Yavuz Sultan Selim’in anısına her cuma pazar kuruluyor
Osmanlı padişahlarından Yavuz Sultan Selim’in Çaldıran Seferi’ne giderken konakladığı Selemen’de, her cuma günü bu tarihi günün anısına pazar kuruluyor.
Tokat’ın Reşadiye ilçesine bağlı Demircili Belediyesi sınırları içerisinde bulunan Selemen’e her cuma günü Tokat’ın yanı sıra Giresun, Ordu ve Sivas’tan binlerce insan gelerek hem alışveriş yapıyor hem de geniş yayla mekanında temiz hava ve soğuk su içerek tarihi anı yaşıyor.
Asırlarca yemyeşil yayla ortamında ‘mübadele’ usulü alışverişin yapıldığı, hala da bu tür alışverişlere rastlanıldığı yer olarak belirtilen Selemen’e Tokat Valiliği yeni yerler kazandırdı. 2000 yılında başlanan yeni yerlerin 300 milyar lirayı bulduğu bildirildi.
Demircili Belediye Başkanı Salih Kandoğmuş, başta Devlet Bakanı Reşat Doğru, Tokat milletvekilleri Lütfi Ceylan ile Hasan Hüseyin Balak ve Tokat Valisi Mehmet Gündoğdu’ya katkılarından dolayı teşekkür ederek, “Selemen’e Kır Kahvesi, Hapan, 6 adet kasap dükkanı, 1 et kesim yeri, 8 lokanta ve yeni tuvalet yapıldı. Elektrik getirildi. Suyu şebekeye bağlandı.” dedi.
Kandoğmş, pazarın kurulma hikayesini ise şu şekilde anlattı: “Yavuz Sultan Selim Han’ın o zamanın şartları içerisinde gerek askerlerinin, gerekse bölge insanının ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla ‘Burada bir pazar kurula’ şeklindeki sözleri yörenin vefalı insanları tarafından hüsnükabul görmüş ve o günden bu güne 5 asır boyunca her cuma günü burada pazar kurulmuş. Yavuz Sultan Selim Han Aydoğan tepesi eteklerinde geniş yayla alanında, ordusuyla mola verip konakladığı ve 3 ay kaldığı yerde kurulan pazarın adı daha önceleri ‘Selim Han’ ve ‘Selimi an’ ve daha sonraları da ‘Selemen’ olarak günümüze kadar yaşatıldı.”
Tokat, Giresun, Ordu ve Sivas’ın civardaki 10 ilçesinin ve yöredeki diğer kasaba ve köylerdeki insanlar her cuma günü biraraya gelerek kır meydanında kurulan pazarda hem alışverişlerini yapıyorlar hem de birlik ve beraberlik içerisinde o tarihi anı yaşayarak nesillere aktarıyor.
Ahmet Akkoç
/ Tokat
23.09.2002
Emniyet, üniversiteli öğrencileri teröre karşı uyardı
Kırıkkale Üniversitesi’nin açılış dönemi öncesinde Kırıkkale Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı Terörle Mücadele Şubesi, gençleri ve üniversite öğrencilerini terör gruplarına karşı dikkatli olmaları için broşür dağıttı.
Amaçlarının, gençleri terör örgütlerinin sinsice hazırladıkları tuzaklara düşmelerini engellemek olduğunu söyleyen Emniyet Müdürü Murat Aykaç, “Terörizmin amacı ülkeleri siyasi, ekonomik, kültürel ve askeri yönden zayıflatmaktır. Ülkemizdeki terör örgütleri iç ve dış güçlerden destek alarak, üniversitelerde okuyan gençleri kendi amaçları doğrultusunda kullanmaya çalışırlar. Terör örgütlerinin eleman kazandırmaya yönelik çalışmalarına karşı, gençlerimiz uyanık ve dikkatli olmalıdırlar.” dedi.
Üniversitelere sızan terör örgütü mensuplarının, aklını çelmek istedikleri gençlerin aile yapısı, zaafları, arkadaşları ve gelir düzeyi hakkında bilgi topladıklarına dikkat çeken Aykaç, “Örgüte kazanılması planlanan kişi, kurulan sıcak diyalogdan sonra görünüşte kendisi gibi olan başka bir grubun içine çekilir. Grup psikolojisinin de etkisiyle örgütün arzuladığı istikamette davranışlarda bulunmaya başlar. Bir sonraki aşamada ise örgüt elemanları kişiyi silahlı eylemlere hazırlamak amacıyla bildiri dağıtımı, afiş asma, yasa dışı miting, toplantı ve gösterilere katılma gibi faaliyetlerde görevlendirilir. Bununla birlikte kişiyi güvenlik kuvvetiyle karşı karşıya getirerek, hissedeceği suçluluk duygusunu kullanıp, içinde yaşadığı toplumla hatta aileyle bağlarını koparmaya çalışırlar. Bu aşamalardan sırasıyla geçirilen kişi silahlı eylemlere yönlendirilir. Artık o genç, örgütün bir robotu haline gelir.” diye konuştu. Gençlere seslenen Aykaç, yıkıcı değil yapıcı, bölücü değil bütünleyici, insanlık üzerine sıçrayan kan değil, insanlık üzerine açan bir gül olmalarını istedi.
