Şanlıurfa’da çobanlık yapan ve 2001 yılında ‘Genç Stilistler’ yarışmasında dördüncü olan Mustafa Şahin’in, moda dünyasına girme hayalleri gerçek oluyor. Ünlü modacı Faruk Saraç, Şahin’i İstanbul’da bulunan modaevine davet etti.
Haberi gazete ve televizyonlardan öğrendiğini belirten modacı Faruk Saraç, hemşehrisi stilist çobanın bütün çizimlerini inceleyerek kendi firmasında değerlendireceğini söyledi. İlkokul mezunu olan ve stilistliğin eğitimini almadan olağanüstü çizimler yapan Şahin’in kendisinde büyük bir hayranlık uyandırdığını belirten Saraç, “Şahin ile gerekli temasları kurdum. Stilist çobanın Faruk Saraç markasına ayrı bir renk katacağına inanıyorum. Modaevimde kendisine tüm imkanları sağlayacağım. Umduğum gibi bulursam, stilistliğini daha da güçlendirip onunla birlikte defileler düzenlerim.” dedi.
Faruk Saraç’ın çağrısını öğrenen Hamo köyünün stilist çobanı Mustafa Şahin ise çizimlerinin ünlü bir modaevi tarafından değerlendirileceğini hayal ettiğini söyledi. Faruk Saraç’ın kendisine kucak açmasının hayallerini gerçekleştirdiğini kaydeden Şahin, şöyle konuştu: “Onu mahcup etmeyeceğim. Çünkü 2001 yılında katıldığım ‘Genç Stilistler’ yarışmasında birçok modaevi ve stilist, çizimlerimi çok beğenmişti. O dönemde Naki, Adress, Arizona, İpekyol gibi ünlü firmalar beni çok istemişti. Ancak o sıralar başımdan birtakım talihsizlikler geçti. Ailemden biri vefat etti, ardından yakın bir akrabam trafik kazasında gözlerinden oldu. Ailemin feodal yapısı önümü tıkadı ve modaevleriyle o yüzden irtibatlarım kesildi. Şimdi çobanlığı bırakıp yıllardan beri kendi dünyamda çizdiğim stilleri birileriyle paylaşıp insanların beğenisine sunacağım için çok mutluyum.”
Mehmet Dener
/ Şanlıurfa
24.08.2002
Orgeneral Kıvrıkoğlu: Ayrılsam da gözüm kulağım Silahlı Kuvvetler’de olacak
30 Ağustos’ta emekli olacak Orgeneral Kıvrıkoğlu, dün Milli Savunma Bakanı Sabahattin Çakmakoğlu ve silah arkadaşlarına veda ziyaretlerinde bulundu.
Org Kıvrıkoğlu, dün önce, 28 Ağustos Çarşamba günü görevini devredeceği Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hilmi Özkök’ü ziyaret etti. Org. Hüseyin Kıvrıkoğlu, ardından sırasıyla Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Bülent Alpkaya, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Cumhur Asparuk, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Aytaç Yalman, Milli Savunma Bakanı Sabahattin Çakmakoğlu ve MGK Genel Sekreteri Orgeneral Tuncer Kılınç’la görüştü. Org. Kıvrıkoğlu, Milli Savunma Bakanı Sabahattin Çakmakoğlu’nu ziyarette yaptığı açıklamada, “Her ne kadar Genelkurmay Başkanlığı’ndan ayrılıyorsam da daima gözümüz kulağımız Silahlı Kuvvetler’de ve Savunma Bakanlığı’mızda olacaktır. Onların güzel haberleriyle sevinecek, dilemiyoruz ama üzücü taraflarıyla biz de üzüleceğiz.” dedi. Org. Kıvrıkoğlu, bir gazetecinin, “Emekliye ayrıldıktan sonra siyasete atılmayı düşünüyor musunuz?” sorusu üzerine de gülümseyerek, “Daha ayrılmadığım için bu soruya cevap veremeyeceğim. Şu anda askerim.” dedi.
Ankara, aa
24.08.2002
İhmalin yaktığı 3 çocuk 2 tabutta uğurlandı
İstanbul Küçükçekmece’de dün çatı katında tek odalı bir evde yangına yakalanan Türkmen ailesi, dumandan zehirlenerek ölen 3 çocuğunu gözyaşları içinde toprağa verdi.
Çocuklar son yolculuklarına 2 tabutta uğurlandı. Üç minik beden Cennet Mahallesi Cennet Camii’nde ikindiyi müteakip kılınan cenaze namazından sonra Kanarya Mezarlığı’na defnedildi.
15 yıl önce geldikleri İstanbul’da işsizlik ve yoksulluğa rağmen çocukları büyütmeye çalışan Gümüşhaneli Songül ve Tekin Türkmen, dün küçük bir ihmalle başlayan yangında kaybettikleri çocuklarının yokluğunu ve yaralarını akrabalarıyla sardı. Yangından sonra evlerinin bulunduğu Sel Sokak’a bile uğramayan Türkmen ailesi, gece geç saatlere kadar hastane ve karakol koridorlarında bekledi. Ablalarının evinde konaklayan çift, sabah saatlerinden itibaren Adli Tıp Morgu’ndaki çocuklarının cesetlerini almak için çabaladı. Saat 13.30 sularında işlemleri tamamlanan çocukların cenazesi akrabalarının yardımıyla kaldırılabildi. Küçükçekmece Yeni Mahalle Sel Sokak’ta bulunan 3 katlı bir binanın çatı katında yaşayan Türkmen ailesinin çocukları Oğuzhan (5), Yağmur (4) ve Melisa (2) dün evlerinde çıkan yangın sonrasında dumandan zehirlenerek ölmüştü.
İstanbul Fatih’teki 2 dergi bürosu ile 1 derneğe yönelik operasyonda DHKP–C sorumlularından Şadi Özpolat’ın da aralarında bulunduğu 15 kişi, İstanbul DGM’ye gönderildi.
