100 kadar karınca yaralı bir böceğin etrafını sarmış bir yandan kaçmaması için çabalıyorlar bir yandan da yuvalarına götürmeye uğraşıyorlardı.
Az sonra bir tavuk geldi ve böceği boğazına atıp gitti. Ben ülkemizin de bu konuma getirilmesinden korkuyorum. Milli Mücadele döneminde binbir zorlukla düşman işgalinden kurtarılmış güzel ülkem IMF kredileri falan derken resmen Amerika’nın veya Avrupa’nın ağzına yem edilmeye çalışılıyor. Ve yönetim... Nerede kaldı Hz. Ömer adaleti? O ki bir dağda bir koyunun ayağı çukura düşüp kırılsa kendini mesul kabul ederdi. Peki işsiz kalıp cinnet geçiren ve ailesiyle birlikte kendini öldürenler, ÖSS seçme sınavı gibi gençlerin tüm umutlarını mahveden bir sınavı kazanamayıp intihar edenler ve aileleri, başörtülü diye üniversiteye alınmayan genç kızlarımız... Acaba kimse bunlardan kendini sorumlu görmüyor mu? Bu insanların derdine derman olabilmek için kafa patlatan birileri yok mu acaba? Söyleyin bana bu insanların ahlarını alanlar yarın nasıl hesap verecekler?
Ilgın Karan, Adana
07.09.2002
İnternete zam, bilgiye son!
Avrupa Birliği çerçevesinde eğitim sistemimizin iyileş-tirilmesine yönelik çalışmaların konu edildiği program esnasında, kalıpları klasik, içeriği şok edici bir altyazı geçiyor ekrandan.
Internete % 25 zam! Eğitime ve bilime hava, su kadar ihtiyacı olan bu ülke insanının, birileri sistematik bir şekilde ellerini bağlıyor sanki. Bilgi otobanında koşarak yol alan ulusların yanında, geleceğimize çelme atan bu kararı şiddetle kınıyorum. Mustafa Büyükçelebi, Gaziantep
07.09.2002
Sezen Aksu’yu alkışlıyorum; ama...
Sezen Aksu’nun ortaya koyduğu Türkiye vitrinini severek dinledim ve izledim. Ve keşke diyorum ki bu güzellik 30 Ağustos’a denk getirilmeseydi daha da anlamlı olurdu.
Ama her şeye rağmen Türkiye’de yaşayan diğer milliyetten, dinden, mezhepten insanların değerleri de yansıtıldı. Ortaya konan tablo son derece anlamlı ve bütünleştiriciydi. İnsanımız severek dinledi ve alkışladı; önemli olan da bu değil mi ki zaten, insanımızın alkışlaması. Özlenen tablo bu. Lütfen bunu engellemeyelim.
Tevfik Karakuş, Antalya
07.09.2002
Empatik kişi olmak...
Bir ülkenin mutlu ve sağlıklı bir şekilde geleceğine yön verebilmesi için ülke sınırları içinde yaşayan her insana demokratik hakkın verilmesi gerekir...
Günümüz Türkiye’sinde farklı ırklara mensup olan insanların artık akraba oldukları, bilmemiz gereken bir gerçek. Anlamamız gereken, ırk ve terör kavramlarının farklı olduğudur. İnsanca yaşayabilmek için, kargaşaların sona ermesi için ve güler yüzlü sağlam adımlı bir Türkiye için eşit şartlarda her insana demokrasinin, siyaset yapmanın yolu açılmalıdır. Ya da özgürlüklerin önü açılmalıdır... Kendimizi başkalarının yerine koymamız çok önemlidir. İşte o zaman doğruyu yakalayabilme katsayımız artacaktır... Ben Türkiye’nin bu durumda insanoğluna demokratik değerini verdiğine inanmıyorum...
Salih Z. Güçlü, Mersin
07.09.2002
Umuda kavuşacak mıyız?
Medyayı takip ederken karamsarlaşmamak veya umutsuzluğa düşmemek mümkün olmuyor. Her şeye rağmen güzelliklerden ve umuttan bahseden yayın organı yok gibi.
Kendi geleceğini böylesine kapkara tablolar üstüne oturtmuş bir medyanın enforme ettiği toplumdan da başka türlü bir ruh hali beklemek hayal olur sanırım. Zaman’ı biraz bunun dışında tutabiliyorum. Yine de insan istiyor ki, keşke farkımızı daha da çok fark edilecek bir şekilde ortaya koyabilsek...