İNTERNETİN İLK TÜRK GAZETESİ
12.09.2002
Perşembe
  Ana Sayfa
  Haberler
  Ekonomi
  Dış Haberler
  Politika
  Kadın-Aile
  Kültür-Sanat
  Televizyon
  Spor
  Yazarlar
  Yorumlar
  Çizgi-Yorum
 
  Akademi
  Bilişim
  Eğitim
  Otomobil
  Röportaj
  Tüketici Masası
  Okur Hattı
 
  Bölge Haberleri

  Dünyada Zaman

 
  English
  Reklam
  Künye / İletisim
  Basın özetleri
  Hava Durumu
  Namaz Vakti
  E - Kart
  Sanat Galerisi
 
 

Haberler...(Bütün Haberler)

haberler@zaman.com.tr

 

Yamaha, ‘geleceğin şampiyonu’ olarak gördüğü Kenan’a sahip çıktı

Yamaha, 18 yaşındaki genç Türk motosiklekçi Kenan Sofuoğlu’nu “geleceğin dünya şampiyonu” olarak görüyor. Sofuoğlu, Yamaha'nın desteğiyle iki yıl IDM’de yarıştıktan sonra, Grand Prix yarışlarında mücadele edebilecek.

Motosiklet sevdalıları Adapazarılı üç kardeş Bahattin, Sinan ve Kenan Sofuoğlu’nun en küçüğü olan 18 yaşındaki Kenan’a, Grand Prix’te yarışma imkanı doğdu. Almanya’da düzenlenen Yamaha R& Shell Kupası’nda son yarış öncesi genel klasmanda lider olan Kenan Sofuoğlu’na Yamaha destek sağladı. Sofuoğlu, Yamaha’nın sağladığı imkanlarla gelecek sezon İDM (Uluslararası Almanya Şampiyonası) serisinde yarışacak. Yamaha, genç sporcuya ilk sezon için 200 bin Euro’luk motosiklet ve yedek parça tahsis edecek. Kenan Sofuoğlu’na çok güvenen Yamaha Almanya Sorumlusu Theo Hoffmann, 18 yaşındaki sürücüye iki yıl İDM’de ve daha sonra Dünya Şampiyonası olan Grand Prix yarışlarında mücadele etme şansı tanıyacak.

‘’Bugüne kadar uğraştığımız, çalıştığımız, verdiğimiz emeklerin boşa gitmemesine çok seviniyorum.’’ diyen Sofuoğlu’nun yardımcısı Aytunç Taş, Yamaha R6–Cup’ın organizesini yapan Thomas Kohler’e minnettar olduklarını belirtti. Almanya’da yaşayan Türkler arasında ‘’İkinci Schumacher’’ olarak adlandırılan Sofuoğlu, Yamaha’nın şimdiye kadar hiç kimseye tanımadığı imkanları iyi kullanıp, Türkiye’yi Avrupa’da en iyi şekilde temsil etmek istediğini kaydetti.

‘Geleceğin dünya şampiyonu’

Kenan’a bu imkanı sağlayan Yamaha Almanya Sorumlusu Theo Hoffmann, genç yıldız için Oschersleben Pisti’ni kapattırıp test yaptırdı. Hoffmann, testlerde kendisini utandırmadığı için de Sofuoğlu’na teşekkür etti. Almanya’da bin 600 bayii bulunan Yamaha’nın temsilcileri, Kenan’a ellerinden gelen her desteği sağlayacaklarını belirtiyor. Sponsor arama konusunda da Kenan’a yardımcı olacağını belirten Hoffmann, sponsorların da Tv ve dergi haberlerinin yanı sıra Yamaha bayilerinde de reklamlarının yapılacağını söyledi. Bugüne kadar hiçbir Türk motosiklet yarışçısının buralara kadar gelmediğini söyleyen Yamaha Motorsport Müdürü Hoffmann, ‘’Kenan belki ilk dünya şampiyonu Türk motokrosçu olur.’’ dedi.

Canatan Şahin / Braun Sehweis

12.09.2002


 

Enkazdan şampiyonluğa giden yol

Kenan Sofuoğlu, küçük yaşlardan itibaren motosiklet sporuyla uğraşan Sofuoğlu kardeşlerden en küçüğü. Henüz 18 yaşında olan Kenan’ın 24 yaşındaki ağabeyi Bahattin ve 20 yaşındaki ağabeyi Sinan da kendisi gibi motosiklet sporuyla uğraşıyor.

Ağustos 1999’daki depremde Adapazarı’nda göçük altında kalan Sofuoğlu kardeşler, enkazdan sağ çıkıp kısa süre içerisinde Türkiye’deki birçok yarışta ilk sıraları paylaştılar. Kenan Sofuoğlu, ilk kez katıldığı Almanya’daki R6–Shell Cup’ta son dört yarışı büyük bir farkla kazanarak şimdiye kadar kimsenin elde edemediği başarıya imza attı. Genç sürücü, ilk kez kullandığı ve kendisi için özel yaptırılan motosikletle Dünya Super Sport Şampiyonu Jörg Teuschert’in sadece bir saniye gerisinde kaldı. Martin Wimmer, Dirk Raudies, Jochen Schmid, Udo Mark Oder Jörg Teuchert gibi motosiklet spor dünyasına damgasını vuran sürücüler Yamaha R6 Cup’ta yetiştiler.

12.09.2002


 

Kanser hücrelerini öldüren isota talep arttı

Amerika’nın Texsas Üniversitesi Anderson Kanser Merkezi’nde yapılan araştırmada acı biberin (isot) kanser hücrelerini öldürdüğünün belirlenmesi isotçuların yüzünü güldürdü.

Şanlıurfa’nın isotçular çarşısı esnaflarında, Yusuf Dedeoğlu, yörede özelikle lahmacun ve çiğ köftede kullanılan isotun son günlerde özellikle dışarıdan gelen yerli ve yabancı turistler tarafından da büyük ilgi görmeye başladığını ve işlerinde bir kıpırdanmanın olduğunu söyledi. Yapılan araştırmalarda acı biberin kanserli hücreleri öldürmesinin ortaya çıkmasıyla her bölgeden ve ülkeden insanın Şanlıurfa isototuna ilgi duymaya başladığının altını çizen Dedeoğlu, iyi bir isotta renk ve kokunun önemli olduğunu ifade etti. Şanlıurfa isotunun kanser hücrelerini öldürdüğü gibi mideye çok iyi geldiğini söyleyen Dedeoğlu, “Bizim isotumuzun acısı tatlı bir acıdır mideyi rahatsız etmez. Ülserli bir hasta bile yese bir şey olmaz.” dedi. İsotu ayıklayıp pul bibere dönüştüren kadınlar da acı biberin kanser hücrelerini öldürmesini sevinçle karşılayarak araştırma sonucunun ticaretini yaptıkları isotun satışını artıracağını belirttiler.

