| |
Piyasalar günübirlik hareket ediyor
Meclis’te milletvekillerinin ezici çoğunluk oylarıyla kabul edilen 3 Kasım erken seçim kararı, seçim günü yaklaştıkça tehlikeye girmeye başladı. Yapılan anketlerde barajın altında kalan çok sayıda parti seçim ister gibi görünüp, ertelenmesine taraf oldular.
Ancak, hiçbir parti seçmen karşısında seçimi erteleten parti görünümü vermek de istemiyor. Seçimi erteletmenin en zayıf halkası olan küskünler hareketinden bile, baraj özürlü partiler destek arıyorlar. Seçmen ve milletvekili aday listeleri belirlenmiş olmasına rağmen, hâlâ seçim belirsizliği sürüyor. Baraj özürlü partiler ayrıca, yüzde 10 olan seçim barajını indirme girişimleriyle Meclis’e yeniden girebilmenin yollarını arıyorlar. Halk kendi sıkıntılarına çözüm beklerken, siyasette yazılan senaryoları ve oynanan oyunları ibretle izliyor. Seçmen, gelinen noktada seçimin ertelenmesini istemediği gibi, sandıkta birilerine keseceği ceza için de sabırsızlanıyor. Seçimin, yeni sorunlar getirip getirmeyeceği, mevcut sorunları da ne oranda çözülüp çözemeyeceği belli olmasa da, sıkıntılardan kurtulmanın umut kapısı olarak görülüyor.
İş dünyası ve para piyasalarında seçimin erteleneceğine pek fazla ihtimal verilmiyor. Para piyasaları, seçimin ertelenip ertelenmemesi konusunda siyasilerden gelen açıklamaları, günlük değerlendirerek yön bulmaya çalışıyor. Bu nedenle nisan ayından sonra siyasetin gölgesine giren piyasaların, bu konuda kazandığı dirençle son siyasi gelişmelere tepkisi kısa sürüyor. Ancak, ihracat, ithalat, kapasite kullanım oranları ve ikinci çeyrek büyüme ve aylık enflasyon oranları gibi makro ekonomik göstergelerdeki iyileşmelerin piyasalara yansımaları siyasetin tozu dumanı arasında, çok sınırlı kalıyor. Siyasilerden ümidini kesen ülkenin müteşebbis gücü daha fazla üreterek, dış pazarlarda satma gayretlerini sürdürüyor. Dalgalı kur rejimine alışan yatırımcı ve döviz piyasaları, ani fiyat değişimlerine; Merkez Bankası’nın dövizde fiyat istikrarı oluşturma amaçlı müdahalesini de dikkate alarak, daha temkinli yaklaşıyor. Diğer taraftan, bono faiz oranları ve borsa endeksi gibi piyasa göstergeleri de, dar aralıkta değişim gösteriyor. Siyasi gelişmelerin günübirlik değerlendirildiği piyasalarda, zayıf işlem hacimli seanslar, az da olsa gergin bekleyiş sürüyor.
Geçen hafta, dış piyasaları fazlasıyla tedirgin eden ABD–Irak gerginliği iç piyasada siyasetin etkisiyle fazla ilgi görmedi. Ancak, bu konuda kısa sürede bir gelişme olmaması, dış piyasaların bir miktar rahatlamasında ve fiyatların sakinleşmesinde etkili oldu. Bu gelişmeler sonrasında altının onsu ve pariteler hafta sonuna doğru bir miktar geriledi. Ayrıca, ABD’de hafta sonunda açıklanan perakende satışlar verisinin beklenenin üzerinde gerçekleşmesi ve son üç ayda yükselmesinin de etkisiyle doların diğer para birimleri karşısında yükselmesindeki diğer bir faktörü oluşturdu. Teknik olarak kısa vadede Euro/dolar paritesinin 0,9850–0,9650 aralığında hareket etmesini bekliyorum.
Bir süredir Euro/dolar paritesine paralel hareket eden altının onsu da doların yükselmesinin tersine bir miktar geriledi. Altının kısa vadede 315–320 dolar/ons’ta teknik destek ve direnç noktaları bulunuyor. Yatırımcıların bono, yatırım fonu ve repo gibi reel getirisi yüksek kısa vadeli yatırım araçlarına yönelmeleri nedeniyle iç piyasada altına beklenen ilgi sınırlı kalıyor. Bu nedenle altın mevsimsel talebin altında zayıf işlem hacimli seyir izliyor. Ayrıca, okulların açılması ve sünnet düğünlerinin azalmasıyla takı türündeki cumhuriyet altınlarının talebinde de bir miktar gerileme görülebilir.
Bu hafta piyasaların; YSK’ nın bugün yayınlayacağı milletvekili aday listesi ve buna verilecek tepkilerden, seçim barajının indirilmesi ile ilgili siyasi gelişmelerden ve Pamukbank’ın satışı konusunda BDDK’nın yeni açıklamalarından etkileneceği ve bunlara göre yön çizeceği düşüncesindeyim.
16.09.2002
|