölçüde paylaştık. Tabii bu çalışmaları biraz daha sürdürmemiz gerekiyor. Sorumluluğumuzu biliyoruz. Türkiye’nin bekleyişini biliyoruz. Bu bekleyişe en iyi şekilde cevap verme hazırlığı, gayreti içindeyiz.”

Kemal Derviş de, görüşmenin, çok yoğun, her dakikası değerli bir çalışma olduğunu, çok şeyi paylaştıklarını bildirdi. “Çalışmalar yoğun ve hızla devam edecek ve bir sonuca varacağız diye düşünüyorum” diyen Derviş, Baykal ile ideolojik birliktelik ve ortak amaç içerisinde olduğunun altını çizdi. Türkiye’nin sorunlarını halledebilecek, insanları daha mutlu günlere götürebilecek bir çoğunluğu hedeflediklerini vurgulayan Derviş, şunları kaydetti: “Mümkün olduğu kadar tutarlı, birleşmiş, ileride ne olacağını kesin bir dille anlatan ve Türkiye’yi kucaklayan, özellikle gençliği de kucaklayan, gençliği bu sorumluluğa çeken bir çaba içindeyiz. Ortak felsefemiz, sosyal demokrasi, demokratik sol, çağdaş sol anlayış. Bir pazarlık yok, olmaması gerekir. Gönül ve fikir birliği içindeyiz.”

Kemal Derviş bir gazetecinin CHP rozetini ne zaman takacağına ilişkin sorusuna ise, “Bundan fazlasını konuşmak doğru olmaz. Her şeyi çok açık söyledim.” diye karşılık verdi.

Süleyman Kurt / Ankara

20.08.2002


 

Köprülü: DSP’yi Derviş bölmedi

Arı Hareketi lideri Kemal Köprülü, DSP’nin bölünmesi ve Yeni Türkiye Partisi’nin kurulmasında Devlet eski Bakanı Kemal Derviş’in rolünün bulunmadığını söyledi.

Derviş’e yakınlığıyla bilinen Köprülü, “Bana göre DSP’den kopuşta Kemal Derviş sorumlu değil. Bu gerçek önümüzdeki günlerde daha net ortaya çıkacak.” dedi.

Derviş’in siyasi çalışmalarında en yakınındaki isim olarak dikkati çeken Kemal Köprülü, Derviş’in YTP’ye katılmaması ve CHP’yi tercih etmesi yolunda kendisinin etkili olduğu iddialarını reddetti. Köprülü, “Biz Arı Hareketi olarak Kemal Bey’in karşısına birçok seçim ve 4 Kasım senaryosu koyduk. Her türlü seçim sonucu ve ittifak senaryolarını getirdik. Yani onu doğru bilgilendirdik. Kararlarını kendisi verir.” değerlendirmesinde bulundu.

CHP’nin sosyal devletçi çizgisi ile Kemal Derviş’in uluslararası finans çevrelerine olan yakınlığına dikkat çeken Köprülü, CHP’nin birtakım politikalarını Kemal Derviş’e göre geliştirmek zorunda olduğunu vurguladı. Türkiye’de siyasi tıkanıklık yaşandığını anlatan Köprülü, şöyle devam etti: “CHP Derviş ile gelişecek, büyüyecek ve kadrosu zenginleşecek. CHP gelişebilirse Türkiye için çok olumlu olur. Türkiye siyaseti her geçen gün geriliyor. Lidersizlik ve bölünmüşlük sorunu var. Son 15 yılda bu tablodan sorumlu olan Demirel, İnönü, Ecevit, Çiller ve Yılmaz’dan hiçbiri halka hesap vermedi. Şimdi bu hesabın zamanıdır ve yapılması gereken son 15 yıldaki siyaseti geldiği noktadan sorumluluğu bulunan bu liderlerin koltuklarını bırakmalarıdır. Bütün liderlerin baraj sorunu olduğu halde, hala Türk toplumuna hesap vermeden seçime girip oy istemeye cüret etmelerine inanamıyorum, bu durum da AK Parti’nin yolunu açıyor.”

