İNTERNETİN İLK TÜRK GAZETESİ
26.08.2002
Pazartesi
  Ana Sayfa
  Haberler
  Ekonomi
  Dış Haberler
  Politika
  Kadın-Aile
  Kültür-Sanat
  Televizyon
  Spor
  Yazarlar
  Yorumlar
  Çizgi-Yorum
 
  Akademi
  Bilişim
  Eğitim
  Otomobil
  Röportaj
  Tüketici Masası
  Okur Hattı
 
  Bölge Haberleri

  Dünyada Zaman

 
  English
  Reklam
  Künye / İletisim
  Basın özetleri
  Hava Durumu
  Namaz Vakti
  E - Kart
  Sanat Galerisi
 

YAZARLAR


NUH GÖNÜLTAŞ n.gonultas@zaman.com.tr
 

Üç Kasım’da iktidarız, Dört Kasım’da dünyayı değiştireceğiz!

Marjinal partileri destekleyenlerdeki heyecan ve şevk diğerlerinde olsa onlar için her şey daha kolay olacak. Ne yazık ki heyecan ve şevk amatör ruhlarda oluyor. Yaş büyüdükçe profesyonelleşiliyor, profesyonelleştikçe heyecan ve şevkin yerini biraz mecburen, biraz isteyerek başka şeylerin aşkı alıyor!


Sokaklarda İşçi Partisi hesabına propaganda yapan gençlerin çabasını ve heyecanını herkese örnek göstermek yanlış olmaz! Liseli gençler, sokaklarda Doğu Perinçek’in kitaplarını ve Aydınlık dergisini satıyorlar. Müthiş bir inançla ilk seçimlerde iktidar olacaklarına, iktidar olduklarında ise dünyayı değiştirecek güç ve kudreti elde edeceklerine, böylece gerek zorla, gerekse başka yollarla halklara özgürlük vs. getireceklerine öylesine inanıyorlar ki, dinleseniz şaşarsınız! ABD’ye, NATO’ya, İMF’ye, Dünya Bankası’na, bilinen bütün emperyalistlere karşı tek başına var olma mücadelesi veriyorlar!

Ne dünyanın durumu, ne Türkiye’nin durumu, ne değişen bağımsızlık tanımları, ne süper güçlerin sahip oldukları nükleer silahlar, ne ekonomik gerçekler, hiçbir şey umurlarında değil. Dinleseniz şaşarsınız, bazen de gülersiniz.

Bazıları ile konuştum ve onları dinledikten sonra “Sizin yaşlarınızda ben de sizin gibiydim, solcu değildim; ama sizin gibiydim. Umarım benim yaşlarıma geldiğinizde de bu aşk ve şevki yitirmezsiniz ve umarım, ABD’ye, İMF’ye, NATO’ya, Dünya Bankası’na, evinizin geçim derdine, çocuklarınızın okul masraflarına, ev kiranıza, dostlarınıza olan borçlarınıza, mutfak harcamalarına teslim olmazsınız.” dedim. Çünkü ben kerhen teslim oldum, tek başıma dünyaya meydan okuyacak kudreti damarlarımda hissetmiyorum. Evet bir Türk dünyaya bedel olabilir; ama bir dolar bir milyon altıyüz elli bin, bir Euro bir milyon altıyüz bin lira...…

İnsan o yaşlarda elbette farkında olmuyor. Amatörken aşk şevk oluyor da, profesyonelleşmedikçe de bazı şeylerin farkına varılmıyor. Gücün, kudretin, acziyetin, zafiyetin, hırsın, bütün bu kuvvelerin olumlu taraflarının yanında aynı derecede de olumsuzluk da taşıdığını...…

Hata elbette amatörlerde değil, hata onları gereğinden fazla idealize edenlerde. Gerçekte olmayan bir dünyaya göre hazırlık yapıyorlar. Gerçeklerle yüz yüze gelince de her biri kendi gerçeğini başka yönlerde aramaya başlıyor.

Bir kısım cemaat yapılarında da benzer şeyler yok değil. Çoğu globalizmi, Amerika’yı, İMF’yi, NATO’yu yok sayarak çalışıyor. Yayınlarını kapalı devre yapıyorlar. Müritlerini bir tür “manevi demir perde” ile çevirip kapalı devre yayınlarında kendilerini en büyük gösteriyorlar.