Mehmet Dener / Şanlıurfa

12.09.2002


 

Ekonomik krize giren öğretmen, resimden para kazanmayı keşfetti!

Şanlıurfalı ressam öğretmen Ali Korkmaz, maaşı yetmeyince yaptığı yağlıboya tablolarının tanesini 300 milyon ile 1,5 milyar liraya satarak yaşadığı ekonomik krizden kurtuldu. 25 yıllık sınıf öğretmeni olan Korkmaz, eğitimini almadığı halde 30 yıldır resim yapıyor.

Bugüne kadar 60 karma, 10 kişisel resim sergisine katılan ve 20’nin üzerinde ödülü bulunan Korkmaz, resimlerinde yöresel motifler, manzaralar ve figürler kullandığını, tabloları ise türkü gibi yorumladığını söyledi.

Önceleri ‘sanat toplum içindir’ düşüncesine inanan, daha sonra resimle ilgisi arttıkça sanatın “sanat için” olduğunu keşfeden Korkmaz, ekonomik krizden sonra sanatından para kazanmaya da başlamış. Korkmaz, “Resim yapmaya hobi olarak başlamıştım. Daha sonraları ise yeteneğimin olduğunu fark edince yaşadığım evin bodrum katını küçük bir atölyeye çevirdim. Tablolarım beğenilince işi biraz daha ciddiye aldım.” dedi. Geçim sıkıntısı yaşayınca tablolarını satmaya başladığını ifade eden öğretmen Ali Korkmaz, “Ekonomik krizle birlikte maaşım yetersiz kalınca ben de eserlerimi satmaya başladım. Bir de baktım ki aldığım para maaşımın iki katını buluyor. Bu beni kamçıladı.” şeklinde konuştu. Ali Korkmaz’ın 12 yaşındaki oğlu Mehmet de kendisinden etkilenip resim yapmaya başlamış. Onun da şimdiden bazı dereceleri var.

Mehmet Dener / Şanlıurfa

12.09.2002


 

Tek kollu ehliyetsiz sürücü yakalandı

Bursa’da 8 yıldır tek kolu ile araç kullanan bir sürücü yakalandı. Alınan bilgiye göre, önceki gece geç saatlerde Yıldırım ilçesi Samanlı Caddesi üzerinde 16 Z 2034 plakalı aracı durduran jandarma trafik ekipleri, sürücü Mustafa Baylan’ın (25) sağ kolunun dirsekten itibaren olmadığını fark etti. Ehliyetinin olmadığı tespit edilen Baylan, ehliyetsiz araba kullanmaktan gözaltına alındı.

Bir markette çalışan ve doğuştan sol kolu olmayan Baylan, 8 yıldan bu yana araç kullandığını söyledi. Soğukkanlı hareketleri ile dikkat çeken özürlü genç, bu zamana kadar yapılan kontrollerde birkaç kez yakalandığı halde görmezden gelindiğini itiraf etti. Basın mensuplarına bindiği otomobili nasıl kullandığını gösteren Baylan, tek kolu ile motosiklet kullanıp ata bindiğini de söyledi.

Fatih Karakılıç / Bursa

12.09.2002


 

Karabük’te işçilere yardım yapıldı

Ereğli Demir ve Çelik Fabrikaları TAŞ (Erdemir) işçileri tarafından Karabük Demir ve Çelik Fabrikaları TAŞ’de (Kardemir) çalışan ve düzenli olarak maaş alamayan işçilere, 7 milyar liralık gıda yardımı yapıldığı açıklandı.

Türk Metal Sendikası Karadeniz Ereğli Şube Başkanı İlhami Erdoğ, Kardemir’de çalışan ve sendikalarına üye olan 125 işçiye, 23 kalemden oluşan 7 milyar liralık gıda yardımı yaptıklarını söyledi. Karabük’teki işçilerin çok zor durumda olduklarını hatırlatan Erdoğ, “Oradaki arkadaşlarımız bir ay çalışıp bir ay izne ayrılıyorlar ve dolayısıyla yarım maaş alıyorlar. Erdemir’de çalışan arkadaşlarımızın bağış yapmalarını önerdik ve kabul edildi. 7 milyarlık gıda yardımını 125 işçiye verdik.” dedi.

Cahit Kılıç / Ereğli

12.09.2002


 

Minibüsçüler BursaRay yüzünden birbirine girdi

Bursa’da hatları değiştirilen minibüsçüler huzursuz günler yaşıyor. Görükle hattında dün sabah yolcu kapma kavgasına tutuşan minibüsçülerden iki kişi yaralanırken, 60 kişi gözaltına alındı.

Bursa’da, BursaRay’ın zarar etmemesi için bazı otobüs ve minibüs hatlarının kaldırılması sonucu ortaya çıkan huzursuzluk giderilemiyor. Dün sabah saatlerinde Görükle hattındaki minibüs şoförleri birbirine girdi. Çıkan olaylarda 2 kişi yaralanırken, 60 kişi gözaltına alındı.

Şehrin batı yakasında iptal edilen hatlarda çalışan bazı minibüslerin Görükle hattına verilmesi, ortalığı karıştırdı. Görükle – Küçük Sanayi arasında yolcu taşıyan beyaz renkli minibüsler ile mavi renkli minibüslerin sürücüleri sabah saatlerinde kavga etti. Yolcu kapma kavgası yüzünden birbirlerine levye, hortum ve sopalarla saldıran minibüsçüler, durağı bir anda savaş alanına çevirdi. Çıkan olaylarda Hasan Turgut ile adı belirlenemeyen bir şoför yaralandı. Emniyet güçleri kısa sürede olayları bastırırken, 60 kişi gözaltına alındı.

Görükle’nin yerlisi olan minibüsçüler, “Daha önce bu hatta 137 minibüs vardı. BursaRay’ın hizmete girmesiyle birlikte Ataevler hattından 75 tane minibüs bizim hattımıza kaydırıldı. Bu kadar minibüs bu hatta fazla. Yetkililer buna bir çözüm bulmazsa ileride cinayet bile çıkabilir.” diye konuştu.