Zafer Özcan / İstanbul

20.08.2002


 

‘Seçimin ertelenmesi bize yarar’

AK Parti lideri Recep Tayyip Erdoğan, seçimlerin ertelenmesine yönelik girişimleri “çirkin ve millete saygısız bir davranış” olarak nitelendirdi. Erdoğan, “bu saatten sonra alınacak bütün kararların AK Parti’nin lehine” olacağını belirtti.

AK Parti olağanüstü il başkanları toplantısının açılışında konuşan Erdoğan, Türkiye’nin seçim ortamına girdiğini; ancak son günlerde çeşitli spekülasyonlar yapıldığını ve kulisler oluşturulduğunu kaydetti. Erdoğan, “3 Kasım için karar alındı. Şimdi bir küskünler ordusuymuş, şöyleymiş, böyleymiş, ne oluşturulursa oluşturulsun her karar AK Parti’nin lehinedir.” dedi.

İl başkanlarından, aday listeleri belirlendikten sonra kimsenin birbirine “küsmemesini” talep eden Erdoğan, daha sonra gazetecilerin sorularını cevapladı. “Seçimi erteleme konusunda hükümet oluşturma senaryoları var. Size bu yönde gelen bir teklif var mı?” sorusuna Erdoğan, şu karşılığı verdi: “Bu konularla katiyen ilgilenmiyoruz, yolumuza devam ediyoruz. Milletimize verilen sözlerle sürekli oynamayı hiçbir zaman siyasi etik açısından doğru bulmuyoruz.”

Tayyip Erdoğan, konuşmasının ardından, partiye katılan Köksal Toptan ile Mehmet Erdemir’e parti rozeti taktı. Ankara, Zaman

20.08.2002


 

Küçük sol partiler HADEP’te birleşiyor

Merkez solda ittifak girişimleri sürerken, küçük sol partiler HADEP çatısı altında bir araya geliyor. HADEP Genel Başkanı Murat Bozlak, Özgürlük ve Demokrasi Partisi (ÖDP), Sosyal Demokrat Halk Parti (SHP) ve Emeğin Partisi (EMEP) ile ortak bir seçim platformu oluşturacaklarını belirtti.

HADEP Genel Merkezi’nde EMEP Genel Başkanı Levent Tüzen’le görüşen Bozlak, birlikte hareket etme fikrini benimsediklerini kaydetti. Murat Bozlak, “Ülkenin menfaatleri doğrultusunda her partiyle ittifak yapabiliriz, bu konuda görüşmelerimiz devam ediyor. Saadet Partisi’yle de resmi olmayan temaslarımız var.” dedi. Habib Güler, Ankara

20.08.2002


 

Ecevit, Bayram Meral’e adaylık teklif etti

Başbakan Bülent Ecevit, Türk–İş Başkanı Bayram Meral’e milletvekili adaylığı teklif etti. Meral, perşembe günü olağanüstü toplayacağı Türk–İş Başkanlar Kurulu’nda konuyu ele aldıktan sonra kararını açıklayacak.

Kemal Derviş’in CHP’ye götürmek istediği Bayram Meral dün Ecevit’i ziyaret ederek kısa bir süre görüştü. Basına kapalı gerçekleşen görüşmenin ardından NTV’de soruları cevaplayan Meral, DSP’nin solda oluşturulacak bir ittifakın dışında kalmasına razı olmayacaklarını kaydetti. Meral, benzer programa sahip partilerin bir araya gelmesi gerektiğini ifade etti. Ankara, Zaman

20.08.2002


 

DSP’li dokuzlar: CHP’ye gitmiyoruz

Başbakan Bülent Ecevit, DSP grubunda “Dokuzlar” olarak adlandırılan milletvekilleri ile görüştü. Ankara Milletvekili Uluç Gürkan, çıkışta gazetecilere yaptığı açıklamada, DSP’nin sol ittifakta yerini alması konusunda Ecevit’e görüşlerini aktardıklarını söyledi.

