| |
Türkiye, ihmalkârlığı yüzünden 500 milyon dolarlık krediden pay alamıyor
Ekonomik kriz sebebiyle darboğaza giren özel sektör firmalarının finansal sorunlarına Dünya Bankası destekli ‘İstanbul Yaklaşımı’ modeliyle çözüm bulmaya çalışan Türkiye, elindeki imkânları ihmaller yüzünden kullanamıyor. Türkiye, yüzde 7,77’sine ortak olduğu İslam Kalkınma Bankası’nın (İKB) özel sektörde faaliyet gösteren küçük ve orta boy işletmelere (KOBİ) kredi veren 1 milyar dolar sermayeli Özel Sektörün Kalkınmasına Yönelik İslamî İşbirliği bölümünden, üye olmadığı için yararlanamıyor.
İKB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Dr. Mohamed Habib Djarraya, Türkiye’yi, söz konusu bölüme üye olmaya davet etti. Geçen hafta sonu düzenlenen ‘İslam Konferansı Teşkilatı Üyesi Ülkelerde Özel Sektör Yatırımları ve İKB’nin Rolü’ konulu seminer için İstanbul’da bulunan İKB Başkan Yardımcısı Dr. Djarraya, Zaman’a özel açıklamalar yaptı. İKB’nin işleyişine ilişkin bilgiler veren Djarraya, bankanın bünyesinde, ‘Özel Sektörün Kalkınmasına Yönelik İslami İşbirliği’ adında sermayesinin yüzde 30’unun üye ülkelerin katkılarından oluşan KOBİ’lere kredi veren bir bölümü bulunduğunu söyledi.
Djarraya’nın verdiği bilgiye göre, söz konusu bölümün sermayesinin yüzde 50’si İKB’den, yüzde 30’u üye ülkelerden, yüzde 20’si de diğer finansal kurumlardan sağlanıyor. 1 milyar dolarlık onaylanmış resmi sermayesi bulunan bölümün kullanılabilir nakit sermayesi 500 milyon dolar. Ancak KOBİ’lere finansman sağlayan ve özel yardımda bulunan bu bölümden İKB üyelerinden söz konusu bölüme de üye olan ülkelerin yararlandığını, ancak Türkiye’nin, üye olmadığı için kendi özel sektörünü yararlandıramadığını belirten Dr. Mohamed Habib Djarraya, “Türkiye’nin bu bölüme de üye olmasını ümit ediyoruz.” diye konuştu. Djarraya, sözkonusu bölüme Türkiye’nin neden üye olmadığını ya da üyelik için başvuruda bulunup bulunmadığına ilişkin soruları cevaplandırmaktan kaçındı.
İKB, Ortadoğu’nun IMF’si
Uluslararası İslami bir finans kuruluşu olan İslam Kalkınma Bankası (İKB), İslam Konferansı Teşkilatı’nın (İKT) üye ülkeleri tarafından kuruldu. Kuruluş amacı; üye ülkeler arasındaki ekonomik ve finansal işbirliği ortamının sağlanması ve geliştirilmesi. Şu anda 54 üye ülkesi bulunan İKB’nin ana hissedarları Suudi Arabistan, Kuveyt, Libya, İran, Mısır ve Türkiye. Türkiye, bankanın yüzde 7,77’sine sahip. Büyümesini sürdüren, yeni birimler ve yapılar oluşturan İKB’nin 3,3 milyar ABD Doları (2,63 milyar İslam Dinarı) sermayesi bulunuyor. İKB’nin özel sektöre yönelik ‘İslamic Corporation For The Development Of The Private Sector’dan başka kuruluşları da var.
Türkiye, İKB’den en çok yararlanan ülkeler arasında. Türkiye’de hisse ortaklığı yoluyla (müsavamat) 22 tane operasyonu tamamlayan İKB, Albaraka Türk, Kuveyt Türk, Paşabahçe, Eczacıbaşı ile ortaklıkları bulunuyor. Bunun dışında Türkiye, 15 adet vadeli satış, 4 istisna, 19 leasing, 4 borç verme ve 2 teknik yardım operasyonlarında İKB’den kaynak kullanmış. Türkiye’nin 1976’dan 2002’ye kadar geçen sürede İKB’den kullandığı toplam fon miktarı 2 milyar 845 milyon doları buluyor.
Türkiye’nin İKB’nin kaynaklarından diğer üye ülkelere göre çok daha fazla yararlandığını vurgulayan İKB Başkan Yardımcısı Dr. Djarraya’nın yönetimde işbaşına gelmesiyle birlikte 300 milyon dolar olan Türkiye’nin istifade ettiği miktar 5 yılda 3 katına çıkarak 900 milyon dolara yükselmiş. İKB’den halihazırda borç verme, leasing, müsavamat, vadeli satış, istisna yöntemi, finansman hattı gibi çeşitli enstrümanlarla Türkiye’ye maddi kaynak sağlanıyor. Türk şirketlerinin İKB’nin imkanlarından faydalanabilmeleri için projelerine Hazine’den onay alıp İKB Türkiye Temsilciliği’ne başvurmaları gerekiyor. Kamu ve özel sektör projeleri, ayrı ayrı ele alınıyor. Finansman kaynağı için özel kurallar da var. Örneğin projenin İslami esaslara uygun olması gerekiyor.
|