Özkök haklı; ama...
Star Gazetesi’nin ‘Rodos ittifakı’ olarak kamuoyuna sunduğu haberde en önemli öğenin fotoğraf olduğuna şüphe yok. ‘Rodos Hatırası’ fotoğraf, bir haber unsuru olarak takdire değer. Zaten Aydın Doğan da muhabire gerekli iltifatta bulunmuş.
Star’ın haber olarak önümüze koyduğu üretilmiş malzemelere gelince; ne kadarı doğru ne kadarı yanlış, yoruma açık bir konu. Fakat, birçok sıfatı olan Cem Uzan’ın Genç Parti Genel Başkanı olarak seçim meydanlarına inmesi, mücadele alanının daha da genişlediğini gösteriyor. DYP, ANAP, DSP, YTP, CHP, MHP, AKP ve Derviş, Uzan’dan seçim gününe kadar zamanı geldiğinde nasiplenecek. Yoğun tempolu Uzan Meydan Muharebeleri arasında Genç Parti de biraz daha gayret ederse Berke Barajı’nı aşacak gibi görünüyor. Bu kapsamda Uzanlar’ın Rodos’ta tuttukları balık da fena değil.
‘Rodos ittifakı’na gelince, Uzan ve Doğan Grubu arasında önceki tartışmalarda uçak ve yatlar gündeme gelmişti. Fakat bu defa Star’a göre Aydın Doğan’ın yatı küçük, içinde yapılan pazarlıklar büyükmüş. Ertuğrul Özkök’e göre ise Uzanlar’ın yatı transatlantik gibi bir tekne. Tabii mevzu bu boyutlarla sınırlı tutulmuyor, işlevsellik ön plana verilmeye çalışılıyor. Birinin yatı büyük, diğerinin ise yat içinde yaptığı pazarlıkları...
Bilinen şu ki; DYP ile Doğan Grubu arasındaki gergin günler eskide kaldı. Şimde aynı sıcak ilişkilerin iki sağ partide de aynı şekilde korunması gündemde. Rodos fotoğrafına bakıp, ey okur burada şu yapılmak isteniyor, medya–siyaset diyaloğu şu şekilde kurulmaya çalışılıyor demenin ne derece doğru argüman olduğunu gözü açık Türk seçmenine bırakmak lazım.
Özkök dünkü yazısında özetle diyor ki; Uzanlar’ın yatı daha önce yabancı tescilliydi ve Türk bayrağı taşımıyordu. Rodos’ta nasıl oldu da Türk bayrağını yata çektiler? Türkiye’de bir yıldan eski gemilere ithal izni verilmediğine göre Uzanlar’ın yatının Türk tesciline nasıl geçtiği Özkök’ü meraklandırıyor.
Halbuki bu tarz mevzular Uzan cephesinde merak konusu dahi olmaz. Çünkü, Uzan Grubu anlaşmalı avukat bürolarıyla değil, işini bilen ekiplerle çalışır. Uzan Grubu’ndaki avukatlar ordusu içinde yata ve uçağa yakinen eğilen yasal boşlukları Uzanlar adına dolduran sayısız avukat çok kısa süre içinde problemleri bertaraf edebilirler. Dolayısıyla, Özkök’ün sandığı gibi yabancı tescilli yata Türk bayrağı çekmek için yatın Türk tesciline geçmesi gerekmez. Deniz aracının sahibi Türk ya da Ürdünlü ise yani hangi ülkenin pasaportunu taşıyorsa o ülkenin bayrağını çekebilir.
Özkök soruyor; ‘Transatlantik Milliyetçiliği’ yapan Uzanlar, ‘uçak milliyetçiliği’ neden yapmıyorlar? Evet neden? Biz de Ulaştırma eski Bakanı Oktay Vural ve yetkililere soruyoruz...
Uzanlar’ın Türkiye içinde kullandıkları uçakları İsviçre tescilinde. Yani Türk bayrağı taşımıyor. Ve bu durum uzun süredir böyle.
Havacılık Uzmanı, Hürriyet Kokpit Sahifesi’nin yazarı Doğan Haber Ajansı Genel Müdürü Uğur Cebeci’den daha iyi bu mevzuyu bilen birisi olabilir mi? Ama, Cebeci bu konuya ne bu pazar ne de önceki Kokpit sayfalarında yer vermedi. Sorgulamadı. Neden acaba?
Özkök haksızlığa isyan ediyor; ‘Yabancı uçak Türk hava limanları arasında nasıl uçabiliyor, diye soran yok.’ Kim soracak? Medya denince sizlerin sorması gerekmez mi?
Bu arada bize düşen görev de var. Özkök’ün dün sorduğunu biz bundan yıllar önce aynı şekilde uçan Uzanlar’ın iki uçağı için yine seçim atmosferinde sorduk. Kısmen de sonuç aldık. Fakat bir müddet sonra benzeri uçuşlar devam etti.
Uzanlar’ın Türkiye’de kullandıkları uçakların Türk tesciline geçirilmeden bu tür uçuş yapmaları Ulaştırma Bakanlığı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü yetkilileri de bilirler ki yasalara aykırı. Peki hangi izinle ve nasıl uçuyor bu uçaklar?
Bakalım kamuoyu bu konuda nasıl aydınlatılacak?
Bir siyasi liderin eşi ve iki yayın yönetmeninin patronlarıyla çıktıkları Rodos gezisinin tartışılmasından bile ne malzemeler çıkıyor.
20.08.2002
Yazarımızın E-Postası:
g.simsek@zaman.com.tr
|