Milletvekilleri, “CHP’ye geçecek misiniz?” sorusuna “hayır” karşılığını verdi. DSP’li 9 milletvekili Başbakan Ecevit’i ziyaret ederek yaklaşık 45 dakika görüştü. Ecevit’e, solda güçbirliği konusunda tarihi bir sorumluluk düştüğünü anlatan Uluç Gürkan, Başbakan’ın “nasıl bir cevap verdiği” konusundaki soruları karşılıksız bıraktı. Ankara, Zaman

20.08.2002


 

‘Partilerin hesaplarını Sayıştay denetlesin’

Seçim kararıyla birlikte siyaset-para ilişkisi yeniden gündeme geldi. Parti hesaplarının Sayıştay tarafından denetlenmesini öneren uzmanlar, Hazine yardımının da bütün partilere eşit miktarda dağıtılmasını istiyor.

3 Kasım’da erken seçim kararının alınmasından sonra siyaset–para ilişkisi yeniden gündeme geldi. Devlet eski Bakanı Kemal Derviş’in işadamı Necati Yağcı’nın ofis ve arabasını kiralaması ile başlayan tartışmalar da, yürürlükteki mevzuatın şeffaflık için yetersiz kaldığını gözler önüne serdi.

Seçim çalışmalarında devletin telefonunu kullanan ABD eski Başkan Yardımcısı Al Gore’un bunun fark edilmesi üzerine Amerikan kamuoyundan özür dilediğini hatırlatan uzmanlara göre, Siyasi Partiler Kanunu’ndaki (SPK) boşluklar sebebiyle Türkiye’de etik olmayan ilişkiler gündeme geliyor. Partilerin hesaplarının Sayıştay tarafından denetlenmesini öneren uzmanlar, çoğulcu demokrasi hedefinin gerçekleşebilmesi için de, Hazine yardımının seçimlerden önce bütün partilere eşit miktarda dağıtılması gerektiğinin altını çiziyor. Siyasetin finansmanı hakkında kapsamlı bir çalışması bulunan Doç. Dr. Ömer Faruk Genç, Hazine yardımları için öngörülen şartların adil bir rekabete imkân tanımadığını ifade ediyor.

“Genel seçimlerde en az yüzde 5 oy alan bütün partilere eşit miktarda para yardımı yapılmalı.” diyen Genç, demokratik ülkelerde partilere belli bir sınırın üzerinde bağış yapanların kimliğinin açıklandığını hatırlattı. Genç’e göre, parti hesaplarının denetimi için Sayıştay ya da Yüksek Seçim Kurulu’nun dahil olacağı yeni bir örgütlenmeye gidilmeli. Parti hesaplarına ait denetim raporları Resmi Gazete’nin yanı sıra, ulusal çapta yayın yapan gazetelerde de yayınlanmalı. Partilere yapılan devlet yardımlarının eşit dağıtılmadığını ifade eden Liberal Demokrat Parti Genel Başkanı Besim Tibuk da SPK’nın değiştirilmesi gerektiğini kaydediyor.

Emekli Büyükelçi Pulat Tacar, ‘Siyasetin Finansmanı’ konulu araştırmasında, seçimlerdeki kampanya harcamalarının olağanüstü boyutlara ulaştığını belirterek, kampanyaya maddi destek sağlayan isimlerin Meclis’e gittiğini savundu. Partilere aynı yıl içinde yapılacak bağışlarda getirilen üst sınırın da (2002 için 8 milyar lira) kaldırılmasını isteyen Tacar, “Partiler için, Anayasa Mahkemesi’nin nihai denetiminden önce bir ön denetim mekanizması kurulmalı. Bu da Sayıştay olabilir.” şeklinde konuştu.

