İNTERNETİN İLK TÜRK GAZETESİ
14.09.2002
Cumartesi
  Ana Sayfa
  Haberler
  Ekonomi
  Dış Haberler
  Politika
  Kadın-Aile
  Kültür-Sanat
  Televizyon
  Spor
  Yazarlar
  Yorumlar
  Çizgi-Yorum
 
  Akademi
  Bilişim
  Eğitim
  Otomobil
  Röportaj
  Tüketici Masası
  Okur Hattı
 
  Bölge Haberleri

  Dünyada Zaman

 
  English
  Reklam
  Künye / İletisim
  Basın özetleri
  Hava Durumu
  Namaz Vakti
  E - Kart
  Sanat Galerisi
 
 

Ekonomi...(Bütün Haberler)

ekonomi@zaman.com.tr

 

Özilhan siyasîleri ahlâksızlıkla suçladı

Küskün vekillerin seçimi erteleme girişimine iş dünyası da tepki gösterdi. Türk Sanayicileri ve İş Adamları Derneği (TÜSİAD) Başkanı Tuncay Özilhan, seçimlerin ertelenmesinin ekonomiye faturasının ağır olacağını belirterek, seçimlerin belirlenen tarihlerde yapılmasını istedi.

Özilhan, seçim ertelemesinin Avrupa Birliği (AB) ilişkilerini de sekteye uğratacağı uyarısında bulundu. Türkiye’nin tarihî bir dönemeçte bulunduğunu vurgulayan Özilhan, siyasi gündeme yönelik değerlendirmesinde, “Asgari siyasî ahlakın yanından bile geçemiyoruz.” dedi.

Özilhan, Mardin’de düzenlenen Sanayici ve İşadamları Dernekleri Platformu Başkanlar Kurulu toplantısındaki konuşmasında, isim vermeden MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz, DYP Genel Başkanı Tansu Çiller ve YTP Genel Başkanı İsmail Cem’i eleştirdi. “Bu kadar çok sorun varken siyasetçiler ne yapıyor?” sorusunu yönelten Özilhan, “Seçim hesapları uğruna artık alıştığımız ama kabullenmediğimiz sorumsuzluk örneklerini büyük bir pişkinlikle öne sürüyorlar.” şeklinde konuştu. Özilhan, isim vermeden yaptığı eleştiride şunları söyledi:

“Biri, AB’ye yaklaşılan bu noktada kendini kurtarmak için çocuklarımızın geleceğini feda ediyor. Bir başkası hiçbir tutarlılık kaygısı olmadan bir gün seçimden yana, ertesi gün seçime karşı tavır alabiliyor. Bir diğeri ise, 2 ay için de olsa başbakan olma arzusunu gizlemeye çalışarak, her değişen oyunda kendine bir rol bulmaya çalışıyor. Her biri diğerinin oyununu bozmak için yeni oyunlar sergiliyor. Milletvekili seçilemeyeceğini anlayanlar çareyi seçimi ertelemede buluyorlar.”

Milletvekillerine de sert eleştirilerde bulunan Tuncay Özilhan, “Seçmenin verdiği vekalete ihanet ederek bir başka partiden diğerine geçebiliyorlar. Siyaset kurumunu bugünkünden daha da bulaşık bir çamurun içine çekmeye kimsenin hakkı yoktur. Seçimin ve hükümet hesaplarının etrafında entrikaların çevrildiği bir ortamda dile getirdiğimiz görüş ve düşüncelerin muhatabı olmadığı düşünülebilir. Oysa biz TÜSİAD olarak, bu görüşlerin her siyasi parti içinde sağduyulu muhataplarını bulacağına inanmaya davet ediyoruz.” şeklinde konuştu. Son günlerdeki siyasi gelişmelere de değinen TÜSİAD Başkanı Özilhan, “Asgari siyasi ahlakın maalesef yakınından bile geçemiyoruz.” ifadesini kullandı.

