Türk ve Yunan savunma bakanlarına kırmızı telefon
Türk ve Yunan savunma bakanları arasında doğrudan iletişim hattı kurulacak. Yunanistan 17 Kasım örgütü hakkındaki soruşturma ile ilgili olarak Türkiye’ye de bilgi verecek.
Birleşmiş Milletler’in açılış törenine katılmak için New York’ta bulunan Dışişleri Bakanı Şükrü Sina Gürel, Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgo Papandreu ile bir araya geldi. Toplantı sonunda açıklama yapan Gürel ve Papandreu, iki ülke savunma bakanlıkları arasında karşılıklı güveni artırmak amacıyla doğrudan iletişim hattı kurulacağını kaydetti. Dışişleri bakanlıkları siyasi direktörleri arasındaki özlü sorunların ele alındığı toplantıları yararlı bulduklarını da açıklayan bakanlar, çalışmaların devam etmesinde görüş birliğinde olduklarını ifade etti.
Görüşmede Papandreu, 17 Kasım örgütü ile ilgili soruşturma hakkında Türk makamlarını bilgilendirmeye hazır olduklarını bildirdi. Görüşmede çifte vergilendirmeyi önlemeye yönelik girişimlerin de gündeme geldiği kaydedildi. Papandreu, Türkiye’nin AB üyeliği konusunda, “Türkiye gibi laik, nüfusunu Müslümanların oluşturduğu model bir ülkenin AB’ye katılması gerekli. Türkiye, AB bakımından stratejik önemi haiz bir ülke.” yorumunda bulundu. Kıbrıs konusunda Papandreu, “Bu sorunun çözümü iki liderin sürdürdükleri doğrudan görüşmelerde sağlanacak. Bu konu, Türkiye ve Yunanistan arasında iki ülkeri birbirinden ayıran değil, yakınlaştıran bir konu haline gelmeli.” yorumunda bulundu. Gürel’in, Papandreu’nun yorumlarına cevap vermediği öğrenildi.
Gürel, dün BM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada ise bölgesel ve tküresel sorunlara değindi. Ankara’nın, Irak yönetiminin BM Güvenlik Konseyi kararlarına uymasının, söz konusu sorunun aşılmasının tek yolu olduğunu söyleyegeldiğini belirten Gürel, “Irak’ın toprak bütünlüğü ve siyasi birliğine önem veriyoruz. Günümüz sorunlarının tek bir devlet veya örgüt tarafından çözülemeyeceği anlaşılmıştır. BM üyesi ülkeler birlikte çalışmalıdır.” dedi
Kıbrıs’ta iki tarafa ‘eşit muamele’ye vurgu yapan Bakan Gürel, “İki ortak devletin, eşit statü ve egemen eşitlik çerçevesinde yeni bir ortaklık yapılanması içinde yetkileri paylaşmalıdır. Rum Kesimi’nin AB üyeliği, adada ve Doğu Akdeniz’de sorunlara ve gerginliğe neden olur. AB’nin Rumlara, nihai çözümden önce birliğe katılamayacaklarını söylemesi gerekir. AB üyeliği süreci, Kıbrıs’ta çözümü kolaylaştırmaz.” ifadelerini kullandı.
|