|
Kahve ve kafein
Atalarımız “Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır” demişler. Arkasından da kahve ile ilgili acı–tatlı bir sürü şeyler yazmışlar, söylemişler. Kültürümüzün vazgeçilmez bir parçası olan kahve bizdeki şekli ile “Türk kahvesi” olarak tarihe geçmiş, hâlâ da bu tabir kullanılıyor. Ama kahveyi bizden daha çok kullanmaya başlayan Batı dünyası her ne kadar bize göre onun asliyetini bozmuş gibi gözükse de kelimenin tam anlamı ile bir “kahve toplumu” olmuş gözüküyor. “Abi bu kahve muhabbeti de nereden çıktı?” diye düşünenleriniz vardır mutlaka. Kahve malumunuz kafein içermektedir ve bu da vücut üzerinde yaptığı uyarıcı etki ile ders çalışma ve benzeri aktivitelerde vazgeçilmez bir yardımcı araç olmasına sebep olmaktadır. Yapılan araştırmalar kafein kullanımının hızlı ve kalıcı öğrenmeye katkısı gibi konular başta olmak üzere birçok konuda yardımcı olduğunu belirtmektedirler.(1)
Her Türk gencinin hayatta bir kere dahi olsa uğraması şart olan ÖSS’ye hazırlanırken abiniz de kahveye takılmış, zamanın daralmasından dolayı stresin arttığı son günlerde gece uyumamak için birkaç kere dahi olsa kahvenin dayanılmaz cazibesinin yardımını almıştı. Ancak abinizin “geldi mi gitmez, gitti mi de gelmez” uyku sistemi o kadar kuvvetli idi ki; en acı kahveler bile bu sistem üzerinde ciddi bir etkide bulunamamıştı. Sonrasında üniversite yıllarında “vize vize” diye inlerken kahve ile hem de neskafe şekli ile gerçek anlamda dostluk temin edilmişti. Bu dostluk azalmadığı gibi özellikle yurtdışı seyahatlerinde en yüksek mertebelerine de çıkıyor.
Amerikalılar bir fincan kahvede 135 mgs kafein olduğunu söylüyorlar. Onların fincan anlayışı ile bizimki arasında seradan süreyyaya kadar fark olduğunu da önemle vurgulayalım. Kahve dostu olmama rağmen Amerika’ya ilk seyahatimde girdiğim kahve dükkanında garsonun “küçük, orta, büyük, en büyük” çeşitleri sunmasından sonra “orta” dediğimi; ama gelen fincanı görünce nasıl şaşırdığımı ve sonuçta da bitiremediğimi hâlâ hatırlarım. Sonrasında alıştığımı ve artık “orta”nın bile yetmediğini de ekleyeyim. Amerikalıların verdiği bilgilere göre 1 kutu kolada ortalama 36 mgs, diyet kolada 47 mgs, bir fincan çayda ise 50 mgs kafein bulunuyor.
Ders çalışırken, araba kullanırken, dostlarla muhabbet ederken kahve içmek ya da kafein içeren içeceklerden kullanmak güzel. Ancak yeni yetişen nesillerin sinir sistemi gelişimlerinin bundan nasıl etkileneceği önemli bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. Buna da gelecek hafta bakalım.
Dipnot: (1) Hameleers, P.(2000). Human Psychopharmacology Clinical & Experimental, Vol 15(8) 573–581.
22.08.2002
|