“Ekmek ve Adalet” ve “Gençlik Gelecektir” dergileri ile Tutuklu ve Hükümlü Yakınları Dayanışma Derneği (TAYAD) bürosuna, 20 Ağustos Salı günü düzenlenen operasyonda yakalanan 15 kişinin, gözaltında tutuldukları Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’ndeki sorgu ve işlemleri tamamlandı. Yasadışı DHKP–C örgütünün sözde askeri kanat sorumlularından olduğu öne sürülen ve 10 yıllık hapis cezasını “adam öldürmeye azmettirmek, adam yaralamak ve teşekkül oluşturmak” suçlarından aldığı için 23 Mayıs 2002 tarihinde 4616 Sayılı Şartla Salıverilme, Ceza ve Davaların Ertelenmesine Dair Kanun’dan yararlanarak Kocaeli F Tipi Cezaevi’nden tahliye olan Şadi Özpolat’ın da aralarında bulunduğu 15 kişi, İstanbul DGM’ye gönderildi. İstanbul, aa
24.08.2002
Tarsus’taki kazada şoför sekizde sekiz kusurlu bulundu
İçişleri Bakanlığı’nca, Mersin’in Tarsus ilçesi Damlama mevkiinde geçen pazar gecesi meydana gelen kazayla ilgili olarak görevlendirilen Mülkiye Başmüfettişi Candan Eren ve Polis Başmüfettişi Abdullah Aldoğan çalışmalarını sürdürüyor.
Polis Başmüfettişi Aldoğan, “Trafik raporuna göre, kazada, otobüs şoförü sekizde sekiz kusurlu bulunmuştur. Artık, adli tahkikatın sonucunu bekleyeceğiz. Biz idari yönden dosyamızı hazırlayacağız.” dedi. Tarsus’ta yetkililerle görüşen başmüfettişler, Tarsus, Mersin ve Adana’da da incelemelerde bulunacaklarını belirtti. Mülkiye Başmüfettişi Eren, “Önce kazanın görüntü kasetlerini izledik. Bilgi ve belgeleri topladık. Adli tahkikat devam ediyor. Biz idari açıdan soruşturma yapıyoruz. Ne yapılsaydı da, bu kaza meydana gelmeseydi. Ya da bundan sonra böyle kazaların olmaması için neler yapılabilir sorularının cevaplarını arıyoruz.” diye konuştu. Tarsus, aa
24.08.2002
Yollardan 1 trilyonluk trafik levhası çalındı
İstanbul’da son 3 yılda otoyollarda bulunan trafik levhaları ve aydınlatma sistemlerinin çalınması sonucu devletin 1 trilyon liraya yakın zarara uğratıldığı bildirildi.
Karayolları 17. Bölge Müdür Vekili Asım Öztürk, sürücüleri bilgilendirmek amacıyla özellikle kavşak ve yol ayrımlarına konulan ve üzerinde daha iyi görünmelerini sağlayan özel reflektif bir maddeyle kaplanan trafik levhalarının, yol güvenliği açısından son derece önemli olduğunu söyledi. Öztürk, daha önce çarpma ve kurşunlama gibi nedenlerle zarar gören trafik levhalarının son birkaç yıldır çalınmaya başlandığını belirterek, “Birim fiyatı 150 ile 350 milyon lira arasında değişen alüminyum levhalar, değerinin yüzde 5–10’u gibi komik bir rakamla hurdacılara satılıyor. İstanbul’da son 3 yılda otoyollarda bulunan trafik levhaları ve aydınlatma sistemlerinin çalınması sonucu devletin uğradığı zarar yaklaşık 1 trilyon lira.” diye konuştu. İstanbul, aa
24.08.2002
Disiplinsiz polisin soruşturması daha titiz yapılacak
Disiplinsiz polisler hakkında yürütülen idari soruşturmaların birçoğunun, soruşturmadaki şekil ve muhteva eksikliklerinden dolayı yargıdan geri dönmesi üzerine Ankara Emniyet Müdürü Ercüment Yılmaz harekete geçti.
Emniyet Genel Müdürlüğü disiplinsiz tavır ve davranışlarda bulunan Emniyet personeli hakkında öncelikli olarak idari soruşturma yürütüyor. Ancak bu idari soruşturmaların birçoğu soruşturmadaki şekil ve muhteva eksikliklerinden dolayı yargıdan dönüyor. Yılmaz, disiplinsiz polislerin soruşturmadan kurtulmasını önlemek amacıyla genelge yayınladı. Yılmaz, idari soruşturmaların daha titiz yapılmasını isterken soruşturmalardaki eksiklikleri bir bir sıraladı. Sedat Güneç, Ankara
24.08.2002
‘Arap ülkelerine vize, turizmi baltalar’
Avrupa Birliği (AB) Uyum Yasaları’nın ardından, Türkiye’nin AB’nin isteğine uyarak, 1 Eylül’den itibaren, bazı Arap ülkelerine vize uygulamaya başlayacağına ilişkin haberler, turizmcilerin tepkilerine yol açtı.
Akdeniz Turistik Otelciler Birliği (AKTOB) Başkanı Ahmet Barut, bu yılın ilk altı ayın turist girişi rakamlarına bakıldığında, en yüksek artışın Arap ülkelerinden gelen turist sayısında yaşandığının görüleceğini söyledi. Barut, “Tam bu aşamada, vize uygulanacak olmasının Arap turist sayısını azaltacağını düşünüyoruz. Antalyalı turizmciler olarak, vize uygulamasına karşıyız.” dedi. Barut, Türkiye’nin henüz AB’ye tam üye olmamışken, AB’nin tek taraflı isteklerinin anlamsız olduğunu kaydetti. Antalya, aa
24.08.2002
Bakan Durmuş kobay hastaları araştırıyor
Sağlık Bakanı Osman Durmuş, kanser hastası Türklerin Amerika’da kobay olarak kullanıldığı yönündeki bilgileri araştırdıklarını, gerekli izinler alınmadan böyle bir deneyin yapıldığının kesinleşmesi durumunda suç duyurusunda bulunacaklarını söyledi.
Tabipler Odası Başkanı Gencay Gürsoy ise, ‘ilaç piyasasının 5–10 şirketin elinde olduğu sürece bu tür olayların yaşanmaya devam edeceğini’ kaydetti.
