İNTERNETİN İLK TÜRK GAZETESİ
14.09.2002
Cumartesi
  Ana Sayfa
  Haberler
  Ekonomi
  Dış Haberler
  Politika
  Kadın-Aile
  Kültür-Sanat
  Televizyon
  Spor
  Yazarlar
  Yorumlar
  Çizgi-Yorum
 
  Akademi
  Bilişim
  Eğitim
  Otomobil
  Röportaj
  Tüketici Masası
  Okur Hattı
 
  Bölge Haberleri

  Dünyada Zaman

 
  English
  Reklam
  Künye / İletisim
  Basın özetleri
  Hava Durumu
  Namaz Vakti
  E - Kart
  Sanat Galerisi
 
 

YAZARLAR


FATİH URAZ f.uraz@zaman.com.tr
 

Fenerbahçe hiç değişmeyecek

Son senelerde gerçekleştirdiği büyük tesis hamlelerinden sonra büyük kulüp olmak için hemen hemen hiçbir eksiği kalmayan F.Bahçe, nedense yine huzursuz yine mutsuz. Başarıya şartlanmanın ve kısa zamanda çok şeyler yapmak istemenin bedeli onlara karmaşa olarak geri dönüyor.


Özellikle G.Saray ile aralarında açılan başarı makası, Fener’e gönül veren insanları nedense rahatsız ediyor. Sözlerimizi yanlış anlamayın, bu rahatsızlığı, çekememezlik olarak değil bir an önce onları yakalayıp da geçme arzusunun getirdiği, başarıya duyulan açlık olarak ifade ediyoruz.

Halbuki biraz sabırlı olmayı deneseler neler olacak neler! Stat muhteşem, seyirci ilgisi bazen artıp eksilse de hayli iyi, tesislere laf söylemeye bile gerek yok, her zaman için transfere ayıracak ekstra parayı da buluyorlar, kadroda bazı zaaflar olsa da çok sayıda kaliteli futbolcu var. Yani görünen manâda sorun yok gibi. Peki gerçek manâda var mı? Tabii ki var.

Futbolu çok iyi bildiğini zanneden binlerce, yüzbinlerce mevcut yönetici, eski yönetici, kulüp üyesi, basın mensubu, sempatizanı derken, her kafadan ayrı bir başarı formülü ortaya konurken bu arada fırsatlar kaçıyor ama kimin umurunda!

Şimdilerde günün daha doğrusu haftaların modası Lorant. Sanki adamın hakkında yazılıp çizilenlere bakarsanız o bu kulüpten gittiği dakika, Fener camiası kanatlanıp uçacak. Daha üç ay önce takımı nasıl iyi antrene ettiği söylenirken şimdi hem de futbolcuların ağzından idmanların ne kadar yetersiz olduğu söylenip duruluyor! Ne kadar büyük tesadüftür ki tüm çalışmayı sevmeyen hocalar gelip Fener'i buluyor. Ya da başka bir ifadeyle, Fener onları buluyor.

Didi’den Zeman’a, Denizli’den Lorant’a varıncaya dek bu kulübe çalıştırmayı seven bir tek antrenörün gelmemiş olması bizce çok enteresan, sizce de değil mi? Ne var ki hoca değişiklikleri yapıldıktan sonra da durum yalnızca bir iki ay değişiyor, her ne hikmetse gelen çalıştırıcı da takımı ve idmanları boş veriyor!

Kusura bakmayın ama buna gülmemek elde değil. Bu kadar yerli yabancı hoca geldi geçti, hiç değilse bir tanecik olsun çalıştırmayı seven biri rastgelmedi mi? O büyük camiaya, aynı hataları uzun senelerden beri yapmak hiç yakışmıyor. Ya baştan antrenör ve futbolcu tercihlerini yanlış yapıyorlar yahut da onlara gereken sabrı göstermiyorlar. Ya da şimdilerde olduğu gibi insanları diken üzerinde tutup huzursuz ediyorlar. Dikkat edin takıma karışmaktan ya da kadroya müdahale etmekten hiç söz etmiyoruz.

