İNTERNETİN İLK TÜRK GAZETESİ
05.09.2002
Perşembe
  Ana Sayfa
  Haberler
  Ekonomi
  Dış Haberler
  Politika
  Kadın-Aile
  Kültür-Sanat
  Televizyon
  Spor
  Yazarlar
  Yorumlar
  Çizgi-Yorum
 
  Akademi
  Bilişim
  Eğitim
  Otomobil
  Röportaj
  Tüketici Masası
  Okur Hattı
 
  Bölge Haberleri

  Dünyada Zaman

 
  English
  Reklam
  Künye / İletisim
  Basın özetleri
  Hava Durumu
  Namaz Vakti
  E - Kart
  Sanat Galerisi
 
 

YAZARLAR


HÜSEYİN GÜLERCE h.gulerce@zaman.com.tr
 

Fethullah Gülen, kimlere neden gönül koyuyor?

Sayın Fethullah Gülen’in ismi yalan yanlış haberlerle yeniden gündeme getiriliyor. Bir seçim atmosferinde bu çok mânidar bir durum.


Hele bazı siyasetçilere televizyon kanallarında “Fethullahçı mısınız?” diye sorular yöneltilmesi, birilerinin yeniden devreye girdiğini gösteriyor.

Sayın Fethullah Gülen, benim gibi milyonlarca Türk evladı için örnek bir mü’min, örnek bir hizmet insanıdır. Şahsına yapılan muamelelerin hiç birini hak etmediği gibi, özellikle eğitim, diyalog, hoşgörü ve barış adına kendisine uluslararası ödül verilmesi gereken mümtaz bir şahsiyettir.

Kendi ifadeleriyle Sayın Gülen, “her mü’min gibi ömrü boyunca hayırlı bir insan olmanın ve bu suretle Allah’ın rızasını kazanmanın yollarını aramış; sürekli insanımıza faydalı olma, onların dertlerini paylaşma ve problemlerine çözüm bulma aşk, şevk ve heyecanıyla yaşamış; cehalet, fakirlik ve ihtilaf gibi milletimizin yolunu kesen hastalıklara karşı çareler bulmaya uğraşmıştır. Yakın geçmişte millet olarak bir türlü gerçekleştiremediğimiz “sevgiyi sevme, nefretten nefret etme” yolunda durmadan koşmuştur. Diyalog, hoşgörü ve sevgi çağrıları ile birbirini senelerce düşman bilmiş insanımızın el ele tutuşmasında o bir öncü ve sembol isim olmuştur.

Maalesef, büyük salonlara, gazete sayfalarına ve televizyon ekranlarına yansıyan dostluk tablosundan hoşlanmayan, rahatsız olan dış mihraklar ve onların içimizdeki adamları derhal harekete geçtiler. Birbirini kucaklamak için ellerini açanların arasına güvensizlik tohumları ektiler. Kuşku ve suizan tohumları saçtılar. Tertemiz bir “Gönüllüler Hareketi”nin temsilcilerini, akla hayale gelmedik iftira ve tezvirlerle karalamaya kalktılar. Onların en samimi davranışlarını dahi evirip çevirip hiç olmayacak gayelere, hedeflere bağlayarak bütün hayırlı işleri adeta baltaladılar. Fırsat bulanları, yurtdışında jurnalleme faaliyetinde bulundular. En insanî, en olumlu gayretler etrafında şüpheler uyandırmaya yönelik şeytanî çabalar harcadılar.

Bu menfi gayretler millet çoğunluğu üzerinde müessir olmasa bile, öteden beri hayatını kine, nefrete, düşmanlığa bağlamış, sevgiden, şefkat ve merhametten nasipsiz marjinal bir kesimi ayaklandırmaya yetmiştir. Bu takımın “hoşgörü”, “diyalog”, “sevgi”, “herkesi kendi konumunda kabul etme” ve “kavgasız bir dünya” kavramlarına karşı açtıkları savaş sonucu bugün toplumun değişik kesimleri birbirine şüphe ve tereddütle bakmaktadır. Vehimler ve zanlar yeniden kurulan köprü ayaklarına balyozlar indirmektedir.

Bu büyük millete güzelliklerini çok gören, İslam’dan rahatsız olan ve yolsuzluklardan sıyrılarak meselelerini halletmiş ve dünya muvazenesinde gerçek yerini almış bir Türkiye istemeyenlere karşı uyanık olmak, sağduyu ve vicdan sahibi herkesin görevidir.

