İNTERNETİN İLK TÜRK GAZETESİ
06.09.2002
Cuma
  Ana Sayfa
  Haberler
  Ekonomi
  Dış Haberler
  Politika
  Kadın-Aile
  Kültür-Sanat
  Televizyon
  Spor
  Yazarlar
  Yorumlar
  Çizgi-Yorum
 
  Akademi
  Bilişim
  Eğitim
  Otomobil
  Röportaj
  Tüketici Masası
  Okur Hattı
 
  Bölge Haberleri

  Dünyada Zaman

 
  English
  Reklam
  Künye / İletisim
  Basın özetleri
  Hava Durumu
  Namaz Vakti
  E - Kart
  Sanat Galerisi
 
 

YAZARLAR


MUSTAFA ÜNAL m.unal@zaman.com.tr
 

AKP’de yavru ANAP

Milletvekili adaylığı için en yoğun ilgi AK Parti’ye. Politikaya yeni adım atanlar da, yıllarca siyasetin mekanlarında dolaşıp bir şey olamayanlar da şimdi bu partinin kapısını çalıyor.


Ve tabii milletvekilliğini devam ettirmek isteyen bazı eski siyasiler de... İlginin nedeni gayet açık: Bütün anketlerin işaret ettiği gibi AKP, 3 Kasım seçimlerinin favori partisi.

Bunun için AK Parti’nin çizgisiyle hiçbir illiyet bağı bulanmamasına rağmen birçok insan bu rüzgarla Meclis’e uçmak niyetinde...

Aşırı talep AK Parti yönetiminin işini kolaylaştırdığı kadar, zorlaştırıyor da. Bu büyük kalabalık içindeki siyaset simsarlarını ayırt ederek 11 Eylül’de hem 3 Kasım’a hem de 4 Kasım sabahını kuşatan 550 kişilik sağlıklı liste çıkarmak durumunda.

AK Parti için, 4 Kasım sabahı 3 Kasım’dan daha önemli. 3 Kasım önemsiz demek istemiyorum. Listelerde yapacağı vahim hatalar 3 Kasım akşamını elbette önemli kılabilir. Şu ana kadar Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki parti yönetimi bir renk vermiş değil. Aday adaylarının durumunu belirlemek için illerde eğilim yoklamasına gidildi, hemen arkasından bu isimler üzerine anket yapıldı. Şimdi tek tek mülakat yapılıyor. Kamuoyuna açıklanan sadece milletvekilleri ve kurucuların katılmadığı eğilim yoklamasının sonuçları. Bunların ne kadar dikkate alınacağı belirsiz. Hiçbir örgüt seçimden çıkmış değil, atamayla gelen isimlerden oluşuyor.

Bazı adaylar adeta önseçim gibi değerlendirse de parti yönetimi biraz soğuk. Örgütlerin, dışarıdan gelen bazı isimlerin üzerini çizmesi Tayyip Erdoğan’ın canını sıktı.

Bu durumda ‘anket ve mülakat sonuçlarının’ eğilim yoklamalarından daha belirleyici olacağı söylenebilir.

Listelerin isimlendirilmesine dönük fazla bilgi sahibi olmadığımız için sağlıklı değerlendirme yapmak güç. Fakat her ne kadar bağlayıcı söz verilmemiş olsa da, diğer partilerden transfer edilen milletvekilleriyle bazı bürokratlar listelerde yer alacak.

Partinin isimlendirme aşamasında dikkate alacağı ölçüler elbette olacak. Parti yönetiminin düşünceleriyle listeye girenlerin hesapları, birebir olmasa bile büyük oranda örtüşmesi gerekir. Aksi sıkıntı getirir.

AK Parti’yi ‘milletvekili ulufesi dağıtılan yer’ olarak gören aday adaylarının sayısı hiç de az değil. Bu düşüncedeki isimlerle AK Parti’nin birlikteliği ‘gevşek’ olur. Ancak ‘pazara kadar’ sürer. Ve ilk sıkıntı da herkes kendi yoluna gider.

Oysa AK Parti’nin sağlam birlikteliklere gereksinimi var. Olası sıkıntılara ancak bu şekilde göğüs gerebilir, önüne çıkan engelleri bu şekilde aşabilir. Yoksa AK Parti’den bir değil, birden çok parti doğar.