Gazetemizin dünkü sayısında yer alan ‘Kanser hastası Türkler, ABD’de kobay olarak mı kullanıldı?’ başlıklı haber üzerine bir açıklama yapan Sağlık Bakanı Osman Durmuş, konunun araştırıldığını bildirdi. Bakanlık Müsteşarı Dr. Mevlüt Mercan’ın bu konuda çalışmalar yaptığını ve Houston Başkonsolosluğu Sağlık Ataşesi’yle irtibata geçtiklerini kaydeden Bakan Durmuş, konunun takipçisi olduklarını belitti. “Biz bu tür şeylere asla izin vermeyiz.” diyen Durmuş, etik kurullarının olduğunu ve bu kurulların konuyu değerlendireceğini kaydetti.
Sağlık Bakanı Osman Durmuş, Bakanlık Etik Kurulu’ndan böyle bir onay verilmediğini, araştırma neticesinde olayın kesinleşmesi ile suç duyurusunda bulunacaklarını sözlerine ekledi. Durmuş, benzer bir konudan dolayı Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ni savcılığa verdiklerini söyledi. Etik Kurul’dan izin almadan benzer bir deneme yapıldığını ortaya çıkardıklarını ifade eden Durmuş, savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını, mahkemenin sonuçlanmasını beklediklerini kaydetti.
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tümer Çorapçıoğlu ise, Amerika’da yaşanan olayla kendilerininkinin benzerlik taşımadığını belirtti. Türkiye’de ruhsatlı olmayan ilaçlar için mutluka Bakanlık Etik Kurul onayı gerektiğini, ancak kendilerinin ruhsatlı bir ilaç kullandıklarını ifade eden Çorapçıoğlu, “Bu ilacın yan etkisi ortaya çıktı. Bu konu tarafımızdan da soruşturularak yargıya intikal ettirildi. Kararı onlar verecek.” dedi.
Ankara Tabipler Odası Başkanı Prof. Dr. Sinan Adıyaman, olayı ‘oldukça vahim’ olarak nitelendirdi. Adıyaman, Amerika’da izin alınmadan yapılan bu tür araştırmalara çok ağır cezalar verildiği için olayın doğruluğu konusunda tereddütlü olduğunu söyledi. Sağlık Bakanlığı’nın gerekli incelemeyi başlatmış olduğunu öğrendiğini vurgulayan Adıyaman, yapılacak inceleme sonucunda gerçeklerin ortaya çıkacağını ve böyle bir olayın gerçekleşmesi halinde, hastalar yaşıyorsa kendilerinin, yaşamıyorlarsa yakınlarının ağır tazminat davaları açabileceğini dile getirdi.
Tabipler Odası Başkanı Gencay Gürsoy da, ‘ilaç piyasasının 5–10 şirketin elinde olduğu sürece bu tür olayların yaşanmaya devam edeceğini’ kaydetti. Gürsoy, Türkiye’de kanser türlerinin tedavisi mümkün olduğu halde, hastalara nasıl rapor verildiğinin soru işaretleri ile dolu olduğunu söyledi. Kanser tedavisinde umutların tükendiği bir noktada, hastaların kendilerine yönelen kuraldışı denemelere açık olduklarının altını çizen Gürsoy, yurtdışında yapılacak tedavi için çok ciddi muayeneye ihtiyaç olduğunu kaydetti. Gürsoy, geçmişte de benzer olayların yaşandığını hatırlatarak şunları söyledi: “Ortada bir ihmal söz konusu. Kurallara uyulmadığı görülüyor. Rapor verilecek hastaların yurtdışında tedaviye gerçekten ihtiyacı olup olmadığı araştırılmalı.”
Türkiye Kanserle Savaş Vakfı Onkoloji Merkezi Başhekimi Metin Aral, saygın bir kuruluş olarak tanınan Anderson Kanser Merkezi’nde bu işin olmasını bir skandal olarak değerlendirdi. Aral, “Dışarıya hasta gönderileceği zaman, Türkiye’de tedavisinin yapılıp yapılmadığı ve uzman hekim olup olmadığına bakılır. Uzman yoksa hasta dışarıya sevkle gönderilir. Ancak, ortada bakanlığa ait bir sistem olmadığı için sevk konusunda hatır gönül işi öne geçiyor.” diye konuştu.
Türk Kanser Derneği Başkanı Prof. Dr. Ergun Göney de, tedavide hiçbir eksik olmadığı halde, hastaların yurtdışına neden sevk edildiğinin soruşturulmasını istedi.
1997 ile 2001 yılları arasında Türk hastaların da sevk edildiği ABD’deki MD Anderson Kanser Merkezi’nde 195 hasta üzerinde Amerikan Gıda ve İlaç Ajansı’nın (FDA) izin vermediği Erbidux isimli ilacın denendiği Zaman’ın dünkü sayısında yer almıştı. Sağlık Bakanlığı o tarihler arasında Türkiye’den bu kuruluşa 42 hastanın sevkinin yapıldığını tespit etmiş; ancak kendi imkanlarıyla giden hastaların sayısının araştırıldığını bildirmişti.
Özcan Yağmur - Zeliş Yıldıral
/ Ankara - İstanbul
24.08.2002
Türk doçent, kansere sebep olan geni buldu
Karaciğer kanserine sebep olan gen, Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Tıp Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı’nda görev yapan Yard. Doç. Dr. Lale Şatıroğlu Tufan tarafından bulundu.
Karaciğer kanserinin erken teşhisi ve Hepatit B’nin önlenmesinde çok önemli bir yere sahip olacağı tahmin edilen URG–4 geninin bulunması, dünyada geniş yankı buldu. Buluş, kanser araştırmalarına yer verilen ve dünya çapında yayınlanan Neo Plasia adlı dergi tarafından kapak konusu yapıldı.