Prof. Dr. Necmi Yüzbaşıoğlu da, seçimlere katılma hakkı kazanan bütün partilere Hazine’den eşit miktarda mali yardım yapılması gerektiğini kaydediyor. Avrupa Genç İşadamları Konfederasyonu Başkan Yardımcısı Muharrem Yılmaz ise, partileri devletten çok sivil toplum kuruluşlarının finanse etmesinin şeffaflığı beraberinde getireceğini belirtiyor.

‘Parası olmayan Meclis’e giremiyor’

18 Nisan 1999 seçimleri öncesinde ANAP’tan Erzurum milletvekili adayı olabilmek için Gelirler Genel Müdürlüğü görevinden istifa eden Nevzat Saygılıoğlu’nun yaşadıkları para–siyaset ilişkisinde ağırlığın paradan yana olduğunu ortaya koyuyor: “Arkadaşımın ofisini kullandığım halde bana 8 milyar yetmedi. O günkü şartlarda benim elimdeki para sadece poster ve afişe yetmezdi. Parası olmayanın aday olup mücadele etmesi mümkün değil. Elden paraların dağıtıldığı ve bunun hiçbir denetiminin yapılmadığı bir ortamda siyasi etikten nasıl bahsedilebilir? Batı’da olduğu gibi Hazine yardımları yerine, özel sektörün yaptığı bağışların masraftan düşülmesi gibi bir uygulama daha şeffaf bir yapı sağlayacaktır. Böylece kayıt dışı yardımların önü kesilecektir.”

Turhan Bozkurt / İstanbul

20.08.2002


 

Avrupa’da bütün bağış ve harcamalar halka açıklanıyor

Fransa’da Mart 1993 seçimleri için yapılan harcamaların dörtte üçünün firmalar tarafından finanse edildiği ileri sürülmüştü.

Bu uygulamaya tepki olarak 20 Aralık 1994’te çıkarılan yasayla, firmaların seçim kampanyasını finanse etmeleri yasaklandı. Fransa’da, Siyasal Partilerin ve Seçim Kampanyalarının Finansmanı Ulusal Hesap Uzmanları Komitesi adında bir komisyon bu görevi yürütüyor. Harcama tavanının aşılması durumunda seçim iptal edilebiliyor.

ABD’de 50 bin doların üzerinde bağış yapılmasına izin verilmiyor. ABD’de yardımların denetimi, Federal Election Comission adı verilen, parlamento ve senato başkanlarına bağlı olarak görev yapan uzman saymanlar kurulu tarafından yapılıyor. Yunanistan’daki siyasal partilerin hesaplarının ülke çapında dağıtımı bulunan günlük gazetelerde yayımlanması zorunlu.

Belçika’da partilerin yıllık hesapları parlamento başkanına sunuluyor, daha sonra Sayıştay’a gönderiliyor. Sayıştay iki ay içinde hesaplarla ilgili raporunu parlamento başkanına geri gönderiyor. Gerek hesaplar, gerek Sayıştay’ın raporu Resmi Gazete’de yayımlanıyor. Hesaplarını sunmayan partiye kamu yardımı yapılmıyor.

20.08.2002


 

Partiler ‘plaza’larda seçime hazırlanıyor

Bugüne kadar mütevazı binalarda hizmet veren partiler, artık plazalarda siyaset üretiyor. Partilerin ekonomik gücünü de yansıtan gösterişli genel merkezler, Ankara’nın Balgat semtinde yoğunlaşıyor.

AK Parti’nin aylık 25 milyar lira bedelle genel merkez kiralamasının ardından birçok parti aynı semtteki pahalı binalarda boy göstermeye başladı. Genç Parti, Demokrat Türkiye Partisi, Sosyal Demokrat Halk Partisi, Avrasya Partisi ve Aydınlık Türkiye Partisi, Balgat’taki lüks binalara taşındı. Kira bedellerini açıklamaktan kaçınan partiler, milyon dolarlık binalarda seçim çalışmalarını yürütüyor.