Kemal Başol
/ Kırıkkale
23.09.2002
Vatandaş işine yürüyerek gidip geliyor
Kriz sonrası artan maliyetler yüzünden zamlanan toplu taşım ücretlerine gelen zamlar vatandaşlara işlerine yürüyerek gidip gelmeye zorluyor.
Kayseri’de şehir içi otobüs ücretlerinin 450 bin liraya çıkmasıyla otobüs yolcularının yüzde 30–40 oranında azaldığını söyleyen Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki, vatandaşların gün geçtikçe kötüye gittiğini söyledi.
Esnafın da vatandaşın da çaresiz olduğunu söyleyen Özhaseki, belediyelere bu konuda çok önemli işler düştüğünün altını çizdi.
Sosyal belediyecilik anlayışının yerleşmesi gerektiğini söyleyen Özhaseki, “Kayseri olarak bu konuda öncü olmak için çalışıyoruz. Bu amaçla günlük binlerce insana yemek ve ekmek dağıtıyoruz.” dedi.
A.Mecit Avşar
/ Kayseri
23.09.2002
ETO’DAN milletvekillerine iltimatom gibi bildirge
Eskişehir Ticaret Odası (ETO), hazırladığı bir bildirge ile Eskişehir’den adaylığını koyan milletvekili adaylarını uyardı. Ültomatom niteliğindeki bildirgede ETO’nun bütün siyasi partilerle milletvekili adaylarına eşit mesafede olduğu belirtilirken, adaylardan 3 Kasım’da Meclis’e milletveki olarak gireceklerin uyması gereken şartlar sıralandı.
ETO Meclis Başkanı Alaattin Çam imzası ile yayımlanan bildirge, seçim öncesi Eskişehir’de büyük yankı buldu. Esnaf ve tüccar kesimi başta olmak üzere seçmenden büyük bir destek gören bildirge, bir manifesto niteliğinde.
Bildirgeyi, ülkemiz ve Eskişehir’in geleceği için hazırladıklarını ifade eden Başkan Alaattin Çam, “Eskişehir Ticaret Odası olarak bugüne küdür şehrimiz ve ülkemiz menfaatinin destekçisi olduk, bugünden sonra da olmaya devam edeceğiz. Kamuoyunun desteğini de alarak seçilecek adayların uyması gereken bir metin hazırladık.” şeklinde konuuştu.
Çam, Eskişehir’den adaylığını koyan bütün milletvekili adaylarından bildirgenin altına imza atmalarını istedi.
Toplam 24 maddeden oluşan ETO’nun bildirgesinde özetle şu istekler yer alıyor: “Milletvekili seçileceği bölgeyi ve sorunları iyi tanısın. Politikayı meslek haline getirmesin. Milletvikilliğini geleceklerini garanti altına alacak bir fırsat olarak görmesin. Seçmenin karşısına bölgesi ile ilgili mutlaka yeni projelerle gelsin. Vekilliği süresinde bu projeleri bitirsin. Genel başkanın ‘kurşun asker’i olmasın. İş takipçilği, ihale ayarlayıcılığı yapmasın. Seçildiği partiden ayrılıdığında, milletvekilliğinden de istifa etsin. Halen yürürlükte bulunan ‘dokunulmazlık’ zırhının kendisine sağladığı avantajlara hiç itibar etmesin, bu zırhın kaldırılması için çalışsın. Sadece seçildiği parti mensuplarının değil, herkesin temsilcisi olsun. Yerel yöneticileri sık sık ziyaret etsin, haklı taleplerinin gerçekleşmesi için çaba göstersin. İsraftan değil, tasarruftan yana olsun. Türkiye’nin AB’ye girmesi iç in var gücü ile çalışsın.”
Hamza Erdoğan
/ Eskişehir
23.09.2002
Çorum'da bu yıl hiç orman yangını yaşanmadı
Orman Bölge Müdürü Mustafa Nuri Gürez, 2002 yılının geride kalan 8 ayında Çorum’da hiç orman yangının meydana gelmediğini, bu gelişmenin de son derece sevindirici olduğunu ifade etti.