Şimdi yapılması gereken şu: Lorant’a güven duyulmuyorsa yolları hemen ayırmak (ki bizce yanlış bir yol), ya da sezon sonuna kadar hiç ses çıkarmamak. Haliyle Lorant’ı gönderirken teknik ekibi de değiştirmek icap edecektir. Ortada başarısızlık varsa sorumluluk da paylaşılmalıdır. Denizli’nin ardından teknik ekip çalışmaya devam edince hiç de hoş olmayan bir durum ortaya çıkmıştı. Kivançta bir tasada ayrı bir teknik ekip görüntüsü oluşmuştu. Aziz Yıldırım, bu sefer aynı hataya düşmeyeceğinin sinyallerini veriyor. Bakın sezon başında söylediklerimizi tekrar ediyoruz. Feyenoord maçından önce sevinç çığlıkları atılırken ortada yanlış bir algılamanın olduğunu ve de Fener’de kadro zaafı bulunduğunu belirtmiştik. Halen de aynı kanaatteyiz. Yaşları uygun üç nitelikli oyuncu, Fener’i içinde bulunduğu huzursuz ortamdan rahatlıkla çıkartır. Belki bu kadroyla da ülke içinde bir şeyler olur ama tribünde rahat olunmaz. Yurt dışından da bir şeyler isteniyorsa henüz kaybedilmiş fazla bir şey yok. Üç tane nitelikli ve mevcut kadroya uygun adam, camiayı çok rahatlatır.


14.09.2002


Yazıcıya uyarla      Arkadaşıma gönder



Önceki Yazıları

> (12.09.2002) - Oldu olacak tahsisli yol yapın

> (09.09.2002) - Geçmişte olan gelecekte de kaçınılmaz

> (07.09.2002) - Korkulan oldu ve...

> (05.09.2002) - Korku dağları bekleyince

> (02.09.2002) - Şu ana kadar...

> (01.09.2002) - Beklenenden kolay oldu

> (31.08.2002) - Normale dönüyor derken...

> (30.08.2002) - İlk maçtır, olabilir

> (29.08.2002) - Umutlu olabilmek ne güzel

> (24.08.2002) - İstemeyen gelmeyebilmeli...




GAZETE SAYFALARI


 




Bütün yazılar



YAZARLAR

A. TURAN ALKAN

ABDULLAH AYMAZ

AHMED ŞAHİN

AHMET SELİM

ALİ BULAÇ

ALİ ÇOLAK

ALİ H. ASLAN

ALİ ÜNAL

CEM BEHAR

EKREM DUMANLI

ETYEN MAHÇUPYAN

FİKRET ERTAN

FİKRİ TÜRKEL

GÜNTAY ŞİMŞEK

HASAN ÜNAL

HEKİMOĞLU İSMAİL

HİLMİ YAVUZ

HÜSEYİN GÜLERCE

İBRAHİM KARAYEĞEN

İBRAHİM KIBRIZLI

İSKENDER PALA

KADİR DİKBAŞ

KERİM BALCI

M. ALİ YILDIRIMTÜRK

M. NEDİM HAZAR

MEHMED NİYAZİ

MELİH ARAT

MİRZA ÇETİNKAYA

MUSTAFA ARMAĞAN

MUSTAFA ÜNAL

NUH GÖNÜLTAŞ

ORHAN OKAY

REHBER ABİ

SELÇUK GÜLTAŞLI

SELİM IŞIKLAR

TAMER KORKMAZ

ZİYA PERVER




 

   
   
   
   

 

 

Copyright© 1995-2002 Feza Gazetecilik A.S. / Çobançesme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:+90 (212) 639, 34 50 (pbx) Fax: +90 (212) 652 24 23 e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Bilgi İşlem ve İnternet Servisi tarafindan hazırlanmaktadır.