Geçmişte, kapatılan RP’nin Genel Başkanı Necmettin Erbakan’la birlikte anılan Balgat semti, Türkiye’de gündemin belirlendiği semt olma yolunda. Balgat’taki ilk genel merkez binasını yıllar önce dönemin ANAP lideri Turgut Özal yaptırmıştı. Daha sonra birçok parti, siyasi faaliyetlerini bu semte taşıdı. Ankara’nın en görkemli yapılarından biri olan MHP Genel Merkez binasının inşaatı önümüzdeki aylarda tamamlanacak. MHP’nin iktidara geldiği 1999 seçimlerinden sonra yapımına başlanan bina, süper lüks özelliklere sahip.

DYP Kızılay’daki, CHP Çankaya’daki, DSP ise Maltepe’deki parti binalarını kullanıyor. Yeni Türkiye Partisi ise Balgat'ta bina kiraladı. Ancak iç dekorasyonu tamamlanmadığı için bina henüz faaliyete geçmedi.

Habib Güler / Ankara

20.08.2002


 

Halk saydamlık istiyor

Ege Üniversitesi (EÜ) Öğretim Üyesi Yard. Doç. Dr. Türker Susmuş, “Partilerin muhasebe sisteminin denetim ve saydamlık açısından değerlendirilmesi” konusunda bir kamuoyu anketi yaptı.

İzmir’de gerçekleşen ankete katılanların yüzde 96’sı, milletvekillerinin mal varlığının her yılın sonunda kamuya duyurulmasını istedi. Ankete katılan kişilerin yüzde 78’i ise, partilerin gelir ve giderlerinin bağımsız kuruluşlar tarafından etkili bir şekilde denetlenerek sonuçların halka sunulmasını talep etti. Ankette elde edilen sonuçlar özetle şöyle: “Partilerin muhasebe kayıtları, uzman muhasebecilerce tutulsun, ön denetimi sağlansın, seçim dönemlerindeki kampanya harcamaları sorumlu bir yeminli mali müşavir denetiminde çekle yapılsın, adaylar ve siyasi partiler tarafından yapılan seçim harcamalarına üst sınır getirilsin, seçim kampanyasında kabul edilebilir gider kalemleri, açık bir şekilde belirlensin, partilerin hesapları, yıl sonlarında bağımsız denetim kuruluşları veya Sayıştay gibi uzman kurumlarca denetlensin ve sonuçları kamuya duyurulsun. Partilerin saydamlığının sağlanmasına yönelik olarak etik kurul oluşturulsun, seçilenlerin mal varlıkları, kamuoyuna düzenli olarak duyurulsun.” Mustafa Yüksel, İzmir

20.08.2002


 

Özkök ve Yılmaz: Özer Çiller ile sadece gezdik

Star gazetesinin, "Doğan Grubu ile DYP lideri Tansu Çiller’in eşi Özer Çiller arasında Rodos adasında siyasi pazarlıklar yapıldığı" yönündeki haberleri dün yalanlandı.

İddiaları dünkü köşe yazılarında cevaplayan Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök ve Milliyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Yılmaz, “tek yaptıklarının geçen yazdan planlanmış bir geziye katılmak” olduğunu belirtti.

Özkök, “belden aşağı” vurmakla suçladığı Star için, “akıl almaz pespaye, bela, manyaklık, adını ağzıma almak istemediğim basılı kağıt’ gibi nitelemelerde bulundu. Star Gazetesi’nin sahibi Cem Uzan’a ağır eleştiriler yönelten Özkök, “hakkında birçok iddia bulunan Uzan hakkında niçin hiçbir yasal işlem yapılmadığını” sordu.

Mehmet Yılmaz ise Milliyet gazetesinin ilk sayfasında yayımlanan yazısında şunları kaydetti: “Bu kadar akıldışı ve utanmazca yalan haber yazabileceklerini tahmin etmiyordum. Hesabını mahkemede verecekler. Ben gazeteciyim, işimin gereği her siyasetçiyle görüşürüm. Bu onların siyasi görüşünü paylaştığım anlamına gelmediği gibi siyasi hesaplar içine gireceğim anlamına da gelmez.”