PAÜ Tıp Fakültesi Dekanı Hüseyin Bağcı, bu buluşun dünya tıp tarihine yön vereceğine inandığını söyledi. Doç. Dr. Tufan’ın bulduğu genin araştırmalarının devam ettiğini ifade eden Dekan Bağcı, “Kansere sebep olduğunu düşündüğümüz geni bulduk. Araştırmalarımız, bunun tedavisi yönünde devam edecek. Bu buluşla birlikte Pamukkale Üniversitesi de kendini ispatlamıştır. Özellikle bölgede hastalıkların erken teşhisi ve tedavisi için çalışırken dünya çapında ses getirecek araştırmalara da devam ediyoruz.” dedi.Yrd. Doç. Dr. Lale Şatıroğlu Tufan ise konu üzerinde uzun süredir çalıştıklarını belirterek, “Yaptığımız deneyler sonucunda hepatit B eksprotein varlığında artma olan, daha önce keşfedilmemiş bir gen bulduk ve bunu insan gen haritasına kendi ismimizle koymuş olduk. Bulduğumuz bu gen, belki ileride devam ettirici nitelikte araştırmalarla teşhis ve tedavilerde çok önemli bir yere sahip olacak.” diye konuştu. Hepatit B ve karaciğer kanserinin dünyada sekizinci sıradaki tehlikeli hastalık olduğuna dikkat çeken Tufan, şöyle konuştu: “Karaciğer kanserinde erken teşhis konulursa, etkili tedavi sağlanabiliyor. Türkiye’de hepatit B taşıyıcıları yüksek miktarda. Bunun için buluş, ülkemiz için daha çok önem taşıyor. İnşallah bugüne kadar yaptığımız araştırmaları burada devam ettirecek ve tedavi yollarını araştıracağız.”
Hamit Kavak
/ Denizli
24.08.2002
Öğrenci Seçme Sınavı yerleştirme sonuçları yarın açıklanacak
Bir milyon kişinin merakla beklediği Öğrenci Seçme Sınavı (ÖSS) yerleştirme sonuçları, yarın açıklanıyor. Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanı Dr. Fethi Toker, yarın saat 10.00’da ÖSYM’de basın toplantısı düzenleyerek sonuçlara ilişkin bilgi verecek.
Toker, yerleştirme işleminin sınavsız geçiş için başvuran meslek lisesi mezunlarını da kapsayacağını belirtti.
Adaylar, yarın saat 10.00’dan itibaren, Öğrenci Seçme Sınavı (ÖSS) ve Yabancı Dil Sınavı’ndan (YDS) aldıkları puanlar ile bu puanlara ağırlıklı ortaöğretim başarı puanlarının katılmasıyla hesaplanmış ve yükseköğretim programlarına yerleştirmede kullanılacak olan Y–ÖSS puanlarını internetten, 900’lü telefon hatlarından, WAP uyumlu cep telefonlarından öğrenebilecek.
2002–ÖSS yerleştirme sonuçları, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti tarafından bastırılarak dağıtılacak olan Sınav Sonuç Gazetesi ile de duyurulacak. Adaylar, Sınav Sonuç Gazetesi’ni örgün öğretim için 26 Ağustos Pazartesi, açıköğretim için 27 Ağustos Salı günleri gazete bayilerinden alabilecek. Sonuç belgelerinin adayların adreslerine postalanması işlemlerine 27 Ağustos Salı günü başlanacak.
ÖSS yerleştirme sonuçları kapsamında bir fakülteye en fazla 177 bin öğrenci yerleşebilecek. Meslek liselerinden meslek yüksekokullarına sınavsız geçiş kapsamında ise en fazla 190 bin kişinin yerleşmesi bekleniyor. 2002–ÖSS’yi 1 milyon 34 bin öğrenci kazandı; ancak bunlar için devlet ve vakıf üniversitelerinin 4 ve daha fazla yıllık fakültelerinde (lisans programları) 177 bin kontenjan ayrıldı. 177 bin toplam lisans programı kontenjanın içinde devlet üniversitelerinin kontenjanı 149 bin 549’da kaldı. Vakıf üniversitelerinde 17 bin 717, KKTC’deki üniversitelerin fakültelerinde ise 9 bin 760 öğrencilik kontenjan bulunuyor. Açıköğretim fakültelerinin birkaç bölümü haricinde kontenjan sınırı olmadığından buraları tercihte bulunanların tamamı yerleştirilecek. Özel yetenek sınavıyla öğrenci alan yükseköğretim programlarına ise toplam 12 bin 74 öğrenci alınacak.
Lisans, ön lisans (2 yıllık yüksekokul) programlarıyla özel yetenek sınavı sonucuna göre üniversitelerde toplam 379 bin kişilik kontenjan bulunurken, yarın açıklanacak yerleştirmelerde bu kontenjan tamamen dolmayacak. Hem lisans hem de ön lisans programları için boş kontenjanlara ek yerleştirmeler yapılacak. Ek yerleştirmeler için ayrı bir kılavuz hazırlanacak ve başvuru tarihleri daha sonra açıklanacak.
Sonuçların öğrenilebileceği adres ve telefonlar İnternet adresleri:
Kapkaççılık, DGM kapsamına alınınca yüzde 64 azaldı
Son dönemlerde özellikle kadınların korkulu rüyası haline gelen kapkaç terörünü durdurmak için yoğun çaba harcayan polis, çareyi üniversitelerdeki hukuk profesörlerine danışmakta buldu.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekipleri, hukukçulardan edindiği bilgiler doğrultusunda operasyon düzenleyerek kapkaççıları Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) kapsamına soktu. Böylece geçen yıl 4 bin 66 olan olay sayısını yüzde 64’lük bir azalmayla bin 468’e düşürdü. Başta Prof. Dr. Feridun Yenisey olmak üzere birçok hukukçu profesörden görüş alan polis, sonunda kapkaç şebekelerine çıkar amaçlı çete oluşturmaktan, 4422 sayılı yasadan işlem yaptı. Böylece kapkaç şebekeleri ilk kez Devlet Güvenlik Mahkemeleri'nde yargılandı. Yasa gereği daha fazla ceza alan şebekelerin birer birer içeri atılması üzerine kapkaçta son 7 aylık dönemde yüzde 64’lük bir azalma meydana geldi. Yapılan istatistik çalışması sonucu son 7 aylık dönemde 199 kapkaçla en çok kapkaç olayı Şişli ilçesinde yaşandı. İkinciliği 188 kapkaçla Ümraniye alırken, üçüncülüğü 121 kapkaçla Kadıköy aldı. Adalar’da ise hiç kapkaç olayı yaşanmadı.
