İNTERNETİN İLK TÜRK GAZETESİ
24.08.2002
Cumartesi
  Ana Sayfa
  Haberler
  Ekonomi
  Dış Haberler
  Politika
  Kadın-Aile
  Kültür-Sanat
  Televizyon
  Spor
  Yazarlar
  Yorumlar
  Çizgi-Yorum
 
  Akademi
  Bilişim
  Eğitim
  Otomobil
  Röportaj
  Tüketici Masası
  Okur Hattı
 
  Bölge Haberleri

  Dünyada Zaman

 
  English
  Reklam
  Künye / İletisim
  Basın özetleri
  Hava Durumu
  Namaz Vakti
  E - Kart
  Sanat Galerisi
 

YAZARLAR


HEKİMOĞLU İSMAİL h.ismail@zaman.com.tr
 

Bir başka âlem

Ahireti dünyaya benzetirsek onu anlayamayız. Evvela dünya maddî bir âlem. Ahiret ise manevî âlemdir.


Ahireti hayatı dünya gibi düşünürsek pek çok soru cevapsız kalır. Ahireti en iyi anlatan rüyalardır. Nasıl ki biz varız ve yine pek çok şey var. Fakat onların madde ile ilişkisi yoktur. İnsan her rüyayla manevî âlemde yaşar yani ahirette yaşar.

Uyanmadığı zaman öldük demektir. Rüyanın uzamasına ahiret diyoruz. Bütün sıkıntılar, saadetler o manevî âlemin içinde seyreder. Ahiret mutlaka vardır; çünkü bin sene evvel hiçbirimiz bu dünyada yoktuk bir başka âlemde yaşıyorduk.

O âlemde öldük, annemizin vücudunda dirildik, annemizin vücudunda öldük yani bir hayattan başkasına geçtik, dünyada dirildik. Allah hepinize uzun hayırlı ömür versin, dünyada da öleceğiz. Kabir kapısından geçip ahiret sarayına çıkıp, hayatımızın hesabını vereceğiz. Aslında âlemler iç içedir. Maddî âlemle manevî âlem iç içe devam etmektedir. Gözümüz belli bir noktaya kadar görür hayalimiz dünyayı dolaşır. İnsan kendi vücudunu, hayatını iyi incelerse ahiret âlemini ve Allah’ın hakimiyetini daha iyi anlar.

Bir büyük zat bir köye gidiyor. Bahçe sahibi ona meyve ikram ediyor. O almıyor ve yemiyor. Adamcağız soruyor: ‘Hocam neden yemiyorsunuz?’ Buyuruyor ki: ‘Kardeşim bu bahçe senin; fakat bu bahçeden senden daha fazla faydalanıyorum. Oturup toprağa bakıyorum. Odundan farkı olmayan ağaçların gövdesine bakıyorum. Sonra yaprakları ve meyveleri seyrediyorum. Aman Yarabbi nelerden neler yaratmışsın diyerek hayranlığımı zikrediyorum. Onun için bana meyve ikram etme. Ben meyvenin çekirdeğinde dolaşıyorum. İnsanı yaratan Allah’ın mideyi yaratmasına, mideyi yaratan Allah’ın rızkı yaratmasına hayranım. Ne kadar şükredip zikretsem azdır. Her canlı benim için İlahî bir mektuptur. Bu mektuplarda Allah’ın sıfatlarının şerh ve izahlarını çok açıkça okuyorum. Rabbim sana daha fazla nasıl ibadet edebilirim? Dinle hayatı bütünleştirmek zamanı. İslam’a hayatı uydurmak, hayatı ibadetten ibaret görmek.’

Bu soruların cevabı ağlamaktan başka bir şey değil. Gözyaşları, yanan yüreğin üzerine su olabilir mi? İnsan, fıtratındaki acziyetiyle ağlar, fıtratında bulunan Allah’ın hasretiyle yanar. Eğer kul Mevla’sını seviyorsa bu aşk onu mecnuna çevirecektir. Sevgilisi için gözyaşları dökecektir.


24.08.2002


Yazıcıya uyarla      Arkadaşıma gönder



Önceki Yazıları

> (16.08.2002) - Allah inancı

> (10.08.2002) - Cebi olmayan elbise

> (02.08.2002) - Aynalar ve hayat

> (27.07.2002) - Yaşamak

> (20.07.2002) - Felaket ve helaket asrı

> (13.07.2002) - Öz ve kabuk

> (06.07.2002) - Hastalığım

> (29.06.2002) - His ve fikir

> (22.06.2002) - Sevebilmek

> (15.06.2002) - Yolculuk




GAZETE SAYFALARI


 



Bütün yazılar



YAZARLAR

A. TURAN ALKAN

ABDULLAH AYMAZ

AHMED ŞAHİN

AHMET SELİM

ALİ BULAÇ

ALİ ÇOLAK

ALİ H. ASLAN

ALİ ÜNAL

CEM BEHAR

EKREM DUMANLI

ETYEN MAHÇUPYAN

FİKRET ERTAN

FİKRİ TÜRKEL

GÜNTAY ŞİMŞEK

HASAN ÜNAL

HEKİMOĞLU İSMAİL

HİLMİ YAVUZ

HÜSEYİN GÜLERCE

İBRAHİM KARAYEĞEN

İBRAHİM KIBRIZLI

İSKENDER PALA

KADİR DİKBAŞ

KERİM BALCI

M. ALİ YILDIRIMTÜRK

M. NEDİM HAZAR

MEHMED NİYAZİ

MELİH ARAT

MİRZA ÇETİNKAYA

MUSTAFA ARMAĞAN

MUSTAFA ÜNAL

NUH GÖNÜLTAŞ

NURİYE AKMAN

ORHAN OKAY

REHBER ABİ

SELÇUK GÜLTAŞLI

SELİM IŞIKLAR

TAMER KORKMAZ

ZİYA PERVER




 

   
   
   
   

 

 

Copyright© 1995-2002 Feza Gazetecilik A.S. / Çobançesme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:+90 (212) 639 34 50 (pbx) Fax: +90 (212) 652 24 23 e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Bilgi İşlem ve İnternet Servisi tarafindan hazırlanmaktadır.