‘Ekonomi sarsıntı geçirir’

Tuncay Özilhan, seçim atmosferine girilmesiyle birlikte dikkatlerin ekonomiden uzaklaştığını söyledi. Ekonominin içinde bulunduğu hassas durumun tümüyle aşılmadığını, bu nedenle geçmiş dönemde temel ilkeleri ortaya konulmuş olan programın titizlikle sürdürülmesi zorunluluğunun hâlâ var olduğunu bildiren Özilhan, 2002 yılının ilk 3 ayında gayri safi milli hasılada (GSMH) gözlenen yüzde 8,8’lik artışın büyük ölçüde stok artışlarına bağlı olduğunu ileri sürdü.

Özilhan, erken seçim kararının alınmasının mali piyasaları olumlu etkilediğini; ancak yaşanan son gelişmelerin her türlü sürprize açık olunması gerektiğini gösterdiğini anlatarak, şöyle dedi: “Seçim atmosferine girilmesiyle birlikte, dikkatler ekonomiden uzaklaştı. Az da olsa ekonomiyle ilgili söz sarf edenlerin de geçirmekte olduğumuz bu çok kritik süreci yeterli hassasiyetle değerlendirmedikleri açıkça görülüyor. İfadelerin en hafifi IMF ile yeniden pazarlığı gündeme getiriyor. Bu hayali pazarlıkta Türkiye’nin elinde hangi kozlar olduğunu anlamak ise mümkün değil. Son günlerde siyaset sahnesinde yaşanan çalkantılar, mali piyasalardaki istikrarın bir gün içinde nasıl yerle bir edilebileceğini bize gösterdi. Hiç kuşkunuz olmasın az zamanda çok ve büyük sarsıntılar yaratma becerisine sahip siyasetçilerimiz büyümeyi hızlandıran olumlu beklentileri de elbirliğiyle bir gecede yerle bir edebilirler. Örneğin, seçimlerin ertelenmesi ekonomide böyle kaotik (kaosa yakın karışıklık) denebilecek sarsıntılar yaratacaktır.”

“Türkiye için AB üyeliği, sadece kişi başı gelirin yükselmesi değil; aynı zamanda makroekonomik istikrar anlamına geliyor.” diye konuşan Özilhan, Avrupa Birliği üyeliği için en önemli aşamanın Meclis’ten geçen yasaların uygulanması olduğunu bildirdi.

Devlet Bakanı Masum Türker de yaptığı konuşmada, hükümetten 2 ay içinde hiç kimsenin ayrılmaması gerektiğini söyledi. Bakan Türker, Türkiye ekonomisi için herkesin çok şeyler söyleyebileceğini ifade ederek, Türkiye’nin bunları hoşgörüyle karşılamaya alıştığını bildirdi. Bakan Türker, herkesin sözünü söylediğinde nereye gideceğini iyi hesaplaması gerektiğini de belirterek, TÜSİAD başkanına cevap vermiş oldu. Türker, IMF programını konuşma hakkının yalnızca kendisinde olduğunu söyleyerek, şöyle devam etti: “IMF bana (Yeni bir taahhütte bulunacak mısınız?) dedi. Ben de (hayır) dedim. 3 Kasım’dan sonra gelecek hükümete bıraktım. İster bulunur, isterse bulunmaz. Mevcut programın her şeyini yaptık. 3,8 milyar dolar alacağız. Borçları çevireceğiz. Türkiye’nin korkutulduğu gibi 200 milyar dolar kadar çevrilecek borcu yok. Yanlızca 40 milyar dolar çevrilecek borcu var. Bunun da yüzde 50’si kamuya aittir. Hükümetten 2 ay içinde kimsenin ayrılmaması gerekiyor. Bu ülkede iki ayda hükümet değişikliği olamaz. Buyursunlar gensoruyla hükümeti düşürsünler. Gensoru ile düşürürlerse ömür boyu (sizleri düşürdük) derler.”

Mardin Sanayici ve İşadamları Derneği (MARSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Şeyhmus Duyan da yaptığı konuşmada Habur Sınır Kapısı’nın kapatılması, ekonomik kriz ve bölgedeki etkilerine değindi.