Altan Cankut, İstanbul
24.08.2002
Aftan çıktı, 21 evi soyunca yakalandı
Aftan faydalanarak 3 ay önce şartlı tahliye ile salıverilen 17 ayrı hırsızlık suçundan sabıkalı Özer Özaydın (38), hapisten çıkarıldıktan sonra 21 evi soyduğu gerekçesiyle gözaltına alındı.
Yalova Emniyet Müdür Yardımcısı Burhan Gümüş’ün verdiği bilgiye göre, İstanbul Caddesi’nde hırsızlık yapan, çaldığı silah ve eşyalarla birlikte takipten kurtulmak için bir vatandaşın kapısı açık evine giren Özer Özaydın (38) yakalandı. Aftan yararlanarak 3 ay önce şartlı salıverilen Özer Özaydın’ın çaldığı eşyaları sattırdığı öne sürülen üç kişi de hırsızlık malı eşyaların bir kısmı ile İznik’te ele geçirildi. İsmail Başaran tarafından İstanbul ve Bursa ile İznik’te kuyumculara satılan eşyalar toplanarak sahiplerine teslim edilmek üzere zaptedildi. Ali Karadeniz, Yalova
24.08.2002
Üç sınav sonucu, bir adrese gönderildi
Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), 6–7 Temmuz 2002’deki Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS)’na giren 3 kişinin sonuç belgesini aynı zarfın içinde gönderdi.
KPSS’ye girdikten sonra sonucu beklemeye başlayan İzmirli Mehmet Akkurt, ÖSYM’den gelen zarfı açınca sınava giren iki kişinin daha sınav sonuç belgesiyle karşılaştı. Akkurt, mağdur olmamaları için Yıldız Deniz Ünal ve Nilüfer Çam isimli kişilere adreslerinden ulaşmaya çalışıyor. Balıkesir Üniversitesi Bilgisayar Öğretim Teknolojileri Öğretmenliği’ni bu yıl bitiren Akkurt, “Önemli bir belge. İnsanlar bu belge olmadan iş başvurusu yapamayacak. Böyle bir hata nasıl yapılır? Benim adresim Bornova Altındağ, Yıldız Deniz Ünal’ın adresi Yeşilyurt, Nilüfer Çam’ın adresi ise Konak Levent; yani hepsi birbirinden farklı yerler. Bu kişilerin mağdur olmaması için telefonlarını araştırıyorum. Sonuç belgelerini sahiplerine ulaştıracağım.” dedi. Ramazan Ercan, İzmir
24.08.2002
12 ton asit anhidrit ele geçirildi
İpsala Gümrük Kapısı’nda, Makedon sürücünün kullandığı TIR’da, eroin imalatında kullanılan 12 ton 100 kilogram asit anhidrit ele geçirildi.
Edirne Gümrükleri Başmüdürü İbrahim Halil Ekinci, ele geçirilen asit anhidrit miktarının, Türkiye’de bugüne kadar ele geçirilen en yüksek miktar olduğunu açıkladı. İpsala Gümrük Kapısı’nda, gümrük muayene memurlarının TIR’dan şüphelenerek yaptıkları aramada uyuşturucunun aracın gizli bölmesinde bulunduğunu bildiren Ekinci, “İpsala Gümrük Kapısı’nda Makedonyalı şoför Stole Trajkoski’nin kullandığı SK 607 JC plakalı çekici ile SK 941 FD dorseli TIR’da, eroin imalatında kullanılan ve piyasa değeri 2,5 trilyon lira olan, 12 ton 100 kilogram asit anhidrit ele geçirildi. Makedonya’dan gelerek Yunanistan üzerinden Türkiye’ye giriş yapan aracın, taşıdığı uyuşturucuyu İran’a götürmeye çalıştığını tahmin ediyoruz.” dedi. Yetkililer, sürücünün gözaltına alındığını operasyonun, bağlantılı olduğu İstanbul’da devam ettiğini bildirdi. Edirne, aa
24.08.2002
Üniversiteyi yurtdışında bitiren başörtülüler başarılarını kutladı
Türkiye'de okullardaki başörtüsü yasağı sebebiyle üniversite eğitimlerini yurtdışında tamamlamak zorunda kalan 15 öğrenci, bir araya gelerek mezuniyet gecesi düzenledi. Gecede öğrenciler hüznü ve sevinci bir arada yaşadı.
Başörtüsü yasağı sebebiyle yarım kalan eğitimlerini yurtdışında tamamlayan öğrenciler, İstanbul’da bir araya gelerek mezuniyetlerini kutladı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Florya Sosyal Tesisleri’nde önceki akşam düzenlenen törene, mezun olan öğrencilerin aileleri ve arkadaşları, siyasi partilerin ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu katıldı. Tören, üniversitelerde 1998’de başlayan başörtüsü yasağının seyrini ve öğrencilerin yurtdışına gitme sürecini anlatan bir sinevizyon gösterisiyle başladı. Törende söz alan Muhsin Yazıcıoğlu, her şeye rağmen başörtüsü sorununun bir gün aşılacağına inandığını ifade etti. Yazıcıoğlu, “Bu tali bir mesele değil. Kavga alanı da değil, uzlaşma alanıdır. Bu ülkede herkes istediği gibi yaşayabilsin istiyoruz. Gerilimin sebebi bu taraf değil, yasakçı mantığı ısrarla sürdüren yasakçılar, yöneticiler, bürokratlar ve siyasetçilerdir.” dedi.
Ayrımcılığa Karşı Kadın Hakları Derneği (AK–DER) Başkanı Tuğba Akyüz de yurtdışında eğitimlerini tamamlayan öğrencilere seslenerek, “Buradan ne için gittiğinizi unutmayın. Buraya geri dönmek her birinizin en büyük hedefi olmalı. Sizler bir misyonun öncülerisiniz ve bizim size ihtiyacımız var.” diye konuştu.
