İNTERNETİN İLK TÜRK GAZETESİ
03.09.2002
Salı
  Ana Sayfa
  Haberler
  Ekonomi
  Dış Haberler
  Politika
  Kadın-Aile
  Kültür-Sanat
  Televizyon
  Spor
  Yazarlar
  Yorumlar
  Çizgi-Yorum
 
  Akademi
  Bilişim
  Eğitim
  Otomobil
  Röportaj
  Tüketici Masası
  Okur Hattı
 
  Bölge Haberleri

  Dünyada Zaman

 
  English
  Reklam
  Künye / İletisim
  Basın özetleri
  Hava Durumu
  Namaz Vakti
  E - Kart
  Sanat Galerisi
 

YAZARLAR


AHMED ŞAHİN
 

Boşama hakkı yalnız erkekte mi, kadın da boşayabilir mi?

Deniyor ki: –Neden İslam’da boşama hakkı yalnızca erkeğe verilmiş de kadına bu hak tanınmamış, kadın mağdur edilmiştir? Boşama hakkı ya ikisine de verilmeli, yahut da ikisinden de anılıp sadece mahkemeye verilmeliydi ki kadının hakkı korunmuş olsun.


Efendim, bu soruda yanlışlar vardır. Önce yanlışlara bir işarette bulunayım. Sonra konuyu inceleyebiliriz. Şöyle ki:

–İslam’da boşama hakkı yalnızca erkeğe tanınmış da kadın bu haktan mahrum edilmiş değildir. Kadın da boşama hakkını almışsa erkek gibi o da boşayabilir. Ayrıca kadın isterse mahkemeye de başvurup kendisini ayırmasını hakimden isteyebilir de. İslam’da bu yol da kapalı tutulmamıştır. Şartları oluşunca bunların hepsini de hanımın uygulamaya koyması mümkündür. Yani kadına bu hakları İslam getirmiştir. Prof. Dr. Hayreddin Karaman Hocaefendi (İslam’da Kadın ve Aile) kitabında bu konulara birer ipucu mahiyetinde çok veciz işaretlerde bulunmuştur. Sözü uzatmadan birlikte bir göz atalım isterseniz. Önce boşamaya bir bakalım “İslam boşamaya niçin izin verdi?’ sorusunun cevabını bir düşünelim.

– “İslam boşamaya niçin izin vermiş, yuvanın dağılmasına çıkan yolu niçin kapatmamıştır?

Bu sorunun cevabı İslam’da yer verilen boşama uygulamasının hikmetini, felsefesini ifade edecektir. Şüphesiz İslam evlenmenin ömür boyu bir beraberlik ve bağlılık olmasını istemiş ve bunun içindir ki, süreli ve geçici evlilik akitlerini batıl (hükümsüz) saymıştır. Ancak, ideal ile gerçek, istenen ile gerçekleşen arasında çoğu defa farklılıklar vardır. Bazı durum ve şartlarda evlilik çekilmez bir yük, katlanılmaz bir beraberlik halini almaktadır. Buna rağmen evlilik devam etsin “Allah’ın birleştirdiklerini hiçbir kimse ayıramaz” demek, insanın yapısı, maddi manevi ihtiyaçları ile bağdaşmayan bir temenni olmaktadır. İslam bunun yerine, evliliğin devamı için tarafları azami gayret göstermeye teşvik etmiş, boşamayı “Allah’ın sevmediğini” ifade ederek sevimsizleştirmiş, fakat gerektiğinde, zaruret haline geldiğinde bu yolu da açık tutmuştur. Çünkü zorla güzellik olmamakta, zorlama ile sevgi ve bağlılık doğmamaktadır. Kağıt üzerinde evli kalıp, gönül ve beden olarak ayrı yaşamayı ise –ahlaki, sosyal ve ailevi mahzurlarından dolayı– İslam tasvip etmemiştir. (Bunu böylece tespit ettikten sonra geçelim boşama salahiyetinin neden önce erkeğe verildiğine.)

–Boşama yoluyla evliliği sona erdirme salahiyeti, prensip olarak önce kocaya aittir. Kadının bu salahiyeti ise, evlenmek akdi yapılırken, yahut daha sonra kocasının boşama salahiyetini kendisine vermesine bağlıdır. Kadın isterse evlenme şartı olarak bunu ileri sürer ve elde eder. (Boşamada erkekten farkı olmayabilir. Kadının isteğine bağlıdır.!)

Boşama salahiyetinin esas olarak (baştan) kocaya verilmesinin gerekçesi şudur:

1–Salahiyet iki tarafa da verilse yuvanın dağılması imkan ve ihtimali iki misline çıkacaktır.