Mehmet Gökçe, Şeyhmus Edis / Mardin

14.09.2002


 

Memurlar hükümeti Tanzanya Konsolosluğu’na şikayet etti

Hükümetle memur sendikaları arasında maaş zammı için Ankara’da çetin bir mücadele sürerken İstanbul’da Memur-Bel-Sen hükümeti Tanzanya Konsolosluğu’na şikayet etti. Ankara ve İzmir’de ise KESK üyesi memurlar çocuklarıyla birlikte eylem yaptılar.

İstanbul’da memurlar hükümeti Tanzanya Konsolosluğu’na şikayet etti. Memurların Belediyeler ve Mahalli İdareler Sendikası’na (Memur-Bel-Sen) üye bir grup memur, maaş zamlarını protesto için Tanzanya Konsolosluğu’na gelerek hükümeti protesto etti.

Memur-Bel-Sen Genel Başkanı Nasuh Özdemir ve bir grup üye, Tanzanya’daki memurların, Türkiye’deki memurlardan daha fazla maaş aldığı iddiasıyla Nişantaşı’ndaki Tanzanya Konsolosluğu’na gelerek yetkililerle bir süre görüştü. Görüşmeden sonra konsolosluk önünde bir açıklama yapan Özdemir, geri kalmış açlıkla savaşan bir ülke olan Tanzanya’daki memurların aylık ortalama 100 ile 300 dolar arasında maaş aldıkları ve enflasyonun sıfır olduğunu hayretle öğrendiklerini söyledi. Tanzanya halkının yoksul ve tarımla uğraşmasına rağmen Türkiye’deki memurlardan 1000 kat daha iyi ve huzurlu yaşadıklarını iddia eden Özdemir, “Türkiye’deki memurlar ise açlık ve sefalet içinde yaşıyor. Bu, hükümetin bir ayıbıdır.” dedi. Özdemir, Ankara’da hükümet ve iki memur sendikası arasında devam eden görüşmeleri tanımadıklarını belirterek, “İki sendika memurları 100 milyon liraya satmaya çalışıyor. Türkiye’de bir memurun aylık masrafı 960 milyon lira. Ortalama 350 milyon maaş alan memura yapılan 100 milyonluk zam çok komik ve kabul edilemez bir rakamdır.” diye konuştu. Hükümeti protesto ettiklerini ifade eden Özdemir, hükümetin en azından Tanzanya’yı örnek alması çağrısında bulundu. Bu arada suratını siyaha boyayan bir memurun elinde tesbihle gülerek çevrede dolaşması ise dikkat çekti.

Öte yandan KESK Genel Sekreteri Mustafa Avcı da hükümetle sendikalar arasında sürdürülen toplu sözleşme görüşmeleri hakkında bilgi verdi. Avcı, yapılan en son görüşmede, kayıpların karşılanması için ciddi pazarlığa oturulduğunu ancak gelinen son noktanın kendilerini tatmin etmediğini söyledi. Avcı, “Ancak mevcut durum değerlendirildiğinde Sayın Keçeciler ile 100 milyon lira üzerinde bir uzlaşma yaşanmıştır, bu bizim diğer taleplerimizin karşılandığı anlamına gelmez.” diye konuştu. Avcı, bundan sonraki taleplerin karşılanması için pazarlığın sürdürüleceğini belirtti.

Uğur Öztürk / İstanbul

14.09.2002


 

Kriz en fazla çiftçiyi ezdi

Toptan Eşya Fiyatları Endeksi (TEFE)’nin 2001 yılında kümülatif değişimi yüzde 65,8 olurken çiftçinin eline geçen tarım ürünlerindeki artış ise yalnızca yüzde 37,9 oranında oldu.