Ben, geldiğimiz nokta itibariyle Sayın Fethullah Gülen’in duygu ve düşüncelerini az çok tahmin edebiliyorum. Şöyle düşünüyordur:

“Kötü tabiatlarının gereğini yapanları bir ölçüde anlıyorum. Fakat milletimizin güçlenmesini ve büyümesini istemeyen bu zavallılara kanıp onların ardına takılanları anlamıyorum. Marjinal bir grup tarafından kandırılıp Türkiye’nin aydınlık geleceğinin karartılması konusunda onlarla beraber çalışanlara hayret ediyorum. Güzel hizmetlerin ardında menfilikler aramalarına rağmen bunların, önlerindeki binlerce güzel örnekten birini bile görmemeleri insafla, milliyetçilikle, vatanseverlikle bağdaşabilir mi? Bir kere olsun müspet düşünmeye yanaşmayanlara şaşırıyor ve gönül koyuyorum. Kendi kendime “acaba, onbinlerce kilometre uzakta İstiklal Marşı’mızın okunması, Afrikalı çocukların bile Türkçe konuşması kimlerin hoşuna gitmez? Millî kültürümüzün tanıtılması ve temsil edilmesi kimleri rahatsız eder? sorusunu bir kerecik olsun sormayan ve vicdanındaki cevabı dile getirmeyen kendi insanımıza kırgınım. Bu insanların, umursamaz ve bazen de aleyhte tavırlarının körlük değilse de nankörlük olduğuna inanıyorum...”

Sayın Gülen, örnek bir mü’min olarak vazifesini yapıyor. O’nu anlamamakta direnen, O’na sahip çıkmayı bilemeyen, ismi anıldığında ürkeklik sergileyerek siyasette bahtının açılacağını zannedenler asıl utanmalı değil mi?

Ancak şunu da biliyorum. Okyanus ötesinden bana diyor ki; “Hüseyin Bey, her şeye rağmen biz, bundan önce olduğu gibi bundan sonra da hep karakterimize saygılı olacağız. Üç beş günlük bir dünya için baş yarmayacak, göz çıkarmayacak, kem söz söylemeyeceğiz. Gönül kırmayacak ve herkese sevgi çağrısında bulunmaya devam edeceğiz.”


05.09.2002


Yazıcıya uyarla      Arkadaşıma gönder



Önceki Yazıları

> (29.08.2002) - Bu, ne biçim erken seçime gitmek?

> (23.08.2002) - Derviş, CHP rozetini takarken...

> (22.08.2002) - ANAP’ı da aşan bir sürece girdik

> (16.08.2002) - AK Parti gerçeği

> (15.08.2002) - Savrulmak...

> (08.08.2002) - Ankara’nın havasına, hayâller ve belirsizlik hakim

> (01.08.2002) - Irak’a müdahale ve seçim

> (25.07.2002) - Beklenen; “ben” değil, “biz” diyebilmek

> (18.07.2002) - Ankara’dan Abant’a

> (11.07.2002) - Bir seçim yetmez...




GAZETE SAYFALARI


 



Bütün yazılar



YAZARLAR

A. TURAN ALKAN

ABDULLAH AYMAZ

AHMED ŞAHİN

AHMET SELİM

ALİ BULAÇ

ALİ ÇOLAK

ALİ H. ASLAN

ALİ ÜNAL

CEM BEHAR

EKREM DUMANLI

ETYEN MAHÇUPYAN

FİKRET ERTAN

FİKRİ TÜRKEL

GÜNTAY ŞİMŞEK

HASAN ÜNAL

HEKİMOĞLU İSMAİL

HİLMİ YAVUZ

HÜSEYİN GÜLERCE

İBRAHİM KARAYEĞEN

İBRAHİM KIBRIZLI

İSKENDER PALA

KADİR DİKBAŞ

KERİM BALCI

M. ALİ YILDIRIMTÜRK

M. NEDİM HAZAR

MEHMED NİYAZİ

MELİH ARAT

MİRZA ÇETİNKAYA

MUSTAFA ARMAĞAN

MUSTAFA ÜNAL

NUH GÖNÜLTAŞ

NURİYE AKMAN

ORHAN OKAY

REHBER ABİ

SELÇUK GÜLTAŞLI

SELİM IŞIKLAR

TAMER KORKMAZ

ZİYA PERVER




 

   
   
   
   

 

 

Copyright© 1995-2002 Feza Gazetecilik A.S. / Çobançesme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:+90 (212) 639, 34 50 (pbx) Fax: +90 (212) 652 24 23 e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Bilgi İşlem ve İnternet Servisi tarafindan hazırlanmaktadır.