Gazeteci yazar Ahmet Taşgetiren, başörtülü öğrencileri yurtdışında okumak zorunda bırakan Ankara’nın, mezun olup dönen doktor ve öğretmenlere iş alanı açması gerektiğini söyledi. Taşgetiren şöyle konuştu: “Mezun olup doktor ve öğretmen olarak dönen kızlarımız şimdi hizmet etmek istiyorlar. Doğu illerinde doktor ve öğretmen açığı varken Ankara’nın bu yetişmiş işgücünü kaybetmeyip hizmet fırsatı vermesi gerekiyor.”
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi beşinci sınıfta iken okulunu bırakmak zorunda kalan ve halen Avusturya’da tıp eğitimine devam eden Sezin Topçu’nun annesi Nursen Topçu kızlarını yurtdışına gönderen ailelerin içinde bulunduğu zor durumu anlattı.
Hakan Aykut, Taner Yüncüoğlu ve Ömer Karaoğlu’nun mini bir konser verdiği mezuniyet gecesinde, Sağlık–İş Sendikası Başkanı Mustafa Başoğlu, 1998 yılında Ankara’ya ‘beyaz yürüyüş’ düzenleyen öğrencilerden biri olan Dr. Hacer Yıldız ile AK–DER Başkanı Tuğba Akyüz’e, bu yürüyüşün fotoğraflarından oluşan birer albüm hediye etti. Gecenin sonunda, Almanya, Avusturya, Macaristan, Azerbaycan, Bosna Hersek, Kanada, Amerika, Avustralya gibi ülkelerde eğitimlerini tamamlayıp mezun olan çoğu doktor 15 genç kıza plaket verildi.
Şemsinur Bektaş Özdemir
/ İstanbul
24.08.2002
E–posta tuzağıyla 10 bin kişinin şifresini öğrendiler
İnternette faaliyet gösteren bir site, Türk internet kullanıcılarına e–posta yoluyla tuzak kurarak, şifrelerini alıyor.
Kurban sayısı ve isimlerini yayınlayan sitenin, bu yolla 10 bine yakın Türk internet kullanıcısının şifresini ele geçirdiği öğrenildi.
Türk İnternet Birliği Kurucu Üyesi Hakan Topuzoğlu, günlük yaşamın bir parçası olan internetin beraberinde birçok tehlikeyi de getirdiğini kaydetti. Topuzoğlu, Hotmail, Yahoo, Turkcell gibi e–posta sağlayıcılarından adres alan kullanıcıların “size kart var”, “Çarkıfelek’e katılma şansı”, “hesabınızı aktif yapın” gibi başlıklarla gelen e–postaları açmaları durumunda şifrelerini kaptırdıklarını bildirdi.
Topuzoğlu, 6 gün önce bu uygulamaya başlayan www.cehennem.org adlı sitenin kurban sayısının bugün 10 bine yaklaştığını belirterek, “Bu site kurban listesini ve kimi, nasıl kurban ettiğini yayınlamaya başladı. İşin kötü tarafı, bugüne kadar 2 bin civarında kişi şifresinin ele geçirildiğinin farkında.” dedi. Topuzoğlu, güvenliği kesin olmayan e–postaların açılmaması ve şifrenin yeniden girilmesi yolundaki isteğin yerine getirilmemesi gerektiğini kaydederek, şunları söyledi: “O kadar profesyonelce hareket ediyorlar ki, örneğin Hotmail logosu ve tasarımını birebir yaparak kullanıcıyı aldatıyorlar. Şifresini yeniden giren kişi, kısa sürede şifresini değiştirmezse gelen mesajları okunabiliyor ya da adreslerinden posta gönderilebiliyor.”
Türk İnternet Birliği Kurucu Üyesi Cemil Alpay Sünnetçi de, hackerlere özenen ve “lame” adı verilen kişilerin Hotmail kullanıcılarının e–posta şifrelerini ele geçirdiklerini söyledi.
Hotmail’e gelen bir e–posta açıldığında sayfadan çıkış yapıldığına ilişkin bir uyarı metni geldiğini ve şifrenin yeniden girilmesinin istendiğini belirten Sünnetçi, şunları anlattı:
“Web sayfası olarak gelen bu uyarı, Hotmail’in arabirim sayfası şeklinde geldiği için kolayca aldanılıyor. Sayfada yer alan parola bölümüne şifrenizi yazdığınızda önce lameye sonra da Hotmail’e gönderiliyor. Şifrenizi ele geçiren kötü niyetli bu kişiler, ya şifrenizi değiştiriyor ya da hiçbir şeyden haberiniz olmadığı için sizin e–postalarınızı gizlice okuyor. Eğer böyle bir olayla karşılaşırsanız, şifrenizi kesinlikle yeniden girmemelisiniz. Girmişseniz ve şifreniz değiştirilmişse de eğer hatırlatma sorunuz değişmemişse değişen şifreyi yeniden öğrenebilirsiniz.” Kayseri, aa
24.08.2002
Prof. Dr. Zaim’in eşi Ülya Zaim defnedildi
İlim Yayma Vakfı kurucu üyesi ve Türkiye’nin tanınan iktisatçılarından Prof. Dr. Sabahattin Zaim’in eşi Ülya Zaim’in cenazesi dün İstanbul’da toprağa verildi.
Fatih Camii’nde cuma namazını müteakip kılınan cenaze namazında ilim ve siyaset dünyasından çok sayıda insan bir araya geldi. Cuma namazından önce taziyeleri eşinin tabutu başında kabul eden Prof. Dr. Sabahattin Zaim’i Prof. Dr. Cevat Babuna ve dostları yalnız bırakmadı. Prof. Dr. Zaim, cenaze namazından sonra imam tarafından yapılan dua esnasında hüzünlü anlar yaşadı. Ülya Zaim’in cenazesi, Edirnekapı Şehitliği’nde toprağa verildi.