İzmir Ticaret Borsası tarafından hazırlanan 2001 İktisadi Raporu’nda krizden en çok etkilenen sektörün tarım olduğunu gözler önüne serdi. Toptan Eşya Fiyatları’ndaki 2001 yılındaki kümülatif değişim yüzde 65,8 olurken çiftçinin eline geçen fiyatlardaki artış yalnızca yüzde 37,9 oranında kaldı. Yıllık bazda ise TEFE yüzde 88,6 olurken çiftçilerin ürünlerindeki artış yalnızca 43,4 oldu. Başka bir deyişle çiftçi cepten yedi. Çünkü tarımdaki fiyat artışları enflasyondaki artışın yarı değerinde kalarak çiftçileri büyük erozyona uğrattı.

Türkiye yapılması gereken reformların sürekli ertelemesinin sonucu olarak, istihdam yapısı çarpık, verimsiz üretim yapan, dış ticaret dengesi sürekli bozulan, üretim planlaması olmayan ve gelir düzeyi düşük bir tarım sektörüne sahip oldu. Bir zamanlar net ihracatçı olduğumuz ve kendi kendine yeten yedi ülkeden biri olduğumuz tarımda sürekli artan ithalat ihracatı yakalama noktasına ulaştı. Nitekim 2001 yılı itibariyle tarım sektörü ihracatımız 4,3 milyar dolar, ithalatımız ise 3 milyar dolar olarak gerçekleşti.

Borsa’nın hazırladığı kitapta TEFE ve ÇEFE (Çiftçi Eşya Fiyatları Endeksi) karşılaştırması aylara göre de yapılmış. Buna göre çiftçiler 2001 Şubat ayında yüzde 3,6 ürünlerini daha ucuz satarken fiyatlar yüzde 2,6 artmış. Nisan’da ise durum daha da kötüleşmiş. Ürün fiyatları yüzde 5,8 ucuzlarken, toptan eşya fiyatları yüzde 14 artmış. Çiftçileri rahatlatan aylar ise ocak yüzde 4,9’luk artış. (TEFE yüzde 2,3), mayıs yüzde 9,5’luk artış (TEFE yüzde 6,3) ve aralıkta yüzde 10,5’lik artış (TEFE yüzde 4,1).

Şerif Erdikici, Ekonomi Servis

14.09.2002


 

Ağustosta ihracat da ithalat da arttı

Gümrük Müsteşarlığı, bu yılın ağustos ayında 2 milyar 830 milyon dolarlık ihracat, 3 milyar 852 milyon dolarlık da ithalat yapıldığını açıkladı.

Gümrük Müsteşarlığı geçici verilerinden yapılan hesaplamaya göre ağustos ayında, geçen yılın aynı ayına göre ihracat yüzde 11,5 oranında, ithalat yüzde 11,8 oranında arttı. Geçen yılın ağustos ayında 3 milyar 444 milyon dolarlık ithalat, 2 milyar 538 milyon dolarlık da ihracat yapılmıştı. Bu verilerle birlikte, geçen yılın aynı ayında 906 milyon dolar olan dış ticaret açığı ise 1 milyar 22 milyon dolara çıktı. İhracatın ithalatı karşılama oranı da yüzde 73,69’dan yüzde 73,47’ye geriledi.

Öte yandan sekiz aylık dönemde ihracat 22 milyar 108 milyon doları bulurken, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8,08 oranında arttı. Geçen yılın ocak–ağustos döneminde 20 milyar 455 milyon dolarlık ihracat yapılmıştı. Aynı dönemler itibarıyla ithalat ise 27 milyar 667 milyon dolardan 29 milyar 286 milyon dolara yükseldi. İthalatta 5 aylık artış yüzde 5,85 olarak hesaplandı.

Ankara, aa

14.09.2002


 

100 işadamı İran’da işbirliği arayacak

Komşularla ticari ilişkilerin geliştirilmesi stratejisi kapsamında, Dış Ticaret Müsteşarlığı (DTM), İran’a yönelik bir ticari heyet gezisi düzenledi.

