|
En hızlı gelişecek sektör lojistik
Marco Polo, İtalya’dan Çin’e uzanan seyahatini yaparken kaç ülkeden geçmiştir? Veya, 1500 yıl önce, Yemen’den yola çıkan tüccarlar kaç ülke aşarak Bizans’a oradan Orta Asya’ya, Baharat Yolu veya İpek Yolu boyunca kaç ülkenin pazarına uğruyorlardı?
Maksat, tarih sınavında ülkelerin adını sormak değil. Onca ülke sınırından geçerken veya pazarına uğrarken acaba gümrük işlemlerini nasıl hallediyorlardı? Serbest piyasa ekonomisi diyoruz. O gün mü serbest piyasa kuralları geçerliydi yoksa bugün mü?
Gümrükler, günümüz ekonomisinin en hassas noktaları aslında. Akışkan ticaret içinde setler, engeller ve dinamizmi sağlayan ayar noktaları. Dış ticaretle ilgili herkesin en çok başını ağrıtan merkezler haline de gelebilir. Gümrüklerin önemi, dünya ticaretinin hızlanmasıyla daha da önem kazanıyor.
Türkiye için daha da önemli. Gümrüklerin otomasyonu ve ortak bir yazılım ağına kavuşturulması için üç dört yıldır ciddi çalışmalar var. Bu konuda takdire şayan uygulamalar yer alıyor; ama esas dikkat çekmek istediğim başka bir konu var: Lojistik.
10 yıl sonranın rakamları bize şunu söylüyor: “Uzakdoğu 1 trilyon dolar ithalat yapacak ve bu mal ve hizmetler Batı’dan gidecek. Bunun yüzde 10’luk lojistik desteğini Türkiye sağlasa 100 milyar dolar eder”. Şu an ihracatımızın 30 milyar doların üzerine yeni çıktığı hesap edilirse büyük bir potansiyel var karşımızda.
Başka noktadan bakacak olursak: Avrupa ticaretinin hacmi 10 trilyon dolar. Lojistik hizmetlerinin tutarı ise 1 trilyon dolar. Yani lojistik, gayri safi milli hasılanın yüzde 10’u. Bu anlamıyla önümüzdeki 10 yıl içinde lojistik pazarı, en az 35–45 milyar dolara ulaşacak. Şu an 3–4 milyar dolar.
Türkiye, 24 bin adet treyler filosuyla Avrupa lideri. Almanya 22 bin treylerle ikinci sırada, Fransa’nın sahip olduğu treyler sayısı 11 bin. Uluslararası Nakliyatçılar Derneği Başkanı Çetin Nuhoğlu, Türkiye’nin jeopolitik avantajını bu alanda kullanacaklarını ve Suriye’de, İran’da, Bulgaristan’da filo üsleri oluşturacaklarını belirtiyor. En büyük ideali de, tarihî İpek Yolu’nu yeniden oluşturmak.
Nakliyatçılara gümrük işlemlerini bilgi işleme aktaran ve bürokrasiyi azaltan Edi Projesi’nin tanıtımında sektörle ilgili vizyonunu açıklayan Nuhoğlu, network ağı ile imza sayılarının beşte bire indiğini, kağıt maliyetlerinin de yüzde 35–45 oranında azaldığını belirterek, 24 belgenin sıfıra ineceğini vurguladı.
Gümrüklerin bilgisayar altyapısıyla şeffaflaşacağını da açıklayan Nuhoğlu, küresel dünyada rekabetçi sektörlerle ancak avantaj sağlayabileceklerini söyledi. Bu yıl yaptıkları arama ve karar konferanslarıyla 10 yıl sonrasının vizyonunu oluşturduklarını ve sektörün büyük bir gelişme içine gireceğini vurguladı.
Teknoloji ve dünya ticaretinin serbestleşmesindeki trend göz önüne alınırsa, sınırlar şeffaflaşacak, rahatlayacak, ama denetim artacak.
Dış ticarete tek çatı
Dış ticaretle ilgili pek çok kurumumuz var. Dış Ticaret Müsteşarlığı kamuyu temsil eden en üstyapı. Ancak, TOBB kendini ilgili kabul ediyor. Özel sektörün en kapsamlı temsil organı olmasıyla haklıdır. Ancak bununla ilgili ihracat birlikleri var ve bunların çatı örgütü Türkiye İhracat Meclisi var.
Çoğu zaman Dış Ticaret Müsteşarlığı’na bağlı olması gereken yurtdışındaki ticari ataşeler ile Dışişleri Bakanlığı ve ilgili memurları arasında çatışmalar çıktığı rivayet olunuyor. Dahası, bu kadar önemli bir birimin başındaki isim Kürşad Tüzmen görevden alınalı aylar geçmesine rağmen yeni müsteşar halen tayin bile edilmedi.
Haliyle başka ilgili kuruluşlar da var: Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB), Türkiye Tanıtım Fonu, Turizm Bakanlığı, İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV), Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK), Eximbank gibi.
Bütün bu tüzel kişilikler içinde en önemli bütçe Türkiye Tanıtım Fonu’na ait. Bu fonun kullanılmasına ilişkin de çoğu kere ihtilaflar çıkıyor. Temsil noktasında çoğu kere sağlıklı bir seçim yapılamıyor.
Yeni oluşturulacak Dış Ticaret Kurulu bu sorunlara da çözüm getirecek bir yapı oluşturacak. Bütün dünyada özerk olan bu kurulun ağırlığını özel sektörün oluşturması bekleniyor. Türkiye veya Türkiyeli markaların da bu kurulun oluşturulmasından sonra ciddi destek bulacağını sanıyorum.
05.09.2002
|