Fatih Karakılıç / Bursa

12.09.2002


 

Bursa’nın kurtuluşu kutlandı

Bursa’nın düşman işgalinden kurtuluşunun 80. yıldönümü törenlerle kutlandı.

Saat 09.00’da Atatürk Anıtı’na çelenk konulmasıyla başlayan kutlama törenlerinde Bursa Valisi Ali Fuat Güven, makamında tebrikleri kabul ettikten sonra Atatürk Meydanı’nda düzenlenen törende Vali Güven, Garnizon Komutanı Tuğgenarel Levent Ersöz ve Büyükşehir Belediye Başkanı Erdoğan Bilenser halkın kurtuluş bayramını kutladı. Bursa’nın düşman işgalinden kurtuluşu temsili olarak Mehmetçik ve gaziler tarafından canlandırıldı. Hürriyet Kızı’nı Valilik önünden alan asker, Hürriyet Gelini ile birlikte bayrağı Vali Güven’e teslim etti. Törenden sonra kurtuluşun mimarı Yüzbaşı Rüştü Bey’in mezarı ziyaret edildi.

Fatih Karakılıç / Bursa

12.09.2002


 

Bekirpaşa Belediyesi’nde grev anlaşmayla sona erdi

İzmit Büyükşehir Belediyesi’nin alt kademesi Bekirpaşa Belediyesi’nde geçen hafta uygulamaya konulan grev, işverenin önceki gün yaptığı yeni teklifin işçiler tarafından kabul edilmesi üzerine sona erdi.

Hizmet–İş Sendikası Kocaeli Şubesi, Belediye Başkanı Fikret Toker’in, net 430 milyon lira ücret teklifi ile geçmişten kalan alacakların ödenmesine ilişkin verdiği takvimi, işçilerin oyuna sundu. Oylamaya katılan işçilerden 271’i işverenin teklifini kabul ederken, 159 işçi hayır oyu kullandı.

Hizmet–İş Sendikası Şube Başkanı Mustafa Taştekin, oylama sonrasında yaptığı açıklamada, çıkan sonuçtan memnun olmadığını; ancak işçinin kararına saygı duyduğunu belirterek, grevin sona erdiğini söyledi.

Taştekin, bundan sonra Belediye Başkanı’nın verdiği sözlerin takipçisi olacağını ifade ederek, 1 haftadır toplanmadığı için biriken çöplerin toplanmasına akşam saatlerinde başlanılacağını bildirdi.

Çoğunlukla kabul edilen teklife göre, işçi ücretleri net 430 milyon lira olurken, geçmişten kalan alacaklara mahsuben eylül ayı maaşıyla birlikte 1’er milyar lira, alacaklar bitene kadar da da çift maaş ödenecek. Belediye teklifinde ayrıca, 2004 Nisan ayına kadar ücretleri zamanında ödemeyi de taahhüt etti.

İzmit, aa

12.09.2002


 

Kütahya müftüsünden nefis muhasebesi çağrısı

Kütahya Müftüsü Rıza Deniz, Regaib Kandili’nin ihmal edilmemesi gereken bir kandil olduğunu söyleyerek “Bu günde nefis muhasebesi yapmalı, ana sermayemiz olan ömrümüzü nerede tükettiğimizi gözden geçirmeli, amel defterimize nelerin yazıldığını düşünmeliyiz.” dedi.

Böyle mübarek gecelerin, duaların Allah’a arz edilmesi, yapılan ibadetlere verilen sevabın katlanması bakımından önemli bir fırsat olduğunu vurgulayan Deniz, Regaib Gecesi hakkında şu bilgiyi verdi: “Regaib; çok değerli hediye, bağış, içten gelen ve yoğun bir şekilde arzu edilen şey anlamına gelen Arapça bir sözcüktür. Cenab–ı Hakk’ın İlahi ihsan ve manevi hediyelerinin diğer zamanlardan daha çok tecelli etmesi ve samimi kalple Allah’a yönelenlerin affedilme ümitleri dolayısıyla, Müslümanlar tarafından heyecanla beklendiği ve gönülden arzulandığı için Recep ayının ilk cuma gecesine Regaib Kandili denmiştir. Bu mübarek gün ve aylarda büyüklerin gönüllerini almalı, eş ve dostlarımızın hatırlarını sormalı, garipleri aramalı, sofralarımıza davet etmeli, yetimleri gözetmeli, yardıma muhtaç kimselere yardım etmeliyiz.”

Mehmet Şenlik / Kütahya

12.09.2002


 

Özürlüler, iş bulmak için il il dolaşıyor

Türkiye Sakatlar Derneği (TSD) Karabük Şubesi’ne kayıtlı 45 özürlü, iş bulma ümidiyle kurumların açtıkları sınavlara girebilmek için il il dolaşıyor.

TSD üyesi 45 özürlü kurumların açtıkları sınavları takip edebilmek için Karabük Belediye Başkanı Enver Tümen tarafından tahsis edilen asansörlü otobüsle Alaplı’ya geldi. Alaplı Belediyesi sosyal tesislerini çok beğendiklerini vurgulayan TSD Karabük Şube Başkanı Özcan Özay, “Sakatların tek isteği, kimseye muhtaç olmayacak kadar iş sahibi olmaları. Kurumların açtığı sınavlarda özürlüler için ayrılan kontenjan çok az. Kurumların açtıkları sınavlara girebilmek için bizden sakatlık belgesi isteniyor. Bu belgeyi alırken arkadaşlarımızdan 100 milyon ile 150 milyon arasında para talep ediliyor. Biz bu paranın alınmamasını istiyoruz.” dedi.

Muhammed Çakan / Alaplı

12.09.2002


 

MÜSİAD aday tespitinde hassasiyet istedi

Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği (MÜSİAD) İnegöl Şubesi, milletvekili adaylarının Yüksek Seçim Kurulu’na bildirildiği son günde, siyasi partilerin adayları belirlemede halkın beklentilerini dikkate almasını istedi.

Bugün yaşanan ekonomik sıkıntıların yeterli bilgi düzeyine sahip olmayanların vekil koltuğunda oturmasından kaynaklandığını savunan MÜSİAD İnegöl Şube Başkanı Ahmet Selvioğlu, “Siyasetçi olarak ülkeye hizmet etmek isteyen adayların öncelikle bir alanda uzman, proje sahibi olmasının yanında ülkenin genel gidişatından haberdar, temel ekonomik kavramlara hakim, küresel ve ulusal ekonominin işleyiş biçimini özümsemiş, araştırma ve incelemeyi alışkanlık haline getirmiş olması gerekir.” dedi.