Barajı aşamayan, halkın sandıkta oylarıyla tasfiye ettiği eski partiler, AK Parti sayesinde Meclis’te yeniden temsil imkanı sağlayabilir. Hem de grup kuracak şekilde... AK Parti böyle büyük bir tehlikeyle karşı karşıya.

Bu, AK Parti listeleri şekillendirirken merkez partisi özelliğinden uzaklaşsın, fikirleri ve düşünceleri birbirine benzeyen homojen yapı kursun demek değil. Kapılarını sağın farklı tonlarından, solun makul isimlerine kadar açabilir.

Murat Başesgioğlu gibi Köksal Toptan gibi merkez sağ partilerde siyaset yapıp da siyasi ömürlerini bundan sonra AK Parti’nin çatısı altında sürdürmek isteyenler bu kapsamda değerlendirilemez.

Peki Erkan Mumcu? Katılım töreninde ‘AK Parti bana siyaset yapma zemini sağladı.’ dedi. Dolayısıyla farklı değerlendirilmeli.

Mumcu’nun aradığı siyaset yapacağı, milletvekilliğini sürdüreceği zemindi zaten. ANAP sağlam zemin değil, ayaklarının altından kayıyor. Aralarında CHP’nin bulunduğu birçok partiyle masaya oturdu, sonunda AKP’yle anlaşbildi.

Şu an AK Parti listelerine girme ihtimali yüksek isimlerin çekirdeğini oluşturduğu, seçimden sonra doğuracak yavru partiler var. Açıkça yazmakta sakınca yok; yavru bir ANAP var.

Bana öyle geliyor ki bu durumdan ANAP yönetimi de hoşnut. Bu sonuca AKP’ye geçen bir ANAP’lının şu sözlerinden varıyorum: Daha önce partiden ayrılmak isteyenler dört koldan kuşatılır, kalması için her şey yapılırdı. Şimdi ‘aman gitmeyin’ bile denmiyor.

Milletvekili listelerine en çok dikkat etmesi gereken partilerin başında yolu tuzaklarla dolu AKP geliyor.


06.09.2002


Yazıcıya uyarla      Arkadaşıma gönder



Önceki Yazıları

> (04.09.2002) - Baykal’ın Erez’li, Günday’lı vitrini

> (30.08.2002) - Ne işin var burada?.. Ne işin var orada?..

> (28.08.2002) - Seçimden kaçış nereye kadar?

> (21.08.2002) - Derviş’in sabrı

> (16.08.2002) - Kemal Derviş ‘CHP’ dedi

> (14.08.2002) - ‘Seçim ölümün provasıdır’

> (09.08.2002) - İttifakın kilidi: Çiller’in başbakanlığı

> (07.08.2002) - Seçimi ‘ekonomi şehitleri’ belirleyecek

> (02.08.2002) - Derviş’in eğilimi: Hiçbir partiye girmemek!

> (31.07.2002) - Sandığa doğru, endişeler




GAZETE SAYFALARI


 



Bütün yazılar



YAZARLAR

A. TURAN ALKAN

ABDULLAH AYMAZ

AHMED ŞAHİN

AHMET SELİM

ALİ BULAÇ

ALİ ÇOLAK

ALİ H. ASLAN

ALİ ÜNAL

CEM BEHAR

EKREM DUMANLI

ETYEN MAHÇUPYAN

FİKRET ERTAN

FİKRİ TÜRKEL

GÜNTAY ŞİMŞEK

HASAN ÜNAL

HEKİMOĞLU İSMAİL

HİLMİ YAVUZ

HÜSEYİN GÜLERCE

İBRAHİM KARAYEĞEN

İBRAHİM KIBRIZLI

İSKENDER PALA

KADİR DİKBAŞ

KERİM BALCI

M. ALİ YILDIRIMTÜRK

M. NEDİM HAZAR

MEHMED NİYAZİ

MELİH ARAT

MİRZA ÇETİNKAYA

MUSTAFA ARMAĞAN

MUSTAFA ÜNAL

NUH GÖNÜLTAŞ

NURİYE AKMAN

ORHAN OKAY

REHBER ABİ

SELÇUK GÜLTAŞLI

SELİM IŞIKLAR

TAMER KORKMAZ

ZİYA PERVER




 

   
   
   
   

 

 

Copyright© 1995-2002 Feza Gazetecilik A.S. / Çobançesme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:+90 (212) 639, 34 50 (pbx) Fax: +90 (212) 652 24 23 e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Bilgi İşlem ve İnternet Servisi tarafindan hazırlanmaktadır.