2–Boşama salahiyeti (sadece) hakime verilse aile sırları açığa çıkacak, haklı–haksız karşılıklı ithamlar yapılacak, taraf ailelerin arası daha ziyade açılacak, boşananların yeniden eş bulmaları ve yuva kurmaları da güçleşecektir.

3– Boşadığı eşin belli bir müddet nafakasını koca temin edeceği gibi, yeniden evlenmek için gerekli masrafı da yine erkek yapacaktır. Bu durum koca için mali bir müeyyide teşkil etmekte ve onu, boşamaya karar veremeden önce yeterince tartıp düşünmeye mecbur etmektedir.

Ayrıca kocanın, boşama salahiyetini ulu orta kullanmasını önleyen mehir, nafaka gibi mali müeyyideler yanında, başka sosyal, dinî ve ahlakî müeyyideler de vardır. Toplum makul ve meşru bir sebebe dayanmayan boşamalara karşıdır. Vicdanları tatmin eden bir gerekçe bulunmadan kadın boşayan erkekler faziletlerinden bazı şeyler kaybederler. Bu gibi uygulamaların isabetinden dolayıdır ki İslam toplumlarında aile istikrar ve güveni, diğer toplumlarla kıyas edilemeyecek seviyede sağlam olmuştur...”

Bugün bu gerçek Batılılar tarafından da ifade edilmektedir. Kaldı ki kadın hem hakeme, hem de hakime müracaat ederek kendisini ayırmalarını isteme hakkına da sahiptir. Hakim nikahı feshedip kadını ayırabilir de...

Demek ki boşama imkanı, hem erkeğe, hem kadına, hem de mahkemeye tanınmıştır. Bununla beraber kadının boşama hakkını beyinden alması hiçbir zaman tavsiye edilmemiştir. Aile içi olaylardan sık etkilenen hanımın bu hakkını hemen kullanarak yuvanın yıkımında acele edeceğinden endişe edilmiştir. Nitekim hanımların çoğunluğu da bu haklarını tarih boyunca almamayı tercih etmiş, uygulamaya koymamışlardır. Bundan dolayı da bu hak pek bilinmemekte, İslam kadına boşama hakkı vermemiştir zannedilmektedir...


03.09.2002


Yazıcıya uyarla      Arkadaşıma gönder



Önceki Yazıları

> (30.08.2002) - ‘Selamün aleyküm kör kadı!’

> (28.08.2002) - Dinî hayata nasıl başladı?

> (27.08.2002) - İslâmî hayat her zaman yaşanabilir

> (23.08.2002) - İntihar edenin namazı kılınmaz mı?

> (21.08.2002) - Zararlı hayvanlar öldürülür mü?

> (20.08.2002) - Kimliğimizi mi kaybediyoruz?

> (17.08.2002) - Müslüman’da komşu hakkı sigortası

> (14.08.2002) - Kolay sevap kazanma yolları

> (13.08.2002) - Hangi meslek iyidir?

> (09.08.2002) - Bugünün Müslümanlığı




GAZETE SAYFALARI


 



Bütün yazılar



YAZARLAR

A. TURAN ALKAN

ABDULLAH AYMAZ

AHMED ŞAHİN

AHMET SELİM

ALİ BULAÇ

ALİ ÇOLAK

ALİ H. ASLAN

ALİ ÜNAL

CEM BEHAR

EKREM DUMANLI

ETYEN MAHÇUPYAN

FİKRET ERTAN

FİKRİ TÜRKEL

GÜNTAY ŞİMŞEK

HASAN ÜNAL

HEKİMOĞLU İSMAİL

HİLMİ YAVUZ

HÜSEYİN GÜLERCE

İBRAHİM KARAYEĞEN

İBRAHİM KIBRIZLI

İSKENDER PALA

KADİR DİKBAŞ

KERİM BALCI

M. ALİ YILDIRIMTÜRK

M. NEDİM HAZAR

MEHMED NİYAZİ

MELİH ARAT

MİRZA ÇETİNKAYA

MUSTAFA ARMAĞAN

MUSTAFA ÜNAL

NUH GÖNÜLTAŞ

NURİYE AKMAN

ORHAN OKAY

REHBER ABİ

SELÇUK GÜLTAŞLI

SELİM IŞIKLAR

TAMER KORKMAZ

ZİYA PERVER




 

   
   
   
   

 

 

Copyright© 1995-2002 Feza Gazetecilik A.S. / Çobançesme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:+90 (212) 639, 34 50 (pbx) Fax: +90 (212) 652 24 23 e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Bilgi İşlem ve İnternet Servisi tarafindan hazırlanmaktadır.