Özilhan siyasîleri ahlâksızlıkla suçladı
Küskün vekillerin seçimi erteleme girişimine iş dünyası da tepki gösterdi. Türk Sanayicileri ve İş Adamları Derneği (TÜSİAD) Başkanı Tuncay Özilhan, seçimlerin ertelenmesinin ekonomiye faturasının ağır olacağını belirterek, seçimlerin belirlenen tarihlerde yapılmasını istedi.
Özilhan, seçim ertelemesinin Avrupa Birliği (AB) ilişkilerini de sekteye uğratacağı uyarısında bulundu. Türkiye’nin tarihî bir dönemeçte bulunduğunu vurgulayan Özilhan, siyasi gündeme yönelik değerlendirmesinde, “Asgari siyasî ahlakın yanından bile geçemiyoruz.” dedi.
Özilhan, Mardin’de düzenlenen Sanayici ve İşadamları Dernekleri Platformu Başkanlar Kurulu toplantısındaki konuşmasında, isim vermeden MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz, DYP Genel Başkanı Tansu Çiller ve YTP Genel Başkanı İsmail Cem’i eleştirdi. “Bu kadar çok sorun varken siyasetçiler ne yapıyor?” sorusunu yönelten Özilhan, “Seçim hesapları uğruna artık alıştığımız ama kabullenmediğimiz sorumsuzluk örneklerini büyük bir pişkinlikle öne sürüyorlar.” şeklinde konuştu.
Özilhan, isim vermeden yaptığı eleştiride şunları söyledi:
“Biri, AB’ye yaklaşılan bu noktada kendini kurtarmak için çocuklarımızın geleceğini feda ediyor. Bir başkası hiçbir tutarlılık kaygısı olmadan bir gün seçimden yana, ertesi gün seçime karşı tavır alabiliyor. Bir diğeri ise, 2 ay için de olsa başbakan olma arzusunu gizlemeye çalışarak, her değişen oyunda kendine bir rol bulmaya çalışıyor. Her biri diğerinin oyununu bozmak için yeni oyunlar sergiliyor. Milletvekili seçilemeyeceğini anlayanlar çareyi seçimi ertelemede buluyorlar.”
Milletvekillerine de sert eleştirilerde bulunan Tuncay Özilhan, “Seçmenin verdiği vekalete ihanet ederek bir başka partiden diğerine geçebiliyorlar. Siyaset kurumunu bugünkünden daha da bulaşık bir çamurun içine çekmeye kimsenin hakkı yoktur. Seçimin ve hükümet hesaplarının etrafında entrikaların çevrildiği bir ortamda dile getirdiğimiz görüş ve düşüncelerin muhatabı olmadığı düşünülebilir. Oysa biz TÜSİAD olarak, bu görüşlerin her siyasi parti içinde sağduyulu muhataplarını bulacağına inanmaya davet ediyoruz.” şeklinde konuştu. Son günlerdeki siyasi gelişmelere de değinen TÜSİAD Başkanı Özilhan, “Asgari siyasi ahlakın maalesef yakınından bile geçemiyoruz.” ifadesini kullandı.
‘Ekonomi sarsıntı geçirir’
Tuncay Özilhan, seçim atmosferine girilmesiyle birlikte dikkatlerin ekonomiden uzaklaştığını söyledi. Ekonominin içinde bulunduğu hassas durumun tümüyle aşılmadığını, bu nedenle geçmiş dönemde temel ilkeleri ortaya konulmuş olan programın titizlikle sürdürülmesi zorunluluğunun hâlâ var olduğunu bildiren Özilhan, 2002 yılının ilk 3 ayında gayri safi milli hasılada (GSMH) gözlenen yüzde 8,8’lik artışın büyük ölçüde stok artışlarına bağlı olduğunu ileri sürdü.
Özilhan, erken seçim kararının alınmasının mali piyasaları olumlu etkilediğini; ancak yaşanan son gelişmelerin her türlü sürprize açık olunması gerektiğini gösterdiğini anlatarak, şöyle dedi: “Seçim atmosferine girilmesiyle birlikte, dikkatler ekonomiden uzaklaştı. Az da olsa ekonomiyle ilgili söz sarf edenlerin de geçirmekte olduğumuz bu çok kritik süreci yeterli hassasiyetle değerlendirmedikleri açıkça görülüyor. İfadelerin en hafifi IMF ile yeniden pazarlığı gündeme getiriyor. Bu hayali pazarlıkta Türkiye’nin elinde hangi kozlar olduğunu anlamak ise mümkün değil. Son günlerde siyaset sahnesinde yaşanan çalkantılar, mali piyasalardaki istikrarın bir gün içinde nasıl yerle bir edilebileceğini bize gösterdi. Hiç kuşkunuz olmasın az zamanda çok ve büyük sarsıntılar yaratma becerisine sahip siyasetçilerimiz büyümeyi hızlandıran olumlu beklentileri de elbirliğiyle bir gecede yerle bir edebilirler. Örneğin, seçimlerin ertelenmesi ekonomide böyle kaotik (kaosa yakın karışıklık) denebilecek sarsıntılar yaratacaktır.”
“Türkiye için AB üyeliği, sadece kişi başı gelirin yükselmesi değil; aynı zamanda makroekonomik istikrar anlamına geliyor.” diye konuşan Özilhan, Avrupa Birliği üyeliği için en önemli aşamanın Meclis’ten geçen yasaların uygulanması olduğunu bildirdi.
Devlet Bakanı Masum Türker de yaptığı konuşmada, hükümetten 2 ay içinde hiç kimsenin ayrılmaması gerektiğini söyledi. Bakan Türker, Türkiye ekonomisi için herkesin çok şeyler söyleyebileceğini ifade ederek, Türkiye’nin bunları hoşgörüyle karşılamaya alıştığını bildirdi. Bakan Türker, herkesin sözünü söylediğinde nereye gideceğini iyi hesaplaması gerektiğini de belirterek, TÜSİAD başkanına cevap vermiş oldu. Türker, IMF programını konuşma hakkının yalnızca kendisinde olduğunu söyleyerek, şöyle devam etti: “IMF bana (Yeni bir taahhütte bulunacak mısınız?) dedi. Ben de (hayır) dedim. 3 Kasım’dan sonra gelecek hükümete bıraktım. İster bulunur, isterse bulunmaz. Mevcut programın her şeyini yaptık. 3,8 milyar dolar alacağız. Borçları çevireceğiz. Türkiye’nin korkutulduğu gibi 200 milyar dolar kadar çevrilecek borcu yok. Yanlızca 40 milyar dolar çevrilecek borcu var. Bunun da yüzde 50’si kamuya aittir. Hükümetten 2 ay içinde kimsenin ayrılmaması gerekiyor. Bu ülkede iki ayda hükümet değişikliği olamaz. Buyursunlar gensoruyla hükümeti düşürsünler. Gensoru ile düşürürlerse ömür boyu (sizleri düşürdük) derler.”
Mardin Sanayici ve İşadamları Derneği (MARSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Şeyhmus Duyan da yaptığı konuşmada Habur Sınır Kapısı’nın kapatılması, ekonomik kriz ve bölgedeki etkilerine değindi.
|