Gürez, Çorum’da ağırlıklı olarak orman yolu olmak üzere 9 projelerinin bulunduğunu, bunlardan 1 tanesinin tamamlandığını, 6 adedinde çalışmaların sürdürüldüğünü, 2 projenin de ihale aşamasında olduğunu ifade etti. Projelerin 8 adedinin üst yapı ve sanat yapı olmak üzere orman yolu ile ilgili olarak projelerin durumu hakkında bilgiler veren Mustafa Nuri Gürez, tamamlanan projenin ise İskilip Orman İşletmesi’ne ait olan 3 kilometrelik orman yolu olduğunu, Çorum’da 17 kilometrelik orman yolunun da sadece 6 kilometresinin tamamlandığını vurguladı.
Çorum’da bu yıl içerisinde geride kalan 8 aylık dönemde kendilerine ulaşan hiçbir kayıtlı orman yangınının bulunmadığını ve bu gelişmenin son derece sevindirici olduğuna işaret eden Gürez, orman yangınlarının olmamasının yanı sıra, son zamanlarda artan anız yangınlarının kendilerini endişelendirdiğini ifade etti. Gürez, anız yangınları konusunda vatandaşların hassas olmalarını istedi.
Hasan Cengiz
/ Çorum
23.09.2002
Sivas’ta kirazlar Eylül’de çiçek açtı
Eylül ayında sıcaklığın mevsim normallerinin altına düştüğü Sivas’ta, Eyüp Elçi isimli vatandaşın bahçesinde bulunan kiraz ağacı çiçek açtı. Soğuyla meşhur olan Sivas’ta ilk kez bir kiraz ağacının Eylül ayında çiçek açması görenleri hayrete düşürüyor.
Sivas’ta mayıs ve haziran aylarında tomurcuklanan kiraz ağacının sonbaharın kendini hissettirdiği Eylül ayında ikinci kez çiçek açması görenleri hayrete düşürüyor.
2 ay önce ürünlerini topladıkları ve önceki gün kalktıklarında ise kiraz ağacının çiçek açtığını görünce şaşkına döndüklerini belirten Eyüp Elçi, 33 yıldır bahçelerinde kiraz ağacı olduğunu ifade ederek şunları söyledi: “Sivas’ta soğuklar uzun sürdüğü için kiraz ağaçları ancak mayıs ve haziran ayında meyve verir. Eylül ayında ise havalar soğur ve ceketle dolaşmaya başlarız. 43 yaşındayım ve Sivas’ta ilk kez Eylül ayında ikinci kez çiçek açan kiraz ağacı ile karşılaştım.” dedi.
Tarım İl Müdürlüğü yetkilileri de Sivas’ta böyle bir hadisenin ilk kez yaşandığına dikkat çekerek, olay karşısındaki şaşkınlıklarını gizlemeyedi. Yetkililer, “Sivas’ta yazın bile kısa süreli sıcak olur. Havaların soğuduğu Eylül ayında kiraz ağacının çiçik açması bizleri şaşırttı.” diye konuştu.
Mehmet Kuru, Halil Yılmaz
/ Sivas
23.09.2002
Karadeniz’in fındığı Afyon’da işleniyor
Afyon Organize'de faaliyet gösteren Çiftçiler Yağ Sanayi, Karadeniz fındığını modernize edilmiş tesislerinde işleyerek fındık yağı olarak yurt dışına ihraç ediyor.
Afyon Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren Çiftçiler Yağ Sanayi, Karadeniz fındığını modernize edilmiş tesislerinde işleyerek fındık yağı olarak yurt dışına ihraç ediyor. Bunun yanında mısır ve ayçiçek yağı üreten firma üretimde teknoloji ve kaliteyi birleştirerek ürünlerini insanların damak tadına sunuyor. Ürünlerini başta İsrail olmak üzere yurt dışına gönderen firma, yıllık 1 milyon dolarlık ihracat yapıyor. Özellikle fındık yağı konusunda marka olmak için çalıştıklarını söyleyen İşletme Müdürü Murat Çakmak, “Fındık yağı konusunda uzmanlaştık. Bu konuda ülkemizde öncü firma olmak için çalıyoruz.” dedi. Fındığın beslenme değeri yüksek ve sağlığa olumlu katkısı olduğunu belirten Çakmak, “Bu ürünün kullanım alanının daha da çoğalması ve halkımızın genel beslenme alışkanlıkları da göz önünde tutularak rafine fındık yağı üretiminin, büyük bir boşluğu dolduracağını düşünmekteyiz. Her zaman müşteri memnuniyeti, uzman kadromuz ve en iyiyi arayan bir yönetim anlayışımız var. Sadece fındık yağında değil ayçiçek yağında da söz sahibi olabilmek için yoğun şekilde çalışıyoruz.” diye konuştu.