Star gazetesi, Doğan grubunun ANAP lideri Mesut Yılmaz’ı kurtarmak için Özer Çiller’e “DYP lideri olan eşini ANAP ile ittifaka gitmesi konusunda" telkinde bulunduğunu ileri sürmüştü. Star gazetesi, dört gün önce de YTP lideri İsmail Cem’in Aydın Doğan’ın yatında ağırlandığını savunmuştu. İstanbul, Zaman

20.08.2002


 

Erbakan: Sadece SP millî, diğerleri mandacı

Kapatılan Refah Partisi’nin (RP) Genel Başkanı Necmettin Erbakan, Saadet Partisi (SP) dışındaki partileri, “mandacı” olmakla suçladı.

Erbakan, “Milli Görüş bağımsızlık istiyor. Kalanların hepsi bağımsızlık karşıtı. Sevr’e katılıyorlar ve mandacılık yapıyorlar.” dedi. SP’nin milletvekili ve il başkanlarıyla önceki gün yemekte bir araya gelen Erbakan, siyasi yelpazedeki tüm partileri suçladı. Alınan bilgilere göre, partililere 3 saatlik bir konuşma yapan Erbakan, SP’nin ‘milli ve yerli’ tek parti olduğunu ileri sürdü.

54. hükümet dönemindeki icraatlarını öven Erbakan, SP’nin seçim meydanlarına 3 diploma ile çıkacağını söyledi. Katılımcılara slaytlar eşliğinde konuyu anlatan Erbakan, ilk diplomanın Refahyol tabloları olduğunu söyledi. Erbakan, Milli Selamet Partisi (MSP) döneminde, 1974–1975 yıllarında gerçekleşen ağır sanayi hamlesini de ‘ikinci diploma’ olarak gösterdi. Erbakan’ın üçüncü diploması ise, 1976’da Afyon Şeker Fabrikası’nın açılması. Erbakan, milletvekili adaylarının “tek tek kahvelere girip bunları göstermesini” talep etti. SP için üye kayıt seferberliği başlatan Erbakan, 40 milyon kişinin partiye üye yapılmasını istedi.

Necmettin Erbakan, solda birlik çalışmalarını sürdüren Devlet eski Bakanı Kemal Derviş ve uygulanan ekonomik programı da eleştirdi.

Emine Dolmacı / Ankara

20.08.2002


 

DYP, kamu ihalelerinin durdurulmasını istedi

DYP Genel Başkan Yardımcısı Nevfel Şahin, seçime giderken yatırım programında olmayan bütün kamu ihalelerinin durdurulmasını istedi.

Şahin, DYP Genel Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında, geçtiğimiz günlerde Bayındırlık ve İskan Bakanlığı’nın, İller Bankası kanalıyla projesi olmayan 300’e yakın işi, “ahbap–çavuş ilişkisi, davet usulü ile rant sağlamak için ihaleye çıkardığını” savundu. Şahin, “MHP’nin yönetiminde olan İller Bankası, Cumhuriyet tarihinin en büyük yolsuzluğunu yaşamıştır. 2 katrilyon liraya yakın borcu varken, seçime giderken 300 adet projesi olmayan işi vermesine Başbakan’ın el koyması lazım.” dedi.

3 Kasım seçimlerinin ertelenmesini “kesinlikle” istemediklerini de ifade eden Şahin, iktidar partilerinin barajı aşamayarak Meclis dışında kalacağını savundu. Ankara, Zaman

20.08.2002

Yazıcıya uyarla      Arkadaşıma gönder


Zaman'da Bugün
20 Ağustos 2002


Zaman Spor

Politika

Anadolu Finans Kurumu

Bütün haberler


Ana Sayfa| Zaman'da Bugün| Haberler| Ekonomi| Dış Haberler| Politika| Kültür-Sanat| Kadın-Aile| Spor| Yazarlar| Yorumlar

» Sık Kullanılanlara Ekle  «               » Giriş Sayfası Yap «

Copyright© 1995-2002 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Bilgi İşlem ve Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.