Devlet Bakanı Mehmet Keçeciler başkanlığında düzenlenecek ticari heyet gezisi, 27 Eylül-4 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Organizasyonu Orta Anadolu İhracatçılar Birliği’nce yapılacak geziye, 100’e yakın işadamının katılması bekleniyor. Heyete katılacak işadamları, İran’ın, Urumiye, Tebriz ve Tahran kentlerinde, ticaret odalarını ziyaret ederek, meslektaşları ile ikili görüşmelerde bulunacaklar.

Devlet Dakanı Mehmet Keçeciler’in de İran devlet ya da hükümet yetkilileri ile ikili görüşmeler yapması öngörülüyor. Keçeciler, ziyareti sırasında, Tahran’da 2 Ekim’de açılacak Tahran Uluslararası Sanayi Ürünleri Fuarı’nı ve bu fuardaki Türk ihraç ürünleri stantlarını gezecek.

İran ile ticarette 2000 yılında 579 milyon dolar olan Türkiye aleyhine ticaret açığı geçen yıl 479 milyon dolara geriledi.

Ankara, aa

14.09.2002


 

Öztrak: Merkez Bankası programın bekçisidir

Hazine Müsteşarı Faik Öztrak, ekonomik program belirli çizgiler dışına çıktığı zaman Merkez Bankası’nın gerekeni yapacağını, bağımsız Merkez Bankası’nın “programın bekçisi” olduğunu söyledi.

Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde (ODTÜ) 3 gündür devam eden 6. Uluslararası Ekonomi Kongresi’nde dün kamu, özel sektör ve bankacı buluşması gerçekleşti. Merkez Bankası (MB) Başkanı Süreyya Serdengeçti, Hazine Müsteşarı Faik Öztrak, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ve Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Başkanı Ersin Özince, “Krizden büyümeye: Ne yapmalı.” konulu panele konuşmacı olarak katıldı.

Türkiye ekonomisinde yaşanan gelişmeleri değerlendiren Öztrak, Türkiye’de son 20 yılda ekonominin dışa açılması konusunda önemli değişiklikler yapıldığını belirtti. Bu oyunu eski oyuncuların eski kurallara göre oynamada ısrarlı davrandığını, krizlerin de bu yüzden çıktığını anlatan Öztrak, bu eski oyun anlayışı ve oyuncuları değiştirmek gerektiği üzerinde durdu. Ekonomide alınan yapısal önlemler sonunda, ekonominin belirsizliklere karşı dayanıklılığının önemli ölçüde arttığına işaret eden Öztrak, Türkiye’nin mutlaka ve mutlaka büyüme sürecine geçmesi gerektiğinin altını çizdi.

Öztrak, “Bu program, kararlılıkla uygulanmaya devam edilmeli. Kararlılıkla uygulanmaya devam edildiği takdirde, güven ortamının devamı sağlanacak, tasarrufların tüketime dönmesi sağlanacak.” dedi.

Merkez Bankası Başkanı Süreyya Serdengeçti ise “fiyat istikrarı ve büyüme” odaklı konuşmasında; enflasyon ile mücadelenin önemine dikkat çekerek, Türkiye’nin bu konuda artık dönüşü olmayan bir yola girdiğini söyledi. 2002 yılı büyüme performansını etkileyen unsurlar ve ileriye yönelik beklentiler ile ilgili kendi bakış açılarını da anlatan Serdengeçti, “Merkez Bankası, fiyat istikrarı ile çelişmez ise hükümet politikalarını destekleyecek.” dedi.

Serdengeçti, ancak siyasi istikrara ulaşılması halinde sürdürülebilir büyümenin sağlanabileceğini, bundan dolayı fiyat istikrarına ulaşılmasının büyük önem arz ettiğini, sıkı maliye ve para politikalarının başından beri bu amaçla uygulandığını ifade etti. Serdengeçti, “Enflasyonla mücadele, geçmişte olduğu gibi başka bir önceliğe, örneğin büyüme ve istihdama veya ihracata feda edilmemeli. Genel olarak hükümetin temel hedefi, büyüme ve istihdam artışı, Merkez Bankası’nın hedefi ise fiyat istikrarının sağlanmasıdır. Enflasyon hedefi ise; hükümet ve Merkez Bankası’nın ortak hedefidir.” şeklinde konuştu.