Ülya Zaim’in cenaze törenine SP Genel Başkanı Recai Kutan, SP Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, AKP Genel Başkan Yardımcısı Abdullah Gül, İstanbul Milletvekili Ali Coşkun, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ali Müfit Gürtuna, eski bakanlardan Teoman Rıza Güneri ve ilçe belediye başkanları katılırken, ilim sahasından da çok sayıda öğretim görevlisi bulundu. Prof. Dr. Zaim’in eşi Ülya Zaim, geçen çarşamba günü Haydarpaşa Numune Hastanesi’nde safra kesesindeki rahatsızlığından dolayı ameliyat edilirken vefat etmişti.
Kaçak işyeri açanlara ustalık belgesi alma fırsatı doğdu
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) çıraklık eğitimi uygulama kapsamındaki tornacılık, elektronik, motor gibi 110 meslekte ‘ustalık belgesi’ olmadığı halde kaçak olarak işyeri açmış olanları, kaçak durumundan kurtarmak için düzenlemeye gitti.
MEB yasal hakkı olmamasına rağmen ‘çeşitli şekillerde’ işyeri açanlara ‘ustalık belgesi’ verilebilmesi için telafi eğitimi düzenleyecek. Bir ayda verilecek eğitim sonrasında bu kişiler usta olarak belge alacak ve işyerleri yasal hale gelecek. Yeni düzenlemeden 10 Temmuz 2002 tarihinden önce işyeri açmış olanlar yararlanacak. Eğitime devam zorunlu olacak. İbrahim Asalıoğlu, Ankara
24.08.2002
Gaziantep’te 4,0 büyüklüğünde deprem oldu
Gaziantep’te dün sabah saat 07.10 sıralarında hafif şiddette bir deprem meydana geldi. Derpremde can ve mal kaybı olmadı.
Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü depremin büyüklüğünü 4,0 olarak açıkladı. Bu arada Hoşgör Mahallesi, Mehmet Ayvacı Sokak’ta, depremden 6 saat önce 01.00 sularında yerin çökmesi sonucu 4 evin duvarlarında çatlaklar oluştu. Abdülmecit Özoymuk, Enver Yıldırım, Sabri Eriş ve Yaşar Çeviker’e ait evlerin tahliye edileceği öğrenildi. Çökmenin yaşandığı sahanın altında mağaraların olduğunu ifade eden Yaşar Çeviker, “Gece saat 01.00 sıralarında hafif bir sarsıntı hissettik. Sabah da saat 07.10’da ikinci bir deprem oldu. Ama bu evler, kum ve çakıl dolgu şeklindedir. Sarsıntının etkisi ile çökme olabilir.” dedi. Şahinbey Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Çete de olay yerinde inceleme yaparak, onarım çalışmaları yapılana kadar, muhtemel bir tehlikeye karşı evlerin tahliyesine karar verdi. Mehmet Şahin, Gaziantep
24.08.2002
Villa cinayetinde duruşma ertelendi
Balıkesir’in Edremit ilçesine bağlı Akçay beldesindeki villasında, 18 Mayıs’ta eşi Tülin Yıldırım’ı öldürdüğü iddiasıyla tutuklanan Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım’ın babası Şefik Yıldırım’ın yargılanmasına devam edildi.
Yıldırım, tutuklu bulunduğu Burhaniye Kapalı Cezaevi’nden cezaevi doktoru ve jandarmalar tarafından tekerlekli sandalye ile duruşmaya getirildi. Tülin Yıldırım’ın babası Şefik Sırma ve kardeşi Metin Sırma’nın da hazır bulunduğu duruşmaya, Fenerbahçe Kulübü Kongre Üyesi Hasan Seyhan ile Haysiyet Divanı Üyesi Rıdvan Özdin izleyici olarak katıldı. Saat 10.15’te başlayan duruşmada, adli tıptan gelen raporla sanık Yıldırım’ın akli dengesinin yerinde olduğu tespit edildi. Duruşmada Yıldırım’ın avukatı, müvekkilinin tahliyesini istedi. Duruşma, evrakların eksik olmasından dolayı 20 Eylül tarihine ertelendi. Kadir Aydınışık, Edremit
24.08.2002
Fazla kiloları hayatını kurtardı
İstanbul Bayrampaşa’da ayrı yaşadığı karısı ile telefonda tartışan ve kendisini iple asarak intihar girişiminde bulunan 110 kilo ağırlığındaki Nihat Tuğar, ipin kopması sonucu kurtuldu.
Olay, dün 05.00 sularında, Kartaltepe Gaziosmanpaşa Caddesi üzerinde meydana geldi. Telefonda eşi ile tartışan Nihat Tuğar, tartışmanın büyümesi üzerine intihar edeceğini söyleyerek telefonu eşinin yüzüne kapattı. Evine giderek alkol alan Tuğar, girdiği bunalım sonucu çamaşır ipi ile kendisini salondaki doğalgaz borusuna asarak intihar etmek istedi. Ancak Tuğar’ı taşıyamayan ip koptu. İpin kopmasıyla yere düşen Tuğar, kurtulurken gürültüyü duyan yan dairedeki komşusu açık olan kapıdan içeri girdi. Komşusunun haber vermesi üzerine Tuğar’ın karısı ve polis ekipleri olay yerine geldi. Boynunun kırılmış olabileceğinden şüphelenen ekipler, Tuğar’ı ambulansla SSK Vakıf Gureba Hastanesi’ne kaldırdı. Tedavi altına alınan ve sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilen Tuğar ve eşi, hastane girişinde görüntü almak isteyen basın mensuplarını engellemeye çalıştı.
Said Edige, İstanbul
24.08.2002
Kurusıkı tabancayla
banka soydu, yakalandı
İstanbul Gaziosmanpaşa’da Türkiye İş Bankası’nın Sultançiftliği şubesini kurusıkı silahla soyan kişi, polisin operasyonu sonucu yakalandı.
