|
Boşama hakkı yalnız erkekte mi, kadın da boşayabilir mi?
Deniyor ki: –Neden İslam’da boşama hakkı yalnızca erkeğe verilmiş de kadına bu hak tanınmamış, kadın mağdur edilmiştir? Boşama hakkı ya ikisine de verilmeli, yahut da ikisinden de anılıp sadece mahkemeye verilmeliydi ki kadının hakkı korunmuş olsun.
Efendim, bu soruda yanlışlar vardır. Önce yanlışlara bir işarette bulunayım. Sonra konuyu inceleyebiliriz. Şöyle ki:
–İslam’da boşama hakkı yalnızca erkeğe tanınmış da kadın bu haktan mahrum edilmiş değildir. Kadın da boşama hakkını almışsa erkek gibi o da boşayabilir. Ayrıca kadın isterse mahkemeye de başvurup kendisini ayırmasını hakimden isteyebilir de. İslam’da bu yol da kapalı tutulmamıştır. Şartları oluşunca bunların hepsini de hanımın uygulamaya koyması mümkündür. Yani kadına bu hakları İslam getirmiştir. Prof. Dr. Hayreddin Karaman Hocaefendi (İslam’da Kadın ve Aile) kitabında bu konulara birer ipucu mahiyetinde çok veciz işaretlerde bulunmuştur. Sözü uzatmadan birlikte bir göz atalım isterseniz. Önce boşamaya bir bakalım “İslam boşamaya niçin izin verdi?’ sorusunun cevabını bir düşünelim.
– “İslam boşamaya niçin izin vermiş, yuvanın dağılmasına çıkan yolu niçin kapatmamıştır?
Bu sorunun cevabı İslam’da yer verilen boşama uygulamasının hikmetini, felsefesini ifade edecektir. Şüphesiz İslam evlenmenin ömür boyu bir beraberlik ve bağlılık olmasını istemiş ve bunun içindir ki, süreli ve geçici evlilik akitlerini batıl (hükümsüz) saymıştır. Ancak, ideal ile gerçek, istenen ile gerçekleşen arasında çoğu defa farklılıklar vardır. Bazı durum ve şartlarda evlilik çekilmez bir yük, katlanılmaz bir beraberlik halini almaktadır. Buna rağmen evlilik devam etsin “Allah’ın birleştirdiklerini hiçbir kimse ayıramaz” demek, insanın yapısı, maddi manevi ihtiyaçları ile bağdaşmayan bir temenni olmaktadır. İslam bunun yerine, evliliğin devamı için tarafları azami gayret göstermeye teşvik etmiş, boşamayı “Allah’ın sevmediğini” ifade ederek sevimsizleştirmiş, fakat gerektiğinde, zaruret haline geldiğinde bu yolu da açık tutmuştur. Çünkü zorla güzellik olmamakta, zorlama ile sevgi ve bağlılık doğmamaktadır. Kağıt üzerinde evli kalıp, gönül ve beden olarak ayrı yaşamayı ise –ahlaki, sosyal ve ailevi mahzurlarından dolayı– İslam tasvip etmemiştir. (Bunu böylece tespit ettikten sonra geçelim boşama salahiyetinin neden önce erkeğe verildiğine.)
–Boşama yoluyla evliliği sona erdirme salahiyeti, prensip olarak önce kocaya aittir. Kadının bu salahiyeti ise, evlenmek akdi yapılırken, yahut daha sonra kocasının boşama salahiyetini kendisine vermesine bağlıdır. Kadın isterse evlenme şartı olarak bunu ileri sürer ve elde eder. (Boşamada erkekten farkı olmayabilir. Kadının isteğine bağlıdır.!)
Boşama salahiyetinin esas olarak (baştan) kocaya verilmesinin gerekçesi şudur:
1–Salahiyet iki tarafa da verilse yuvanın dağılması imkan ve ihtimali iki misline çıkacaktır.
2–Boşama salahiyeti (sadece) hakime verilse aile sırları açığa çıkacak, haklı–haksız karşılıklı ithamlar yapılacak, taraf ailelerin arası daha ziyade açılacak, boşananların yeniden eş bulmaları ve yuva kurmaları da güçleşecektir.
3– Boşadığı eşin belli bir müddet nafakasını koca temin edeceği gibi, yeniden evlenmek için gerekli masrafı da yine erkek yapacaktır. Bu durum koca için mali bir müeyyide teşkil etmekte ve onu, boşamaya karar veremeden önce yeterince tartıp düşünmeye mecbur etmektedir.
Ayrıca kocanın, boşama salahiyetini ulu orta kullanmasını önleyen mehir, nafaka gibi mali müeyyideler yanında, başka sosyal, dinî ve ahlakî müeyyideler de vardır. Toplum makul ve meşru bir sebebe dayanmayan boşamalara karşıdır. Vicdanları tatmin eden bir gerekçe bulunmadan kadın boşayan erkekler faziletlerinden bazı şeyler kaybederler. Bu gibi uygulamaların isabetinden dolayıdır ki İslam toplumlarında aile istikrar ve güveni, diğer toplumlarla kıyas edilemeyecek seviyede sağlam olmuştur...”
Bugün bu gerçek Batılılar tarafından da ifade edilmektedir. Kaldı ki kadın hem hakeme, hem de hakime müracaat ederek kendisini ayırmalarını isteme hakkına da sahiptir. Hakim nikahı feshedip kadını ayırabilir de...
Demek ki boşama imkanı, hem erkeğe, hem kadına, hem de mahkemeye tanınmıştır. Bununla beraber kadının boşama hakkını beyinden alması hiçbir zaman tavsiye edilmemiştir. Aile içi olaylardan sık etkilenen hanımın bu hakkını hemen kullanarak yuvanın yıkımında acele edeceğinden endişe edilmiştir. Nitekim hanımların çoğunluğu da bu haklarını tarih boyunca almamayı tercih etmiş, uygulamaya koymamışlardır. Bundan dolayı da bu hak pek bilinmemekte, İslam kadına boşama hakkı vermemiştir zannedilmektedir...
03.09.2002
|