TBB Başkanı Ersin Özince ise, güçlü ekonomiye geçişin ancak programın arkasında oluşacak güçlü toplumsal iradeyle mümkün olabileceğine dikkat çekti. Bu çerçevede toplumda bir inanç oluşması gerektiğini anlatan Özince, devletin ekonomi politikalarının ödül istenmeden ve verilmeden uygulamasının şart olduğunu, içte ve dışta sürekli ve istikrarlı bir ekonomi politikası uygulanması gerektiğini ifade etti.

Krizin tam anlamıyla finansal kriz olarak görülmesine karşın, çok uzun dönemden beri bu sürecin yaşandığını ve halen de bu sürecin geçtiğini düşünmediklerini belirten Özince, girilen büyüme süreciyle de krizin sona ermeyeceğini kaydetti.

Ramazan Solak / Ankara

14.09.2002


 

Özelleştirme İdaresi, 5 işletme ve 4 liman satıyor

Özelleştirme İdaresi Başkanlığı (ÖİB), özelleştirme kapsam ve programında bulunan 3 şirketteki kamu payları ile 2 kuruluşa ait 5 işletme ve 4 limanın özelleştirilmesi amacıyla ihale açıyor.

ÖİB’den yapılan yazılı açıklamaya göre, Taksan, Gerkonsan ve TÜGSAŞ’ın bağlı ortaklığı İGSAŞ İstanbul Gübre Sanayii AŞ’de bulunan idare hisselerinin “blok satış” yöntemiyle, SEKA’ya ait Afyon, Balıkesir, Çaycuma ve Kastamonu işletmelerinin “varlık satışı” ile özelleştirilmesi amacıyla, 16 Eylül’den itibaren verilecek ilanlarla ihaleye çıkılacak.

Aynı tarihte T. Zirai Donatım AŞ’ye ait Traktör ve Tarım Makineleri İşletmeleri “varlık” satışı ile, T. Denizcilik İşletmeleri’ne ait Çeşme, Dikili, Kuşadası ve Trabzon limanları 30 yıl süreyle işletme hakkı verilmesi ile bu limanların envanterinde kayıtlı makine, ekipman, demirbaş, yedek parça, kara ve deniz taşıtları ve benzerinin de “satış” yöntemiyle özelleştirilmesi için ilana çıkılacak. İhaleler, kapalı zarf içerisinde teklif almak ve görüşmeler yapmak suretiyle gerçekleştirilecek. İhale komisyonlarınca gerekli görüldüğü takdirde ihaleler pazarlık görüşmesine devam edilen teklif sahiplerinin katılımı ile açık artırma ile sonuçlandırılabilecek.

Satışa konu şirket hissesi, işletmeler ve/veya limanlardan birine teklif verilebileceği gibi birden fazla şirket hissesi, işletme ve/veya liman için de ayrı ayrı teklif verilebilecek.

Ankara, Zaman

14.09.2002


 

Benzine bu yıl 22 defa zam yapıldı

Benzin türlerinin perakende satış fiyatına, dünden geçerli olmak üzere, yüzde 1,25 ile yüzde 1,37 oranında zam yapıldı. En son zamla birlikte benzin fiyatlarına 9 ay içinde 22 defa zam yapılmış oldu.

Akaryakıt Dağıtıcıları Derneği’nden yapılan açıklamaya göre, İstanbul’un Avrupa yakasında, kurşunsuz benzinin litre fiyatı, 1 milyon 602 bin liradan 1 milyon 624 bin liraya, süper benzinin fiyatı da 1 milyon 604 bin liradan 1 milyon 624 bin liraya yükseltildi. Yılbaşında fiyatı 1 milyon 250 bin lira olan kurşunsuz benzinin fayatı 374 bin lira artarak 1 milyon 624 bin liraya yükseldi. Süper benzinin fiyatı da 371 bin lira artarak 1 milyon 253 bin liradan 1 milyon 624 bin liraya çıktı.