Dün saat 16.00 sıralarında Sultançiftliği İsmetpaşa Mahallesi’nde bulunan İş Bankası Sultançiftliği Şubesi’ne gelen soyguncu, bankadan yaklaşık 4 milyar lirayı alarak kaçtı. Soygunun duyulmasının ardından bankanın kamera kayıtlarını inceleyen polis, soyguncunun robot resmini çizerek tüm ekiplere dağıttı. İl genelinde düzenlenen huzur operasyonu sonucunda Karadeniz Mahallesi Taşköprü durağında bir ankesörlü telefonda görüşme yapan Mahmut Kozan (23), eşkale uyduğu için gözaltına alındı. Yapılan sorgusunda banka soygununu gerçekleştiren kişi olduğu anlaşılan Kozan’ın, eniştesinin telefonunu satarak bir kurusıkı tabanca aldığı ve bu tabancayla banka şubesine giderek soygunu gerçekleştirdiğini itiraf ettiği bildirildi. Mahmut Kozan’a Türkiye İş Bankası Sultançiftliği Şubesi’nde tatbikat yaptırıldı. Özcan Keser, Camalettin Çandır, İstanbul
24.08.2002
12 Dev Adam ihracatçıyı da sırtlayacak
Dışişleri Bakanlığı, Dünya Şampiyonası’nın yapılacağı spor salonlarına yakın bir parkın, Türkiye’nin tanıtım etkinliklerine tahsis edilmesini sağladı. İhracatçılar, parkta ürünlerini tanıtıp, iş bağlantısı kurabilecek.
14. Dünya Erkekler Basketbol Şampiyonası finallerinde Türkiye’yi temsil edecek olan “12 Dev Adam”, Türk ihracatçısını da sırtlayacak.
Uludağ İhracatçılar Birliği yetkililerinden alınan bilgiye göre, Türkiye’nin Dünya Futbol Şampiyonası’nda elde ettiği başarı ile başlayan tanıtım atağı, ABD’nin Indianapolis kentinde, 29 Ağustos–8 Eylül tarihleri arasında yapılacak Dünya Basketbol Şampiyonası boyunca da etkin şekilde sürdürülecek.
ABD’de basketbola olan yoğun ilgiden dolayı, Türkiye’nin tanıtımı için büyük fırsat olarak değerlendirilen Dünya Basketbol Şampiyonası’nın düzenleneceği Indianapolis’te, Dışişleri Bakanlığı, Turizm Bakanlığı ve Kültür Bakanlığı bir dizi tanıtım etkinlikleri düzenleyecekler.
Turizm Bakanlığı, 55 otobüs ile saha kenarlarına ve televizyonlara reklam verilmesini sağlayacak. Kültür Bakanlığı ise halkoyunları gösterileri, Türk sanat müziği konserleri ile el sanatları sergileri düzenleyecek.
Dışişleri Bakanlığı da, şampiyonanın üçüncü günü olan 31 Ağustos’ta, Indianapolis’te karşılaşmaların düzenleneceği spor salonlarına yakın olan bir parkın, Türkiye’nin tanıtım etkinliklerine tahsis edilmesini sağladı. Parkta, Türk kültürünün ve mutfağının tanıtılabilmesi için kuru kayısı, fındık, lokum gibi ürünler ikram edilecek, Türk bayrağı, anahtarlık, tişört, şapka gibi ürünler hediye olarak dağıtılacak.
Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracat Genel Müdürlüğü, ihracatçı şirketlere çağrıda bulunarak tanıtım etkinliklerine katılmalarını istedi. Genel müdürlük, turizm, ticaret ve kültürel temsilcilerin, karşılaşmaların gerçekleştirileceği salonlara yakın mekanlarda çeşitli stantlar kurarak ürünlerini tanıtabileceklerini, logo, rozet, tişört gibi hediyeler dağıtabileceklerini, ayrıca konser ve halkoyunları gösterileri düzenleyebileceklerini bildirdi.
Genel müdürlük, promosyon dağıtımı konusunda destek verecek firmaların Dışişleri Bakanlığı Yurtdışı Tanıtma Genel Müdür Yardımcılığı’na başvurmalarını istedi. Bursa, aa
24.08.2002
Jirinovski, Yahudi kökenini ilk kez açıkladı
Yahudi düşmanlığıyla tanınan ve kendisinin de Yahudi kökenli olduğu iddialarını birkaç yıl öncesine kadar reddeden Vladimir Jirinovski, “Naziler, Yahudi olan babamın ailesinden altı kişiyi kurşuna dizmişlerdi.” dedi.
Novi İzvestiya gazetesinin haberine göre, ABD gezisi sırasında New York’ta Rusça yayın yapan bir radyodaki demecinde Jirinovski, “Yahudiler dünyanın en akıllı halkı” iddiasında da bulundu. Jirinovski, “Naziler’in Polonya işgali sırasında benim dedem ve babaannem, babamın küçük kardeşi, onun eşi ve iki çocuğu, yani Polonya Yahudisi olan babamın ailesinden altı kişi, Almanlar tarafından kurşuna dizilmişti. Ben nasıl Yahudi düşmanı olabilirim ki?” dedi.
Gazete, Jirinovski’nin gezisini “ABD’ye sirk geldi” başlığıyla duyurdu. Aşırı Rus milliyetçisi lider, Avrupa’daki sellerin nedeninin, 'meteorolojik savaş' olduğunu ileri sürdü: “İnsanlar yağmurun öylesine geldiğini sanıyor. Ancak bunun nedeni, ABD ile Rusya. Bu iki ülke Avrupa’yı zayıflatmak istiyor." Moskova, aa
24.08.2002
Korkut Eken, yeniden yargılanabilecek
İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi, “Susurluk Davası” kapsamında 6 yıl ağır hapis cezasına çarptırılan Korkut Eken’in “iade–i muhakeme” talebine ilişkin İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği yetkisizlik kararını kaldırdı.
İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nin, “Korkut Eken’in avukatının ’iade–i muhakeme’ talebine ilişkin kararın Ankara Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilmesi gerektiği” görüşüyle aldığı yetkisizlik kararına İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz etti. İtirazı görüşen İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi, 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nin yetkisizlik kararını kaldırdı. Korkut Eken’in avukatınca hazırlanan “iade–i muhakeme”ye ilişkin dilekçede, “CMUK’un 327. maddesinin 2. ve 5. fıkralarında belirtilen iade–i muhakeme şartlarının oluştuğu” ifade edilerek yeniden yargılama yapılması istenmişti. İstanbul, aa