Nurullah Güneş / İnegöl

12.09.2002


 

Madende başına çelik halat düşen Çinli işçi öldü

Zonguldak’ın merkez ilçeye bağlı Kozlu beldesinde, Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Müessese Müdürlüğü’nde meydana gelen iş kazasında, 1 Çinli işçi öldü.

Edinilen bilgiye göre, Çin Halk Cumhuriyeti’nden Codco firmasının, TTK Kozlu Uzunmehmet I Kuyusu’nda 80 Çinli işçi ile iki yıldır sürdürdüğü kuyu açma çalışmaları sırasında, eksi 800 metre derinlikte çalışan Li Shengyuan (23), görevli olduğu platformun 7–8 ton ağırlığındaki çelik halatlardan birinin koparak üzerine düşmesi sonucu hayatını kaybetti. TTK yetkilileri, yarın (bugün) doğum gününü kutlamak için hazırlıklar yapan işçinin ölümüne üzüldüklerini, ancak platformun altındaki 9 Çinli işçinin yara almadan kurtulmasının acılarını biraz olsun hafiflettiğini belirtiler.

Zonguldak, cha

12.09.2002


 

Terör polisi sorgulamada arşivi de kullanacak

Yeni uygulanacak sistemle terörle mücadele şubelerince gözaltına alınan şahıslardan alınan bilgiler anında arşivlerden sorgulanabilecek. Böylece sorguyu yapan memur, verilen bilginin doğruluğunu anında test edebilecek.

Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele ve Harekat Daire Başkanlığı (TEMÜH) sorgulamada çığır açacak bir sistem üzerinde çalışıyor. Önümüzdeki günlerde uygulamaya girecek sistem ile terörle mücadele şubelerince gözaltına alınan şahıslardan elde edilen bilgiler anında TEMÜH Daire Başkanlığı’nda oluşturulacak arşivlerden sorgulanabilecek. Şahsın doğru söyleyip söylemediğinin yanı sıra elde edilen bilgilerin arka planı hakkında terör polisi anında bilgi sahibi olabilecek.

Sistem, 81 il emniyet müdürlüğünün polis online iletişim ağı olan Polnet ve Transpol ile Emniyet Genel Müdürlüğü’ne bağlantısını sağlanmasının ardından planlandı. Sistem, Bilgi İşlem Daire Başkanlığı’nın üzerinde çalıştığı yazılımı tamamlaması ile hayata geçirilecek. Bu arada TEMÜH Daire Başkanlığı’nda polisin elindeki tüm arşivlerin depolandığı ana bir bilgisayar oluşturuluyor. Bu bilgisayara İstihbarat Daire Başkanlığı’nın elinde bulunan bilgilerin yanı sıra il emniyet müdürlüklerinden gelen veriler sürekli kaydedilecek.

Arşiv desteği veriliyor

İstihbarat Daire Başkanlığı’nın operasyona yönelik bir birim olmadığını ifade eden üst düzey bir emniyet yetkilisi, “Bu sebeple İstihbarat’ın elindeki bilgilerden illerde bulunan terör şubeleri yeteri kadar faydalanamıyordu. Şimdi kurulacak sistemle terör şubelerine tam anlamıyla bir arşiv desteği sağlanacak. Arşiv desteği ile gözaltına alınan şahıs herhangi bir isim verdiğinde o ismin kim olduğu ve hangi faaliyetlerde bulunduğu sorgu yapan polise anında bildirilecek. Bu sayede özellikle terör faaliyetlerinde bulunanların hangi olaylara karıştığı bağlantıları tam olarak aydınlatılabilecek.” şeklinde konuştu.

Bu arada TEMÜH’teki arşiv bilgilerinin kullanımında son derece önemli güvenlik sistemleri uygulanacak. Arşive ulaşma yetkisi belirli memurlara verilecek. Bu memurlar kendi şifreleri ile TEMÜH’teki arşivlere ulaşabilecek. Yaptıkları bütün işlemler de kayıt altına alınacak. TEMÜH’te kurulan bilgisayarlar ise aynı zamanda onlarca bilgisayara cevap verebilecek sistemlerden kurulacak.

Sedat Güneç / Ankara

12.09.2002


 

Bu okul BM’nin Türkiye şubesi gibi

Ankara’da eğitim veren Pakistan Büyükelçiliği’ne bağlı okul küçük ölçekli bir ‘Birleşmiş Milletler’ gibi. Bugün eğitime başlayacak International Centre for Learning’de 10 farklı ülkeden öğretmenler, 38 farklı ülkeden çocuğa ırk ve inanç farkı gözetmeksizin eğitim veriyor.

Okulda başörtülü öğrenci ve öğretmenlere büyük bir hoşgörü gösterildiği gibi, Hıristiyan ve Yahudi öğrenci ve öğretmenler dinlerinin gereklerini rahatlıkla yerine getirebiliyor. Herkes din dersinde kendi dininin bilgilerini alıyor.

39 yıldır faaliyette olan okulda Türkiye’de bulunan büyükelçiliklerde çalışan görevlilerin çocuklarının yanı sıra Türk öğrenciler de eğitim alabiliyor. Öğrenciler inançları konusunda sorgulanmadan, aksine kardeşlik, farklı ulusların kültürlerini tanıma ve onlara hoşgörü ile yaklaşma sanatını öğreniyor. Pakistan Büyükelçisi Gazi Hümayun, okulun ticari amaçlı olmadığını ve kaliteli eğitim için uğraştıklarını söylüyor.

Okul Müdiresi Avustralyalı Joanna Thumiger ise, okuldaki inanç ve düşünce özgürlüğünü özellikle vurguluyor. Bir kültür mozayiği oluşturmaya çalıştıklarını söyleyen Müdire Thumiger, UNESCO tarafından çocuklara armağan edilen ‘We are the world, we are the children’ şarkısının kendilerinin okul marşı olduğunu; çünkü bu tanıma çok uyduğunu belirtti.

İngilizce olarak eğitim verilen okulda şu an 200’e yakın diplomat ailesinin çocuğu öğrenim görüyor. Ancak okulun kapıları tüm ailelere açık. Okul Pakistan Büyükelçiliği’ne bağlı olduğu için MEB tarafından denetlenemiyor; ama okulun yetkilileri MEB’den her alanda destek gördüklerini önemle vurguluyorlar.

