|
Aferin Barzani(!)
Ajansların evvelki gün geçtiği bir haber oldukça ilginçti. Buna göre IKDP lideri Barzani, Türkiye’ye yönelik açıklamalar yapmış ve bu açıklamalarda tehditkâr ifadeler kullanmıştı.
Dün IKDP’nin üçüncü adamı sıfatıyla, Hoşyer Zebari bu açıklamaları tevil eden birtakım şeyler söylediyse de, yeterince inandırıcı olamadı.
Açıklamalar aşağı yukarı şöyle: Türkiye’nin Kerkük ve Musul’da gözü vardır ve son zamanlarda Türk yetkililerin (Savunma Bakanı Çakmakoğlu demek istiyor) yaptığı açıklamalar bunu kanıtlamıştır. IKDP bunu kabul edemez. Ayrıca Türkiye, Amerika’nın bir Irak operasyonunu fırsat addederek, Kerkük ve Musul’u ele geçirmeye yönelik bir şeyler yapmaya kalkarsa, o zaman karşısında IKDP’yi bulacaktır. Bundan sonrası da Ortadoğulu bir üslupla söylenen laflar. Kuzey Irak, Türk ordusuna mezar edilecektir vs.…
Düne kadar Türkiye’nin sırtından geçinen Barzani’nin ne söylediği kadar, bunları ne zaman söylediği de çok önemli. Bir Türk Savunma Bakanı’nın açıklamalarına terbiyesiz ve tehditkâr ifadeler kullanarak karşılık verecek cesareti buluyor olması da ayrıca altı çizilmesi gereken bir husus. Bu açıklamaların aslında Irak’ta bir operasyon senaryosuna ne kadar yaklaşmış olduğumuzu göstermekte olduğu da bir başka önemli nokta.
Gazete ve televizyon yorumlarının satır aralarından anlaşıldığı kadarıyla, Türkiye’nin kendisine verdiği kırmızı pasaportla bugüne kadar seyahat eden Barzani hazretleri, yakın zamanlarda Ankara ile arası açıldığı için artık özel şartlarda seyahat etmek istemiş. Türkiye’ye normal yollardan girip, sonra da bir havaalanından Amerika’ya uçup gitmek istememiş. Amerikalılar da kendisini havadan İncirlik’e getirip, oradan özel bir uçakla Amerika’ya götüreceklermiş. Ancak hem İncirlik’in kullanım amaçlarını aşan hem de Barzani’ye özel bir statü atfeden bu girişim, Türkiye’nin hâlâ dimdik ayakta kalmayı başarmış kurumları tarafından reddedilmiş. Bunun üzerine Barzani de normal yollardan Amerika’ya gitmekten vazgeçmiş ve Amerikan Dışişleri’nde, Iraklı muhaliflerle (ağırlıklı olarak Kürtlerin yer aldığı ve Türkmen temsilcilerin çağrılmadığı toplantı) yapılan toplantıya katılmamış. Yerine IKDP’nin üçüncü adamını göndermiş.
Sonra da Türkiye’ye olan kızgınlığını evvelki gün yaptığı (daha doğrusu yaptırdığı) açıklamalarla ayan beyan ortaya koymuş. Türkiye’nin Irak’ın toprak bütünlüğü konusundaki hassasiyetini bildiği ve aslında Irak’ın toprak bütünlüğünü bozmaya çalışan Kürt gruplardan birisinin lideri olduğu halde, Barzani’nin Türkiye’yi Irak’ın toprak bütünlüğüne tehdit olarak ortaya koyması, en azından kendi yaptıklarını ve yapmayı amaçladıklarını kamufle etme çabasıdır. Irak’ın toprak bütünlüğünü bozmak için elinden gelen hemen her şeyi yapan Barzani’nin, Irak’ın toprak bütünlüğünün bozulması halinde bundan Türkiye’ye pay verilmeyeceğini düşünmesi ve bunu açıkça ifade etmesi ise bir kafa tutmadır.
Barzani’ye kafa tutma cesaretini veren ise Türkiye’nin içinde bulunduğu acıklı tablodur. Dışarıdan bakıldığı zaman, lime lime dökülen bir Türkiye tablosu çıkıyor karşımıza. Borç batağı içerisinde çırpınan bir Türkiye, bütün partileri İMF politikaları konusunda iman tazeleyen bir Türkiye, parti liderleri Amerika’dan aldıklarını iddia ettikleri icazeti halka ve birbirlerine gösterme yarışı yapan bir Türkiye.…Bu arada, olmayacak AB üyeliği hülyaları için bakanlığı sırasında yalvardığı ve ülke çıkarlarını zora soktuğu yetmemiş gibi şimdi de seçim kampanyası için Almanya Başbakanı’ndan destek almaya gidenler.…Ve de bütün bunları çok matah ve çok önemli çağdaşlaşma projeleri olarak halka satmaya çalışan sosyete ekonomistleri ve enteller.
İşte bu tablo, Barzani gibilerini bile cesaretlendiriyor. O yüzden Barzani’ye teşekkür borçluyuz. Çünkü bizi, en terbiyeli ifadeyle gaflet diyebileceğimiz bu uykudan, uyandırırsa ancak onun gibileri uyandırır. Biz ancak Yunan ordusu Ankara’ya yaklaşınca uyanan milletlerdeniz zaten...…
23.08.2002
|