Kurşunsuz benzinin fiyatı yüzde 1,37, süper benzinin litre fiyatı da yüzde 1,25 artırılmış oldu. Benzin türlerine, en son 3 Eylül 2002’de zam yapılmıştı.

Ekonomi Servisi

14.09.2002


 

Arçelik’in ihracatı yüzde 41 arttı

Arçelik, bu yılın ocak–ağustos döneminde yurtdışı satışlarını yüzde 41 artırarak 251 milyon Euro’ya çıkardı.

Arçelik’ten yapılan açıklamada, Arçelik’in arka arkaya gerçekleştirdiği marka ve şirket alımlarıyla uluslararası konumunu güçlendirdiği vurgulandı. Arçelik, bu yılın ocak–ağustos döneminde 1 milyon 995 bin adet ürünü yurtdışına sattı. Ağustos ayında gerçekleştirilen yurtdışı satışların ise yüzde 64 artışla 41 milyon Euro olduğu kaydedildi. Açıklamada, Arçelik’in yurtdışı satışının geçen yıl ocak–ağustos döneminde 178 milyon Euro ve ağustos ayında 25 milyon Euro olduğu belirtildi. Verilen bilgiye göre, geçen yılın sekiz ayında buzdolabı, çamaşır makinesi, bulaşık makinesi ve fırından oluşan dört ana üründe 963 bin adet ürünü yurtdışına pazarlayan Arçelik, bu yıl aynı dönemde bu miktarı yüzde 58 artırarak 1 milyon 526 bin adete çıkardı.

Arçelik’in, bu yıl ağustos ayı itibarıyla yurtdışına sattığı dört ana ürünün dışında kalan ürünlerle birlikte toplam ürün miktarı ise 1 milyon 995 bin adet oldu. Geçen yılın aynı döneminde bu rakam, 1 milyon 471 bin adetti.

Ekonomi Servisi

14.09.2002


 

[para günlüğü] Döviz seçim açıklamalarına göre yön değiştiriyor

Erken seçimle ilgili değişik açıklamalar dün de sürdü. Ancak Cumhurbaşkanı A.Necdet Sezer’in öğleden sonra yaptığı açıklamalar piyasalarda her halükârda erken seçimin yapılacağı mesajı olarak yorumlandı.

Başlangıçta yüksek açılan ve sonra yatay seyre giren döviz fiyatları bu açıklamalardan sonra bir miktar geriledi. Dış piyasalarda merakla beklenen ABD Başkanı W.Bush’un konuşması, seçim konusunun etkinliği nedeniyle iç piyasa gündeminin gerisinde kaldı. Serbest piyasada dolar güne 1 milyon 665 bin liradan başladı. Gün kapanışında 1 milyon 659 bin liradan satıldı. Hafta sonunda erken seçimin belirlenen tarihte yapılıp yapılamayacağı ve küskünler hareketinin başarılı olup olmayacağı konularındaki gelişmelerin hafta başında piyasaların ve döviz fiyatlarının şekillenmesinde etkili olacağı düşüncesindeyim.

Siyasi belirsizliklerin devam etmesi nedeniyle istikrarsız bir seyir izleyen Borsa ise, dün yılın en durgun, en düşük işlem hacimli seanslarından birini daha geride bıraktı. Sabah açılışında satıcılı bir seyir izleyerek 9.070 puana kadar gerileyen Borsa; banka hisselerine gelen alımlarla toparlanarak günü 14 puanlık hafif bir yükselişle 9.249 puandan kapattı.