Gülten Sarı / Ankara

12.09.2002


 

Bu gece Regaib Kandili, gönüller duada birleşecek

Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz, bu gece idrak edilecek Regaib Kandili münasebetiyle bir mesaj yayınladı. Yılmaz, mesajında Regaib Kandili’nde, Allah’ın lütfu, ikramı ve rahmetinin diğer zamanlardan daha fazla tecelli ettiğini belirterek, birlik, beraberlik, huzur, sevgi, saygı, barış, hoşgörü ve kardeşliğin hakim olması, kötülük ve düşmanlıkların ortadan kalkması için herkesi bu gecede duaya davet etti.

Yılmaz, adı ve özü barış ve esenlik olan İslam’ın düşmanlıkla, suçsuz ve masum insanları öldürmekle, terörle, huzur ve barışı bozmakla, insanların malına ve canına açık ve gizli zarar vermekle, uzaktan yakından ilgisi olamayacağını bildirdi.

Açıklamasında, Türkiye’nin coğrafi ve stratejik açıdan önemli bir yerde bulunduğunu ifade eden Yılmaz, Türkiye’nin doğal güzelliklerinin, zengin kültürünün dost olmayan kimi ülke ve milletleri kaos ortamı meydana getiren çalışmalar yapmaya sevk ettiğini belirtti. Yılmaz mesajında şunları kaydetti: “Kendi değerlerimizle, dünya toplumları arasında hak ettiğimiz yeri almamızın zaruret haline geldiği bugünlerde devlet, millet ve fertler olarak vakit geçirmeden üzerimize düşeni yapmak zorundayız. Başarılar toplumu bütünleştirir ve birbirine kenetler. Başarısızlıklar ise toplumu dağıtır, başkalarına muhtaç hale getirir. İhtirasların sınırsız hale geldiği, çok küçük menfaatlerin bile düşmanlığa ve kine yol açtığı ikiyüzlülüğün yaygınlaştığı, yalan ve hilenin arttığı, aldatanların ve aldatılanların çoğaldığı, maddi değerlerin önemsenip manevi değerlerin dikkate alınmadığı, sözü ve davranışlarıyla örnek olan kimselerin azaldığı böyle bir zaman içerisinde Regaib Kandili’ni vesile kılarak kendi özümüze dönmeli, yaptıklarımızı gözden geçirmeliyiz.”

Haber Merkezi

12.09.2002


 

Kriz yüzünden fabrikasını yıktırdı ama makam odasını terk edemiyor

Manisa’nın Turgutlu ilçesinde, ekonomik krizi aşamayan ve bir yıl önce 26 yıllık tuğla fabrikasını yıkmak zorunda kalan Sağlam Blok sahibi Mehmet Altan, fabrikasından bir türlü ayrılamıyor. Altan, yanından ayıramadığı ve kader arkadaşı olarak tarif ettiği 25 yıllık fabrika müdürü Recep Şenyavuz ile günün büyük bir bölümünü, sağlam bıraktığı idare bölümündeki makam odasında geçiriyor.

Fabrikanın kalıntılarında koyun yetiştiren işadamı, ayrıca fabrikanın yanındaki boş arsaya ektiği sebze tarlasında fabrikasına olan özlemini gideriyor.

1975 yılında bütün arazisini satarak Sağlam tuğla fabrikasını kuran Mehmet Altan, kriz öncesine kadar 90 işçiyi çift vardiya olarak çalıştırarak Türkiye’nin her tarafına tuğla göndermiş. Altan, 26 yıl sonra yenik düştüğü ekonomik kriz karşısında fabrikasını kapatarak yıkmak zorunda kalmış. Mehmet Altan, “Karanlık günler birkaç yıl öncesinden görünüyordu. Daha erken kapatacaktım; ama işçilerime bir türlü kıyamadım. Kriz karşısında çıkış bulamadım. Baktım ödemelerin çoğu faize giriyor ve kendim de elden gideceğim, sonunda satmak zorunda kaldım.” diyor.

Altan, inşaat sektörünün ekonominin anahtarı olduğunu ve ekonomik istikrarsızlığın bu anahtarı kırdığını belirterek, fabrikayı kapatmasının sebebini hükümetin yanlış uygulamalarına bağlıyor. Hükümetin aşırı baskıcı politikasından yakınan Altan, “Her şeye rağmen fabrikayı yaşatmak istedim; ama krizden sonra da hükümet sanayiciyi kendi haline bıraktı.” şeklinde tepkisini dile getiriyor.

Kapatmak zorunda kaldığı fabrikasını yıktırmasına rağmen idare bölümündeki makam odasını sağlam bırakan Altan, her gün zamanının büyük kısmını burada geçiriyor. 27 yıllık kader arkadaşı olarak gördüğü fabrikanın müdürü Recep Şenyavuz, fabrika kapandıktan sonra da kendisini terk etmemiş. Mehmet Altan, Şenyavuz ile anılarıyla baş başa kalmak, fabrikanın kalıntılarında zaman geçirmek için hayvan yetiştiriyor.

Toprak Sanayii Dayanışma Derneği ile İşverenler Sendikası kurucusu olan ve uzun süre bu görevlerde başkanlık yapan Mehmet Altan, yaşadığı sıkıntıları şöyle dile getiriyor: “Allah kimsenin işini bozmasın. Geldiğim zorlukları unutamıyorum. 26 yıllık süre içerisinde binlerce anım var bu fabrikada. Günün büyük bölümünü burada geçiriyorum; çünkü anılarımdan uzaklaşamıyorum. Günde 30–40 kamyon tuğla sarıyordum. Bunları hayal ettikçe bugünlere çok üzülüyorum. Şimdi ise kader arkadaşım Recep Şenyavuz ile birlikte gelmeme bahane olsun diye ektiğimiz sebzeleri ve aldığımız birkaç koyun ve ineği yetiştirmeye çalışıyoruz.”

Altan, iş hayatında en kötü anısının, 12 Eylül darbesinden sonra 2 yıl boyunca karşılaştığı baskılar ve sanayiciye yönelik olumsuz tutum olduğunu belirtiyor. Altan’ın en güzel anısı ise işçileriyle olan güzel diyalogları ve tuğla sektörü için altın yıl olarak tarif ettiği 1987–1988 yıllarındaki yükselişi. Ömrü boyunca daha çok kazanmaya ve daha çok işçiye istihdam sahası açmaya gayret ettiğini vurgulayan Altan “Tatil günlerinde bile çalışmaya gayret ediyordum. Çünkü cepte para varsa her gün bayram, eğer yoksa bayram neyime.” diyor.

