|
Piyasalar iyileşme sinyali veriyor
Siyasi belirsizliklerin azalmasıyla, ekonomi kendine gelmeye başladı. Temmuz ayının ekonomik göstergelerinde bir miktar sapmalar olsa da geleceğe dönük umutlardaki iyimserlik, ekonominin ateşini şimdilik düşürdü. Hükümetin ekonomiden sorumlu eski bakanı Sayın Kemal Derviş’in ekonomi ile ilgili söylemlerine endekslenen piyasalar, artık kendi işi, gücüyle uğraşıyor.
Ekonominin önemli ayaklarından biri olan malî piyasaların; belirlediği en önemli parametreleri durumundaki döviz kurları ve faiz oranlarında, ağustos ayında istikrar oluştu. Oluşan bu istikrarın, ekonominin diğer üç ayağı olan; reel kesim, kamu kesimi ve ödemeler dengesine yansımaları aynı oranda olmasa da, bu kesimleri de cesaretlendirdi.
Dalgalı kurun nimetlerinden faydalanan spekülatörler, döviz ve faiz piyasalarından çekildiler. Merkez Bankası (MB), para piyasalarındaki döviz dengesini sağlama amaçlı, günlük rutin döviz alım ihalelerine son verdi. Hazine’nin iç borçlanma ihaleleri öncesi ve iç borç geri ödemesi sırasında; piyasalarda oluşturulan güvensizlikle tetiklenen, faiz oranları ve onunla paralel hareket eden döviz kurlarındaki dalgalanmalar şimdilik sona erdi. Hazine’nin ağustos ayındaki iç borçlanmasını daha düşük faiz oranıyla gerçekleştirmesi, borçlarının ödenmesi konusundaki tartışmaları da gündemden düşürdü.
İhracat ve turizm gelirlerindeki artış, Lâleli piyasasının eski hareketliliğine dönmesi ve kapasite kullanım oranlarının son 20 ayın en yüksek seviyesine ulaşması, döviz fiyatındaki dalga boyunun kısalmasıyla, doğru orantılı olarak gelişti. Ayrıca IMF ve Dünya Bankası’ndan sisteme giren dövizlerle birlikte, Hazine’nin döviz cinsinden tahvil halka arzı yapılarak yatırımcının döviz talebinin karşılanmasıyla fiyat istikrarı da sağlandı. Ekonomideki ihracata dayalı büyüme; serbest dalgalı kurda sağlanan istikrar ve iş dünyasının dinamik iş gücü sayesinde oluştu. Ancak bu olumlu gelişmeler, henüz halkın gelirlerine iyileşme olarak yansımadı.
Daha önceki yıllarda, seçime gidilirken uygulanan seçim ekonomisinin döviz piyasalarına getirdiği hareketlilik, bu kez yerini sakin seyre bıraktı. Toplumun büyük bir bölümünün tasarruflarının döviz cinsinden olması, harcamalar sırasında da bu dövizi satmak zorunda kalmasıyla döviz talebi dengelendi. Okulların yeni öğretim yılına başlayacağı bu ay, yapılacak okul harcamaları için de aynı eğilim geçerli olacak. Bu nedenle eylül ayında döviz fiyatlarındaki artışın, enflasyon oranıyla sınırlı kalacağını düşünüyorum.
Döviz tasarruflarındaki getirilerin, reel faiz gelirinin altında kalması, yatırımcıları bono ve repoya yöneltti. Geçen haftaki uzun hafta sonu tatilinde de yatırımcılar, birikimlerini yıllık faiz oranı yüzde 35–40 olan repoda değerlendirmeyi tercih ettiler. Bu nedenle oluşan nakit sıkışıklığı, döviz fiyatlarında göreceli gerilemeye neden oldu. Daha önceki bu tür tatillere girerken yatırımcılar risk almamak için dövize yöneldiklerinden, döviz fiyatlarında aşırı yükseliş olurdu.
Hükümet her ne kadar seçim ekonomisi uygulanmayacağı sözü verse de, uygulamalar bunu teyit etmiyor. Ancak ‘Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı’ ile ekonomideki yapısal değişimler sayesinde, seçimin ekonomi üzerindeki olumsuz etkileri en aza indirildi. Ekonomi yönetimi reel faizlerin henüz düşürülememesinden tedirgin. Buna rağmen, Hazine’nin eylül ayı iç borç ihaleleri ve ödemelerinde de zorlanmayacağı düşüncesindeyim. Ekonomideki bu iyileşme güven ortamının geliştirilmesiyle kalıcı olacağından, bu konuda herkese görev düştüğü inancındayım.
Sizlere hayırlı ve bol kazançlı hafta dilerim.
02.09.2002
|