“Ülkenin sultanı, kendisi için tasarlanmış özel bir yüzük istemektedir. Yüzük öylesine özel olmalı ki üzerinde sultan mutsuz olduğunda umudunu tazeleyecek, mutlu olduğunda da hüzünlendirecek bir mesaj taşıması gerekmektedir.
Amerika’nın eski başkanlarından Abraham Lincoln köleleri serbest bıraktığında zenciler çok sevinmişti. Bayram ettiler, fakat bu sevinçleri çok sürmedi.
Hani Mustafa Denizli, Lorant’a giydirirken “Şampiyonlar Ligi’nde sıfır çekmek için önce oraya katılabilme hakkını kazanmak lazım.” diyor ya; o hesap, ben de söze “küskün” bile olamayanlardan başlamak istiyorum...
İnanılır gibi değildi. Birinci kulenin nasıl çöktüğü gösterilirken, ikincisi de aynı âkıbete uğrayınca “bunun arkası gelecek” paniği Amerika’ya büyük bir panik yaşattı.
Türk siyasi hayatına iki “yeni figür” katılıyor. Latince isim “figür” kelimesini kullanmamın sebebi, kamuoyu araştırmalarında ilk iki sırada görünen AKP ve CHP’nin önümüzdeki günlerde sahiden belirleyici ve etkileyici özne olup olmayacaklarına ilişkin taşıdığım kuşkudur.
Hikmet Karaman, ‘Yerli Lorant’ ödülünü almayı hak ediyor. Ha Antep karşısında 65 dakika Ortega’sız takım oynatmışsınız, ha G.Saray karşısında güçlü ve hızlı oyuncu Volkan’ı defansın en gerisinde 45 dakika harcamışsınız!
Son senelerde gerçekleştirdiği büyük tesis hamlelerinden sonra büyük kulüp olmak için hemen hemen hiçbir eksiği kalmayan F.Bahçe, nedense yine huzursuz yine mutsuz. Başarıya şartlanmanın ve kısa zamanda çok şeyler yapmak istemenin bedeli onlara karmaşa olarak geri dönüyor.
Adamlar mallarının huyunu biliyor. AB diye telef olduğumuz, yasalar çıkardığımız halde içimizin hiç de öyle demediğini, Türkiye’de çıkarılan yasaların da konulan kanunların da Orhun Yazıtları gibi kazındıkları taşta kaldıklarını biliyor elin adamı.
Sol ayağı ile uzaklardan topa falsollu bir kavis vererek attığı gol... Yükseklerden süzülüp gelen topu üç defa bakarak kontrolüne aldıktan sonra bir ince ayar vuruşuyla filelere gönderişi...