Orhan Karakaş / Turgutlu

12.09.2002


 

Maliye Bakanlığı’nın çatısı yandı

Maliye Bakanlığı’nın çatısında dün yangın çıktı. Bakanlık binası C blokun çatısının onarımı sırasında çıkan yangın, itfaiye tarafından söndürüldü.

Yangın sebebiyle bakanlık personeli dışarı çıkarıldı. Yangının, çatının onarımı sırasında, zift eritmek için kullanılan pürmüzden çıktığı sanılıyor. Maliye Bakanı Sümer Oral, yangının ardından olay yerine gelerek, yetkililerden bilgi aldı. Bakan Oral, yangının yalıtım sisteminin en üst bölümündeki onarımda kullanılan maddelerden çıktığını belirterek, “Zaten yangın sadece çatıda. Sanıldığı gibi, çatı altında hiçbir şey yok. En ufak bir kağıt bile zayi olmuş değil.” dedi. İtfaiye Şube Müdürü Mehmet Erdem de çatının ahşap kısmının yandığını söyledi. Maliye Bakanlığı yetkilileri, yangın çıkan bölümde önemli evrak bulunmadığını bildirdiler.

Ankara, cha

12.09.2002


 

Durmuş, Sağlık Şûrası’na sivil toplum kuruluşlarını çağırmadı

Sağlık Bakanı Osman Durmuş, Yüksek Sağlık Şûrası toplantılarına sivil toplum kuruluşları olan Türk Tabipler Birliği (TTB), Türk Eczacılar Birliği (TEB) ve Türk Dişhekimleri Birliği (TDB) başkanlarını çağırmama kararı aldı.

Sağlık çalışanlarının sorunlarının ele alınıp değerlendirildiği, sağlıkçılarla ilgili şikayetlerin, iddiaların görüşülüp karar verildiği organ olan Yüksek Sağlık Şûrası, kapılarını bu alanda hizmet veren sivil toplum kuruluşlarına kapattı. Üyeleri sağlık bakanı tarafından belirlenen ve bakanın olmadığı zamanlarda yerine müsteşarın vekalet ettiği Yüksek Sağlık Şûrası toplantılarına, daha önceki bakanlar tarafından da yıllardır devam ettirilen TTB, TEB ve TDB başkanlarının katılarak görüşlerini bildirme, meslek çalışanlarının haklarını savunma geleneği, alınan bu kararla bozulmuş oldu.

TTB Başkanı Füsun Sayek’in, erteleme süresi dolan Mecburi Hizmet Yasası’nın, yeniden uygulamaya başlanacak olması sebebiyle Sağlık Bakanlığı’nın görüşlerine ters düşerek Yüksek Sağlık Şûrası toplantılarına katılmayacağını açıklaması ve bu görevden istifa ettiğini bildirmesi üzerine gelişen olaylar, diğer birlik başkanlarına da olumsuz şekilde yansıdı. Bu karar üzerine Bakan Durmuş’un, Sağlık Şûrası toplantılarına çağrılan diğer birlik başkanları olan TEB Başkanı Mehmet Domaç’a ve TDB Başkanı Prof. Dr. Onur Şengün’e bir teşekkür yazısı göndererek, bundan sonraki toplantılara çağrılmayacaklarını bildirdiği öğrenildi.

TEB Başkanı Mehmet Domaç, birlik başkanlarının şûra toplantılarına çağırılmasının geçmiş bakanlıklar döneminden gelen bir teamül olduğuna dikkat çekerek, “Üç birlik başkanı, bakan hangi partiden olursa olsun şûraya üye olarak atanıyordu. Sayın bakan, mayıs ayından itibaren bu uygulamaya son verdi. Sağlıkta politika yapılmasını doğru bulmuyorum. Önemli olan kurumsal yaklaşım. Birlik başkanlarının şûradan çıkartılması çok yanlış bir davranış. Bize gerekçe göstermeden yalnızca bir teşekkür yazısı geldi.” dedi. TDB Başkanı Prof. Dr. Onur Şengün ise, Bakan Durmuş’un şûra toplantılarında muhalefet istememesi nedeniyle böyle bir karar almış olabileceğini ifade etti. Meslek birliklerinin şûrada temsil edilmesinin önemli olduğunun altını çizen Şengün, şöyle konuştu: “Biz, yaklaşık 15 kişiyle yapılan toplantılarda sadece 3 kişiydik. Ne yapmak istemiş de biz engellemişiz veya provoke etmişiz bilmiyorum. Eğer alınacak bir kararda diğerlerini ikna etmiş ve bakanın istemediği bir karar ortaya çıkmışsa o zaman bizim savunduğumuz konu doğru demektir.”

Sağlık Şûrası’na üniversitelerden ve devlet hastanelerinden seçilmiş kişiler, farklı branşlardan öğretim üyeleri, Sağlık Bakanlığı’nın genel müdürleri ve hukuk müşaviri katılıyor.

Özcan Yağmur / Ankara

12.09.2002


 

Adalet Bakanı Çelikel: Öcalan basını yönlendiremez

Adalet Bakanı Aysel Çelikel, MHP Genel Başkan Yardımcısı Şevket Bülent Yahnici’nin dün kendisine yönelik yaptığı suçlamaları basın açıklamasıyla cevaplandırdı. Çelikel, Yahnici’nin dile getirdiği; terör örgütü PKK’nın elebaşı Abdullah Öcalan’ın bazı yazılı ve görsel basına doğrudan belgeler göndererek onları yönlendirdiği iddialarının gerçek dışı olduğunu belirtti.

Yahnici, önceki gün Adalet Bakanı Aysel Çelikel’i, bazı basın organlarında hükümlü Abdullah Öcalan’ın dışarıya talimatlar verdiği, köşe yazarı olarak gazetelere yazı yazdığı, dışarıdaki yandaşları ile rahatça haberleştiği, tüm yazışmalarını KADEK’in Genel Başkanı sıfatıyla yaptığı ve F tipi cezaevine nakledilmediği gerekçesi ile suçlamıştı. Çelikel, yaptığı açıklamada, Öcalan’ın avukatlarıyla yaptığı görüşmelerinin notları dahil hiçbir yazılı metnin İmralı’dan dışarıya çıkarılamayacağını belirterek, avukatların görüşmeler sonunda basına açıklamalarda bulunduklarını vurguladı. Basında Öcalan adı ile yazılan bazı yazıların da avukatları tarafından kaleme alındığını belirten Çelikel, “Görevlerini kötüye kullanan avukatlar hakkında derhal soruşturmaya başlanmıştır.” dedi. Avukatların yasalar gereği Öcalan ile yalnız görüşebileceğini belirten Çelikel, 360 kişinin barındığı F tipi bir cezaevinin, askeri yasak bölge içinde bulunan İmralı Adası’ndan daha güvenli olacağına yönelik değerlendirmelerin de yanlış olduğunu savundu.