Bağımsız Türkiye Partisi diğer anketlerde hiç görünmüyor; ama gazeteleri olan Yeni Mesaj’da yüzde 38 ile birinci parti görünüyorlar. Acaba yanılıyor muyum, normalde yüzde 38 yerine yüzde 100’e yakın oy çıkmalı değil miydi? Yüzde 60 fire var demek ki!

RP–SP çizgisinde de benzer bir durum söz konusu. Her bir partili her seçim öncesi mutlaka yapılacak ilk seçimde iktidara geleceklerine inanıyor. Abartılı her türlü siyasi söyleme inanmayı tercih ediyorlar. Hoca’nın “Bütün Türkiye Milli Görüşçü olacak” gibi olması pek mümkün olmayan durumlar hakkındaki sözlerine bile inanıyorlardı. Bazı milletvekilleri, yani profesyoneller bile gülerek bu sözleri tasdik ediyordu. Birisine “Nasıl böyle şeylere inanıyorsunuz?” diye sormuştum. Cevap beni çok şaşırttı: “Hoca 50 yıl ötesini görerek konuşur!”

Galiba siyaset insanı böyle yapıyor. Baksanıza Cem Uzan’a... Daha dün kurdu partisini, bugün “3 Kasım’da iktidarız” diyor. Star’ın yazarları siyasi partilerden bahseden her yazılarında Genç Parti’nin “atılımlarından” bahsediyorlar.

Galiba insan siyasete girince ya dengesini kaybediyor ya da gerçekten yalanın adına siyaset diyorlar!


26.08.2002


Yazıcıya uyarla      Arkadaşıma gönder



Önceki Yazıları

> (24.08.2002) - Seçimleri erteletmek hiç bu kadar kolay hale gelmemişti!

> (19.08.2002) - Alanı insan zihinleri olan savaş!

> (17.08.2002) - Herkesin gönlündeki aslandır milletvekili olmak!

> (12.08.2002) - AK Parti Körfez Savaşı öncesindeki Irak ordusu gibi!

> (05.08.2002) - 3. TBMM “Ulus Devlet” tabularını yıktı!

> (22.07.2002) - ‘Yeni Oluşum’un şansı nedir?

> (08.07.2002) - Dikkat, iç ve dış ekonomik çevreler Ecevit sonrasına göre pozisyon alıyor!

> (01.07.2002) - Faşist bir ülkede şehrin herhangi bir noktasına sakın zoom yapmayın!

> (25.06.2002) - Hakan Şükür asla sadece Hakan Şükür değildir, İlhan’dır, Emre’dir, Arif’tir

> (24.06.2002) - Aldırma Hakan!




GAZETE SAYFALARI


 



Bütün yazılar



YAZARLAR

A. TURAN ALKAN

ABDULLAH AYMAZ

AHMED ŞAHİN

AHMET SELİM

ALİ BULAÇ

ALİ ÇOLAK

ALİ H. ASLAN

ALİ ÜNAL

CEM BEHAR

EKREM DUMANLI

ETYEN MAHÇUPYAN

FİKRET ERTAN

FİKRİ TÜRKEL

GÜNTAY ŞİMŞEK

HASAN ÜNAL

HEKİMOĞLU İSMAİL

HİLMİ YAVUZ

HÜSEYİN GÜLERCE

İBRAHİM KARAYEĞEN

İBRAHİM KIBRIZLI

İSKENDER PALA

KADİR DİKBAŞ

KERİM BALCI

M. ALİ YILDIRIMTÜRK

M. NEDİM HAZAR

MEHMED NİYAZİ

MELİH ARAT

MİRZA ÇETİNKAYA

MUSTAFA ARMAĞAN

MUSTAFA ÜNAL

NUH GÖNÜLTAŞ

NURİYE AKMAN

ORHAN OKAY

REHBER ABİ

SELÇUK GÜLTAŞLI

SELİM IŞIKLAR

TAMER KORKMAZ

ZİYA PERVER




 

   
   
   
   

 

 

Copyright© 1995-2002 Feza Gazetecilik A.S. / Çobançesme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:+90 (212) 639 34 50 (pbx) Fax: +90 (212) 652 24 23 e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Bilgi İşlem ve İnternet Servisi tarafindan hazırlanmaktadır.