Alışlarda Cumhurbaşkanı Sezer’in ‘Şartlar oluştuğu takdirde Meclis’i fesh edebilirim.’ açıklaması etkili oldu. Borsa’nın gerek endeks bazı gerek hisse bazında tarihinin en düşük seviyelerinde yaklaşık 1,5 aydır süründüğü bir gerçek; ancak bir başka gerçek de önümüzde iki önemli belirsizliğin halen devam etmekte olduğudur. Dün Borsa kapandıktan sonra Irak’ın BM silah denetçilerinin koşulsuz olarak geri dönmelerini reddettiği haberlerinin muhtemel Irak harekatını hızlandırabileceği düşünüyoruz. Borsa bir yıldır Irak harekatını bekliyor. Muhtemel harekatta 11 Eylül sonrasına benzer bir trend yaşanması olasılığı yüksektir. (Önce şok düşüş. Ardından büyük bir çıkış trendi.)

Selim Işıklar, M. Ali Yıldırım

14.09.2002


 

Sivil toplum kuruluşları temiz siyasetle yükseliyor

Herhangi bir parti, dernek ya da vakıf statüsü bulunmayan Temiz Siyaset Grubu çığ gibi büyüyor.

Sayıları kısa zamanda 560’a ulaşan ve politikadaki çözümsüzlüğe çare üretmeyi hedefleyen grup iki alanda faaliyet gösteriyor. Bir taraftan sanal ortamda katılımcıların fikirlerinden yararlanan grup, diğer taraftan yurdu bir baştan bir başa dolaşarak sorunları yerinde inceliyor. Üyelerin bilgi birikimleriyle sorunlara çözüm üretmeyi amaçlayan grup, toplumda ve siyasette dürüstlüğü ana hedef olarak belirledi. Ekonomistler Platformu’nun içinden çıkan Temiz Siyaset Grubu, Bilgi Üniversitesi’nde bir tanışma kokteyli düzenleyerek sanal ortamdan gerçek ortama adım atarken halihazırdaki problemlere yönelik çözümler üretiyor. Avrupa Birliği, politikada çözümsüzlüğü aşma, ekonomik problemlerin çözümü, eğitim problemine yönelik konularda 10’ar dakikalık sunumlar yapan çalışma grupları dinleyicilerden tam not aldı. Temiz Siyaset Grubu’nun başkanı Tuna Bekleviç, Türkiye’ye ve yaşadığı coğrafyaya faydalı olmayı kendisine amaç edinen bir birliktelik olarak kendilerini tanımlıyor.

Şerif Erdikici / İstanbul

14.09.2002


 

[VİTRİN] Abbate’nin kış koleksiyonu zengin

Abbate, 2002-2003 Sonbahar-Kış Koleksiyonu’nda kişisel tercihe uygun modeller, renk tonlarının çeşitliliği ve detaylar dikkat çekiyor.

Dar kesimler, sportif formlar, geniş ve dar yakalar, dikiş detayları, desen çeşitlilikleri koleksiyonun ruhunu yansıtıyor.

Vestel’den yeni bir bulaşık makinesi

Beyaz eşya sektöründe birçok yeniliğe imza atan Vestel, yüksek teknoloji ürünü DW 4007 E elektronik/bio sistem bulaşık makinesi üretti. Vestel, DW 4007 E bulaşık makinesi 3 bölümlü deterjan bölmesiyle dünyada bir ilke imza atmış oldu.

Aker, sonbahar-kış sezonunu açtı

Sayısız renk ve desenden oluşan seçenekleriyle kışa damgasını vurmaya hazırlanan Aker Eşarp, şıklığı ve farklılığı ile dikkat çeken 2002-2003 Sonbahar-Kış Koleksiyonu’nu 9 Eylül’den itibaren müşterilerinin beğenisine sundu.

14.09.2002


Yazıcıya uyarla      Arkadaşıma gönder


GAZETE SAYFALARI


 




Bütün haberler



 

   
   
   
   

 

 

Copyright© 1995-2002 Feza Gazetecilik A.S. / Çobançesme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:+90 (212) 639, 34 50 (pbx) Fax: +90 (212) 652 24 23 e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Bilgi İşlem ve İnternet Servisi tarafindan hazırlanmaktadır.