İstanbul, cha

12.09.2002


 

Belediye başkanı DHKP-C üyeliği iddiasıyla tutuklandı

Tekirdağ’ın Çorlu ilçesine bağlı Yenice Belde Belediye Başkanı Ali Haydar Sevgi, eşi Elmas Sevgi ile 2 belediye meclis üyesinin de aralarında bulunduğu 5 kişi, ‘DHKP–C üyesi olmak ve örgüt adına faaliyette bulunmak’ iddiasıyla tutuklandı.

Çorlu Cumhuriyet Savcılığı’ndan alınan bilgiye göre, Belediye Başkanı Sevgi ve eşi, 2 meclis üyesi ile bir arkadaşlarının örgütsel faaliyetlerde bulundukları ve ellerindeki malzemeleri su deposunda gizledikleri ihbarı üzerine, su deposuna baskın yapıldı. Depoda yapılan aramada, 1 fünyeli fitil, 4 adet tahribat fünyesi, 2 adet dinamit kalıbı, muhtelif firmalara ait 9 kaşe, İSKİ’ye ait boş fatura ile bir örgüte ait bayrak bulundu. Belediye Başkanı Ali Haydar Sevgi, eşi Elmas Sevgi, Belediye Meclis üyeleri Ali Doğan ve Mehmet Şahin ile Süleyman Köse, ‘DHKP–C örgütüne üye oldukları ve örgütsel faaliyetlerde bulundukları’ iddiasıyla gözaltına alındı. Mahkeme tarafından tutuklanan Belediye Başkanı Sevgi, Doğan, Şahin ve Köse, Çorlu Cezaevi’ne konulurken, Belediye Başkanı’nın eşi Elmas Sevgi ise Tekirdağ Kapalı Cezaevi’ne gönderildi.

Çorlu, aa

12.09.2002


 

Şırnak’ta son 3 ayda 12 şarbon vakası görüldü

Şırnak’ın Uludere ilçesi ile Uzungeçit beldesinde 7’si çocuk 12 kişinin daha şarbon tedavisi gördüğü belirtildi.

Şırnak Valiliği, Uludere Kaymakamlığı ve Sağlık Müdürlüğü tarafından yapılan araştırmalarda Uludere ilçe merkezi ile Uzungeçit beldesinde son üç ay içerisinde 7’si çocuk 12 kişide daha şarbon hastalığı tespit edildiği ve bu kişilerin tedavi gördüğü bildirildi. Sağlık Müdürlüğü yetkilileri, yaptıkları araştırmalarda hastalığın tamamen hayvanlardan geçtiğini belirlediklerini belirterek, Uludere ve Uzungeçit beldesinde Sağlık Grup Başkanlığı tarafından oluşturulan ekiplerin sağlık taramasına başladığını bildirdiler. İlçe Tarım Müdürlüğü ekiplerinin de hayvanları taramadan geçireceğini ifade eden yetkililer, şöyle dedi: “Uludere ilçesinde bu yıl 6 bin dolayında hayvan aşılanmıştır. Ancak, hastalık, kaçak yollardan gelen hayvanlardan bulaşmış olabilir. Bunun için hayvanlar tekrar kontrolden geçiriliyor. Hayvanlardan alınacak örnekler, Elazığ’daki laboratuvara gönderilecek ve alınan sonuca göre, gerektiği takdirde bölge karantinaya alınacaktır.” Şırnak’ın Uludere ilçesinde şarbon teşhisi konulan 2 kişi, Diyarbakır’da tedavi altına alınmıştı.

Diyarbakır, aa

12.09.2002


 

İtfaiyeciler 11 Eylül’de ölen meslektaşlarını unutmadı

New York’taki Dünya Ticaret Merkezi’ne yapılan terör saldırılarının 1. yılında, hayatını kaybedenler için Antalya ve Adana’da törenler düzenlendi.

Antalyalı itfaiyeciler, ABD’de 11 Eylül saldırısında hayatını kaybeden meslektaşlarını düzenlenen törenle andı. Antalya Cumhuriyet Meydanı’ndaki Atatürk anıtına, üzerinde “11 Eylül terör olayını kınıyoruz” yazısı bulunan çelenk koyan Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanı Mehmet Şener ile itfaiyeciler, yangında hayatlarını ortaya koyan meslektaşları için saygı duruşunda bulundu. Yapılan anma törenini her yıl gerçekleştirmeyi düşündüklerini kaydeden İtfaiye Daire Başkanı İsmail Şener, “11 Eylül 2001’de ABD’ye yapılan hain saldırı sonunda insanlara yardım etmek uğruna canını kaybeden 300 itfaiye çalışanı için düzenlediğimiz bu töreni her yıl sürekli olarak gerçekleştirecek ve teröre olan tepkimizi her yıl dile getireceğiz.” dedi. Konuşmalardan sonra itfaiyeciler, itfaiye araçlarıyla, sirenler çalarak tören alanından ayrıldı.

Adana’nın Yüreğir ilçesindeki İncirlik Üssü’nde kilisede ayin düzenlendi. İncirlik Hava Üssü’nde, 39. Kanat Komutanı Albay Marc Felman, görevli askerler ve yakınlarının katıldığı törende, önce, Adana ve çevresinde etkili olan, 1998 yılında meydana gelen depremde hasar gördüğü için onarılan kilisenin açılışı yapıldı. Ardından, kilisede, 11 Eylül saldırısında ölenler için ayin gerçekleştirildi. Atatürk Caddesi’ndeki ABD Adana Konsolosluğu bahçesinde düzenlenen anma töreninde ise Konsolos Greta Holtz ve personel bir dakikalık saygı duruşunda bulundu. Konsolosluktaki ABD bayrağı da yarıya indirildi. Antalya’daki turistler için de Aqualand Turistik Tesisleri’nde anma töreni düzenlendi. Törende gruplar halinde ellerindeki çiçekleri suya bırakan turistler, saldırılarda hayatını kaybedenlerin anısına havuzda el ele tutuşup oturarak bir dakikalık saygı duruşunda bulundu.

