ABD, 50 yılda Avrupa’nın iki katı nüfusa ulaşacak
The Economist dergisi, ABD'nin şaşırtıcı bir şekilde istikrarlı bir nüfus artış hızı yakaladığını, 2050 yılında, nüfusu gittikçe erimeye başlayan Avrupa'nın iki katı olan yarım milyarlık bir nüfusa ulaşacağını yazdı. Batı Avrupa ülkelerinin toplam nüfusu şu anda 380 milyon civarındayken, ABD'de 281 milyon kişi yaşıyor.
Batı’nın kanayan yarası nüfus konusunu işleyen İngiltere’nin önde gelen dergilerinden The Economist, ABD’nin tüm dünyayı şaşırtacak şekilde dinamik bir nüfus artış hızı yakaladığını, Avrupa’nın ise büyük bir hızla eridiğini yazdı. Dergiye göre 2050 yılında ABD’nin nüfusu 550 milyona çıkacak, fakat Avrupa 360 milyona düşecek. Atlantik Okyanusu’nun her iki yakasının ekonomik, politik, sosyal, ahlaki ve kültürel konularda on yıllardır benzer özellikler gösterdiğini belirten The Economist, nüfus artış oranlarındaki farklılaşma sonucu ABD ve Avrupa’nın da artık birbirinden ayrılmaya başlayacağını vurguluyor.
‘Ticaret, Irak, Kyoto ve Uluslararası Ceza Mahkemesi’ni unutun. Bu konular fazlasıyla işlendi. Bir konu hak ettiği kadar işlenmedi: Nüfus’ diye yazan dergi, nüfusun asıl ele alınması gereken konu olduğunu vurguluyor. The Economist’e göre son 50 yıllık süre zarfında hem Avrupa hem de ABD’de nüfus istatistikleri büyük benzerlikler gösterirken, 1980’li yılların ikinci yarısından itibaren ABD nüfusu artış ivmesi yakaladı.
2000 yılındaki nüfus sayımının 1990’daki tahminlerin çok üstünde (ABD nüfusunun en iyimser tahminlere göre 275 milyon olacağı öne sürülmüş, ancak 2000 yılında ABD nüfusu 281 milyon çıkmıştı.) çıktığını ifade eden dergi, ABD’nin gençleşmeye, buna karşılık Avrupa’nın ise hızla yaşlanmaya doğru gittiğini vurguluyor. Habere göre bu sürecin devam etmesi durumunda 2040 yılında ABD’nin Avrupa nüfusunu geçeceği de tahmin ediliyor. 1950 yılında Batı Avrupa’nın 304 milyon nüfusuna karşın ABD’ de 152 milyon kişi yaşıyordu. Şu anda ise Avrupa’nın nüfusu ABD’den 100 milyon fazla.
1985, ABD için dönüm noktası oldu
1980’li yıllarda ABD’de tuhaf şeylerin olduğunu ve beklenmedik biçimde kadın başına doğum sayısının arttığını yazan dergi bu oranın istikrarlı nüfus artış hızını sağlayan kadın başına 2,1 sayısına yaklaştığı ifade ediliyor. 1960–1985 yılları arasında bu oran 1,8 civarındaydı.
Göçmenler arasındaki nüfus artışının bu oranı sağladığı iddia edilmesine rağmen, beyazlar ve siyahlar arasındaki artışın da yükselmeye başladığını yazan dergi, artışın en önemli sebebinin ABD’nin yakaladığı refah seviyesi olabileceğini belirtiyor.
Dergiye göre 1980’lerde kadın başına doğum oranı 1,9 olan Avrupa’da bu oran şu anda 1,4 civarında. İspanya, İtalya ve Yunanistan gibi ülkelerde ise bu oran 1,1 ile 1,3 arasında değişiyor. Avrupalı uzmanların Avrupa Birliği’nin dünyanın en büyük marketi olduğunu ve para birimi Euro’nun da bir gün dünyanın en güçlü parası haline geleceğini övünerek söylediklerini belirten dergi, kişi başına gelirde Avrupa’dan daha zengin olan ABD’nin 550 milyon nüfusa ulaştığı an Avrupa’nın artık söyleyeceği pek bir şeyinin kalmayacağını vurguluyor. ABD nüfusunun artış hızının en önemli sebebinin kadınların doğurma oranındaki artış olduğuna değinen dergi, artışın diğer bir sebebinin de göç olduğunu vurguluyor.
Avrupa yaşlıları doyurmakta zorlanacak
Geçen on yılda ABD 11 milyon göçmen alırken, bu oran 1980’li yıllarda 7 milyon, 1970’li yıllarda ise 6 milyondu. Şu anda beyazlar arasında kadın başına doğum 1,8’in üzerinde iken, bu oran siyahlarda 2,1 ve Latin asıllılarda ise 3 civarında bulunuyor.
Uzmanlara göre ABD nüfusunu oluşturan beyaz dışındaki ırkların, önümüzdeki yıllarda ABD dış politikası üzerinde de önemli bir etki oluşturması bekleniyor. ABD’de özellikle Latin kökenliler ve Asyalıların nüfusu büyük bir artış gösteriyor. Bu da geleneksel ABD–Avrupa ilişkilerinin dışına çıkılması ve Latin Amerika ile Asya’ya daha fazla ağırlık verilmesi anlamına geliyor.
Michigan Üniversitesi’nden nüfus bilimci Bill Frey, 2050 yılında Avrupa nüfusunun yüzde 52,7’sinin (şu anda yüzde 37,7), ABD nüfusunun da yüzde 36,2’sinin (şu an 35,5) orta yaş grubundan olacağını, dolayısıyla ABD’nin Avrupa’ya oranla daha dinamik bir nüfusa sahip olacağını vurguluyor. Tahminlere göre önümüzdeki 20 yıl içinde ABD’deki genç ve çocuk nüfusunun oranı Avrupa’nın yanı sıra Çin ve Japonya’dan bile fazla olacak.
Avrupa’yı bekleyen en büyük tehdit ise 65 yaşın üzerindeki nüfusun çalışan nüfusa oranının yüzde 60’lara gelecek olması. Tamamen tüketici anlamına gelen yaşlı nüfusa ayrılacak paranın Avrupa’nın yıllık gelirine eşit olacağı ifade ediliyor. Dış Haberler Servisi
|