Fatih Yılmaz, Ali Merdan, Bila / Antalya, Adana

12.09.2002


 

ABD’ye giden mankenler terörü lanetleyecek

Mankenler Tülin Şahin, Gizem Özdilli, Aylin Arasıl, Tuğba Özay, Ebru Ürün ve Deniz Pulaş, 11 Eylül saldırılarının birinci yılı sebebiyle New York’ta düzenlenecek etkinliklere katılmak amacıyla dün ABD’ye gitti.

Türk–Amerikan Dernekleri Federasyonu’nun himayesinde düzenlenen organizasyonla ilgili bilgi veren koreograf Atilla Kaplakarslan, amaçlarının “terörü lanetlemek’’ olduğunu söyledi. ABD’ye gitmek için özellikle 11 Eylül tarihini seçtiklerini anlatan Kaplakarslan, New York’ta ABD halkı tarafından “kahraman’’ ilan edilen itfaiyecilere ziyarette bulunarak karanfil vereceklerini bildirdi.

Kaplakarslan, Dünya Ticaret Merkezi’nin bulunduğu alanda yakınlarının resimlerini sergileyen ailelerin “acılarını paylaşacaklarını’’ belirterek, yarın Özgürlük Heykeli’ni gezeceklerini, cumartesi günü de defile düzenleyeceklerini kaydetti.

Mustafa Gün, Cenk Türkgezer / İstanbul

12.09.2002


 

‘Savaşa hayır’ diyenler hakim karşısına çıktı

Amerika Birleşik Devletleri’nin Afganistan’ı bombalamasına karşı protesto yürüyüşü düzenleyen Mazlum–Der ve İnsan Hakları Derneği üyeleri dün hakim karşısına çıktı. Bakırköy 2. Adliye Ceza Mahkemesi’nde görülmeye devam edilen dava, eksik bilgilerin toplanması için ileri bir tarihe ertelendi.

29 Eylül 2001 tarihinde Bakırköy Özgürlük Meydanı’nda İnsan Hakları Derneği ve Mazlum–Der üyeleri ABD’nin Afganistan savaşını protesto için eylem düzenlemişlerdi. Eylem sonrasında Gösteri ve Yürüyüş Kanunu’na muhalefet ettikleri gerekçesiyle 44 üye gözaltına alınmıştı.

Duruşma çıkışında bir basın açıklaması yapan Mazlum–Der Başkanı Ahmet Mercan, kendilerinin ‘savaşa hayır’ dedikleri için gözaltına alındıklarını söyledi. 11 Eylül’de yargılanmalarına devam edilmesini garip bir tesadüf olarak gören Mercan, “ABD 11 Eylül’ü bahane ederek her ülkeye müdahale edebiliyor ve insan haklarını rafa kaldırıyor. Bugün Afganistan’dan Guantanamo’ya götürülen birçok mahkum ölmüştür. Afganistan’da da birçok toplu mezar bulunmuştur. Ancak bunlar göz ardı ediliyor. Biz yine savaşa hayır diyeceğiz, ABD’nin Irak müdahalesine karşıyız.” diye konuştu. İnsan Hakları Derneği adına konuşan Kamber Erkoçak da savaşları acıyla izlediklerini ve 60’a yakın sivil toplum kuruluşu ile birlikte ABD’nin 11 Eylül bahaneli savaşlarına karşı çıktıklarını belirtti.

Özcan Keser / İstanbul

12.09.2002


 

Tuz Gölü’nü kurtarma projesi hayata geçiyor

Tuz Gölü’nü kurtaracak atık su arıtma tesisi projesinin temeli eylül ayı sonunda atılıyor. 40 milyon dolar tutarındaki, 750 bin metrekare kullanım alanına sahip tesislerin yapımı 3 yıl içinde tamamlanacak.

Konya ve Aksaray’ın kanalizasyon atıklarının aktığı Tuz Gölü’nü kurtaracak tesisler Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından yaptırılıyor. Konya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (KOSKİ) Genel Müdürü Yafes Yüzügüldü, Atık Su Arıtma Tesisleri’nin yapımı için başlattıkları çalışmaların, son aşamaya geldiğini söyledi. Hazine Müsteşarlığı’nın İspanya ile vardığı anlaşma gereği proje için 26 milyon 450 bin dolar dış kredi temin edildiğini belirten Yüzügüldü, “Tesislerin hizmete girmesiyle Tuz Gölü’ne Konya’dan tahliye kanalları aracılığıyla atık su gitmeyecek. Tesislerin açılmasıyla bölgedeki tarım arazileri de temiz sularla sulanabilecek.” dedi.

Kirlilik tehdidi altındaki Tuz Gölü, Türkiye’nin tuz ihtiyacının yüzde 73’ünü karşılıyor.

Mürsel Çetin / Konya

12.09.2002


 

Halk Eğitim’de örtü yasağı kaldırıldı

zmit Halk Eğitim Merkezi’nde ‘başörtülü öğrencilerin derslere başı açık olarak gireceği ve kayıt sırasında başı açık resim isteneceği’ şeklindeki yasak Kocaeli Valisi Erdal Ata’nın girişimleri sonucu kaldırıldı.

Vali Ata, Zaman’ın dün ‘Halk Eğitim’de başörtülü fotoğraf yasağı getirildi’ başlığıyla verilen haberle ilgili olarak, Halk Eğitim Merkezi bünyesinde açılan el becerisi kurslarına başörtülü kursiyerlerin kayıt yaptırabileceğini ve kurslara devam edebileceğini söyledi. Ata, “Benim onayım olmadan alınan kararı il milli eğitim müdürü ile görüştüm. Geçmiş yıllardaki gibi uygulama yapılmasını istedim.” dedi. İzmit Halk Eğitim Merkezi Müdürü Cihat Altınyuva ise Vali Ata’nın talepleri doğrultusunda yasağı kaldırdıklarını kaydetti.

Fikri Kaya / İzmit

12.09.2002


Yazıcıya uyarla      Arkadaşıma gönder


GAZETE SAYFALARI


 



Bütün haberler



 

   
   
   
   

 

 

Copyright© 1995-2002 Feza Gazetecilik A.S. / Çobançesme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:+90 (212) 454 1 454 (pbx) Fax: +90 (212) 652 24 23 e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Bilgi İşlem ve İnternet Servisi tarafindan hazırlanmaktadır.